Bölüm 2
Dört yıl sonra ufak göletin yanında ki uzun bir sedir ağacının altında ufak bir çocuk oturuyordu. Üstünde beyaz bir cübbe vardı temiz yüzü ve yakışıklı bir yüzü vardı. Büyük kahverengi gözleri parlak ve zeka doluydu. Yıllar sonra bile bu dünya Kai Raven’i kirletmemiş gibiydi.
Zeka dolu gözlerinin yanı sıra nazik ve kibir bir çocuktu Kai Raven. Elinde ki ufak kitabı okurken huzurlu ve rahat görünüyordu. Ona bakan herkeste bundan farklı bir şey hissetmezdi.
Kitabın büyüleyici dünyasına dalmışken “Majesteleri... Majesteleri...“ diye bağıran bir kadının sesini duydu. Yavaşça başını çevirdi, tanıdık yüze baktı. Pembe saçları güzel bir fiziği olan bakıcısıydı bu.
Ona göre kimliği bir bakıcıydı ama Runik Tapınağında o Kutsal Papanın özel kahyasıydı. Elbette bu isim sadece tapınakta bir unvandı gerçekte Kai Raven’in bakıcısıydı.
Kai Raven Runik Tapınağında ki en özel varoluşlardan birisiydi. Kutsal Papanın dört yıl önce bir gece getirdiği bebekti. Kimliğini hiç kimse bilmiyordu, bazıları onun Kutsal Papanın gayri meşru oğlu olduğunu söyledi. Bazıları onun göklerden geldiğini söyledi bazıları ise daha basit tahminde bulunup kimsesiz olduğunu söyledi.
Ne olursa olsun varlığı bir dönem Runik Tapınağında büyük bir tartışmaya sebep oldu. Kimliği belirsiz bir çocuğun Runik Tapınağına dahil olmasına kimse sessiz kalmadı. Kutsal Papa muhalefeti sert bir şekilde bastırdı ama yine de baskılardan sonra Kai Raven’i öğrencisi olarak alacağını açıkladı.
Sadece iki yıl önce bir yetim ve öksüz olarak bir kızı zaten öğrenci olarak almıştı. Bunun ilk sebebi bu kızın olağan üstü yeteneğiydi, ikincisi ise şüphesiz Kai Raven için bir örnek oluşturmaktı.
Zamanla Runik Tapınağında , Runik Salonunda ve Runik Mabedinde ki yaşlılar Kai Raven’i kabul etti çünkü bu çocuk zeki, yakışıklı ve nazikti. Her zaman kibar ve mantıklıydı, herkesin gözünde geleceği parlak genç bir adam olacaktı.
Runik Tapınağı bir ailenin malı değildi, bir klan, tarikat, İmparatorluk vb kurumlara benzemezdi. Runik Tapınağının lideri olmak kişisel yetenek ve kabule dayalıydı.
Tarihin en genç 91. Seviye Runik Ustası Kutsal Papaydı ve aradan geçen 24 yılda bütün Runik Kıtasında ilk on güçlü kişiden birisi olmuştu.
Tam olarak 98. Seviye Runik Ustasıydı bu sebeple kimse onu hor görmeye cesaret edemezdi. Runik Salonun lideri iki nesil önce ki Runik Tapınağı Papası olan mevcut Papanın Ustası şuan 99. Seviye Runik Ustasıydı.
Kai Raven’in nitelikleri ve Kutsal Papanın ona ilgisiyle birleşince şimdi Kai Raven kabul edilmiş ve Majesteleri olarak isimlendirilmişti.
Bu gün ayrıca Runik Tapınağı için özel bir gündü. Runik Kıtasında 4 yaşını dolduran çocukların ruhlarını uyandırma zamanları gelmiş demekti.
Runik Ruhları çeşitli aletler, canavarlar veya silahlar şeklinde olabilirdi. Bir kılıç, bir dal parçası yada bir runik canavarı ne olursa olsun sivil yada runik ustası herkesin bir runik ruhu vardı.
Runik ruhunun eğitile bilir nitelikte olup olmadığı ise esas meseleydi.
Eğitile bilir bir Runik Ruhu sivil olmamanın anahtarıydı. Runik Tapınağının büyük önemi de tam olarak burada devreye giriyordu. Sivillerin Runik Ustası olmasını sağlayan ve onları destekleyen Runik Tapınağı şüphesiz sıradan sivillerin ve sivil runik ustalarının gözünde hayır severdi.
Runik Tapınağı bir kanun uygulayıcısıydı, sivil halkın Runik Ustaları tarafından katledilmesinin önünde ki en büyük engeldi.
Böylesine güçlü bir kurumda Kai Raven’in “MAJESTELERİ“ olarak çağrılması büyük bir statü anlamına geliyordu.
“Pepa lütfen koşma.“ dedi Kai Raven nazik bir sesle. Pembe saçlı Pepa gülümseyerek Kai Raven’a baktı. “Majesteleri her zaman ki gibi çok kibarsınız.“ dedi. Kai Raven’a ne zaman baksa yüzünde büyük bir gülümseme olurdu.
Nazik ve kibar Kai Raven’in gözlerine bakan her kadın ona güven duyacaktı. Gözlerinde hiç bir zaman kirlilik yoktu, saf ve temiz ama güçlü ve güven vericiydi.
O gözler bütün Runik Tapınağının ona inanmasının sebebiydi. Böylesine güzel gözler sıradan birisinde nasıl olabilirdi ?
Kai Raven utanarak Pepa’ya gülümsedi. Pepa’nın içinden uzanıp Kai Raven’in yanaklarını sıkmak, öpmek ve onu kucaklama isteği yükseldi ama cesaret edemedi. Bu hayatta ki en büyük acısı şüphesiz bunları yapamıyor olmasıydı.
Dört yaşında ki Kai Raven bütün Runik Tapınağı kadınları için özel bir var oluştu. Her gün onu görmek isteyen kaç rahibe ve kutsal kız vardı kim bilir. Sevimli ve yakışıklı yüzü, parlak gözleri asil ve kibar mizacı ayrıca güçlü duruşu çok özeldi.
Kutsal Papanın isteğiyle son iki yıldır bir dizi soğuk metal silah eğitimi almıştı ve silahlar arasında en çok mızrak ilgisini çekmişti.
Mızrak eğitimi için Runik Salondan 96. Seviye Runik Ustası bile ona öğretmen olarak tahsis edilmişti. Son iki yılda mızrak eğitiminde gösterdiği olağan üstü başarılar onun geleceğine dair güvenin en büyük işaretiydi.
Bu da onu özellikle kadınlar arasında daha popüler kıldı. Henüz dört yaşında olabilir ama her zaman böyle kalmayacaktı.
“Majesteleri. Kutsal Papa sizi Uyanış salonunda Yaşlılarla birlikte bekliyor.“ dedi Pepa aceleyle geliş amacını hatırladı.
Kai Raven başını salladı yavaşça kalktı, nazikçe kıyafetinde ki kiri süpürdü. Özel kıyafeti leke tutmazdı ama basılı kum ve yaprak parçaları hala vardı. Hafif bir dokunuş hepsini süpürmeye yetti.
Şuan boyu 1 metre 35 santimdi, yaşıtlarından en az 20 santim uzundu aynı yüzü gibi fiziği de orantılıydı. Bileği güçlü omuzları yüksekti, beli kalın ama çıkık değildi. Uzun bacakları orantılı bir vücudu vardı. Şüphesiz kusursuz bir fiziksel yaratılışa sahipti.
Eğer bir sorunu varsa o da biraz ince oluşuydu ama inceliği sıskalık değildi onu bir kuş gibi zarif ve asil gösteriyordu.
Yüzü oval, çenesi hafif çıkıktı, düz bir burnu biraz dolgun dudakları vardı. Gözleri biraz büyüktü ve göz bebekleri sıradan kişilere göre en az %10 daha büyüktü. Büyük kahverengi gözleri parlaktı ve temiz bir su gibi saftı.
Kötülük ve kabalıktan ayrılmış sanki kutsal bir nesne gibiydi. Açık alnına dökülen kahverengi saçlarında hala sarımsı bir parlaklık vardı. Açık beyaz teni güzel bir kadının cildi gibi narindi. Yanakları biraz pembe ve tombuldu. Yüzü kemiksi değil etliydi ama şişman değildi.
Böyle bir yüz şüphesiz büyüleyiciydi. Ona bir defa bakmak gelecekte yıkıcı bir yakışıklılığa sahip olacağını göstermeye yeterdi.
Runik Tapınağının yaşlıları uzun zamandır torunları için onu hedef olarak seçmişti elbette önce bir Runik Ustası olmalıydı. Ruhu veya ruh gücü yeterli değilse hiç kimse onu umursamayacaktı. O bir israf olarak anılacak ve unutulacaktı. Muhtemelen sadece Kutsal Papa tarafından önemsenecekti, Kai Raven sakin görünse de aslında içinde çok tedirgindi.
Runik Kıtasında güce saygı duyulur, güçlü değilseniz işe yarar olmanız gerekir ve bir israfsanız kesinlikle kimse tarafından önemsenmez hatta utanç getirirsiniz. Sıradan bir sivilin ne olduğunu kimse önemsemez ama Kai Raven eğer bir israfsa o zaman Kutsal Papanın ön görüşsüz birisi olduğu söylentileri çıkacaktır.
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.