Yukarı Çık




20   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   22 

           
**21. Bölüm: Birinci ve İkinci Sefer**


Bir kızın odasına ilk kez girdiğimde, içerisi çok tatlı kokuyordu.


“R-rahatsız ediyorum*.“


(Ç/N: Ojamashimasu)


“Fufu. Bu kadar resmi olmana gerek yok.“


Chinatsu-chan sırıtıyordu. Utangaç bir kız için oldukça cesurdu.


Epeyce kız arkadaşım vardı ama daha önce odalarına hiç gitmemiştim. Kız kardeşim zaten konu dışıydı, o yüzden sayılmazdı.


Odada bir çalışma masası ve kitaplıklar vardı. Bir televizyon ve alçak bir masa. Ve Chinatsu-chan’ın her zaman uyuduğu tek kişilik bir yatak.


Sadece mobilyalara bakınca, benim odamdan pek de farkı yoktu.


Yine de, bir bakışta buranın bir kız odası olduğunu anlayabilmem garipti. Chinatsu-chan’ın sevimliliği pek çok yerde kendini belli ediyordu.


“...“


“Sorun ne, Masa-kun? Orada dikilip durma, otursana.“


Odasına girmiş olmama rağmen o kadar gergindim ki öylece kalakalmıştım.


Chinatsu-chan’ın doğal tavırları da dengemi bozmuştu. Eğer her zamanki halinde olsaydı, odasında bir erkek olduğu düşüncesiyle yüzü kızarırdı.


“Zaman geçirmek için oyun oynamak ister misin?“


Televizyonun yanından bir oyun konsolu çıkarırken sordu.


“Hı-hı. Yani, oyun oynuyorsun demek, Chinatsu-chan?“


“Şey, eskiden Kentaro ile çok oynardık.“


Ah, şimdi taşlar yerine oturdu.


Çocukluk arkadaşı olsalar bile, odasına karşı cinsten birini ilk alışı değildi. Muhtemelen banyosunu kullanmasına bile izin vermişti. Buna alışıktı, bu yüzden böyle kayıtsız davranıyordu.


*Ben Osako değilim.*


“Şey, Masa-kun, çok yakın değil misin?“


“Hiç de bile. Bak, oyun başlamak üzere.“


İkimiz de yatağa yaslanmış, ellerimizde oyun kumandalarıyla duruyorduk.


Omuzlarımızın birbirine değeceği mesafede yan yana oturuyorduk. Daha doğrusu, birbirimize yapışıktık.


Chinatsu-chan’ın yanakları kıpkırmızı oldu. Eve geldiğimden beri nihayet tanık olabildiğim bu ifadeyi görünce kendimle biraz gurur duydum.


“Masa-kun... iyisin.“


“Sende iyisin, Chinatsu-chan... Uzun zamandır bu kadar heyecanlanmamıştım.“


Oyuna daldığımda, biraz olsun geri kazandığım o tatlı atmosfer kayboldu.


Serinin uzun süredir parçası olan bir aksiyon oyunu. Beni ve Chinatsu-chan’ı heyecanlandırmaya yetmişti.


“Fufu. Ben kazandım.“


“Lanet olsun...“


Chinatsu-chan’ın yüzünde muzaffer bir ifade vardı. Sevimli görünüyordu ama bu seferlik hayal kırıklığım ağır bastı.


“Ne dersin? Tekrar denemek ister misin? Ben her zaman meydan okumaya varım.“


“Kazanan buna izin verecek mi?“ Chinatsu sırıtarak bana baktı.


“Elbette. Bir dahaki sefere ben kazanacağım.“


Karakterimi seçerken bir öneride bulundum.


“Bir dahaki sefere cezalı oynamaya ne dersin?“


“Ceza mı? Ne gibi?“


“Kaybeden kazananın dediği her şeyi yapsa nasıl olur?“


“Kulağa eğlenceli geliyor. Ben varım.“


Chinatsu-chan en ufak bir tereddüt bile etmeden oyunu kabul etti.


Az önceki galibiyetinden özgüven kazanmış olmalıydı. Ama yeteneklerimiz arasında neredeyse hiç fark yoktu. Başka bir deyişle, bir dahaki sefere ben kazanacaktım!


Rövanş başladı. Beklendiği gibi, çekişmeli bir maç ortaya çıktı.


“Chinatsu-chan?“


“Hımm?“


“Kazanırsan bana ne tür emirler vereceksin?“


“Hımmm. Sanırım...“


Chinatsu-chan derin düşüncelere daldı. Belki de düşüncelerine o kadar kapılmıştı ki kontrolleri boşladı. Hemen bir yetenekle ona saldırdım.


“Hey! Bu haksızlık.“


“Oyun sırasında öylece dalıp gidemezsin.“


Chinatsu-chan hayal kırıklığıyla inledi. Tuşlara basma sesi güçlendi.


“Kazanırsam, Masa-kun’a utanç verici bir şey yaptıracağım.“


“Aklında ne tür utanç verici şeyler var merak ediyorum.“


“Hih, garip bir şey düşünmüyorum.“


Chinatsu-chan bir hata yaptı. Bu fırsatı kaçırmayacaktım.


“Masa-kun... deminden beri hile yapıyorsun.“


“O senin kendi kendini imha etmendi.“


“Offf... Öyleyse, aklında ne tür bir ceza var, Masa-kun?“


“Beni öpmeni isteyeceğim.“


“Ha?“


Chinatsu-chan’ın kontrol ettiği karakter düştü. O anda zaferim kesinleşti.


“Cezayı uygulayabilecek misin?“


Doğrudan ona baktım. Chinatsu-chan gözlerime bakamadı ve ağzını kapattı.


Odadaki tek ses oyunun fon müziği ve dışarıdaki yağmurdu. Yalnızdık.


*Seni gerçekten seviyorum, Chinatsu-chan. Seni korumak için kendimi siper ederim.*


*Gözlerimi ondan kaçırmayacağım. O benden kaçırsa bile, ben gözlerimi ondan asla ayırmayacağım.*


*Ama seni sadece korumak istemiyorum. Seni öpmek ve... Hatta ötesinde, bir gün onu da yapmak istiyorum.*


Öpücüğün ötesi. Somut kelimelere dökmeme gerek kalmadan anlamış gibiydi. Chinatsu-chan’ın yüzü kızardı.


“Ben de bunu düşünüyorum. O yüzden bir erkeği evine tedbirsizce davet etme. Chinatsu-chan, o kadar tatlısın ki kötü adamlar seni yer.“


“Ö-öyle demek istememiştim...“


“Şu andan itibaren, benim daha çok farkında ol. Yoksa, istemesen bile anlamanı sağlarım.“


Dudaklarımı Chinatsu-chan’ın dudaklarına bastırdım.


“Nnn~~“


Aynı dudaklar olsalar da, tamamen farklılardı. Yumuşak, nemli ve hepsinden önemlisi lezzetlilerdi.


Varlığımı ona mühürlemek istercesine hassas dudaklarımızı birbirine sürttüm. Sadece bunun bile zevk yarattığını öğrenmiştim.


Yüzünü bıraktım. Chinatsu-chan’ın gözleri dolmuştu, sanki ağlamak üzereydi.


İlk öpücüğüm. Kalbim küt küt atıyordu ve dışarıdan nasıl göründüğümü bilmiyordum bile.


Tek bildiğim, göğsüme yayılan mutluluk hissiydi.


“Bir dahaki seferden itibaren, beni davet ettiğini düşünürsem seni öperim, Chinatsu-chan. Yalnız kaldığımızda hazırlıklı ol.“


Chinatsu-chan beni itmedi ya da kaçmak için odadan koşup çıkmadı.


Bir süre donup kaldı. Kızaran yüzü tahrik ediciydi. Gözleri çok nemliydi ama hiç gözyaşı dökmedi.


Tek kelime etmeden yüzünü göğsüme gömdü.


Sonra yüzünü kaldırdı ve bana baktı. Gözlerindeki beklentiyi görebiliyordum.


“Chinatsu-chan...“


Adını sessizce söylediğimde gözlerini kapattı.


Bu hareket açıkça beni davet ediyordu... Ben de gözlerimi kapattım.


“...Nn~“


İkinci öpücük fırsatı çok geçmeden gelmişti.


Şiddetini artıran yağmurun sesi kulaklarıma çarpıyordu. Bu günü asla unutmayacağım.

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.

20   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   22