Bölüm 92
Diana başını çevirip kapanan büyük eflatun kapıya baktı. Yanakları biraz pembeleşti başını çevirip Kai’nin sırtına baktığında kalbinden yükselen sevince engel olamadı.
“Koca...“ dedi ürkek bir sesle. Sesi kısık biraz çekingen ama çok tatlıydı minyon bedeni hafif titredi. Kai ona döndü ve nazikçe baktı aynı, elini kaldırıp yanağını nazikçe okşadı.
“Mutlu görünüyorsun.“ dedi Kai yumuşak bir sesle. Diana yavaşça başını salladı parlak gözlerle Kai’e baktı ve istemsiz bir şekilde gülümsedi.
“Mutluyum.“ dedi.
“Hep mutlu ol.“ dedikten sonra Kai yavaşça uzandı ve Diana’nın alnını öptü. Diana hafif titredi yüzü daha da kızardı Kai’nin önünde 98. Seviye Runik Hükümdarı değildi. Ölüm İmparatoriçesi değildi sadece minyon ve aşık bir kızdı o kadar.
Kollarını açıp Kai’ye sarıldı. Başı Kai’nin göğsüne düştü aralarında ki boy farkı sebebiyle Kai’nin her zaman bir dev gibi olduğunu hissediyordu. Diana zar zor 170 santim boyunda minyon bir kızdı güzeldi ama güzelliği Kai ile bağlantılı olan diğer kızlarla karşılaştırılamazdı ama kalbi en nazik ve saf olanlardan birisi olduğuna şüphe yoktu.
Ölüm ve katliamın içinde büyümüş birisi için bu kadar saf kalabilmek neredeyse imkansızdı ama Diana için kalbini dolduran ışık Kai den başkası değildi.
Kai Diana’nın minyon bedenine sarıldı nazikçe siyah saçlarını okşadı. Diana bir kedi gibi kollarında kıvrıldıktan sonra Kai onu nazikçe kaldırdı ve koltuğa oturdu Diana’yı kucağına çekti ve ona sarılmasına izin verdi.
Diana utanarak başını kaldırmaya cesaret edemese de kalp atışları zaten hızlı yüzü ve kulakları pembeydi siyah göz bebekleri biraz suluydu. Bakışları parlak yüzünde içten gelen bir memnuiyet gülümsemesi vardı.
O anda sonsuza kadar böyle kalmayı diledi. Her zaman Kai’nin kucağında kalsa asla ayrılmasa ne güzel olurdu ?
Zaman geçti, on dakika sonra Diana yavaşça başını kaldırıp Kai’ye kırmızı bir yüzle baktı ve “Ben yıkanacağım.“ dedi.
Kai gülümseyerek “ Birlikte yıkanalım.“ dedi. Diana’nın yanakları daha da kızarırken itiraz etmeden “Hmm...“ diye bir ses çıkartıp onayladığını gösterdi. Diana Kai’nin kucağından çıktı ama Kai’nin elini bırakmadı. Onu nazikçe banyoya çekti. İkisi soyunduktan sonra birlikte köpüren suya girdiler.
Yaklaşık yarım saat sonra ikisi havluya sarılı olarak çıktı. Diana’nın yüzü hala kırmızıyken Kai’nin yüzünde sinsi bir gülümseme vardı. Diana’nın utangaç mizacını seviyordu her kadının kendisine özgü bir mizacı vardır ve Diana’nın karakteri buydu ama bu karakteri değiştirmeye asla çalışmadı zira Diana buydu.
Kai’nin zihninde her kadın kişiliği ile güzeldi kadınını değiştirmeye çalışan erkekler sadece saplantılı egoist kişilerdi. Her kadının benzersiz olduğuna ve bu benzersiz özellikleriyle sevilmeleri gerektiğine inanıyordu. Düşüncelerinin bir kısmı Çiçek Hükümdarı tarafından şekillendirilmişti kalan kısmı kendi iradesiydi.
Bir erkeği kalifiye kılanın aşk olduğuna inanıyordu. Eğer kadınına aşıksa onu aşık olduğu haliyle sevmeliydi. Aşk karşılıksız ve çıkarsızdır.
Diana Kai ile yürürken gözleri ister istemez büyük yatağa düştü istemsizce yutkundu zihninde bir süre sonra olacaklar belirdiğinde hafifçe titredi.
Göz ucuyla Kai’e baktı ve bakmasıyla birlikte Kai tarafından acımasızca kucaklandı kendisi bir anda Kai’nin kollarında bulan Diana afalladı “Ah..“ diye bir ses çıkarttıktan sonra dudakları Kai’nin dudakları tarafından mühürlendi.
Diana Kai’nin tutkulu öpücüğüne cevap vermeye çalıştı üstünde ki havlu kayıp yere düşerken bedeni ortaya çıktı. Minyon fiziği göz dolduran cinsten olmasa da yağsız ve şekilliydi, düz karnı şekilli oval kalçaları biraz küçükte olsa kalkın göğüsleri vardı. İnce kolları Kai’nin boynuna dolanırken parmak uçları yere basıyordu.
Vücudunda yükselen ısıyı hissettikçe titredi karnından yukarıya doğru adeta fışkıran bir volkan vardı.
Farkına bile varmadan Kai tarafından yatağa sürüklendi, Kai’nin altında aklını kaybetmiş gibiydi.
Yaklaşık bir saat sonra ikisi üstleri yarıya kadar yorganla örtülü bir şekilde yattı. Diana başını Kai’nin göğsüne yaslamış ince parmakları şekilli karın kaslarını nazikçe okşuyordu. Kai aynı şekilde Diana’nın terle ıslanan saçlarını nazikçe okşarken nefesi biraz düzensizdi.
Diana 98. Seviye Runik Hükümdarıydı korkunç bir fiziği vardı bu sebeple Kai’nin Diana’yı tam anlamıyla yorgun düşürmesi imkansızdı fakat Diana’na ile sevişmek ayrıca çok zevkliydi.
Vücudu sınırlarına kadar esnekti sesi ince ve tatlı kulağa müzik gibi geliyordu. Sevişirken ne zaman yüzüne baksa Diana utanarak başını çevirir gözlerinin içi titrerdi sanki bir suç işliyormuş gibi ürkek görünürken ağzından çıkan kışkırtıcı iniltiler biraz basıktı sanki kendisini tutamıyormuş gibiydi bu da Kai’i her zaman daha çok kışkırttı.
“Sevgilim... Bir fikrim var, senin de düşünceni merak ediyorum.“ dedi.
Diana başını kaldırmadan cevapladı. “Kocam ne istiyorsa yapacağım.“ sözleri basitti ama tam bir teslimiyet gösterdi sorgulamadan her şeye var olduğunu gösterdi.
Kai hafif gülümsedi kalbi ısındı Diana gerçekten sevilmeye değerdi tutkusu ve bağlılığı Padme den daha az değildi. Karakterleri farklı olsa da davranışları aynıydı.
Padme de benzer bir şekilde Kai ne zaman bir şey söylerse tamamen destekledi asla ne olduğunu veya sonucunu sormadı. Kai bir bıçak uzatıp boğazını kesmesini isterse Padme sorgulamadan keserdi.
Luna ve Nana ise daha farklıydı. Kişilikleri gereği kontrolcülerdi bu sebeple her şeyi bilmeyi seviyorlardı. Özellikle Luna tam anlamıyla bir kontrol manyağıydı bu sebeple Kai genelde bütün eylemlerini ve planlarını ona baştan sona anlatması gerekirdi. Nana bu bakımdan daha basitti sadece sorardı detaylara girmezdi.
Padme ve Diana ise asla soru sormadı sadece kabul etti.
“Eski bir kitapta yeniden fizik inşa etmeyi okudum. Bazı Ölümsüz hazineleri kullanıldığı sürece saf bir insan bedeni yaratıla bilirmiş.“ dedi Kai sakin bir tonda ama sesi sakin olsa da içinde bir umut ve heyecan vardı.
Diana beklendiği gibi anında başını kaldırıp Kai’e baktı. Gözlerinde karmaşık bir bakış vardı, Kai’nin ne söylemek istediğini nasıl anlamazdı.
Diana bir kadındı canlı ve iradesi olduğu görülse de aslında bir kuklaydı temelde ölüydü sadece üstün bir simyacı tarafından ruhu orijinal bedenine bağlanmıştı ama bu beden sınırlamalara sahipti. Örneğin her kadın gibi aylık adet görmüyordu, asla bebek sahibi olmayacaktı asla 99. Seviyeyi aşamayacaktı asla yaşlanmayacak olsa da zamanla bedeni bozulacak ve yok olacaktı. Bedeni yok olduktan sonra ruhu bir hayalet olacaktı eğer hayalet olmadan önce ruhunu imha ederse sorun yoktu ama imha etmezse dünyanın nefesi tarafından kirletilecekti, hafızasını kaybedip kötü bir ruha dönüşecekti.
Bunlar kısıtlamalardan sadece bir kaçıydı ama en önemsedikleri hafızasını kaybetmesi ve asla bir bebek sahibi olmayacak olmasıydı.
Unutursa Kai’i unutacaktı ve asla çocuğu olmayacaksa Kai’e bir tohum veremeyeceği anlamına geliyordu. Hayatının merkezine Kai’yi koyduğu için kocasına yetersiz kalmaktan veya onu unutmaktan korkuyordu. Kai’nin eşleri vardı onların çocukları olacaktı Diana bir gün Kai’nin onu unutacağından kendi ailesine daha çok zaman ayıracağından korkuyordu. Luna’nın hamile olduğunu öğrenince kıskançlık hissetti gizlice göz yaşı döktü ve kederini kalbine gömdü ama nihayetinde acı oradaydı.
Kai’nin sözleri kalbini ısıttı yanlış kişiye aşık olmadığından bir defa daha emin oldu. Her şeye rağmen ölümün sınırlarını kırmayı ve karısını kurtarmayı düşünen bir adam sevilmeye değerdi.
“Bu çok zor değil mi?“ dedi Diana. Bir süre uygun cevabı düşündükten sonra ancak bunu söyleye bilirdi.
Kai gülümsedi ve Diana’nın yanağını okşadı. “İmkansız olmadığı sürece kesinlikle yapacağım. Senden çocuklarım olmasını istiyorum seninle yaşamak hatta seninle ölmek istiyorum.“ dedi Kai.
Diana’nın gözleri kızardı yavaşça göz yaşları akarken yüzünde büyüleyici bir gülümseme belirdi.
Yavaşça başını eğdi başını Kai’nin göğsüne koydu göz yaşları Kai’nin göğsünü ıslatırken Kai panikle “Ağlama... “ dedi.
Diana duraksadı ister istemez kıkırdadı Kai’nin en çok ağlayan kadınlardan korktuğunu unutmuştu.
“Mutluyum.“ dedi.
“Aptal... Mutluyken neden ağlıyorsun ?“ Kai hemen söyledi.
Diana kıkırdadı ve “Koca, sana yalan söylemeyeceğim. Seni zorlamak istemiyorum benim için zaman harcamanı istemiyorum yanında mutluyum beni önemsediğin sürece kötü ruh olsam bile umurumda değil ama istemiyorum. Sensiz kalmak istemiyorum, çocuklarımızın olmasını istiyorum birlikte yaşamak istiyorum. Diğerlerinden geride kalmak istemiyorum. Beni unutmanı istemiyorum. Yalvarırım, eğer bir yolu varsa yap.“ dedi Diana sesi giderek kısıldı yalvaran sesi Kai’nin kulaklarında çınladı dondu sonra Diana’nın başını okşadı. Bu cümleyi kurmak Diana için çok zordu, Kai bunu biliyordu.
Diana sadece veren asla karşılık istemeyen hiç bir şey talep etmeyen birisiydi ama nihayetinde bir kadındı kalbinde her zaman biraz bencillik vardı.
“Bana yalvarmana gerek yok. Ben senin kocanım bu benim işim ama bu yöntemi kullanırsak bütün gücünü kaybedeceksin ve yeniden ekim yapman gerekecek. Buna hazır olmalısın.“ dedi Kai.
Diana başını salladı hiç umursamadı ekim yolculuğu uzundur ama Diana yeni bir fizikle bile şuan ki gücüne ulaşacağına emindi.
“Sana söylemeden önce zaten bazı hazırlıklar yapmıştım. Kitapta ki formüle göre gerekli malzemeleri aramaya başladım. Şimdiye kadar %80i hazır kalanlarını henüz bulamadım ama kesinlikle bulacağım. O zaman senin için yeni bir beden inşa edeceğim Alice ruhunun yeni bedene geçmesine yardımcı olacak. “ Kai konuştu bu yöntemi keşfedeli bir yıldan biraz fazla oldu kontrolünde ki gücü kullanarak hemen harekete geçti. Runik Tapınağı, Kuzgun Köşkü, Çiçek Akademisi malzemelerin %80’ni topladı kalan %20 bulunamadı fakat Kai ayrılmadan önce Alice’e malzemelerin haberini yaymasını söyledi.
Bir haber olduğu sürece takip edilecek ve malzemeler elde edilecekti.
Sadece malzemelerin %80’ni bulmak on milyonlarca altına mal olmuştu ayrıca pek çok hap ve runik cihazı harcanmıştı ama Kai umursamadı.
Para, hap ve runik cihazı gider bunlar sarf malzemesidir olmasa bile önemi nedir Diana ile karşılaştırıla bilir mi? Diana mutlu olduğu kalp düğümü çözüldüğü sürece Kai çok daha fazlasını harcaya bilir hatta hayatını tehlikeye atabilir.
Diana Kai’nin kollarında titredi. Kai ona söylemeden önce zaten hazırlık yapmaya başlamıştı. Bir yıl önce başlamıştı fakat ilişkileri yaklaşık on ay önce belirlenmişti bu da ilişkileri başlamadan önce Kai’nin zaten hazırlandığı anlamına geliyordu.
“Biz sevgili olmadan önce mi hazırlandın?“ diye sormadan edemedi Diana.
Kai sırıttı, “Sende her zaman gözüm vardı.“ dedi Kai.
Diana utandı Luna olsa muhtemelen onu bir “Sapık.“ olarak azarladı ama Diana yapmadı sadece sessizce mutlu olup gülümseyerek Kai’nin göğsüne yattı ve yavaşça mırıldandı.
“Seni sevmek hayatımda ki en iyi şeydi.“ dedi nazikçe.
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.