Bölüm...
Action, Drama, Harem, Novel, Türkçe Novel

Bölüm 122

Ekaterina’yı Tehdit
Yazar: salepsever Grup: : Bağımsız Okuma süresi: 3 dk Kelime: 688



Turuncu ufuk batıda belirdiğinde Kai başını kaldırdı ve gökyüzüne baktı. “Akşam oldu.“ diye mırıldandı. Başını çevirip bir kaç metre uzakta ki çardağa baktı.


Mutlu bir şekilde sohbet eden Luna, Padme ve Nana’yı görünce kalbi ısındı. Böyle bir hayat çok huzurlu diye düşündü fakat bir şeylerin eksik olduğunu hissetti.


Gözü yavaşça göle düştüğünde zihninde Ekaterinanın güzel yüzü belirdi. Bilinçsizce bakışlarında bir kayıp izi çıktı.


İç çekti ve başını eğdi. Son balık şişlerin piştiğine karar verdi fakat bir süre barbeküde ki gözün kırmızı parlaklığına gözü takıldı.


Zihninindi Ekaterinanın figürü belirdi ona gülümsedi. Bu gülümsemeyi çok özlemişti, hafif bir kalp acısı ortaya çıktığı anda yanında birisinin olduğunu hissetti. 


Başını çevirmeden önüne bir kadeh şarap uzandı. Şarabı tutan zarif elin sahibi Luna dan başkası değildi.


Kai şarabı aldı ve “Teşekkürler.“ dedi. Luna karşılık vermeden köşeden bir tabak alıp balık şişleri yerleştirdi. “Göle bakıp dalarken balıkları yakacaksın...“ dedi. Kai bu sırada tek seferde bütün şarabı içmişti.


Luna’nın gözlerinde bir sinsilik izi parladıktan sonra döndü ve tabakla birlikte uzaklaştı.


Kai kısa süre sonra onları takip etti. Gölettin kenarında keyifli bir sohbetten sonra Kai başının dönmeye başladığını hissetti. Biraz sıcaktı.


Çardağa baktığında şaşırdı, yanında kimse kalmamıştı.


Ne ara gittiler diye düşünmeden edemedi.


Fakat farkına bile varmadan muhakeme yeteneği ortadan kalktı, kısa süreli düşünceleri bir anda buharlaştı. Tekrar bir bardak şarap koymak için şişeye uzandı. 


Şarabı koyduktan sonra şişeyi rastgele masaya koydu fakat şişe devrildi. Kai umursamadan tekrar şarabı içmek için kaldırdığında Ekaterinanın figürünü çardağın yanında gördü.


Yüzünde hafif bir gülümseme olmasına rağmen gözleri karmaşık duygularla dolu. Güzel yanakları kızarmıştı sanki özellikle güzel giyinmiş gibiydi. Üstünde saf beyaz bir elbise vardı, uzun bacakları ışık altında parlıyordu. Çok çekiciydi, Kai’nin aniden vücudunda bir volkanın patladığını hissetti.


“Merhaba Kai... Otura bilir miyim?“ diye sordu Ekaterina çekingen bir sesle. Luna ona gelmesini söyledikten sonra buraya geldi, neredeyse üç saat en iyi haline gelmek için hazırlandı. En güzel elbisesini giydi kasıtlı olarak hafif bir makyaj yaptı ve Kai’nin nefret ettiği lavanta kokusunu sürmedi. Şimdi asil bir gül gibiydi.


Kai yutkundu ve “Evet...“ dedi. Kasıtlı veya kasıtsız olarak eliyle yanında ki boşluğu okşadı.


Ekaterina yürüdü, yavaşça oturdu. Gül kokusu Kai’nin burnuna doldu. Yutkundu boğazının kuruduğunu hissetti. 


“O günden sonra hiç görüşmedik... Kasıtlı olarak benden kaçıyor musun ?“ diye sordu Ekaterina bu sırada. Kai’nin zihninde aniden anılar belirdi. Ekaterinanın onu reddedişi, tokatlaması ve diğer her şey. Aniden bir kalp acısı hissetti bulanık gözlerinde derin bir üzün ve kayıp anlaşılmaz bir çaresizlik ve umutsuzluk ortaya çıktığında Ekaterina Kai’nin büyük kahve rengi gözlerinde bütün kederi gördü.


İstemsizce dudağı titredi ve gözleri kızardı.


Kai’e çok acı çektirdiğini fark etti. Kendi hissettiğinden bile çoktu.


Kai bir süre sessiz kaldıktan sonra konuştu.


“Kendime sordum... Başkasını seven bir kadını kovalayarak gururunu terk etmeli misin yoksa kararına saygı duyup gururuna tutunmalı mısın...“ dedi Kai sesi biraz titrek ama özünde sertti. Bir cevabı olduğu sesinden belliydi fakat düşünme kabiliyeti çok kötü durumdaydı.




Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


Ayar kaydedildi