Bölüm...
Action, Drama, Harem, Novel, Türkçe Novel

Bölüm 115

Seni Öldürürdüm!
Yazar: salepsever Grup: : Bağımsız Okuma süresi: 3 dk Kelime: 683



Kimse Luna’nın kalbinde ki duyguyu anlayamadı. Kendisiyle gurur duyan onurlu bir kadındı, doğduğu andan itibaren en soylu kişiydi, Runik Ruhu en iyisiydi, en güzeldi her anlamda enleri toplamıştı fakat Kai’nin sevgisi tarafından öylesine boğuldu ki karşılık veremediğini hissetti.


Luna Yin Fiziği ağır basan türdedir, Yin aşktır ama aynı zamanda sonsuzdur. Yin’i ağır olan kişilerin aşkı korkunç derecede güçlüdür. Luna gibi Yin Fiziği birisinin aşkı tahmin edile bilir ve hissettiği yetersizlik duygusu onu çıldırta bilir.


Luna resme bakarken sadece bu yetersizliği hissetti elbette normal zamanlarda kontrol edebilirdi fakat hamileyken hormonları aşırı aktif durumdaydı, duyguları her zaman hassastı. Çoğunlukla ön planda olan mantığı hamileliği sırasında sık sık kısa devre yapıyordu.


Şimdi aşırı duygusal bir duruma kısa sürede girmişti. 


Kendisine gelmesi yanında  ki altın tüy aniden havaya uçunca mümkün oldu.


Bir anda başını kaldırdı, şaşkınlıkla Altın Tüye baktı. İlk tepkisi aptallıktı, anlayamadı fakat hemen ardından altın ışık bir yumurta benzeri form alınca gözleri büyüdü.


“KAİ...“ hemen elini kaldırdı ve göz yaşlarını sildi aurası anında boğuldu enerjisini döndürmeye başladı. Odada ki soğuk havayı kaybettiği gibi perişan görüntüsünü düzeltti.


Kalbinde her zaman güçlüydü, Padme onu ağlarken görebilirdi veya Nana ama Kai’nin görmesine kesinlikle izin veremezdi.


Kai onun kalbinde ki destekse o da Kai’nin kalbinde ki destekti. Ayrıca ilk eş olarak bir otoritesi ve yıllardır çizdiği bir imaj vardı.


Panikle görüntüsünü düzeltirken bir yandan da suçlu hissetti. Az önce ki duygusal çılgınlığı açıkça Kai tarafından hissedilmişti.


Kai’nin ile arasında eşsiz bir bağ vardı. Padme ile Kai birbirlerine ne olduğunu mesafeden bağımsız olarak hissede bilirdi fakat Luna ile Kai birbirlerinin hayatta olup olmadığını, duygusal karmaşasını bile hissede bilirdi.


Kaos Kuzgunu ve Üç Bacaklı Altın Karga birbiri için yaratılmış aynı düzenin iki parçasıydılar. Bu bağlamda Padme, Nana ve Ekaterina’nın hissede bilme duygusu şüphesiz kayıtsız şartsız aşktan geliyordu. Padme bu duyuya sahipti, Ekaterina hiç açık etmese de duyguları gizlenemezdi. Nana ile ilgili herhangi bir kanıt şimdiye kadar görülmemişti ama Kai hepsini hissede bilirdi bu da kalbini doğrulamaya yeterliydi.


Altın Işık yoğunlaşırken Luna görünüşü hızla düzeltti. Altın ışık bir anda parçalandı ve içinden Kai’nin figürü çıktı. Yüzü kanlıydı solgun ve yorgun görünüyordu ama başlangıçta olduğundan daha iyiydi. Diana’nın verdiği hapı alalı kısa süre olsa da etki göstermeye başlamıştı.


Luna Kai’nin görünüşü görünce şok oldu. Karnını gizlemeyi bile unutarak Kai’i tutmak istedi ama beklenmedik bir şekilde Kai’nin kolları tarafından çekildi.


“Göklere şükür... İyisin...“ dedi Kai sesi titredi kanlı gözlerinden bilinçsizce yaşlar damlarken Luna sarsıldı. Kalbinde büyük bir suçluluk belirdi, açıkça Kai perişan görünüyordu ama geldiği anda ilk tepkisi onun iyi olup olmadığı olmuştu.


“Ben iyiyim...“ Luna güçlükle söyleye bildiği anda Kai’nin bedeninin gevşediğini hissetti, bir anda bütün ağırlık üstüne düştü.


Luna aceleyle Kai’i destekledi. Başını kaldırıp yüzüne baktığında kanlı gözlerinin altını temizleyen göz yaşlarını gördü. Gözleri kapanmıştı fakat kaşlarının arasında ki çatıklık gitmiş yerini bir rahatlama almıştı.




Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


Ayar kaydedildi