Bölüm 106
Kai ve Yue Quin el ele konuttan çıktığında, kapıda bekleyen hizmetli onları saygıyla karşıladı. Otuzlu yaşlarında görünen kadın sıradan bir sivildi, hizmetçi olarak görevini ciddiye alıyordu fakat Kai’nin yakışıklı yüzünü görünce dondu. Yanakları istemsizce kızardı, bir kaç defa göz kırpıp bunun gerçek olup olmadığını anlamaya çalışıyor gibiydi.
“Gidelim.“ Kai sakin bir tonda söyledikten sonra hizmetli irkildi. İstemsiz bir şekilde daha kibar ve nazikti, “Lütfen Genç Üstat Mo.“ dedi ve yol göstermeye başladı.
Klan Patrikanesine yürüyüp,içeri girdikten sonra hizmetli onları büyük bir odaya getirdi. Kapı açıldığında içeride ki pek çok kişi aynı anda göze çarptı. Hepsinin üstünde mavi siyah cübbeler vardı bir kısmı yaşlı, bazıları orta yaşlı ve aralarında gençlerde vardı.
Yaklaşık elli kişi olan bu insan grubu Ye Klanının en önemli kişileriydi.
Kai yüzünde hafif bir gülümseme ile içeri girdiğinde herkesi süzdü. Aynı şekilde insanlarda onu dikkatle süzdü. Kai’nin bakışları çevreyi dolandıktan sonra genç bir kızın üstünde bir kaç saniye durdu.
Mor saçlı kız on iki, on üç yaşlarında görünüyordu büyük mor gözleri ufak bir ağzı vardı. Yüzü yeşim gibi narin ve parlaktı bakışlarında bir derinlik vardı. Şüphesiz çok güzeldi ama Kai’i etkileyen güzelliği değil bakışlarında ki derinlikti.
“Basit değil.“ diye aklından geçirdi. Bir an sonra daha fazla ilgi göstermedi. Kızın gözlerinde ki bakışta bir miktar küçümseme ve küstahlık vardı. Ye Klanında hiç kimse onunla benzer bir bakışa sahip değildi, açıkça bir üstünlük hissine sahipti.
Kai önemsemedi, Runik Tapınağının Aziz Oğluydu, kim önünde küstah olmaya cesaret edebilirdi ? Kimliği açığa çıksa muhtemelen en çok kız şok olurdu.
Kai kalabalığı inceledikten sonra Yue Quin ile birlikte yürüdü.
Yue Quin’in yüzü siyah, mor bir peçeyle örtülüydü.
Yavaşça peçeyi çıkarttı ve herkese yüzünü gösterdi. Aynı anda kalabalıkta hafif bir uğultu oldu. Kai’nin yakışıklılığı herkesi şaşırttı ama sabah zaten hakkında dedikodular vardı fakat Yue Quin’in güzelliği ortaya çıktığı anda herkes şok oldu.
İstemsizce gözler Kai’nin dikkatini çeken kızın üstüne düştü. Sonra tekrar Yue Quin’e döndü, kısa süreli kıyaslanamadan sonra herkesin aklında zaten Yue Quin’in daha güzel olduğu fikri yerleşmişti.
Genç kız da eşit derecede şaşkındı, Yue Quin’e bir kaç saniye şaşkınlıkla baktıktan sonra gözleri yanında oturan aynı yaşlarda ki çocuğun üstüne düştü. Çocuğun siyah saçları ve gözleri vardı yüz hatları keskindi şüphesiz yakışıklıydı ama şuan Yue Quin’e şok olmuş bir şekilde bakarken yanakları hafif kızarıktı.
Genç kız bu bakıştan çok rahatsız oldu. Kalbinde derin bir kıskançlık belirdi.
“Hmph!“ Memnuniyetsiz bir ses çıkarttığı anda kulağına bir ses geldi. “Genç Bayan Mu bu iki kişi basit değil.“ kulağına gelen ses gizlice onu koruyan uzmandı. Bu genç kız Kai’nin nişanlısı Mu Klanının klan liderinin kızıydı. Ye Klanına dört yaşına girdikten bir kaç gün sonra gönderilmişti. Kai ile hiç karşılaşmadı, nişan sözleşmesi sadece kağıt üstündeydi, açıkça kalbi yanında oturan gençteydi. Ye Klanı nispeten güvenli olsa da Mu Klanı onu koruması için yanına bir Runik Prensi vermişti.
Ye Xue’er istemsizce şaşırdı, tekrar bakışları Kai ve Yue Quin’in üstüne düştü. “Onunla savaşırsan yenebilir misin ?“ diye sordu zihninde.
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.