Bu dönüşüm, Noah’ın tahmin edemediği yönlerden benzersizdi.
“Hadean Medeniyet Organı’na dönüşmekte olan Medeniyet Organ’ı, tahmin edilemeyen desenler çizerek vücudunda hareket etmeye devam ediyordu. Organ, sanki kendine ait bir yuva arıyormuşçasına başından Kalb’ine, oradan da Uzuvlar’ına doğru yol aldı. Kendini bir Pinball Makine’si gibi hissediyordu; Fönüşüm geçiren Organ, geçtiği her yerde Çok Renk’li bir sıcaklık izi bırakarak bir yerden diğerine zıplıyordu.
Altın Kumlar’dan kalkması gerekiyordu.
Hem Varoluşsal Sonsuzluğ’un Yağmurlu Çağı’nın hem de Hadean Ortaya Çıkışı’nın sıcaklığı vücudunu her yönden sarmaladı; İki Minyatür Neden, onun yaratılmasına katkıda bulunduğu Otorite’yle Varoluş’unu doyurmak için uyum içinde çalışıyordu. Etrafındaki Erken Örtülü Kıyı’nın Altın Kumlar’ı yükselmiş ve Altın Yıldızlar’ın parıltıları gibi süzülüyordu; Her bir Kum tanesi, içinde meydana gelen dönüşüme tepki veren Güçler tarafından havada asılı kalmıştı.
Vücudunun içinde, tüm bunlar gerçekleşirken, o Sonsuz Quintessence Infiniforce üretmeye devam ediyordu.
Tüm bunlar, açıkçası, Varoluş’unda şimdiye kadar deneyimlediği en muhteşem histi.
Zevk sadece fiziksel değildi. Daha derine iniyor, Temeller’inin bazı yönlerine dokunuyordu. Dönüşümün her Ân’ı, mutluluğa yaklaşan dalgalar getiriyordu!
Hatta BU Yaratık ile yaptığı antrenman sırasındaki coşkusunu bile aşmıştı.
O antrenman, ona Varoluş’un kendisi hakkında pek çok şey anlatmıştı. Elbette o antrenmanın galibinin kim olduğunu söylemeye gerek yoktu. Sonuçta, bu sadece bir Antrenman’dı, değil mi?
Doğru!
Her iki taraf da istediklerini elde ederek ayrıldıklarında, bir kaybeden ya da kazanan ilan etmeye gerek yoktu!
Öğrendiği şey, BU Yaratığ’ın Güc’ünün ölçülemeyecek kadar eşsiz olduğuydu. Onun bakış açısından Eonlar’ca önce gerçekleşmiş olsa da, BU Yaratık, Noah’ın Alfheimr’da konuştuğu şu anki versiyonundan daha güçlü olmasa da bence en az onun kadar güçlüydü. O Kâdim Canavar, Noah’ın doğru dürüst Hesaplayamayacağ’ı kadar uzun süredir Zorluklar ile oynuyor, çoğu Varoluş’un Kavrayamayacağ’ı Kavramlar’la deneyler yapıyordu.
Ancak onunla savaştıktan sonra Noah, tüm Varoluş’ta, BU İlk Ölçek’te onu itip kakabilecek tek bir Varoluş bile olmadığını rahatlıkla söyleyebilirdi.
BU Proterozoik Ölçeğ’in altındaki En Güçlü Varoluş kimdir diye bir yarışma olsaydı, o Unvan’ı alacağından oldukça emindi. Dışarıdan Sonsuzluğ’u kontrol etmesi ve artık İçsel olarak Quintessence Infiniforce’yi kontrol etmesi hatta bununla yetinmeyip, BU Infiniverse’nin filizlenen ve korkutucu gücüyle birleştiğinde, şu anda tek beklediği şey, tamamen farklı bir Ölçek’teki Varoluşlar’a doğru yumruk atmaktı.
Medeniyet Organı’ndaki değişimin bu çabaya yardımcı olacağı hissediliyordu.
HUUM!
Bunu düşünürken, Organ’ından derin ve yeni bir his aldı.
Bu, önceki Medeniyet Organ’ının hiç sahip olmadığı şekillerde Varoluş’unun bir uzantısı gibi hissettiriyordu. İçinde bir şey değişmiş, farkındalığına kabul edilmesini gerektiren bir yoğunlukla baskı yapan görünmez bir güç kazanmıştı. O Ân’da, göğsünün içinden dışarıya doğru çıkan Çok Renk’li Kristalim’si bir ışığın parlamaya başladığını hissetti.
Organ, Göğsü’nün tam merkezinde durmuştu.
Yuvasını bulmuştu.
Dönüşümü tamamladığı Ân...
BOOM!
Noah’ın Beden’i, içinden yeni ortaya çıkan şeye tepki veren güçler tarafından istem dışı bir şekilde havaya yükseldi. Etrafında süzülen Altın Kum, onu mutlak merkeze yerleştiren şekillerde dönmeye başladı; Her bir Tane’si, sanki o yeni doğan bir Âlem’in Çekirdeğiymişçesi’ne Beden’inin etrafında yörüngede dönüyordu. Göğsünden, Erken Örtülü Kıyı’yı nadiren görülen tonlarla boyayan Çok Renk’li Parlaklık akıntıları halinde ışık fışkırdı.
En üst düzey ihtişam etrafında dönerken, Göğsü daha da parlak bir şekilde ışıldamaya başladı.
Oradan bir Silâh yükselmeye başladı.
Göğüs Kemiğ’inden Çok Renk’li, göz kamaştırıcı kristal bir mızrak ortaya çıktı; Acı vermeden ayrılan Et’i delip, geçti ve vücudundan ayrılırken, Fiziksel bir Forma büründü. Silah, bir Kontos Mızrağ’ıydı; Sapı süvari mızraklarından daha uzundu ve üstün konumlardan menzilli ve yıkıcı vuruşlar yapmak üzere tasarlanmıştı. Silahı oluşturan kristal malzeme, Quintessence Infiniforce’da bulunan her Reng’i geçerek, tek bir Renk’te kalmadan, sürekli olarak spektrum boyunca desenler halinde akıyordu.
Mızrak ucu yaprak şeklinde ve genişti, kenarları o kadar keskindi ki, onlara bakmak algıyı kesiyor gibiydi. Tanımadığı Rünler, sapı spiral şekillerde kaplıyordu ve her biri, kalp atışlarının ritmine uygun bir ışıkla titriyordu. Mızrağın sapı, imkansız uzunluğuna rağmen silahı mükemmel bir şekilde dengeleyen kristal bir karşı ağırlıkla son buluyordu.
Mızrak tamamen ortaya çıkıp, Noah’ın Göğsü’nün üzerinde süzülmeye başladığında, Noah elini uzatıp, onu kavramak için uzandı.
Etrafındaki her şey titremeye başladı.
Erken Dönemde’ki Örtülü Kıyı sarsıldı. Ötesi’ndeki Üç Bin Âlem sarsıldı. Infiniverse’nin kendisi bile, Yaratıcısı’nın Varoluş’u içinde az önce doğmuş olan şeyi fark etmiş gibiydi. Noah’ın parmakları mızrağın sapını kavradı ve temas kurulduğu Ân’da, gözlerinin önünde Komutlar belirdi.
>>Silah Tezahür’ü Tamamlandı.>>
>>Hadean Medeniyet Organ’ı, Hadean Medeniyet Mızrağ’ının ortaya çıkmasına izin verdi.>>
>>Hadean Medeniyet Mızrağ’ı.>>
>>Sınıflandırma: Medeniyet Silah’ı.>>
>>Köken: Hadean Medeniyet Organ’ından ortaya çıkan ilk silah. BU Sonsuzluğ’un Taşıyıcı’sı ve Gözlemlenebilir Varoluş’un Tohumu’nun efendisi olan BU EN Genc’in içindeki Organ’ın dönüşümüyle ortaya çıktı.>>
>>Açıklama: Katılaşmış Quintessence Infiniforce’nin, BU Infiniverse’den gelen Gözlemlenebilir ve Gözlemlenemez Dokumalar’la birleşmesinden oluşan Kontos tarzı kristal bir Mızrak. Silah, ayrı bir yapıdan ziyade, Kullanıcısı’nın dönüşmüş Medeniyet Organı’nın bir uzantısı olarak var olur.>>
>>Bu Medeniyet Mızrağ’ı, BU Infiniverse içindeki Gözlemlenebilir ve Gözlemlenemez olanın tüm Güc’ünü barındırır; Bu Silâh’ın içerdiği sonuçtaki Güç Hesaplanamaz.>>
>>Kullanıcı Kısıtlaması: Bu Medeniyet Mızrağ’ını taşıyabilecek tek Varoluş, BU Hadean Medeniyet Organ’ına sahip olandır. Diğerleri, ne kadar Otorite Biriktirmiş olurlarsa olsunlar, bu Mızrağ’ı kaldıramayacaklardır. İçinde barındırılan Güç, onu taşıyabilmek için gerekli Özel Dönüşüm’e sahip olmayan her türlü Temel’i ezip, geçecektir.>>
>>UYARI: Bu Silâh’ın içindeki Güç son derece ağırdır. Bu Mızrağ’ın ucunu nereye yönlendirdiğinize dikkat edin. Tamamen yok olmalarını istemediğiniz sürece, onu Birinci Ölçek’teki hiçbir şeye doğrultmanız tavsiye edilmez. Medeniyetler’i Çökecektir. Temeller’i yok olacaktır. Neyin vurduğunu anlayamadan Varoluşlar’ı sona erecektir.>>
>>Varoluş’un İkinci Ölçeğ’indeki Varoluşlar’a karşı etkinliği henüz belirlenmemiştir. Bu yükseklikteki gerçek çatışmalarda bu Silah’ı Birinci Ölçek’ten ziyade önce, Proterozoik Ölçek’teki Varoluşlar üzerinde test edilmesi tavsiye edilir.>>
...!
Noah, Hadean Medeniyet Mızrağ’ını kavradı ve Güc’ünün gerçekten korkutucu bir uzantısını kazanmış gibi hissetti. İçindeki Güç, dönüşümünden önce elini Atomiz’e edecek kadar yoğun bir şekilde avucuna baskı uyguluyordu. Artık doğru geliyordu. Ağır, ama idare edilebilir. Yıkıcı, ama kontrol edilebilir.
Ancak o, bunun bile Medeniyet Organ’ı için buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu biliyordu.
Şu Ân’da içinde neler olduğunu hissedebiliyordu, dönüşümden önce gizli kalmış İçsel Varoluş’unun Yönler’ini algılayabiliyordu. İçeride daha da büyük değişiklikler oluyordu, Mızrağ’ın ortaya çıkmasıyla ancak ortaya çıkmaya başlayan Yapılandırmalar.
Medeniyet Organ’ının içinde, uzun zaman önce Yarattığ’ı İç Hapishane vardı.
Sonsuz Desmoterion.
Kendi alternatif Beden’ini ve Kimliğ’ini oraya göndermişti, Ozymandias’ı, bağımsız olarak gelişmesi için ayırdığı, Açlık’la beslenen o kısma.
Ozymandias’ın yanında, iğrenç, şekilsiz, işe yaramaz, faydasız, pis bir Mutlağ’ın kalıntıları bekliyordu; o, Yaşayan Elemental’di ve onların Medeniyetler’inden faydalandığı diğer tutsaklar da oradaydı.
Onların Medeniyetler’i yükseldikçe, onunkisi de yükselecekti. Tasarladığı Hâpishane’nin doğası buydu.
Medeniyet Organ’ının dönüşümü, bu Hâpishane’yi büyük ölçüde etkilemişti.
Görüşünün önünde yeni uyarılar belirdi.
>>İç Alan Dönüşüm’ü Algılandı.>>
>>Hadean Medeniyet Organı’nın ortaya çıkması nedeniyle, Hadean Desmoterion’da tam bir Medeniyet Gelişim Çağ’ı gerçekleştirildi. Zaman Genişleme’si ve Hâpishane içindeki değişikliklerin önceki Parametreler’in Ötesi’ne Hızlanması’yla, içerideki tüm Mâhkumlar güçlerinde Büyük Sıçramalar yaşadı.>>
>>Özellikle bir Mahkûm’un ilerleme notları inceleme için öne çıkarılmıştır.>>
>>MAHKUM İLERLEME NOTLAR’I: OZYMANDIAS.>>
>>Kimlik: Usta’nın Akternatif Varoluş’u; Bağımsız gelişim için ayrılmış ve hapsedilmiş.>>
>>Medeniyet: Sonsuz Açlık.>>
>>Medeniyet Gelişim Çağ’ı Sırasındaki İlerleme:>>
>>Birinci Aşama: Ozymandias, Sonsuz Açlık Medeniyet’i içindeki Mutlak Egemenliğ’in tüm derinliklerinde Sayılamayan Sonsuzluğ’a ulaştı. Bu süreç, Medeniyet Çağı’nın yaklaşık yarısını kapladı.>>
>>İkinci Aşama: Medeniyet Çağı’nın geri kalan yarısı, Quintessence Infiniforce ve Hadean Medeniyet Organı’na nüfuz etmiş Gözlemlenebilir ve Gözlemlenemez Dokumalar’ın gücüyle Varoluş’u güçlendirmek ve doyurmak için harcandı. Temeller tamamen dönüştürüldü.>>
>>Mevcut Durum: Ozymandias, Varoluş’un İlk Ölçeği’nin Mutlak Zirvesi’ne ulaştı. İkinci Ölçeğ’e geçiş yapamadan daha fazla ilerleme mümkün değildir.>>
>>Öneri: Ozymandias’ın artık Proterozoik Ölçek Varoluş olarak Kimliğ’ini kavramak için bir Medeniyet Çapa’sı kurması mümkündür. Tüm ön koşullar yerine getirilmiştir. İlerleme Yol’u açıktır.>>
>>Hadean Medeniyet Organ’ı şu anda bir Medeniyet Gelişim Çağ’ının ek bir kullanımını oluşturmuştur.>>
>>Bu kullanım, Varoluş’unuzun bu alternatif kısmını Proterozoik Ölçeğ’e taşımak için kullanılsın mı?>>
>>Hadean Medeniyet Organ’ı, içindeki tutsakların en fazla On Saniye süreyle serbest bırakılmasına izin verecek kadar Dönüşmüştür; bu, Saat’te bir kez kullanılabilir.>>
...!
Noah, Erken Örtülü Kıyı’nın üzerinde süzülüyordu; Altın Reng’i kumlar bir Âlem gibi etrafında dönüyordu, elinde Hadean Medeniyet Mızrağ’ını tutuyordu ve öngörmediği Yetenekler’i ilan eden uyarılar görüş alanının önünde uzanıyordu.
Ozymandias, Birinci Ölçeğ’in Zirvesi’ne ulaşmıştı. Hapishanesi’nde bağımsız olarak gelişen kendisinin bu alternatif kısım, Birinci Ölçeğ’in sunabileceği her şeyi başarmıştı. Ve şimdi bir seçim kendini göstermişti.
Medeniyet Gelişim Çağı’nı kullanarak Ozymandias’ı Proterozoik Ölçeğ’e itmeli miydi?
Kendisinin bir kısmı İkinci Ölçek’te, geri kalanı ise Birinci Ölçek’te kalacaktı.
Noah elindeki mızrağa bakarak, gülümsedi.
Proterozoik Ölçek önlerinde beliriyordu!
Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.