Bölüm 42
Nana ürkek bir şekilde başını eğdi çok korktu ama göstermeye cesaret edemedi. Sıradan bir köyde yaşayan sıradan bir kişiydi, annesi yok babası başka bir kadınla evli ve onu istemiyorlardı. Büyük babasıyla köyde yaşadı hayatı basitti ama mutsuz değildi.
Sonra Runik Ruhu uyandı ve bir anda hayatı alt üst oldu. Başlangıçta öğrenim için yakın şehirde ki bir Akademiye gidecekti. Bu Akademiye üç hafta boyunca Klaus ile birlikte yolculuk yaptı ama tam vardıklarında Piskopos Klein onu ve Klaus’u buldu.
İkisini de Runik Tapınağına davet etti. Sebebini bilmiyordu tek bildiği daha iyi eğitim alacağıydı.
Sivil halkın Runik Tapınağına muazzam bir saygısı vardı elbette dini inançta düşünülünce reddetmek için hiç bir sebep yoktu. Klaus son zamanlarda biraz değişmişti ayrıca geçmişte onunla yakın arkadaştı ama Runik Ruhu uyandıktan sonra bilmediği bir sebepten dolayı Klaus’tan çok tiksindi ve onunla birlikte olmak istemedi.
Zamanla Klaus’un hareketlerinin aslında göze battığını fark etti. Geçmişte bilinç altında görmezden geldiği şeylerin hepsi şimdi görünürdü bu sebeple ondan daha da uzaklaştı.
Elbette Anka ile Ejderhanın ilişkisini bilmiyordu fakat bilmese bile Klaus’ta ruhunu uyandırdıktan sonra değişmişti. Klaus geçmişte Nana’ya çok yakın ve sıcak davranırdı ama şimdi ona küçük bir çocuk gibi davranıyor ilgi göstermiyordu. Bu Nana’yı rahatsız etmedi aksine memnundu.
İletişimleri yolculuk boyunca azalmıştı.
Klaus Runik Tapınağına katılmayı kabul etti çünkü Runik Tapınağı en büyük organizasyondu şüphesiz muazzam kaynaklara sahipti.
Bu sebeple Runik Ruhunu uyandırdığında gizlediği Kan Runiğini bile gösterdi ve değerini artırdı.
Uzun süren yolculuktan sonra Nana ve Klaus arasında çok şey değişti. Bir buçuk ay önce en yakın arkadaşlar gibilerdi ve bir buçuk ay sonra neredeyse yabancılardı.
Nana Runik Tapınağına getirildikten sonra şaşkındı ayrıca heyecanlıydı ona bir açıklama yapılmadı. İlk olarak tanımadığı genç kadınlar ona geldi, bunlardan birisi pembe saçları olan ismi Pepa olan bir kadındı.
Ona kıyafetler getirdi, banyo yapmasına yardım etti. Yeni kıyafetler ve temizlikle birlikte doğal güzelliği görünüyordu.
Sonra Kutsal Papa’nın huzuruna çıkacağını öğrendi. Bu nasıl bir haberdi ? Kutsal Papa kimdi ?
Sıradan sivil bir köyde en yakın runik mabedinin herhangi bir diyakozu zaten tanrı muamelesi görürdü. Bir Piskopos tarafından bulunmak şüphesiz akıl almaz bir olaydı ve Kutsal Papa Runik Tapınağında ki en güçlü figürdü.
Sıradan bir insan şöyle dursun Runik Ustalarının büyük kısmı bile ömrü boyunca görme şansına sahip değildi.
Nana tedirgin ve ürkekti. Kimse ona bir bilgi vermedi bir anda öylece her şey gerçekleşiyordu. Büyükbabasından uzak tanıdığı kimse yoktu neyse ki kapıya kadar ona Pepa eşlik etti ve ona nazikçe bazı şeyleri açıkladı hatta Piskopos onu azarladığında Pepa tarafından Piskopos sert bir şekilde azarlandı.
O zaman pembe saçlı güzel kız Pepa’nın Runik Tapınağında çok güçlü bir statüye sahip olduğunu fark etti.
Nana şimdi Kutsal Papa’nın önündeydi kalp atışlarının sesini kulaklarında duyabiliyordu. Ürkek ve korkmuştu çaresizce göz ucuyla tek güvendiği kişi olan Pepa’ya bir bakış attı. Pepa ciddi bir ifadeyle orada durdu ama Nana’nın bakışlarını fark edince ona hafif bir gülüsemeyle bakıp göz kırptı.
Çok basit bir eylemdi fakat Nana çok rahat hissetti.
O sıra da kolu birisi tarafından tutuldu ve yere çekildi. “Diz çök aptal!“ diye ses geldi kulağına. Piskopos ona sert bir şekilde bakarken yere çekti bu sebeple yere düştü dizi biraz acıdı zaten kırılgandı gözleri doldu ama o buzu temsil eden anka kuşuydu. Doğasında sertlik ve otoriterlik vardı bu sebeple göz yaşlarını tuttu ama beklemediği bir şey oldu.
“KÜSTAH!“ Ses gelir gelmez herkes titredi. Nana neredeyse bayılıyordu. Sonra sesin tanıdık olduğunu hissetti.
Pepa o sırada öne çıktı ve Nana’yı nazikçe kolundan tutup kaldırdı.
Taht odasında tek bir ses bile çıkmıyordu. Piskopos şokla titredi Pepa’ya bakarken gözleri korkuyla doluydu.
Otuz yaşından küçük sevimli ve tatlı bir kadın olan Pepa Saksı değildi. Kutsal Bakire statüsü Runik Tapınağında muazzam bir öneme sahipti. Runik Mabedini en yüksek otoritelerinden birisidir. Runik Tapınağının genelinde Pepa gibi Kutsal Kızlar Kardinaller gibidir.
Kardinaller Runik Mabedini yönetenlerdir ve en zayıfı Runik Grandükü gücüne sahiptir. Sadece Kutsal Bakireler bu güce sahip olmasa da yetkiye sahiptir çünkü onlar göklerin tercih edilen kızlarıdır.
Pepa’nın öfkeli sesi açıkça Kutsal Papa’nın ona gizlice verdiği sinyalden dolayı geliyordu. Gözlerinin önünde bir Anka kuşuna üstelik aynı soydan gelen anka kuşuna böyle bir muameleye nasıl tahammül edebilirdi ?
Kutsal Papanın gözünde Nana zaten Padme gibiydi. İkisi de onunla özel bir bağa sahipti. Ekaterina gibi dünya da yalnız olan kimsesiz bir kadın için bağ en önemli şeydi bir aidiyetlik hayatının en büyük özlemiydi.
Kutsal Papa soğuk ve otoriter olabilirdi, acımasız gaddar da olabilirdi ama ilgilendiği kişiler için kalbinde sonsuz bir şefkat vardı. Kendisinden vazgeçme pahasına bile olsa bu şefkat asla azalmayacaktı.
Nana kapıdan girdiği anda Ekaterinanın insanıydı ona zorbalık yapmak yüzüne tokat atmak gibiydi. Buna tahammül edemedi ama bu Kutsal Papa konumunda birisi için öfkelenme sebebi değildi.
Ekaterina olarak öfkelense de Kutsal Papa olarak astlarına doğrudan davranamadı elbette Pepa vardı ki o bunu kolaylıkla yapabilirdi.
Pepa Kutsal Bakireydi lakin daha da önemli bir pozisyona sahipti. İlk olarak Ekaterinanın kişisel kahyasıydı ikinci olarak o Kai’nin dadısıydı bir bakıma annesiydi.
Gelecek yüz yılda Pepa Runik Tapınağında düşmesi imkansız, yükselişi garantilenmiş bir kişiydi. Kutsal Bakire olarak bir Kardinal statüsüne sahipti bazı açılardan daha bile iyiydi ama Kişisel kahya ve dadı statüleriyle birleşince artık herhangi bir Yaşlı bile ona küstah bir tavır gösteremezdi.
Bu sebeple Piskopos titriyordu. Pepa öfkeyle onu işaret etti. “Ne cürretle Kutsal Papa hazretlerinin önünde fütursuzca kuralları ihlal edersin! Gelin ve bu aptal adamı zindana götürün! Onu üç ay hapsedin!“ dedi Pepa öfkeyle.
Kutsal Papa Ekaterina hiç ses çıkartmadı Pepa’nın emri kimse tarafından sorgulanmadı.
İki kişi önce çıktı ve hızlıca Piskoposu uzaklaştırdı. İzleyenler için bu açıkça Kutsal Papa’nın Pepa’yı kullanarak verdiği bir cezaydı. Pepa burada sadece Ekaterinanın maşasıydı o kadar.
Piskopos Klein’e gelince sadece aptaldı. Buraya getirdiği kız açıkça basit değildi, Kutsal Papanın ilgisini çekmişti biraz akıllı olsa kibri ve kredi kazanma arzusu gözünü kör etmese Nana’nın muhtemel bir çırak yada Kutsal Bakire adayı olduğunu tahmin ederdi.
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.