Bölüm...
Action, Drama, Harem, Novel, Türkçe Novel

Bölüm 72

Mızrak Niyeti (3.)
Yazar: salepsever Grup: : Bağımsız Okuma süresi: 2 dk Kelime: 615

                               
Günler sessizce geçti. Kai eğitime odaklandığı için Yue Quin bu günlerde yalnızdı.

                             
Kai siyah bir aurayla çevrili gözleri keskin bakışlarla konsantre halde mızrağın ucuna baktı. Mızrak boşluğu yarıp geçerken ölüm aurası etrafını sardı.

                             
Baskın enerji üstüne bir dağ gibi çökmüştü. Nefesi düzenli olsa da kırılgandı, her an ritmini kaybede bileceği açıktı.

                             
Yaşlı Adam Ozzak kenarda bir şeytanı anımsatan görünüşüyle Kai’e sessizce baktı. Vücudundan çıkan siyah aura arkasında ki beyaz iskeletle keskin bir kontrast oluşturuyordu.

                             
Kai mızrağını savurdukça kesilen havanın sesi duyuldu. Çimenler baskı altında ezilse bile titredi. Uzakta ki ağacın yaprakları mızrak savrulduğunda bir rüzgar esmiş gibi salındı.

                             
Kai’nin nefesinin sesi mızrağının sesine karıştı. 

                             
Bir saat sessizce akarken Kai’nin gözleri yavaş yavaş boşluğa düştü ve odağını kaybetti fakat odağını kaybetse bile adeta bir buluş yapmış gibi bakışları parlaktı.

                             
Soluk altın renkli bir ışık mızrağını ve bedenini sarmaya başladığında Ozzak’ın keskin kaşları fakat tembel bakışları anında değişti.

                             
İfadesi bir anda hayatının en büyük şokunu yaşıyormuş gibi değişirken yanında iki güçlü nefes hissetti.

                             
“Tek bir hata yaparsan başını keserim.“ Diana’nın soğuk sesi Ozzak’ın yanından geldi. Orro kenarda Ozzak’a baktı.

                             
Ozzak yutkundu bir anlığına bile olsa ölüm aurasını kesintiye uğratmayı düşünmüştü. Eğer ölüm aurasını patlatırsa Kai’nin aydınlanması kesintiye uğrayacak ve bir felaketle karşılaşacaktı.

                             
Bu felakete maruz kaldığı anda Kai’nin potansiyeli sonsuza kadar yok edilmiş olacaktı. Ozzak bu dürtüye sahip olsa da bunun çoğu nefret bir kısmı son günlerde Kai’i izlerken kalbinde yeşeren korkudan geliyordu.

                             
Başlangıçta Kai aurasının %1’ne maruz kaldı bu zaten Kai için sınır olmalıydı ama değildi. İkinci gün aura %2’e çıktı sonra %3 ve %4 oldu şimdi %7’e çıkmıştı ki bu zaten beşinci gündü. Ozzak Kai’nin ilerleme hızı karşısında hem dehşete kapıldı hem de korktu.

                             
Az önce ortaya çıkan dürtüsü bir anlıktı elbette biraz aklı olduğu sürece bunu yapmayacaktı ama kontrolü tekrar kazandığını hissetti. 

                             
Fakat fikir ortaya çıktığı anda zaten Orro ve Diana yanında belirmişti. 

                             
Ozzak sadece yutkunup itaat edebilirdi. Eğer Kai’e karşılığı onunla kendisini yok edecek seviyeye ulaşmış olsa bu tehdit önemsiz olabilirdi ama değildi.

                             
Ozzak rahatlayınca aslında Diana ve Orro ondan daha çok rahatladı zira Ozzak’ın herhangi bir hamle yapmasından korkuyorlardı. Diana’nın hançerini tutan eli zaten kırmızıydı bu da hançeri gergince kavradığını gösteriyordu.

                             
Dış dünyadan habersiz Kai kendisini bir ritme kaptırmış mızrağını sallamaya devam ederken siyah ölüm aurasının içinde parlayan altın renkli ışık yavaşça yükseldi.

                             
Yükseldikçe mızrağının yaydığı ölümcül his kuvvetlendi. Her savruluşunda uzakta ki ağacın savrulan yaprakları şimdi uçuşuyordu.

                             
Bir dakika sonra zaten ağaç çıplak kalmıştı fakat Kai bunu fark etmedi.

                             
Mızrak niyetinin derinliklerine dalıp kendi anlayışda aydınlandı.

                             
Altın ışık giderek daha parlak hale geldi bir süre sonra ölüm aurası tamamen altın ışık tarafından boğuldu.

                                     

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


Ayar kaydedildi