Bölüm...
Action, Drama, Harem, Novel, Türkçe Novel

Bölüm 136

Yedinci Göksel Felaket (3.)
Yazar: salepsever Grup: : Bağımsız Okuma süresi: 3 dk Kelime: 681


 Bugün huzursuz bir gün olmaya mahkum. Göksel Felaket hızla enerji toplamaya başladı, gökte ve yerde, doğanın ve cennetin enerjisi muazzam bir hızla 200 mil yarı çapa sahip olan kara bulutlara akın etti.


2.000 ve 3.000 ardından 5.000 ve 10.000 mil 100.000 Mil hızla genişledi. Çekirdek bölge ardından İç Bölgenin tamamında ki enerji tek bir yere akmaya başladı. Devasa enerji adeta sifonlanmış gibiydi, meditasyon yapan herkes gözlerini açtı. Kimse kalp huzurunu bulamadı, zihinsel sakinlik imkansız.


Quin İmparatorluğunda bir yatak odasında Çiçek Hükümdarı aniden gözlerini açtı, onun yanında ki eşsiz güzellikte aynı anda gözlerini açtı. İkisinin yüzü sertti.


“Bir şeyler oluyor.“ Yin Quin soğuk bir sesle söyledi.


“Enerji toplanıyor...“ dedi Çiçek Hükümdarı sonra gözleri anında büyüdü.


Yataktan fırladı. Yin Quin anlamadı, Göksel Felaket fenomeni ara sıra ortaya çıkar ama ilk defa böyle devasa bir boyuta sahip, açıkçası bu bir sır çok az kişi biliyor ve şimdi çok fazla kişi etkilendi haliyle pek çok şüphe var. Çiçek Hükümdarının tepkisi Yin Quin’i şaşırttı.


“Arık...“ dedi Yin Quin.


“Sonra...“ Çiçek Hükümdarı inanılmaz bir hızla giyindi ve hemen sonra bedeni yok oldu. Enerjiyi takip etmeye başladı.


Aceleyle depolama yüzüğünden bir madalyon çıkarttı ve hemen emir verdi. Kısaca enerji akışını takip edin.


Alice olay yerinde çirkin bir yüzle durdu, etrafına bakındı ve hemen mührü çıkarttı.


“Enerjiyi takip edin.“ ardından Ekaterina ve kısa süre sonra emir pek çok yöne aktarıldı.


Alice kalbinde kendisini suçladı. Göksel Felaketi tahmin etti fakat enerji çekişinin boyutunu hesaplamadı. Şimdi kapsamına bakınca İç ve Çekirdek bölgede ki bütün enerji bir noktaya çekiliyordu. Yüz binlerce mili kapsayan bu enerji sifonu iç ve çekirdek bölgede ki herkesi çekecek. 


“SAVAŞA HAZIR!“ Alice herkese emir verdi.


İç ve çekirdek bölgede pek çok tanıdık güç var, kimse Kai’i göz önünde incitmeye cesaret edemez ama ya yabancılar ?


Kan Kültü, Yin Yang Kültü, Şeytan Kültü vb kötü örgütler veya dış bölgede ki gizli yapılanmalar ?


Ekaterina ve Alice bu sebeple sadece kendi örgütlerinden değil ayrıca dost örgütlerden hatta bağımsızlardan bile yardım istedi.


Luna Gölge Birliğine emir verdi. 


Şimdi İç ve Çekirdek Bölgede ki Runik Kralları, Runik İmparatorları, Runik Hükümdarları, Runik Egemenleri hatta Runik Ataları aynı noktaya akın etti. Bu sadece insan ırkını değil aynı zamanda Runik Canavarlarını da kapsıyordu.


Etnik gruplara bağlı 100.000 yaşını aşmış olan bütün Runik Canavarları harekete geçti.


Kai dış dünyadan ve yaratılan hengameden habersizdi.


Devasa aura iki yüz mil yarı çapa çöktü. İçinde ki her şey ezildi. Kara bulutlar dalgalanıyordu, Kai’nin saçları elektriklendi ve dikleşti. Kıyafetleri uçuşuyordu, yakışıklı yüzünde kaygısız ve duygusuz bir ifade vardı.


Devasa mor, kırmızı yıldırımlar kara bulutların içinde birer ejderha gibi süzüldü. Suda ki balık gibi dalıp çıktı, korkunç cızırdama duyulacak tek sesti, rüzgar uğulduyor hatta kükrüyordu.


Ardından bir yarılma, yırtılmayı andıran korkunç bir ses patladı. Şok dalgası öylesine büyüktü ki havada patladı.


Bir ağaç gövdesi kalınlığında ki altın renkli yıldırım muazzam bir hızla düştü. Kai direnmedi, Cennetin Kutsama Sanatını çalıştırdı, yıldırım bedenine çarptı, enerjinin bir parçası bile israf edilmedi. Yıldırım hızla vücuduna emildi ve Üç Bacaklı Altın Karga’nın yıldırımı tarafından özümsendi.




Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


Ayar kaydedildi