Bölüm 62
Yaşlı Kadın Priver ayrıldıktan sonra Kai yaşlı adam Ozzak’a baktı. Onun gidip yarasını iyileştirmesini istedi, eğitim zamanı geldiğinde onu arayacaktı.
O ayrıldıktan sonra izole edilmiş alan kayboldu. Kai Diana’ya baktı. Diana’nın yanakları kızardı başını eğdi utandı ellerini önünde birleştirip parmaklarıyla oynadı ama kalbinde çok mutluydu.
Kai ona bu dünyada ışık veren tek kişiydi öldü ama kukla olmayı seçti çünkü kendisini yalnız hissetmek istemedi fakat gökler ona iyi davrandı ve Kai’i verdi.
Kai kalbinin tamamı işgal etmişti öyle ki onunla olunca yalnızlığı tamamen yok oluyordu.
Kai uzandı ve Diana’yı kollarının arasına çekti. Diana kalbinin sesini duyabiliyordu kulaklarına kadar beyaz teni kızarırken başını kaldırıp Kai’nin yakışıklı yüzüne baktı. Baktıkça daha çok sevdi ve bir o kadar utandı.
“Seni özledim Diana.“ dedi Kai elini kaldırıp Diana’nın siyah saçlarını nazikçe okşadı. Diana kafasını Kai’nin göğsüne gömdü yüzü hala kızarık ama kalbinde çok mutluydu. Gülümsemesine engel olamadı. “Bende özledim.“ Diana fısıldayan bir sesle söyledi.
Diana Kai’nin nişanlısı veya eşleri arasında kesinlikle en güzeli değildi hatta güzellik bakımından son sırada yer alırdı. Boyu kısaydı göğüsleri küçüktü ama kalçaları dolgundu fakat Kai’i çeken şey dış görünüşü değil onun masumiyetiydi. Kan içinde yürüyüp hala beyaz ve temiz kalmayı başarmıştı ki bu onun masumiyetinin kanıtıydı.
Diana başını yavaşça kaldırdı siyah gözleri aşkla parladı ve Kai’nin gözlerini içine baktı. Kai eğildi ve Diana’nın dudaklarını öptü. Diana ürkek değildi Kai ile birlikteyken en mutlu olduğu zamandı kendisini sıradan hissetti. Seven ve sevilen bir kadındı sevdiği kişiyi başka kadınlarla paylaşmak zorunda kalsa bile şikayet etmedi nihayetinde o kusurlu olduğunu düşünüyordu.
Çocuk veremeyen bir kadındı hatta bir bakıma ölü bile denebilirdi. Bu sebeple hiç bir şey isteme hakkını kendisinde görmedi aksine bu aşka sahip olduğu için Kai onu sevdiği için kendisini adaması gerektiğini düşündü.
Kai’nin öpücüğüne karşılık verirken hala çok tecrübesizdi ama Kai onun dudaklarının tadını sevdi aynı kiraz gibiydi hafif ekşi ama bağımlılık yapıcı ve güzeldi.
Diana Kai’nin öpücüğü ile titredi bedeni yumuşadı ve ısındı hafif bir inleme ile kollarını Kai’nin boynuna daha sıkı doladı. Kapalı gözlerini açtı beklenti ve arzuyla Kai’e baktı.
Kai Diana’nın belinde ki elini indirdi yavaşça kalçasını tuttu ve avuçladı sonra okşadı. Diana utandı ve gözlerini kaçırdı ama gözlerinde beklenti dolu bir bakış vardı. Tam altı ay, altı ay sonra Kai ilk defa ona dokunuyordu. İlişkilerinin dokuz ay önce başladığı düşünülürse zaten çok taze bir çiftlerdi.
“Ben... İstiyorum.“ Diana fısıltıyla ürkek, korkak bir şekilde söyledi. Kai gülümsedi Dianan’nın minyon bedenini kucakladıktan sonra ikisi ormanda kayboldu.
Bir kaç saat sonra nefes nefese iki kişi çimenlerin üstünde mavi bir örtünün üstünde uzandı. Diana başını Kai’nin çıplak göğsüne dayamış kokusunu çekerken bir parmağıyla Kai’nin göğsünde daireler çizdi.
Kai yüzünde ki gülümsemeyle engel olamadı. Luna onun nişanlısı olsa da zaten karısından farklı değildi elbette birlikte olmuşlardı. Padme zaten onundu ama Nana hala gençti bu sebeple Kai ona dokunmadı elbette Nana haksızlığa uğramış hissediyordu ama iki yıl daha beklemesi gerekiyordu lakin Diana farklıydı. Diana 97. Seviye Runik Hükümdarıydı, vücudu sınırına kadar esnek ve güçlüydü Kai onunla birlikte olmaktan büyük bir zevk aldı. Diana da son derece tatmin olmuş hissediyordu.
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.