Yukarı Çık

ÖNCEKİ BÖLÜM  

Rose'in kafasını yere koyan White,diğerlerine bakmaya başladı.Bu sırada Rose'in bedenin biraz uzağında bir kitap görmüştü.

White kitabın yanına gidip kitabı eline aldı.Kitabın rengi,üzerindeki sembol hariç tamamen siyahtı.Sembolün rengi ise kan kırmızısıydı.

Kitabın üzerinde bir X işareti vardı.White kitap üzerinde İncele yeteneğini kullandı.White kitabın açıklamasını okuduğunda gözleri büyümeye başladı.Bu gördüğüne inanamıyordu.

''...''

--------------------------------------------------------- 

Tek Kullanımlık Eşya:Yer Altı Diyarı Anlaşma Kitabı(????)

Açıklama:Bu Kitabın Kullanılması Durumunda Kaybettiğiniz Herhangi Bir Şeyi Geri Alabilirsiniz Lakin Karşılığında Hayatınızın Bir Kısmını Vermek Zorundasınız.Kitabı Kullanmak İçin Kitabı Açmanız Yeterlidir.Açılan Kitap Yok Olacaktır.

White bunu okuduktan sonra hiç düşünmeden kitabı açtı.Kitaptan siyah bir duman çıktı.Siyah duman 6 parçaya bölünüp White'i kaplayacak şekilde yayıldı.

White ise bu sırada hiç bir şey yapmadı.Etrafı simsiyah bir dumanla kaplanmıştı.Duman o kadar yoğundu ki White sanki gözlerini kapatmış gibi hissediyordu.

Duman yavaş yavaş dağılmaya başlayınca White,karşısındaki yaratığı görünce dondu.

Yaratık normal bir insan boyundaydı.Alnının üstünde iki tane kırmızı boynuz çıkmıştı.Sırtında ise 2 tane gece kadar siyah kanatlar vardı.Kanatlar dikenle kaplıydı.Gözleri de aynı kanatları gibi simsiyahtı.Yaratık klas bir takım elbise giyiyordu.

Anlaşılan şuan evraklar ile uğraşıyordu.Bir yandan da sigarasını tüttürüyordu.White'in önünde belirdiğini gören yaratık bir mırıldanma ile White'a baktı.Ardından da konuşmaya başladı.

''İnsan,buraya ne için geldin?''

White bunu duyunca titrek bir sesle konuşmaya başladı.

Evet korkuyordu...

Onları kurtaramama ihtimalinden dolayı korkuyordu...

''Doslarım...Dostlarım beni korumak için canlarını feda ettiler lakin ben bunu istemiyorum.''

''Onlarla birlikte olup onlarla birlikte yemek yemek,maceraya çıkmak istiyorum!''

''Üstelik hala Rose'a kendisini sevdiğimi söyleyemedim...''

White bunlara söyleyince rahatladığını hissetmişti.

Yaratık bunu görünce sakalını sıvazlıyor gibi yaparak White'a baktı.

''Ne kadar güzel bir ruh!''

''Tamam o zaman istediğin gibi olsun.''

''6 Dostunun hayatına karşılık senin hayatının 30 yılı!''

''Kabul ediyor musun?''

White tereddüt bile etmeden cevapladı.

''Ediyorum.''

Yaratık ellerini çırptı.Bir duman eşliğinde yaratığın elinde,kabzasında mavi bir X işareti olan bir hançer belirdi.

Yaratık yavaş adımlar ile White'a yaklaştı.

Hançeri direkt olarak White'in kalbine sapladı.

White kalbine saplanan hançerden dolayı acı çekmedi.

Yaratık,hançeri White'in kalbinden çıkarttı.Gariptir ki kan akmadı.

''Anlaşma onaylandı.''

''İsteğiniz yerine getirildi.''

Yaratık parmağını şıklattıktan sonra White'in etrafında önceki gibi bir duman oluşmaya başladı ve aynı şekilde dumanlar White'i kapladı.

Bir süre sonra White'i kaplayan duman yok oldu.White ise gördüğü manzara sayesinde mutluluktan ağlamak istiyordu lakin gözlerinden yaş gelemiyordu.

Rose,Nao,Xiya,Lucifer,Ur,Naga'nın kafaları tekrardan vücutlarına dönmüştü.

White,onların içindeki manayı da hissedebiliyordu...

Hayattaydılar...

White bayılmış vaziyette olan arkadaşlarını teker teker sırtlayarak bir ağacın altında topladı.

Ağacın etrafını da Toprak Duvar büyüsü ile kapattıktan sonra sırtını duvara yasladı ve yere çöktü.

Az önceki yaratık tarafından hayatının bir kısmı çekildiği için neredeyse bayılacak gibi hissediyordu.Zar zor nefes alabiliyordu.

White Rose ve diğerlerini izlerken uykuya daldı.

...

...

...

...

''White!''

''White iyi misin?!''

''Usta!''

''Sahip uyan...Sahip!''

White kulağında duymuş olduğu boğuk sesler ile yavaşça gözlerini açtı.Öncekine nazaran daha iyi hissediyordu.

White bir anda ayaklanıp Rose'a sarıldı.Gözlerinden yaşlar akıyordu.

''Şükürler olsun...Şükürler olsun!''

Rose ise White'in ani tepkisi yüzünden yanakları kızarmıştı.Rose,White'i bu duruma düşüren şeyin ne olduğunu merak ediyordu.

Diğerleri ise bu manzara karşısında sessiz kalmayı tercih etti.Rose ise White'ın kendisini bırakmasını bekledi.

White şaşırmış bir ifadeyle diğerlerinin suratına baktı.

''Ne olduğunu hatırlamıyor musunuz?''

Rose hayır anlamında hızlıca kafasını salladı.White'in kendisine sarılmasından dolayı hala yanakları kızarmış bir şekildeydi.White,Rose'i bırakıp konuşmaya başladı.

White,yaşanan olayları Rose ve diğerlerine anlattı lakin vücudunun ele geçirildiği ve kendilerini öldürdüğü kısmı değiştirerek anlattı.

Bu konu hakkında sisteme soru sormak istiyordu lakin korkuyordu.Eğer o adam tekrar kontrolü geçirirse hayatından bir 30 yıl daha vermek zorunda kalacaktı...

White ve diğerleri tekrar 25. katın girişi olan portalın önüne geldiler.

Portal herhangi bir zarara maruz kalmamıştı...

White arkasına bakmadan diğerlerine seslendi ve portala yürümeye başladı.

''Gidiyoruz!''

White portala girdiği vakit gözleri karardı ve başı dönmeye başladı.

White eliyle başını tuttu.Gözlerini açıp kapadığı anda karşısında iskeletten yapılma bir tahta oturmuş Lich belirdi.Lich bir insan boyutundaydı.İskeleti de bir insan iskeletine benziyordu.

Lich de aynı tahttaki iskeletler gibiydi.Anlaşılan o ki bu Lich çok uzun bir süre önce insan bedenini terk etmiş ve ölümsüzlüğe ulaşmıştı.

''Hoşgeldiniz,Maceracılar!''

''Buraya geldiğiniz için sizi tebrik ederim lak-''

White,Lich'in konuşmasını bölerek Lich'e doğru atıldı ve Lich'in iskelet vücudundan kafasını çıkarmak için kılıcını Lich'in sağ omzuna sapladı.

White bu saldırısıyla başarılı oldu ve ellerini kullanarak Lich'in kafasını bir köşeye fırlattı.

''Hey.''

Lich sol kolunu kullanararak White'i tuttu ve yere yapıştırdı.White yere o kadar hızlı çarptı ki yerde bir delik oluştu.

''Dört saat boyunca çalışmış olduğum havalı girişimi bölme!''

White bir miktar kan kustu.Lich,White'i yere yapıştırdıktan sonra olduğu yerden başka bir yere ışınlandı.Bir saniye sonra ise o bölge Ok Yağmuruna,Buz Sarkıtlarına maruz kalmıştı.

Lich'in ışınlandığı yerde Lucifer,Ur,Naga hazır bir şekilde bekliyordu.Lich önlerine çıktığı gibi üçlü,Lich'e doğru atıldı.

Lich,Lucifer'in sol ön patisini iki eliyle kavradıktan sonra aynı bir topaç gibi dönerek Ur ve Nagaya Lucifer'in gövdesiyle vurup uzağa fırlattı.Lich bundan hemen sonra Lucifer'i de yanlarına gönderdi.

White bunu görünce Geniş Çaplı İyileştirme Büyüsünü kullanmak için hazırlandı.

''İzin vereceğimi mi sanıyorsun?''

White,Kızıl Şeytanın Gözünü aktif etti.Her şey yavaşlamıştı.White iyileştirme büyüsünü iptal etti ve hemen kılıcını eline aldı.

Tahmin ettiği gibi Lich'in herhangi bir açığı yoktu.White kılıcının ucuna 400 manasıyla oluşturduğu bir devasa kara alev topu ekledi ve onu Lich'in göğsüne doğru gönderdi.

Lich,White'in bir anda bu kadar hızlandığına anlam verememişti.

Şaşırmış bir ifadeyle geriye savrulan Lich,duvara çarptı ve duvarda 2 metrelik bir delik oluştu.

White,İyileştirme Büyüsünü aktif etti.15 daire öncekine nazaran 2 kat daha hızlı oluştu.Daireler etrafa dağılıp patladı ve yeşil tozlar saçmaya başladı.

Bunun ardından bir kükreme sesi duyuldu.Ses sanki bir ejderhayı andırıyordu.

''BUNUN BEDELİNİ ÖDEYECEKSİNİZ!''




Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.




41   Önceki Bölüm 

DISQUS - Mangaya Ait Yorumlar

*Not: Yorum Yazmadan Önce;

  • Spoiler,
  • Küfür, siyasi ve seviyesiz yorumlar,
  • Seriyle alakasız link paylaşımları yasaktır.
  • Seriyi çeviren gruplar harici site reklamı yapanlar sınırsız uzaklaştırılacaktır.



  • 41   Önceki Bölüm