Bölüm 39
“Bu saçmalıkları duymak istemiyorum.“ dedi Ekaterina sert bir tonda ve runik ruhunu geri çekti. Çiçek Hükümdarı umursamadı, etrafını saran ondan fazla Runik Halkasına hava muamelesi yaptı.
“Söylediklerimi duydun... 15 yıldan kısa sürede öleceğim bu sebeple mirasçı yetiştirmek istiyorum.“ dedi Çiçek Egemen.
Ekaterina’nın gözleri kısıldı söylemedi ama gözlerinde bir hüzün gizlenmişti. “Runik Tapınağı sana tedavinde yardım edecek.“ dedi Ekaterina bir süre düşündükten sonra.
“Hehe... Beni önemsiyor musun Nana?“ dedi Çiçek Hükümdarı sesi alaycıydı. Ekaterina soğuk bir şekilde baktı “Eski bir dostsun ayrıca Kai’nin Ustası olmak istiyorsun, ona ölümünün acısını yaşatmalı mısın ?“ dedi Ekaterina.
Kai’e baktı gözlerinde bariz bir şefkat ve huzur belirdi. Çiçek Hükümdarı şok oldu, Kai’e baktı ardından Ekaterina’ya baktı.
Ekaterina’nın gözlerinde gördüğü şey çocuğu seven anne yada ablanın bakışı değildi tam aksine aşk dolu bakışlardı. Bu gözleri kimse ondan iyi bilemezdi ama Çiçek Hükümdarı açıkça Ekaterina’nın bile bu aşkın farkında olmadığını görebiliyordu.
Sanki ruhunun aşkıydı aklının değil.
Çiçek Hükümdarı inanamadı sonra gülümsedi ve kahkaha attı. “HAHAHA... GERÇEKTEN GÖKLERİN GÖZLERİ VAR.“ dedi.
Ekaterina dönüp şaşkın anlamamış bir şekilde Çiçek Hükümdarı baktı.
Çiçek Hükümdarı delirmiş gibi güldü.
Bir süre sonra herkesin garip bakışları altında Çiçek Hükümdarı sakinleşti. “Ustalık eserim olmaya layık... Kesinlikle layık.“ dedi Çiçek Hükümdarı ardından gülümsedi ruh hali şimdiden yükselmişti. Kai’e bir mücevher parçası gibi baktı.
“Delirdin mi?“ Ekaterina yerine Alice sordu.
“Hep deliydim. “ Çiçek Hükümdarı gülümseyerek cevap verdi.
“Tedavi imkansız Nana... Durumumu biliyorum, çocuğu çırağım olarak almak istiyorum, mirasım ona aktarılacak.“ dedi Çiçek Hükümdarı. Ekaterina bir tereddüt gösterdi ve Kai’e baktı.
“Kai gel...“ dedi elini salladı. Kai, Alice’nin arkasından çıkıp yürüdü şuan ciddi baskı hissetti. Burası Runik tapınağı değildi bir savaş alanının yarısıydı bu sebeple her an savaşa hazır olan bu kalabalık zaten gergin yayda ki ok gibiydi.
“Kutsal Papa...“ Kai saygıyla söyledi, kalabalığın içinde ismiyle hitap etmedi.
Ekaterina elini Kai’nin başına koyup nazikçe saçlarını okşadı. Onları izleyen herkes biraz şaşkındı, Ekaterina gibi korkunç güce sahip soğuk İmparatoriçenin böyle şefkatli bir yanını görmeyi kimse beklemiyordu. Bazıları yutkundu bazıları etkilenmemek için başka bir yöne baktı.
“Bazı kazanımların var gibi görünüyor Kai... Çiçek Hükümdarı Runik Kıtasında ki en güçlü kişilerden birisidir ayrıca iyi bir mirasa sahip. Karakterinde bazı kusurlar olsa da fena birisi değil. Onun çırağı olmak ister misin ?“ dedi Ekaterina.
Kai’e baktı. “Hey... Kimin karakterinde kusurlar olduğunu söylüyorsun ? Ben dürüst bir adamım.“ dedi Çiçek Hükümdarı memnuniyetsiz bir sesle.
Alice ve Ekaterina aynı anda küçümseyen bir bakışla ona baktı. Alice onu yeni tanısa bile bu adamın her kelimesinin flört ile dolu olduğunu görüyordu. Ekaterina ise eskilerden tanıyordu.
Kai ise tereddüt etti ardından başını kaldırdı. “Padme ne olacak?“ dedi. Ekaterina duraksadı ve “Elbette yeterince zamanın olacak. Henüz çıraklık için yeterli değilsin en azından gelecek altı yıl boyunca hala Runik Tapınağında olacaksın. “ dedi.
Çiçek Hükümdarı homurdandı, sözde temelin aslında Ekaterina’nın Kai’nin karakterinin oluşmasını beklemesi ve kolay kolay Çiçek Hükümdarından etkilenmemesini istemesinden dolayıydı yoksa Kai gelecekte bir playboy olacaktı.
Fakat Ekaterina ayrıca haklı noktalara da sahipti. Kai, Runik Tapınağının muhtemel Kutsal Papasıdır. Eğitimi başlamalıydı ve teorik olarak güçlenmeliydi. Öğrenmesi gereken çok şey vardı ve hala temellere ihtiyacı vardı ayrıca Mızrak Eğitimi eksikti.
Çiçek Hükümdarı Mızrak eğitimine hakim değildi. Kai’nin mızrak eğitimi için Runik Mızrak İmparatorunun öğretisine ihtiyacı vardı.
Gelecek altı yılda Mızrak Eğitimi, teorik eğitim vb konularda Kai tam anlamıyla olgunlaşacak ancak o zaman Çiçek Hükümdarının yanına gidecek duruma gelecekti aksi taktirde Kai’i şimdi göndermek Çiçek Hükümdarı altından boş bir sayfa vermek gibiydi.
Çiçek Hükümdarı, Ekaterina’nın eski tanıdığı olsa bile kolayca ona güvenmeyecekti.
Kai ise başını salladı. “Altı yıl... Kutsal Papa ve Padme’ye eşlik etmek için yeterli.“ dedi. Aklına gizemli adamın söyledikleri geldi. Nedense her şey biraz kurgu gibi görünüyordu.
Kai öne çıktı, herkesin gözlerinin önünde dizlerinin üstüne çöktü ve üç deva secde edip “Çırak Ustasını gördü... Usta lütfen beni kabul edin.“ dedi Kai başı hala yerdeyken yüksek sesle. Bu Ustalık ve Çıraklık töreniydi ve çok özeldi ama nadirdi çünkü sadece miras çırakları bu töreni yapma kabiliyetine sahip olabilirdi.
Miras çırağı Usta için kendi kanından gelen evladından bile büyük öneme sahip kişilerdi. Miras Çırağı Ustanın hayatında ki her kazanımın veya felaketin taşıcısıdır. Onurunun ve şerefinin savunucusu isminin devamıdır. Bu sadece kandan olan çocuktan öte bir şeydir bu sebeple saygındır.
Çiçek Hükümdarı önemli bir kişiydi.
Alice bu sahneyi rahatsızlık olmadan izledi. Altın Kuzgun bile bir dönem bir ustaya ibadet etmişti. Usta ve Çırak arasında ki ibadet, secde etme anne, babaya veya göklere ibadet etmekten farklı değildi. Utanç verici hiç bir yanı yoktu.
“Haha... İyi, çok iyi... Kalk.“ dedi Çiçek Hükümdarı Kai’nin omuzlarını tutup kaldırdı yüzünde büyük bir gülümseme vardı.
“Bundan sonra benim miras çırağım olacaksın. Her ay bir kaç gün seni ziyarete geleceğim.“ dedi ardından elini salladı ve avucunda bir yüzük ile ufak bir taş parçası belirdi.
“Bunlar sana vereceğim kabul hediyeleri... Yüzük bir Runik cihazıdır, içinde yüz metreküp alan var ayrıca runik işlenmiştir böylece gelecekte ruhsal enerjiyi daha fazla emebilirsin. Taşa gelince bu taş eski bir harabede bulduğum mızrak tekniği içeren yeşim taşı. Bunu kullanmadım ayrıca kimseye vermedim... Güçlü bir teknik sana faydalı olacak.“ dedi Çiçek Hükümdarı.
Kai biraz şaşkın ama tereddüt etmeden hediyeyi kabul etti.
“Usta beni şımartıyor...“ dedi saygıyla.
“Hehe... Çok nazik bir veletsin... Benim çırağım olarak biraz küstah olmalısın.“ dedi Çiçek Egemen.
Kai şaşırdı ve anlamadı. Ekaterina ve Alice gözlerini devirdi. Özellikle Ekaterina şimdi kararından biraz şüphe duyuyordu.
“Gelecekte daha küstah olacağım Usta.“ Kai saygıyla söyledi. Alice kıkırdadı, Ekaterina gizlice gülümsedi.
Çiçek Hükümdarı garip bir bakışla bu nazik ve kibar çocuğa baktı. Yüzünde en ufak küstahlık yoktu sözleri hala nazik ve sevecendi.
Çiçek Hükümdarı, Kai’i karartmanın o kadar kolay olmayacağını hızlıca fark etti ama şimdilik görmezden geldi. Gelecekte bu durumu düzeltecek zamanı olacaktı.
“Neyse... Kai şimdilik ayrılıyorum. Depolama yüzüğünün içinde kişisel mührüm ve Çiçek Akademisinin mührü var onları kaybetme.“ dedi.
“Emredersiniz Usta.“ Kai saygıyla söyledi. Çiçek Hükümdarının gözü seyirdi, neden bu kadar itaatkâr diye düşünmeden edemedi. Dâhiler kibirli ve küstah olmaz mıydı ? Sonra Ekaterina ve Alice baktı ve soğuk bir şekilde homurdandı.
“Elbette kadınların arasında yaşadığı için biraz değişmesi normal.“ dedi.
Ekaterina soğuk gözlerle ona baktı. Çiçek Hükümdarının aklından geçenleri nasıl bilmezdi ?
Bu adam çok güçlü olsa da utanmaz birisiydi, şehvet düşkünü birisiydi güzel kızları kovalayan, kadınların banyolarını dikizleyen pavyonlara giden birisiydi. Ekaterina henüz bir çocukken bile Çiçek Hükümdarının zaten bir unvanı vardı. O zamanlar onlu yaşlarındaydı üstelik.
Çiçek Hükümdarı güçlü olsa da savaşçı birisi değildi. Bazen pavyonlardan dövülerek atılır insanlar tarafından azarlanırdı. Onu tanımayan birisi için o sadece biraz güçlü şehvetli yakışıklı bir adamdı o kadar.
Çok eksantrik bir kişiliği olsa da Ekaterina Kai’i boşuna ona vermedi.
Kai’nin iyi bir karakteri vardı gelecek altı yılda daha sağlam olacaktı. İkincisi Kai özgür ruhluydu fanusta yaşarsa asla güçlü olamazdı ve Çiçek Hükümdarı ona hayatta kalmanın yollarını öğrete bilirdi.
Bu yollar utanç verici olsa bile Ekaterina önemsemedi. Önemli olan Kai’nin her durumda hayatta kalabilme becerisine sahip olmasıydı elbette Kai’nin hala bunlar dışında bir çok kazancı vardı.
Ekaterina artı ve eksileri tartmıştı bu sebeple Kai’e olumlu tavsiye verdi. Runik Tapınağında Kai’i koruyan o ve kendi yeteneğiydi.
Eğer yeterince hırslı birisi ortaya çıkarsa o zaman Kai tehlikede olurdu ama Kai eğer Çiçek Hükümdarının miras çırağı olursa o zaman arkasında muazzam bir güç olacaktı.
Ekaterina göz ucuyla yabancı bir yüz olan Orro’ya baktı. Bu kişinin Kai’e son derece dikkat gösterdiğini görünce Raven Klanının sözde uyanan hizmetçilerinden birisi olduğunu anladı.
Bu tabloda zaten Alice, Orro ve Çiçek Akademisindekilerle birlikte Kai’nin arkasında 8 Runik Kralı ve üstünde uzman vardı. Bu güçle Kai ciddi bir koruma katmanına sahipti.
Elbette her şey bu kadar basit değildi. Çiçek Hükümdarının miras çırağı olarak Kai Runik Tapınağında bazı memnuniyetsizlikler yaratacaktı.
Runik Tapınağı Runik Kralı ve üstünde ki kıtada ki uzmanların %40 dan fazlasına sahipti ve kıtanın genel runik ustalarının %60’na sahipti. Kai’e öğretecek kimse yok muydu ki Çiçek Akademisinin başı Çiçek Hükümdarı bu görevi almıştı üstelik bu itibarı gücü gibi korkunç olan bir adamdı.
Ama Ekaterina planlarını yapmıştı. Çiçek Hükümdarının miras çırağı olarak Kai memnuniyetsizliğe sebep olsa da Orro’nun da eklenmesiyle birlikte Runik Tapınağının gücü büyük oranda artmış olacaktı.
Runik Tapınağı ve Runik Salonu arasında yıllardır ayrılık vardı fakat Kai’nin arkasında sekiz Runik Kralı ve üstünde uzman bir düzineden fazla Grandük vardı. Çiçek Akademisi ve onun servetiyle birlikte Kai artık güçlü bir desteğe sahipti. Kai Ekaterina’nın en yakınıydı elbette Ekaterina içinde Kai en yakınıydı. Bu sebeple Kai’nin gücü Ekaterina’nın gücüydü ve Ekaterina bu sayede Runik Tapınağında daha fazla konuşma hakkı elde edecekti.
Kısaca çok yönlü bir kazanımdı.
Ekaterina gibi Runik Kıtasını büyük kısmını yönetip büyük düşmanlara karşı savunma ve saldırı yapan birisi için bu basit kar zarar hesabını yapmak anlıktı.
Çiçek Hükümdarının eski tanıdığı olması ve karakterini bilmesiyle birlikte zaten genel durumu anlamıştı.
Elbette hala dikkatli olmalıydı çünkü Çiçek Egemenin gizli gündemlerinin olup olmadığından emin değildi ine de bu komplo şansı %1 den az gibi hissediyordu.
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.