Yukarı Çık
1   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   3 



Ramuji Akumu tarafından hazırlanan yemek masası olağanüstü görünüyordu. Eksik bir şey gözüme çarpmamıştı.
- Her şey tamam görünüyor. Eksik bir şey ya da istediğiniz bir şey var mı? Getittirebilirim.
- Masa muhteşem görünüyor. Bu gece beni ağırladığınız için onur duydum.
- Direk konuya girelim mi yoksa yemekten sonraya bırakalım mı?
- Yemekten sonra daha uygun olacacaktır.
- O zaman birbirimizi daha iyi tanıyalım. Ne kadar zamandır Bosu ile çalışıyorsunuz? 
- Bu birbirimizi tanımamız için önem arz ediyor mu?
- Merakımı mazur görün lütfen. Sadace Bosu sizin gibi yetenekli birini nerden bulmuş merak ettim. Zaten iş yetenekli biri bulmaya geldimi onun eline su dökemem.
- Hımm... Bosu ile bayadır tanışıyormuşsunuz gibi görünüyor. 
- Bir kaç yıl oluyor. Sorumun cevabını alabilir miyim acaba? 
- Ahh... Özür dilerim. Bosu ile olan ilşkim küçülüğüme dayanıyor.
- Nasıl bir ilişki diye sorsam kabalık etmiş olurmuyum?
- Yoo hayır. Bosu benim öğretmenim. 
- Hımm çok enteresan. Yemeklerimizin bittiğini görüyorum. İş konuşmaya geçmeden önce söylemeliyim ki sohbetinizden çok hoşlandım. Hadi şöyle içeri çalışma odasına geçelim.
Bana yolu gösterdikten sonra dönüp hizmetçi kıza bir şeyler fısıldadı. ikimiz birlikte çalışma odasına geçtik. Ondan önce içeri girdiğim için o gelene kadar olan zamanı odayı araştırmak için harcadım. Ama bazı evraklar dışında aradım hiç bir şey yoktu. Biraz sonra içeri elinde iki şarap bardağı ile girdi.
- Üzgünüm beklettim. 
- Önemli değil. 
Yavaşça yaklaştı ve dolu olan bardaklardan birini bana verdi. Bu hareketi bana avının peşinde olan bir yılanı anımsatmıştı. Şarptan bir yudum almamı bekliyormuş gibi bakıyordu. Sonra dayanamayıp kendi bardağını tamamen bitirdi ve koymak için ayağa kalktı. Bardağının tamamını tekrar doldurdu ve yerine geçti.
-Kuro Bey şarap sevmez misiniz?
-Aslında pek gerekmedikçe içmem.
-Bu marka benim favori markalarımdandır. Yıllık dinlenmiş bir şaraptır. Tadına bakmanızı öneririm. Merek etmeyin beyeneceğinizden eminim. 
-Peki öyleyse tadına bakmak için neden göremiyorum.
Şarap bardağını ağzıma dayadım ve bir yudum aldım. Doğru söylüyordu. Gerçekten mükemmel bir aroması vardı. Beni içerken bir müddet içerken izledi. Daha sonra bana bu işin zorluklarından ve daha bir sürü anlayamadığım şeylerden bahsetti. Kafam acayip derecede dağılmaya başlamıştı. 
- Bir bardak daha istermisinz Kuro Bey?
- Gerek yok. 
- Bir şey mi oldu? Bğenmiş gibiydiniz. Yoksa kendinizi iyi hissetmiyor musunuz?
- Doğrusunu söylemek gerekirse pek iyi hissetmiyorum. İçki toleransım bayağı düşüktür. 
- Lütfen şöyle uzanın. 
Masanın yanında bulunan deri koltuğu gösterdi. Tam ayağa kalkmaya çalışıyordum ki sendeyeyip düştüm. Beni düştüğüm yerden kaldırmak için bana doğru harakete geçti. 
- Kuro Bey gerçekten iyi değilsiniz siz. 
Beni kollarına aldı ve koltuğa yatırdı. Yüzümün her yeri yanıyormuş gibi hissediyordum. Birden gülmeye başladı.
- Kuro Bey çok tattlı duruyorsunuz. Yüzünüz kıpkırmızı.
- Ben.. bilmiyorum neden böyle oldu.
- Tüh aksilik işte. Kuro Bey davranışlarımı mazur görün lütfen ama cesaret edip burada kalmanızı istemek zorundayım. Bu işi tatlıya bağlamadan sizi göndermek istememekteyim. Ama sizin sağlık durumunuz bundan önce gelmeli. Bu yüzden biraz bekleyin ben odanızı hazırlatıp Mr. Bosu' ya biraz daha burada kalmanızın bir mahsuru olup olmadaığını sorayım.
Ramuji' nin dediklerini kafamla onaylayıp onun işlerini bitirmesini beklemeye koyuldum. Ramuji kesinlikle bir işler peşinde olmalıydı. Onu tanıdığım bu kısacık zaman diliminde anlayabiliyorum ki o kesinlikle şeytana pabucunu ters giydirebilecek türden biri. Ve kesinlikle bir kadının iç güdülerini uyandırabilecek bir potansiyele sahip. Tabi ki kendime kadın demiyorum. Bunun konumuzla ne alakası var?
   Ramuji' nin gidişinin ardınından 10-15 dakika bile geçmemişti ama o odaya geri dönmüştü. 
-İyi haberlerle geri döndüm Kuro Bey. Mr. Bosu istiyorsanız kalabileceğinizi söyledi. Ve benden size bir şey iletmemi istedi. Dedi ki "Gerekirse iyi bir sonuç elde edene kadar kalabilirsin, beni merak etme.". Bende aynı fikirdeyim açıkcası. Ne dersiniz Kuro Bey misafirim olma şerefini bena verebibir misiniz?
-Bütün seçenekler ele alındığında bu en iyisi tabiki. Burda kalmama izin verdiğiniz için gerçekten müteşikkirim.
-Kuro Bey odanızı hazırlattım kalkabilecek misiniz?
Kalkmaya çalıştım ama bir türlü olmuyordu. Tam doğrulduğum sırada sendeleyip koltuğa düştüm. En sonunda Ramuji dayanamayıp beni kucağına aldı. Ahh! Çok utanç verici.  Koskoca bir adamı -koskoca dedimde daha 20'li yaşlardayım ben- kucağına alan bir adam. 
-Ben kendim yürüyebilirim lütfen beni aşağı indirin.
-Dengeniz pek yerinde değil yardım etmeme izin verin lütfen. değerli misafirimin düşüp bir yerlerini incitmesini istemem.
Kalan tüm gücümü toplayıp çırpınmaya başladım. Anlarsınız ya bu büyük bir skandal. Ya olur da hizmetlilerden biri görür ve yanlış anlarda ne yaparım. Ben böylesine büyük bir çaba harcarken o bana gülüyordu.
-Hahaha ah lütfen affedin ama davranışlarınız bir kız çocuğunu aratmıyor Kuro Bey. 
Odanın kapısını açtı ve ortasındaki mütevazi süslerle bezenmiş olan yatağa uzanmamda yardım etti. Somurtup odadan gitmesini bekledim. Tam kapıdan çıkarken:
-Bir şeye ihtiycınız olursa yardımcılardan istemekten çekinmeyin.
Kafamla onaylayıp çıkmasını izledim. Derin bir oh çektim. Ama daha hiç bir şey bulamamıştım. Bosu da bulmadan gelme demişti. Demişti de kılımı kıpırtacak gücüm yok... 


Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


1   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   3 



DISQUS - Mangaya Ait Yorumlar

*Not: Yorum Yazmadan Önce;

  • Spoiler butonu kullanılarak spoiler yazılabilir fakat buton kullanılmadan spoiler verenler uyarılmadan süresiz engellenecektir ve geri alınmayacaktır.,
  • Küfür, siyasi ve seviyesiz yorumlar,
  • İçerikle alakasız link paylaşımları yasaktır.
  • İçeriği çeviren gruplar dışında site reklamı yapanlar sınırsız uzaklaştırılacaktır.