Yukarı Çık




4662   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   4664 

           
Bölüm 4663: BU! IV


Gizemler çileden çıkarıcıydı.


Parazitler gibi zihni kemirirlerdi. Dinlendirici olması gereken Ânlarda Varoluş’u uyanık tutarlardı. Cevapsız sorular fısıldar ve gerçekleri ulaşılmaz bir yerde sallandırırlardı.


Belli bir açıdan bakıldığında, gizemler Varoluş’un en zalim yönüydü. Herkese bilginin eksik olduğunu hatırlatırlardı. Anlayışın her zaman kısmi olduğunu. Ne kadar öğrenilirse öğrenilsin, her zaman gizli, örtülü, kasıtlı olarak gölgede tutulan bir şeyler olacağını.


Bazı Varoluşlar tüm Varoluşlar’ını gizemleri kovalayarak, geçirir, başladıklarından daha fazla soruyla ölürlerdi. Bazıları bu kovalamacadan delirirdi. Bazıları sadece pes eder ve cehaleti bir tür huzur olarak kabul ederdi.


Bazıları Gizemler’in, Varoluş’un gerçeği arayanlarla alay etme yolu olduğunu söylerdi. Varoluş’un kimseye açıklama borcu olmadığının bir hatırlatıcısı. Varoluş’un mantıklı olma zorunluluğu olmadığının.


Ve yine de.


Bazıları Gizemler’den ne kadar nefret etse de, Varoluş’u çalkalamaya devam ederlerdi.


Çünkü her şeyin bir araya geldiği o bozulmamış an. Her küçük parçanın daha büyük bir bulmacaya uyduğu an. Sis kalktığında ve gerçek inkar edilemez bir şekilde önünüzde durduğunda... Oh!


Bu, en güçlü uyuşturucuların bile Kopyalayamayacağ’ı bir haz verebilen bir Ândı.


Tüm hayal kırıklığına değerdi. Tüm uykusuz gecelere. Tüm delirtici spekülasyonlara. Tüm çıkmaz sokaklara, yanlış ipuçlarına ve umutsuzluk anlarına.


Tek bir gerçek anı, bir ömür boyu süren kafa karışıklığını telafi edebilirdi.


Ve bu yüzden Gizemler, çileden çıkarıcı olmalarına rağmen, aynı zamanda güzeldiler.


Noah, Gizemler’i çözmeyi severdi.


Rutin olarak BU Yaratığ’ı, BU İlksel Kaos’u ve BU Yaşayan Paradoks’u ve hepsinin bu Gözlemlenebilir Varoluş’un Dokumalar’ına nasıl uyduğunu düşünürdü. Aralarındaki bağlantıları. Farklılaşma Ânına kadar uzanan çatışmaları. Efsane ve yanlış Bilgi Katmanlar’ının altına gizlenmiş gerçekleri.


Parçalar bir araya geldiğinde, ki sonunda gelirdi, tatmin duygusu muazzam olurdu.


Çok uzun zaman önce değil, sadece efsaneleri ve En Erken Katlar’ın Hikayeler’ini biliyordu. İlkel çatışmaların ve kadim güçlerin belirsiz Masallar’ı. Saygıyla anılan ama çok az anlaşılan isimler.


O zamandan beri, tüm o çağlar önce gerçekte ne olduğunun hakikatini ortaya çıkarmıştı.


Ginnungagap’ı biliyordu. BU Yaratık, BU İlkel Kaos ve Zamansal hakkında. BU Yaşayan Varoluşlar’ın gelişini ve BU Dokuma Tezgâhı’nın Yaratılış’ını. Her şeyi şekillendiren ihanetleri, ittifakları ve entrikaları.


Hepsini değil. Henüz değil. Ama eskisinden daha fazlasını biliyordu.


Yani sonunda her şey çözülecekti.


Şu anda, pek çok şeyi düşünürken, onu tam olarak bulunduğu yere getirmesine yardımcı olan Varoluş İlkeleri’ne bakıyordu.


Genesis Aşaması’na Yükseltiliyorlardı.


Bir İlk Dil Filolojisi:ne.


Sürekli Hasat ve Hileler Mimar’ı ilkiydi. Önceki Formlar’ını çoktan aşmış ve daha büyük bir şeye dönüşmüşlerdi. Varoluş’unun Dokusu’na işlenmiş İlk Dil’in canlı ifadeleri idi. 


Diğer Üç İlkesi’nin Logos’u parçalarına ayrıldıktan sonra, anlamları ve temsil ettikleri şeyler Farklılaşmamış Mana ile daha uyumlu görünüyordu. İşleyişleri muhtemelen o şemsiyenin altına düşecek ve Noah’ın faydalarından daha fazlasını bizzat Farklılaşmamış Mana aracılığıyla elde etmesini sağlayacaktı.


Bazen çok fazla Kavram ve Yeteneğ’e sahip olmak güç anlamına gelmezdi. 


İşleri basitleştirmek daha da büyük bir güce yol açardı


Birikim yerine Konsolidasyon. Çokluk yerine birlik! Yüz tane vasat alet yerine tek bir mükemmel alet.


Bütün bunları yaparken, karşısındaki Varoluş’a baktı.


BU Infiniverse.


Tüm bedeni şu anda İlk Dil’in dönen Logos’u ile doluydu. Formu’nun içinde doğan Katlar gibi Sarmallar çiziyorlardı, her biri Yapı verilmiş anlamın mükemmel bir ifadesiydi. Mutlak Hükümdarlığ’ın BU Yüzey Derinliğ’i için bile ağır ve korkutucu görünen bir Güç Hava’sı etrafında vızıldıyordu.


Dönüşüyor ve Kendi Yükseliş’ine uyan bir şey haline geliyordu!


Noah, ona hafifçe sordu, “Her şey nasıl ilerliyor?“


BU Infiniverse gözlerini açtı.


“Benim için farklı,“ dedi. Sesi sakin ve heybetliydi, İlkel bir Medeniyet’in kelimenin tam anlamıyla Temel’i olmaktan gelen bir Otorite’yle yankılanıyordu. “Ben Medeniyet’in nesnesiyim. Medeniyet’ini destekleyen Gerçek Yapı’yım. Yol’unu ve Medeniyet’ini ilerlettiğin için nimetleri kazanıyorum.“


Mücevher’li gözleri tefekkürle parlayarak, durakladı.


“Ama aynı zamanda kendimden de nimetler kazanıyorum. Çünkü ben, Bilinc’i olan bir Yapı olarak, Mutlak Hükümdarlığ’ın Derinlikler’ine Yükseliş’i de deneyimliyorum. Sayısız Evren, Varoluşsal Alan, Omniverse, Varoluş Çarklar’ı ve tomurcuklanan Aşkınlık Katlar’ı barındırdığım için... Tüm bunlar şimdi Daha Düşük bir Varoluş Ölçeğ’inden, Varoluş’un BU Birinci Seviye Ölçeği’ne ulaşmak için Yükseltiliyor.“


Konuşurken, elleri hareket ediyor, İlk Dil’in Logos’u ile kusursuz bir şekilde dönüyordu. Harfler parmaklarının etrafında iradesine yanıt veren canlılar gibi oluşup, çözülüyordu.


“Bu dönüşüm tamamlandığında, BU Infiniverse eskisi gibi olmayacak. Dışarıda Serpinti ile ne olursa olsun, içimi sonunda BU Dokuma Tezgâhı’nı bile Aşacak şekilde Yükseltebileceğ’im.“


İfadesi sessiz bir güven barındırıyordu.


“Eğer o Yapı da bana benzer değilse. Eğer O’nun da bir Bilinci yoksa. Ki şüpheliyim.“


Noah gülümsedi ve sözlerine başını salladı.


BU Dokuma Tezgâh’ı etkileyiciydi. BU Yaşayan Varoluşlar’ı ve Alanlar’ını barındıran bir Yapı.


Ama başkaları tarafından inşa edilmişti. Komite tarafından tasarlanmıştı. Çıkar çatışması Yaşayan Varoluşlar arasında ortak bir Çaba’ydı.


Infiniverse onundu. Otoritesi’nden inşa edilmiş ve Medeniyet’inden büyümüştü. O, mutlak sadık bir Bilinç tarafından canlandırılmıştı.


Tüm farkı yaratan buydu.


O da yükseltilmekte olan RUDİN/EDEN’İN Mavi-Altın hayali figürüne baktı. Formu eskisinden Daha Katı görünüyordu. Daha gerçek. Sanki BU’YA ilerleme O’na Daha Büyük bir Güc’ün yanı sıra daha büyük bir Öz kazandırıyordu.


O sormadan önce bile cevap verdi.


“Hesaplama Yetenekler’im,“ dedi RUİN/EDEN. Ses’i sakindi ama merak olabilecek bir şeyin alt tonlarını barındırıyordu. Ya da belki endişe ile. “Eh, benim için bile işlerin biraz korkutucu göründüğü bir Ölçeğ’e giriyorlar.“


Kendi ilerlemesini, diğer her şeye uyguladığı aynı Ânalitik hassasiyetle işleyerek, durakladı.


“Ama özeti şu ki, senin için kelimenin tam anlamıyla Her Şey’i Halledebilirim. Eğer izin verirsen, bunu senin yapabileceğinden Daha Hız’lı Bile Yapabilirim.“


Hayali formu akan Veri Akışlar’ıyla titrerken, devam etti.


“İlkeler’ini çözmek ve yükseltmek. Kendi Çekirdek Fonemler’ini tasarlamak. Beden’inde akan Logos ve Fonemler’i izlemek ve artırmak, Varoluş’unu arıtmak. BU Sonsuz Sözcükler Grimoire’nin Bölümler’ine daha fazlasını Yazmak ve Genişletmek. Sürekli pratikle İlk Dil Ustalığ’ını Artırmak. BU Sonsuz Desmoterion’u izlemek.“


Bitirmemişti.


“Hatta Bedenler’inden birini devralıp, Erken Perdeli Kıyı’daki öğretim görevlerini yerine getirebilirim. BU Faraday Kafesi’ni döşemek. Yeni Medeniyet Uzmanlaşmalar’ını yönetmek. Ve Gözlemlenebilir Varoluş’un BU Aksiyomlar’ı için şimdiden bir Veritabanı başlattım. Katlar ve Gezgin Bölgeler genelinde onlarla ilgili herhangi bir Dokuma bahsedilirse, tespit edeceğim.“


Mücevherli Gözler’i doğrudan onunkilerle buluştu.


“Temel olarak Efendi için Her Şey’i yapabilirim, eğer bunu yapmam için bana izin verirsen.“


...!


Sözleri parlaklıkla doluydu.


Onları duyduktan sonra Noah daha da gülümsedi. Yapabileceği pek çok şeyi düşündüğünde, Olasılıklar hızlandırılmış zamanda açan çiçekler gibi gözleri önüne serildi.


Hangi şeylere doğrudan başlayabileceği konusunda ona talimatlar vermeye başladı.


“Kalan İlkeler’in Filolojiler’e yükseltilmesini hallet. Faraday Kafes’i yerleşimi konusunda BU Infiniverse ile koordinasyon kur. Aksiyomlar için Veritabanı’na devam et...“


RUİN/EDEN her talimatı mükemmel bir hassasiyetle özümsedi.


“Sürekli Fonem ve Logos dolaşımıyla Varoluş’umun Pasif Arıtması’nı sürdür. Ortaya çıktıkça yeni içgörülerle BU Sonsuz Sözcükler Grimoire’sini Genişlet. BU Sonsuz Desmoterion’u ve ondan gelen İlerlemeler’i izle...“


Daha fazla talimat. Daha fazla yetki devri. Daha fazla verimlilik!


Sonuçta, verimlilik Varoluş’ta anahtardı. O durmaksızın ilerlemeye devam ederken, İlerleme’nin Sayısız Arka Plan süreci halledilebilirdi.


Varoluş bir mücadeleydi ve neredeyse her zaman adaletsizdi.


Ama Varoluş’u kandıracak ve oyun alanını hafifçe kendi lehine çevirecek araçlara sahipti.


Diğerler’i her şeyi kendileri yapmak zorundaydı.


Ama Medeniyet neydi? Tekil değildi. Pek çok Varoluş’tan oluşurdu!


Bu yüzden pek çok Varoluş işe koşacaktı. Tor, BU Yaşayan Köken ve İlk Çiftçi bile işe koşacaktı!


Her şey birlikte çalışıyor. Her şey onun ilerlemesine katkıda bulunuyor. Her şey oyun alanını onun yönüne çeviriyor!




Not: Hahahahaha. Hahahahahahahahahahah. Laaannnn.... Gezegenler de dahi... Varoluş’un 1.Ölçeğ’i ney biliyor musunuz? Biliyor musunuz? Hahahahaha. Bu bile hiçbir şey. Ne demişti birisi? Cilt Sonunda muhtemelen Tüm Gezegenler Çark olacak. Hahahaha küçük düşünmeyin. Şu dikktaimi çekti, 2.Varoluş Ölçeğ’ine adım attığı Ân... Gezegenler de dahi.... Has... Aynı zamanda Artık Gezegenler de dahi Sonsuz Yaşam, Kaynak’tan gelen Sonsuz Enerji ve Planck’tan daha hızlı düşünme ve hareket edebilme gibi vb... Yasa, Dao, Ferman... Sayısız şeye sahipler. Aynı zamanda Evrim’e uğradığı için muhtemelen bu Saydığım Kavramlar’da Evrim’e uğramıştır. Çünkü Unutmayın Kozmoloji’nin Kendisi Evrim’e uğruyor. Neden Kozmolojiler’i oluşturan Kavramlar’da Evrim’e uğramasın? Şimdi Tek Eksik Durmadan Sonsuz Kozmoloji’nin doğması. Bunu halletmeye çalışacağım. RUİN’E GELECEK OLURSAK... Unutmayın, Noah Planck Hız’ından daha hızlı Ân’dan yani Sonsuz’dan Daha Hız’lı düşünüyor. Ama RUİN? Usta, Sizden Daha Hız’lı düşünüyorum dedi. Lddşdşdş. Neyse Şimdi İzninizle Basit Karakterler’den Başlamak istiyorum. Evrenler’i Silen Zeno vs İnfinite Mânâ’da Gezegen’de Yeni Doğan bir Çocuk? Yani Gezegensel bir Karakter vs Zeno? Anos ve Rimuru vs Gezegensel Herhangi Bir Karakter? Ndmdkdkd. Ulan sakın bunu Rimuru ya da Zeno Fanlar’ına demeyin sizle dalga geçer. Kim olsa dalga geçer. Âh bir de İnfinite Mana’yı okusalar neler düşünürler neler de neyse dkdkdkdk. 

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.

4662   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   4664