Bölüm...
Action, Drama, Harem, Novel, Türkçe Novel

Bölüm 70

Mızrak Niyeti (1.)
Yazar: salepsever Grup: : Bağımsız Okuma süresi: 8 dk Kelime: 2.075

                                       
                                             
Yue Quin elinde ki tabakta ki ete çatalını batırıp yavaşça ağzına götürürken etrafına baktı. Kai sessizce kendi yemeğini yiyordu. İkisinin arasında bir etkileşim olmadı fakat Kai’nin elinde ki devasa tabağa ara sıra bakan Yue Quin merakını bastırmaya çalıştı.



                             
Bir insanın nasıl bu kadar çok yiyebileceğini anlayamadı. Kai’nin tabağı onun yaklaşık on katı kadar doluydu ve yeme hızı hızlı olsa da garip bir şekilde zarifliğini kaybetmemişti.



                             
İkisi sessizce yedi bir süre sonra Kai yemeğini bitirdi. Yue Quin hala yerken Kai kalktı ve ufka baktı. Batan güneşin ufukta ki turuncu ışıklarını sessizce bir süre izledi.



                             
“Bir süre eğitimde olacağım.“ dedi Kai.



                             
Yue Quin Kai’ baktı ve “İzleye bilir miyim ?“ diye sordu.



                             
“Savaş eğitimi olduğu için enerji salınımı çok yoğun olacak. Yaralarınız hala iyileşmedi Bayan Anna şimdilik dinlenin.“ dedi Kai. Yue Quin biraz hayal kırıklığına uğrasa da itaatkar bir şekilde başını salladı.



                             
Kai ile Yue Quin arasında ki ilişki hızlı gelişse de Kai ona mutlak bir güven duymadı bu sebeple onun izlemesini istemedi. Yue Quin anlıyordu Kai’nin bahanesi de iyiydi bu sebeple karşılık veremedi.



                             
Kai tabağı bir kenara bırakıp Yue Quin’in yıkamasına izin verdi.



                             
Ardından dönüp ayrıldı. Ormanın derinliklerine yirmi dakika yürüdü. Bazı Runik Canavarları onu fark etse bile Kai enerjisini gizlemediği için kimse yaklaşmadı. Runik Canavarları iç güdüsel olarak düşmanın tehlikeli olup olmadığını anlıyorlardı.



                             
Kai’nin enerjisi güçlü ama nazikti onlara yıkıcı bir his yada düşmanlık vermedi ama kışkırta bilecekleri bir şeyde değildi.



                             
Bir süre sonra Kai kayalarla çevrili bir alana geldi. Kırmızı renkli toprak ve etrafa dağılmış taş parçaları her yerdeydi. Kai bir taşın üstünde oturan yaşlı adama sessizce baktı. Yaşlı Adam meditasyon durumundan yavaşça uyandı ve taştan aşağı atladı.



                             
“Ekselansları.“ dedi saygıyla. Kısa süre önce Kai tarafından bastırılan Ozzak artık direnme iradesine sahip değildi. Runik Kralı olmak çok zordu ömrünün yarısından fazlası geçmişti ve muhtemelen ölene kadar Runik İmparatoru olmayacaktı. 



                             
Kai onu bastırıp bir süre yalnız bıraktıktan sonra düşünme fırsatı oldu. Eğer Kai’e sadık olursa Runik İmparatoru olma ihtimalinin olduğunu fark etti.



                             
Nihayetinde Kai Kuzgun Köşkünün Ustasıydı ve bu kurum Runik Kıtasında ki kayıp simya ve runik cihazı arıtma teknolojisine sahipti.



                             
Simya hapları ile Runik Kralları yarattıkları hala bir sır olsa da Ozzak aptal değildi. Simya haplarının pek çok Runik Ustasına atılım şansı verdiğini biliyordu ve şimdi olmasa bile gelecekte Runik Kralları için uygun haplar yapa bilirlerdi.



                             
Bunun dışında hala Runik Cihazları üretme teknolojisi vardı. Bu Teknoloji Runik Kıtasında milyonlarca yıldır kayıptı ve mevcut Runik Cihazları çok nadir seviyeleri düşüktü. Fakat Kuzgun Köşkü Depolama Runik Cihazları bazı düşük seviyeli Runik Cihazlarını ürete biliyordu. Bu sebeple Ozzak geleceği için Kai’i sadakatle takip etmesi gerektiğine karar verdi.



                             
Nihayetinde hayatının zirvesine ulaşmıştı Quin İmparatorluğu artık faydalı değildi hatta onu şuan ki duruma bile sokmuştu kalbinde Quin İmparatorluğuna karşı büyük bir öfke vardı.



                             
Elbette Kai’i öldürse ve görevi tamamlasa asla Quin İmparatorluğundan nefret etmez hatta ödülünü almak için heyecanla koşardı.



                             
Durum sadece sonucun getirdiği etkiydi o kadar.



                                     
         
               
“Yaşlı Ozzak... Anlaşılan bazı şeyleri zihninizde çözmüşsünüz.“ dedi Kai sakin bir şekilde.




Ozzak başını salladı yaşlı yüzünde kırışıklıklar vardı ifadesi oldukça ciddi görünüyordu.




“Ekselanslarından bir şey saklanamaz. Ekselansları haklısınız sadakatimi kalpten size vermeye karar verdim.“ dedi Ozzak saygıyla sonra tek dizinin üstüne çöküp başını eğdi.




Bu şok edici bir sahneydi. Unutulmamalı ki hiç bir Runik Kralı böyle bir selam vermezdi. Ozzak Quin İmparatorluğunda İmparatoriçeye bile asla bu şekilde muamele etmemişti.




Kai ise mutlu olmadı hatta biraz küçümsedi. Sözde kalpten sadakatin saçmalık olduğunu biliyordu. Gu Böceği ve Diana olmasa Ozzak şimdi onu öldürmüş depolama yüzüğünde ki şeylerin değerini hesaplıyor muhtemelen şarap içiyor olurdu ama bir Runik Kralı hala önemli bir kaynaktı ve öylece yok edilemezdi.




“Sözerlerdense eylemleri tercih ederim. Gelecekte sadakatinizi kanıtlamak için fırsatınız olacak. Şimdilik hedefimiz bir süreliğine eğitimime yardım etmek.“ Kai sakin bir tonda açıkladı. Yaşlı Adam Ozzak şaşırmadı hatta bu cümle beklentisi dahilindeydi. Eğer Kai bu kadar kolay inanıyor olsaydı Aziz Oğul zaten olamazdı.




“Nasıl arzu ederseniz Ekselansları.“ Ozzak ayağa kalktıktan sonra sakindi. Kai yavaşça elini uzattı ve elinde altın renkli mızrak belirdi.




Mızrak ortaya çıktığı anda güçlü bir enerji patladı. Ozzak enerjiden hiç etkilenmeden sessizce orada durdu. Kai’nin gücü Runik Kıtasında iyi bilinen bir şeydi. Nihayetinde Aziz Oğul olarak gücü onun statüsünün en büyük desteğiydi ama Runik Kıtasında Aziz Oğulun rekabetleri hakkında bilgi yoktu.




Aziz Oğul genel kanunlara göre yetişkin sayılmadı. 16 yaşına girdiğinde resmen Aristokrat kanunlarına göre yetişkin olacaktı ve o zaman hakkı olan her şeyi resmi olarak eline geçirecekti.




Buna Aziz Oğulun pek çok kullanılamayan gücü, Çiçek Endüstrisinin kalan hisseleri ve evliliklerde dahildi. 




Kai’nin gücüne dair anlayışın büyük kısmı Klaus Han’dan geliyordu. Klaus Han Runik Salonunun Runik Oğluydu ve konumu itibarıyla savaşçı olmalıydı.




Bu sebeple Runik Kıtasının hemen hemen her savaş alanında göründü ve genç nesille dâhilerle bazı eski nesillerle savaştı. Bu savaşların tamamını kazandı ve onu rakibi olacak tek kişinin Kai olacağını ilan etti. Elbette bu ilan Kai’nin gücüne dair bir anlayışta yaratmıştı.




Kai çoğu zaman bir sırdı, Çiçek Hükümdarıyla yüzünü değiştirerek etrafta dolaşır anlamlı veya anlamsız şeyler yaparlardı. Bazı zamanlar Runik Tapınağının görevlerini kabul eder kalan zamanlarında ise Kuzgun Köşküyle ilgilenirdi. Elbette aile hayatı da hesaba katılırsa rekabet için zamanı yoktu. Eğitim genellikle Klaus Han, Çiçek Hükümdarı, Mızrak İmparatoru ve Luna ile yapılıyordu.




Ozzak bir bakıma onun en güçlü rakibiydi çünkü Ozzak ona sadakat gösterdiğini söylese de kalbinde onu ezmek ve gücünü göstermek istiyordu bu sebeple elinden gelenin en iyisini yapıp Kai’i sıkıştıracaktı.




Gu Böceği ile kontrol edilmek ve gücünün bir zehirle baskılanmasından sonra hala düşmanla yüz yüze bakmak şüphesiz bir nefret sebebiydi.




Kai altın mızrağını tutarken derin bir nefes aldı. Ozzak sessizce Kai’e baktıktan Runik Ruhunu serbest bıraktı.




Arkasında beyaz renkli bir iskelet yavaşça yükseldi. Ölüm aurası anında çevreyi sardı. Diana bu bölgeyi zaten kilitlemişti bu sebeple ormanda ki canlılar rahatsız edilmedi fakat Kai bir ürperti hissetti.




Ozzak gururla başını kaldırdı.




“93. Seviye Runik Kralı, Ozzak Hermania. Runik Ruhu Dokuz Halkalı Ölüm Kokulu İskelet.“ dedi Ozzak. Yüzünde ki kırışıkların tamamı siyaha döndü bakışları ürpertici kanlı ve soğuktu. Kai ister istemez yutkundu. Eğer Diana Ozzak’ı ezmeseydi Kai onun karşısında bir saniye bile dayanamazdı.




Diana kenarda hazır bekledi herhangi bir terslikte ortaya çıkıp Kai’i kurtaracaktı. Ozzak Kai’nin şaşkın yüzüne keyifle baktı gülümsedi. Gülümsemesi öylesine korkunçtu ki hamilelere düşük yaptıra bilirdi.




Kai boğazının kuruduğunu hissetti bu açığa çıkan sadece enerjiydi lakin onu nefessiz bırakmaya yetmişti.




Bir Runik Kralı bastırılıp Runik Grandüküne indirgense de enerji merkezinde katılaşmış enerji hala yerindeydi ve bu enerji son derece güçlü ve saftı.




Kai’nin enerjisi Runik Grandükü seviyesine ulaşmıştı ama nitelik bakımından bu seviyeden hala çok uzaktaydı.




Enerji, sisli, sıvı, plazma ve katı olmak üzere dört aşamaya sahipti.




0. dan 30. Seviyeye kadar Sis şeklinde 31. Den 60. Seviyeye kadar Sıvı 61. den 80. Seviyeye kadar Plazma şeklindeydi ve 81. Seviyeden sonra aşama aşama katılaşmaya başlardı.




90. Seviyede olan Runik Ustasının enerjisi jöle benzeri bir katılığa sahipti ve 91. Seviyede tamamen katılaşırdı ardından katılaşan enerjinin saflaştırılıp büyütülmesi vardı ki bu çok zor bir işlemdi.




Bir kişinin Runik Kralı olmasında ki en büyük engelde tam olarak buydu. Enerjiyi katılaştırmak kelimelerle tarif edilemeyecek kadar zordu ve enerji katılaştıktan sonra saflaştırıp miktarı artırmak çok daha zordu.




Bu sebeple 91. Seviyeden 92. Seviyeye geçmek bazen on yıllar alırdı eğer gençlikte bir kişi uygun kaynaklara sahip olmamışsa ömür boyu 92. Seviyeye çıkamamak bile mümkündü.




Bu noktada kişinin doğuştan gelen yeteneği de ayrıca hayati öneme sahipti.




En ufak bir avantaj bile çok önemliydi.




Kai’nin enerji miktarı büyüktü çünkü enerjisi on yıl boyunca saflaştırılıp konsantre hala getirilmişti ama enerji miktarı plazma olmaktan çok uzaktaydı. Eğer bir Runik Grandükü ile savaşırsa bir kaç dakika normal bir şekilde savaşa bilirdi ama işler ciddileşirse arkasını dönüp kaçmalıydı.




Runik Krallarına gelince onların önünde karıncadan farksızdı.




Ozzak Kai’nin baskı altında kalmasından memnundu ama kalbinde ki memnuniyeti uzun süre göstermeye cesaret edemedi.




Gülümsemesi parladıktan hemen sonra kayboldu ve “Ekselansları Auramı %1’e indireceğim. Şimdilik bire bir savaş eğitimi yerine ölüm hissine aşina olurken mızrak antrenmanı yapmanız en iyisi. Böylece savaş alanının hissini deneyimleye bilirsiniz.“ Ozzak saygıyla açıkladı. Kai başını salladı en başından zaten amaç buydu.




Ozzak Hermenia’nın Ölüm Kokulu İskelet Runik Ruhu Runik Kıtasında çok tanınan bir Runik Ruhuydu. Runik Ruhları arasında Ölüm Aurası en güçlü olan Runik Ruhuydu aynı zamanda bu sebeple Kai onu eğitimi için hedef olarak seçti. Aksi taktirde Mızrak İmparatoru ve Çiçek Hükümdarı hatta Ekaterina gibi başka bir Runik Hükümdarına sahipti. Dilediği sürece Alice, Diana ve Orro’yu da kullana bilirdi ama hiç birisi Runik Kralı Ozzak kadar etkili olamazdı.




Geçmişte Runik Tapınağı onu davet etmeyi bile düşünmüştü ama Quin İmparatorluğunun Yue Quin olayından sonra ki negatif tavrı sebebiyle konu hiç gündeme getirilmemişti.




Şimdi böyle bir fırsat olduğuna göre Kai değerlendirmeliydi.




Kai ölüm aurasının altında nefes alıp verirken baskı azaldı. Runik Kralı Ozzak söylediği gibi Aurasını %1 düzeyine çekti fakat ölüm aurası azalsa da enerji hiç azalmadı.




Kai’nin boğazı kurudu bir kaç defa istemsizce yutkundu ama bakışları kararlıydı.




Ozzak sessizce kenardan izledi ve taktir etti.




Kai den kalbinde hoşlanmasa da ölüm aurasına bu kadar hızlı uyum sağlamasını taktir etmişti.




Elli yıl önce Yin Quin de Ölüm Aurası altında eğitim yapmıştı ve uyum sağlama hızı Kai den çok daha kötüydü.




       

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


Ayar kaydedildi