Bölüm 49
Kai Ekaterinanın villasından uzaklaştı, araziden çıktı bebekken bulunduğu ormanın yanından geçerken sadece uzakta eğitim için uygun bir yer aramayı düşünüyordu.
Villaya yakın olursa çıkan ses uyuyanları rahatsız edebilirdi.
Bir süre yürüdü on dakika sonra bir ses duyana kadar sessizce yürümeye devam etmişti.
Sesi duyduğunda başını kaldırdı önünde ki iki büyük ağacın arasından beyaz giysili bir kız gördü. Kızın uzun platin sarısı saçları vardı. Beyaz bir cübbe giymiş elinde ki mızrağı büyük bir ustalıkla savururken ritmik bir nefesle ses çıkartıyordu.
Kai durdu ve sessizce izledi ama izledikçe büyülendi. Bu gizemli kızın mızrak yeteneği ondan daha kötü değildi.
Kai biraz daha yakından bakmak için ilerledi. İki ağacın yanına geldiğinde solda kinin yanında durdu.
Kızı biraz daha yakından gözlemledi, kenarda ki beyaz ışık kaynağı kızın güzel yüzünü aydınlattığında Kai’nin gözleri büyüdü.
Bir anda zihninde bir figür belirdi. Rüyalarında gördüğü o yüz şuan tam karşısındaydı. Çok heyecanlandı öylesine heyecanlandı ki farkında bile olmadan ağacın arkasından çıktı.
Bu yüzü asla unutmayacaktı çünkü hatırladığı ilk rüyada bu yüz vardı ve sonra sürekli görmeye devam etti. Onu bulmak gizli amaçlarından birisiydi ve şimdi bulmuştu.
Kai’nin bedeni ortaya çıktığı anda kız durdu. Kai’e baktı yüzünde ki ifade aynı derecede şaşkındı.
“Sen... Seni rüyamda gördüm. “ Kızın ince sesi çok tatlıydı. Kai istemeden kızardı hiç kimseye Padme, Nana, Ekaterina dahil hiç kimseye bu kadar aşina hissetmemişti. Geçmişte Nana ve Padme’yi ilk gördüğünde eksik parçasını bulmuş gibi hissetti. Ekaterina da benzerdi ama önünde ki kızı gördüğü anda eksik parçasını değil kendisini bulmuş gibi hissetmişti.
“Bende seni gördüm.“ Kai söyledi sesi biraz titrek ve ürkekti.
Kız heyecanlı bir kaç adım attı, Kai’e yaklaştı yüzüne daha yakından baktı ne kadar çok bakarsa o kadar kızardı ve bilmeden gülümsedi. Kai de farklı değildi, ikisinin gözleri kesişti. Kai kızın altın sarısı gözlerinde kendisini görmüştü ve kızda Kai’nin gözlerinde kendisini görmüştü.
İkisinin aklından ne geçtiği belirsiz olsa da ruhlarından geçen şey aidiyetti.
“Benim adım Luna.“ dedi kız elini uzattı biraz daha proaktifti normal şartlarda asla bu kadar aktif olmazdı ama Kai’E karşı açıklamaz bir bağ ve güven hissediyordu.
“Benim adım Kai. Kai Raven.“ dedi Kai elini uzatıp Luna’nın elini sıktı. İkisinin elleri temas ettiğinde kulaklarına kadar aynı anda kızardılar. Luna büyüleyici bir gülümseme ile Kai’e baktı. Hİç çekingen değildi Kai biraz daha utangaçtı ama o da çekingen değildi. İkisi de kalp atışlarının sesini duyabiliyordu.
“Seni duydum. Büyükbabam söylemişti sen benim teyzemin bulduğu çocuksun.“ dedi Luna gülümseyerek. Kai gülümseyerek hemen başını salladı. “Evet sen Runik Salonu Yaşlısının torunusun. “ dedi.
“Biz gelecekte evleneceğiz.“ dedi Kız Kai afalladı, şaşırdı bu kadar ani bir itiraf beklemiyordu zaten evlilik kavramına hala aşina değildi. Bir defa daha evliliğin tam olarak ne olduğunu kütüphanede araştırması gerektiğine karar verirken başını salladı ve. “Evet ben Aziz Oğul sende Aziz Kız olunca evleneceğiz.“ dedi Kai.
“Umarım sen olursun. O kertenkele ile evlenmek istemiyorum.“ Kız hemen söyledi. İkisi sanki yıllardır tanışıyormuş gibi konuşurken aralarında hiç bir yabancılık yoktu.
“Kertenkele ?“ Kai şaşırdı. Sözde kertenkelenin kim olduğunu algılayamadı.
“Kılıç Hükümdarının çırağı Klaus Han isimli çocuk. Onun ruhu Ateş Ejderhası, gelecekte Azure Ejderha olabilir. Ejderhalardan tiksiniyorum onlar sadece kertenkele.“ dedi sonra durdu Kai’e gülümseyerek pembeleşmiş yanakları büyük altın sarısı gözleriyle baktı.
“Benim ruhum Koas Kuzgunudur. “ Luna Kai den daha aktif bir şekilde konuştu sanki konuşmaya açmış gibi. Kai biraz daha pasif olsa da geride kalmayı istemedi. Bu konuşmaya adeta açlık duyuyor gibiydi her anını Luna ile geçirmek istedi.
“Benim Runik Ruhum Yin Yang Kaos Kuzgunu.“ dedi Kai. Luna gülümsedi ve başını onaylayarak salladı. “Biliyorum, bizim runik ruhlarımız çok uyumlu bundan sonra birlikte çalışmaya ne dersin ? Bildiğim kadarıyla sende mızrak öğreniyorsun ayrıca runik ruhumuzun füzyon becerisi olduğuna eminim.“
Kai itiraz etmeden itaatkar bir köpek gibi başını salladı ve tereddüt etmeden kabul etti.
“O zaman hadi bana Runik Ruhunu göster.“ dedi Luna. Kai den iki yaş daha büyüktü bu sebeple inisiyatifi ele aldı. Kai hemen Luna ile antrenman alanına geldi.
Kai Runik Ruhunu tereddüt etmeden çağırdı. Vücudundan siyah ve beyaz iki ışık fırladıktan sonra ikisi dönüştü bir beyaz birde siyah iki kuzgun ortaya çıktı.
Kai ardından titredi bütün bedeni acıyla buruştu ve çığlık atarak yere düştü.
Luna şokla ileri atıldı.
Kai’nin enerjisi aynı anda fışkırdı öylesine muazzam bir baskıydı ki Ekaterina villadan enerjiyi anında hissetti. Papalık Sarayını içine alan beyaz bir ışık gök yüzüne fışkırdı.
Her şey o kadar ani olmuştu ki kimse tepki veremedi. Beyaz ışık gökyüzüne vurduktan sonra durmadı bir anda bütün Runik Şehrini sardı gecenin karanlığını yok etti. Gökyüzünden beyaz kar taneleri düştüğünde insnalar ancak tepki verebilmişti.
Runik Tapınağının tamamında insanlar enerjinin patladığı yere hareket etti.
Luna titreyerek Kai’i tuttu. Ne olduğunu bile anlamadı ama şuan çok korkuyordu ama bir an sonra onunda vücudu titremeye başladı. Ruhunun vücudunu terk etmek istediğini hissetti.
Vücudu sarsıldı bu hisse direnmek istese bile anlamsızdı.
Vücudu acıyla kıvranıp Kai’nin üstüne acıyla yığıldıktan sonra vücudundan beyaz bir ışıkla birlikte Beyaz Bir kuzguna dönüşüp gökyüzüne fırladı. Kai’nin vücudundan çıkan Beyaz Kuzguna karıştı ikisi gökyüzünde birbirinin etrafında dönerken izleyenler için fantastik bir gösteri sergiledi. Kimse o sırada bir köşede ki siyah renkli kuzgunun renginin giderek değiştiğini fark etmedi.
Üstünde ki siyah renk adeta bir boyaymış gibi beyaz ışıkla yıkanmaya başladı. Siyah rengin altından altın parıltısı çıkarken vücudunun altında üçüncü bir bacak belirdi.
Kai veya Luna tepki veremedi.
O sırada aynı anda birbirinden bir kaç metre uzakta iki kişi ortaya çıktı. Birisi Beyaz saçlı yaşlı bir adamdı diğeri ise evden ne olduğunu bile anlamadan kendisini dışarıya atan Ekaterina idi.
İkisi de yerde üst üste yatan Kai ve Luna’yı görünce şok oldu.
İkisi aynı anda ileri atıldı ama ilerlemeden yarı siyah yarı altın renkli Karga kenardan fırladı ve Luna ile Kai’nin çevresinde bir daire çizdi.
Muazzam bir enerji aynı anda fışkırdı iki kişiyi dışarı atarken şaffaf bir bariyer oluşturdu. Ardından altın ve siyah renkli karga Ekaterina’ya bir kaç saniye baktı sonra başını indirip Luna ve Kai’e baktı.
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.