Bölüm...
Action,Adventure,Demons,Fantasy,Harem,Isekai,Magic,Monster,Novel,Romance,Vampires,War

Bölüm 5188

İvme!
Yazar: Kozmik_00 Grup: : Bağımsız Scanlation Okuma süresi: 5 dk Kelime: 1.238

Bu sözler üzerine, BU Yaratık ne irkildi ne de köşeye sıkışmış bir hayvanın titremesini gösterdi; Aksine, yüzünde hiç yakışmayan acımasız ve tedirgin edici bir gülümseme sergilendi.


O Ân’da, kimsenin anlayamayacağı garip ve delici bir Özgürlük ve Hüzün hissetti; Çünkü tamamen yalnız olduğu için Özgür’dü ve yalnız olduğu için Hüzün’ünün ağırlığı, Güc’ünün yanı sıra göğsünde yatan Fiziksel bir yük gibiydi.


Varoluş adaletsizdi ve zayıfların asil niyetlerini umursamayan bir Zorluk’la doluydu ve kendi Yol’unun iç Organlar’ı boyunca ilerlemeye devam ettiği sürece, aynı Ân’da hem Özgür hem de Hüzün’lü hissetmenin sorun olmadığını biliyordu.


Varoluş’un, doğası gereği, tam olarak olduğu gibi kalacağını anlıyordu... BU İlkeli Varoluşlar, BU Yaldızlı Varoluşlar ve BU Sınırlı Yaşam Formları’ndan oluşan Katı bir Hiyerarşi, biri bu düzeni parçalamaya Kalkışmadıkça, sayısız çağlar boyunca Tüketim’le devam edecekti.


Birisi bir şey yapmadıkça, hiçbir şey değişmezdi ve BU Yaratık, Varoluş’un tamamını bir Ân’da değiştirebileceği yanılgısına bir kez bile kapılmamıştı, çünkü çok Genç’ti ve boşluğun kapsamı Çok Geniş’ti.


Her şeyi değiştirebileceğini düşünmüyordu ama şu anda içinde bulunduğu Gözlemlenebilir Varoluş’tan başlayıp  oradan dışarıya doğru, her seferinde tek bir istikrarlı adım atarak, ilerleyebileceğini biliyordu.


Yavaş, istikrarlı bir şekilde çok renkli bir Buhar Bulut’u üfledi ve Varoluş’unun Derisi’nin altında yaşayan görkemli Kaynak, İlkel Kaynağ’ın rezonansını hissederken, gözlerini kapattı.


Tüm endişeleri ve yalnızlığının kalıcı hüznü bir Ân için durakladı. Düşüncelerini derin bir sesle dile getirirken, Varoluş’u daha sağlam ve parlak hâle geldiğinde, onun yüzünü hatırladı; Sesinin tınısı, Tanımlanamayan Boşluklar’ın kargaşalı gürültüsünü delip, geçti.


“Hayır, sizden birini öldürüp, zarar görmeden gidebileceğimi bir Ân bile düşünmedim, çünkü bu, öğleden sonra için hazırladığım plan değildi. İlk Domino olan Sahte BU Yaldızlı Put, çok daha büyük bir çöküşün sadece İlk Domino taşıydı ve geri kalanınızı Altın Kuleler’inizden çıkarmak için onun Ölüm’üne bir sıçrama tahtası olarak ihtiyacım vardı.“


Gözlerini açtı ve içlerindeki Obsidyen ışığı, Ira Savaşçılar’ının Kızıl Kılıçlar’ını daha sıkı kavramasına neden olan ezici, Fiziksel bir baskıya dönüşmüştü.


“Büyümemin gidişatını sürdürmek için daha birçok BU Yaldızlı’ya ihtiyacım vardı bu yüzden hepiniz şu anda buradasınız, şimdi Yükselişi’m sırasında ivmemi korumama yardım edeceksiniz. Varoluş’ta, durmaksızın devam etmek için İvme ve Tempo gerekir ve ben sizden kaçmıyordum; Kendime hazırlanmak için zaman tanırken, elimden geldiğince çoğunuzu topluyordum. Artık nihayet başlayabiliriz ve size şunu hatırlamanızı öneririm: Varoluş’ta, sadece... Mo! Men! Tum! vardır!“


BOOM!


BU Tanımlanmamış Boşluklar Bölgesi’nin tamamı Ân’ında, BU Yaldızlı Olanlar’ın Altın parıltısını Yutan, göz kamaştırıcı bir Obsidyen ışığıyla parladı; BU İlkel Kaynağ’ım dalgası görüşü keserken, tüm sesler korkunç, doğaüstü bir sessizliğe dönüştü.


Işıksız boşlukta duyulabilen tek şey, BU Yaratığ’ın gürleyen sesiydi; Sanki Abis’in derinliklerinden yükselen karanlık bir titanın hükmü gibi geliyordu.


“Neden hepiniz BU İlkel Kaynağ’a o pis ellerinizi hiç uzatamadığınızı sanıyorsunuz?“ diye sordu, sesi içgüdüsel bir küçümsemeyle doluydu.


“Çünkü aşağılık ve pis eller, böylesine Saf bir şeye Dokunmamalı; Ve her ne kadar onu her zaman arasanız da onu BU Yaldızlı evlerinizin salonlarında asla bulamayacaksınız. BU Sonsuzluğ’a elinizi bile uzatabilmiş olmanız iğrenç ama inanıyorum ki gelecekte... O bile sizden alınacak ama şimdi bugün size BU İlkel Kaynağ’ın Asgari Düzey’ini hayır bundan bile daha azını göstereyim. Size... göstereyim.“



HUUM!


Obsidyen Âlevler’i yatışmaya başladığında, BU Yaratığ’ın bedeni, çevredeki gölgeleri yutuyormuş gibi görünen o kadar karanlık bir Ateş’le sarılmış Hâl’de, boşlukta görülebilen tek Varoluş Hâl’ine geldi!


Obsidyen Âlevler’i yüzünde birleşip, sertleşmeye başladı ve sanki Öl’ü bir Varoluş’un Temeller’inden oyulmuş gibi görünen görkemli ve ürkütücü bir kemik maske oluşturdu.


Bu Kemik maske oluşurken, Âura’sı o kadar korkunç Seviyeler’e ulaştı ki, etrafındaki Boşluk inleyip, çatlamaya başladı; O, Kendiler’ini avcı sanan On Sekiz BU Yaldızlı Olan’a doğru tek bir korkusuz adım attığında, Kâdim Kemik ve Ozon kokusu Tanımlanamayan Boşluklar’ı doldurdu.


BU İlkel Kaynağ’ın Ağırlığ’ı artık Mutlak Hâl’e gelmişti ve o hareket ederken, BU Yaldızlı Olanlar kendileri için tasarlamadıkları bir Ölüm’ün ilk gerçek ürpertisini hissettiler.


BOOM!


BU Yaldızlı Olanlar.


Onların Güc’ünün saf, saldırgan yoğunluğunu Ânaliz ederken, düşünceleri Künetik bir Darbe’nin hızıyla hareket etti; BU Yaldızlı Olanlar’ın Mimarisi’ni, mutlak üstünlüklerini tanımlayan birkaç temel bileşene ayırdı.


Vücutları daha güçlü ve daha büyüktü, İç Sistemler’i onları Gözlemlenebilir Varoluş’un gözde çocukları gibi gösteren bir Potansiyel’le doluydu, özellikle de Gözlemlenebilir Güç Kemik İlikler’ini doldurup, sadece Varoluşlar’ıyla çevreyi değiştirmelerini mide bulandırıcı derecede kolaylaştırdığında.


Mühendislik’le tasarlanmış Egolar’ının eklenmesiyle, temel değerleri, bir sonraki büyük güçleri olan BU Sonsuzluğ’u kullanmalarına izin verecek derecede şişirildi. BU Sonsuzluk.


Vücutlarının içinde BU Sonsuzluk bolca akıyordu ancak BU Yaratık, Bu Yaşam Formlar’ının vücutlarında barınmasıyla kirletilen Sâf bir şeyi izliyormuş gibi hissediyordu, çünkü onlar Sınırsız olanı taşımaya hak kazanmamışlardı.


BU Sonsuzluk, kadrolarına eklendiğinde, Güçler’ini Paleozoik Ölçek’in Sınırlar’ına kadar genişlettiler ve bu sayede, Geçiş Kambriyen Aşaması’nın uzun çağlarını atlayarak, son derece kendinden emin ve korkutucu bir inançla dolu Yetişkinler Hâl’ine gelmelerini sağladı.


Ve en korkunç olanı ise Sadece bu Başlangıç noktasıydı ve sanki tüm bunlar yetmezmiş gibi sadece Proterozoik Ölçek’tekilerin tipik olarak Dokunabileceğ’i bir Metodoloji aracılığıyla Çevredeki Varoluşlar’dan Ek Güç çekmeye başlamışlardı: Ölçekler’in Nabızlar’ı ve Nedenler’in Hâm Otorite’sini.

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


Ayar kaydedildi