Bölüm 37
Kai huzurlu bir ifadeyle oturdu, bedenine geren enerjinin vaftizini hissetti. Alice onu sessizce izlerken Kai’nin biraz inanılmaz olduğunu düşündü.
“Bin beş yüz yıldan yaşlı bir runik taşını özümsüyor fakat hiç acı göstermedi.“ dedi kafası biraz karışıktı zira Kai’nin sınırının bin beş yüz yaş civarında olduğunu düşünmüştü ama şimdi yanıldığını hissetti.
Fakat yanılmamıştı, sınırı gerçekten buydu lakin Mızrak Boynuzlu Gergedan tam bir teslimiyet gösterdi bu sebeple Kai’nin bedenine akan enerji şiddetli bir nehir gibi değil usulca akan bir nehir gibiydi.
Kai vücudunda dolaşan enerjiyi özümserken damarlarında dolaştırdı. Ruhsal Enerji Ekim Sanatını uyguladı. İlk döngüyü on dakikadan kısa sürede tamamladı ve ikinci döngüyü başlattı. Biraz şaşkın hissetse de dikkatini dağıtmaya cesaret edemedi.
Göksel Felaket sırasında enerji dolumu akıl almazdı, temelde sadece yolu takip ediyordu ve Kai çok az rehberlik sağlıyordu. Bu çok tehlikeli bir süreçti ve Kai’i kurtaran damarlarının sağlam olması çılgın enerjiye dayana bilmesiydi.
Şuan ki durumda Kai’nin damarlarından geçen enerji geniş bir otoyolda gibi rahat ve engelsiz hareket ediyordu. Buna rağmen süreç hala yavaştı buradan Göksel Felaketin bir lanet olabildiği gibi lütufta olduğu görüle bilirdi.
Kai’nin damarlarında akan enerji hızla ikinci döngüye başladı, enerji miktarı bir anda iki katına çıkarken akış hızı yoğunluk sebebiyle yavaşladı.
Kai umursamadı bir yandan enerjiye rehberlik etti bir yandan enerjiyi sıkıştırmaya ve saflaştırmaya başladı.
Konsantre miktarını artırırken saflığını da yükseltiyordu bu da sürecin daha yavaş olmasına sebep oldu.
Zaman akıp geçti. İki saatten uzun süre sonra Kai ikinci döngüyü tamamladı ve ağzını açtı. Ağzından siyah renkli hava çıkıp gökyüzüne uçtu.
Alice bu sahneyi biraz şaşkın izledi. Gözlerinde bir taktir ayrıca şaşkınlık belirdi.
Kai’nin avucunda ki Runik taşı çoktan üçte bir oranında küçülmüştü.
Kai buna dikkat edecek zaman sahip değildi. Üçüncü döngüyü başlattığı anda enerjinin yoğunluğu üç katına çıktı. Kai zihinsel gücünü artırıp ayrıca ruhuyla enerjiyi bastırmaya başladı. Enerjiyi sıkıştırıp bir yandan da ruhsal enerjisiyle saflaştırdı.
Üçüncü döngü başladığı andan itibaren yavaştı, öylesine yavaştı ki gökyüzünde ay göründüğünde bile Kai ancak üçüncü döngünün yarısını tamamlamıştı.
Runik Ustaları yemek ve insani ihtiyaçlara sahiptir fakat enerji açlığı erteleye bilir. Uzun dönemde faydasız olsa da bir kaç gün sorun değildir.
Kai üçüncü döngüyü ilerletirken Alice saatlerdir ayakta duruyordu. Biraz sıkılmıştı ama memnuniyetsiz görünmüyordu. Bir dal parçasıyla rastgele uğraşırken ara sıra gökyüzünde ki hilale bakıyordu.
Kai zaten zaman kavramını kaybetmişti, onun için saatler değil sanki bir an önce eğitime başlamıştı.
Kai enerjiyi itmeye devam etti. Ay gök yüzünde dönüp şafak doğduğunda Kai ağzını açtı ve siyah bir duman çıkarttı. Avucunda ki Runik Taşı aynı anda hafif bir “Puff“ sesi çıkartarak hiçliğe karıştı.
Kai’nin avucunda açık mor renkli bir runik sembolü parladı ve ışığı yükseldi ardından hiç var olmamış gibi Kai’nin avucuna batıp yok oldu.
Kai gözlerini açtığında zaten Alice ondan bir kaç metre uzakta ona bakıyordu.
“Bu hayatımda gördüğüm en uzun runik taşı özümseme süresiydi.“ dedi Alice.
Kai biraz utanarak elini ensesine koyup hafif okşadı ve gülümsedi. “Üzgünüm büyük kız kardeş Alice... Ben zamanı fark etmedim.“ dedi.
Alice Kai’nin sevimli yüzünü görünce istemeden gülümsedi. Ona biraz zorbalık yapmak ve utandırmak istedi ama Kai’nin yüzüne bakınca tek istediği okşamak sıkmak ve öpmek hatta ona sarılıp bütün gün yanında taşımak istiyordu.
Özellikle ilk öldürmeyi yaşadıktan sonra Kai’nin kısa süre önce kazandığı beyefendi havası bir miktar olgunlukta taşıyordu.
“Tamam düşünme çok yakışıklı küçük kardeşim.“ dedi Alice. Kai’nin saçlarını okşarken bir yandan bu hissin tadını çıkarttı. Kai biraz utandı ama huzurlu ve mutlu hissetti.
“O zaman ilk runik yeteneğin nedir ?“ dedi Alice bir süre devam eden sessizliği hafif bir öksürükle bozdu.
Kai de hemen cevap verdi.
“Delen Mızrak ismine sahip. Mızrağımı herhangi bir hedefe sapladığım sürece savunmayı görmezden gelir.“ dedi Kai. Alice memnun bir şekilde başını salladı. “Güçlü bir yetenek. Kısıtlamaları neler?“ dedi.
“Fiziki engelleri aşamaz. Örneğin çok dayanıklı bir zırh yada bir silah varsa delemez. Sadece runik enerjisi veya runik ruhu savunmasını görebilir.“ dedi Kai.
Alice başını salladı. Şaşırmadı çünkü her engeli görmezden gelen bir yetenek beklemiyordu.
“Bu iyi... İkinci runik canavarının zaten hazır.“ dedi Alice eliyle ağacın yanında ki bir kaplanı işaret etti. Siyah beyaz renkli kaplanın ağzından çıkan iki uzun dişi vardı. Kalın kürkü yıpranmış gözleri kanlıydı. Bitkin hatta ölmek üzere görünüyordu.
Kai ona bakarken bu sefer suçluluk hissetmedi fakat saygılı bir ifade takındı. Bu onun geleceği için hayatını feda edecek bir başka kişiydi. Ona saygı duymalı ve onurlandırmalıydı.
“İki bin altı yüz doksan yedi yaşında Mızrak Dişli Kara Kaplan. İkinci Runik taşın olmak için en uygunu... “ dedi Alice. Kai itiraz etmeden başını salladı ve teşekkür etti.
“Önce bir şeyler yiyelim... Acıkmış olmalısın.“ dedi. Kai sakin bir şekilde başını salladı ve kabul etti.
Alice biraz kuru gıda çıkartıp Kai’e uzattı. İkisi ayak üstü bir şeyler yedikten sonra biraz çay içti. Kai’nin zihinsel olarak rahatlaması için Alice ona iki saatten uzun süre eşlik etti.
Kai hem zihinsel hem de ruhsal olarak kendini iyi bir hale getirdikten sonra Mızrak Dişli Kara Kaplana elinde Yin Yang Kaos Mızrağı ile birlikte yürüdü. Kaplan öleceğini biliyordu fakat Kai’nin gözlerine öfkeyle bakmadı. Bunun yerine nefreti ve kızgınlığı yavaş yavaş kendisini bir huzura bıraktı.
Ağzını açtı büyük beyaz ve sarı dişlerini göstererek hafif bir kükreme yaptı. Sonra başını eğdi, kaderini kabul ettiğini ilan eder gibiydi.
Kai hızlı ve acısız bir ölüm vermek için mızrağı Mızrak Dişli Kara Kaplanın başına sapladı ve onu öldürdü. İkinci defa deneyimlediği bu öldürme hissi ilki kadar dayanılmaz değildi. Biraz alışmış hissetse de kalbi hala telaşlıydı en azından bu sefer başını çevirmemiş, gözlerini kapatmamıştı.
Kai mızrağını geri çekti. Kan Mızrak Dişli Kara Kaplanın siyah beyaz kürkünü ıslatıp beyazını kırmızıya boyadı. Kai hafif iç çekti, bu Runik Ustalığı sisteminin gerçekten bencil ve acımasız olduğunu düşündü.
Runik Ruhu çağrısını iptal edip hançeri eline aldı.
Hançerle Kaplanın ensesini açtı ve içinden küpe çiçeği moru renkte ki runik taşını çıkarttı. Rengi Mızrak Boynuzlu Gergedanın runik taşından daha yoğundu ama tam mor renginden hala açıktı. Daha parlak Padme’nin saçlarını andırıyordu.
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.