Bölüm...
Action,Adventure,Demons,Fantasy,Harem,Isekai,Magic,Monster,Novel,Romance,Vampires,War

Bölüm 5380

Varoluş! I
Yazar: Kozmik_00 Grup: : Bağımsız Scanlation Okuma süresi: 5 dk Kelime: 1.314

“Varoluş’un En Eski Paradoks’u“olarak bilinen bir mucize vardır ve bu Paradoks Dört Bölüm’den oluşur.


Paradoks. Kaos. Varoluş. Ve İLK Dil. Bu Dörd’ü, Gözlemlenebilir Varoluş’un Yapısal Omurgası’nı oluşturur; Diğer her şeyin üzerine yerleştirildiği, yükü taşıyan Kavramlar’dır ve dolayısıyla, herhangi bir Gözlemlenebilir Varoluş’u oluşturan İLK Neden ve Birincil Nedenler’in içinden akarlar.


Bunlar, bir Ego’nun ya da bir Otorite’nin bir Güç olduğu anlamında tam olarak birer Güç değildir. Daha çok, Güçler’in asılı olduğu Çerçeve’ye yakındırlar. Varoluşta’ki herhangi bir Alan’ı ele alın, onun Yaşam’ının, Nedenler’inin ve Yasalar’ının Ötesi’ne, şeyin altındaki şeye inin; İlte o zaman onu ayakta tutan bu Dört Unsur’u bulacaksınız.


Bunları inceleyen Varoluşlar’ın çoğu, onları tamamen anladıklarına inanır. Bütün olarak ele alınan Çelişki Kavram’ı vardır, Biçimsiz Köken Kavram’ı vardır, Var Olma’nın Yalın Gerçeğ’i Kavram’ı vardır ve Düzenleyici Söz Kavram’ı vardır; Bir Varoluş bu Dört Tanım’ı düzgünce sınıflandırdığında, konunun kapandığını düşünme eğilimindedir.


Yanılıyorlar. Temel ve Yapısal olan her şeyin, çoğu Varoluş’un ona atfettiğinin Ötesi’nde bir amacı vardır; Tam da temel olduğu için, çünkü üzerine inşa ettiğiniz şeyler, artık bakmayı bıraktığınız şeylerdir.


Bu Dörd’ünü Tanımlar olarak değil, bir Problem olarak düşünün.


Bir... Dört Cisim Problem’i olarak.


Dört Cisim; Her biri diğer Üç’üne Çekim Kuvvet’i uyguluyor, hiçbiri istikrarlı bir Düzen’e giremiyor; Çünkü Herhangi ikisi yerleştiği Ân’da, diğer ikisi bu yerleşimi Parçalıyor.


Paradoks, Varoluş’un basitçe var olmasına izin vermez; Çünkü Paradoks, her Varoluş’un içindeki Çelişki’yi ısrarla vurgular. Kaos, İlk Dil’in basitçe Düzen kurmasına izin vermez; Çünkü Kaos, Düzen’in karşı savaştığı Şekilsizliktir. Her biri, diğerlerini Sonsuz’a dek, asla durmaya varmayan bir Düzen içinde çeker.


Bu, bir Dört Cisim Problem’idir ve Dört Cisim Problem’inin net, kapalı bir çözümü yoktur. Dörd’ünü de Sonsuz ve kararlı bir yörüngeye yerleştiren bir Denklem Yazamazsınız, çünkü böyle bir Denklem mevcut değildir. Cisimler yuvarlanıp, duracak!


Birbirlerine yaklaşacak, birbirlerinden uzaklaşacak ve birbirlerini kimsenin öngöremediği konfigürasyonlara çekecekler; Sonsuz’a dek, asla tekrarlanmadan, asla yerleşmeden.


Ve çözülemeyen bir şeyin nihai çözümü, Bozulma’dır. Tam bir Bozulma; Dört Kavram’ın çarpışması, dağılması ve her türlü istikrarlı Biçim’i Reddetme’si; Ve bu çözülmeyi Reddetme’nin bitmek bilmeyen Hâl’inden, istikrarlı bir düzenin asla üretemeyeceği bir şey ortaya çıkar. Sınırsız Potansiyel!


Dörd’ünün durmaksızın devam eden, çalkantılı ve çözümsüz etkileşimi, tam da İlk Neden’in nihayetinde ortaya çıktığı koşuldur; Bu, Düzen’den değil, yerinde durmayan Dört Temel şeyin Zengin ve Sonsuz istikrarsızlığından doğar. Varoluş, huzurdan başlamaz. Cevabı olmayan, Sonsuz’a dek kendi kendine çözülmeye çalışan bir sorundan başlar.


Bu Dörd’ünden pek çok Medeniyet çiçek açtı. Diğerleri ise onları sahiplendi, Dörd’ünden birini ya da birkaçını kendi Medeniyetler’i için aldı ve aldıkları şeyin üzerine inşa ettiler.


Ve sonra, Mana’sı herhangi bir Medeniyet’in Biçim’ini alabilen, Varoluş’u, Kaos’u, Paradoks’u ve İlk Dili, Sonsuzluk Sütun’u içindeki gerçekleşmiş Medeniyetler’in Sonsuz Koleksiyon’unun sadece Dört Bileşen’i olarak gören, Her Saniye Baş’ı Büyüyen, Gerçek bir Tavan’ı Olmayan ve Sayısız bir Yapı’nın içindeki sıradan tuğlalar gibi Temel Dört Unsur’u ele alan, Genesis Hükümdar’ı gibi Varoluşlar da vardı.


Ancak herkes bu Yol’dan Tırmanma’dı. Hükümdar ve onun Gerçek Sonsuz Genişliğ’inin yanı sıra, tamamen ters yönde ilerleyen, tek bir Yol’u seçip, onu sonuna kadar yürüyen, diğer tüm Yollar’ı Reddeden, kendilerini Dört Unsur’dan birine, o Unsur artık onların bir bileşeni değil, onların bütünü Hâl’ine gelene kadar tamamen adayan Varoluşlar da vardı.


Örneğin... BU Yaratık ve onun Varoluş Yol’u.


Kusursuz. Saf. Tamamen Varoluş, başka hiçbir şey değil; Ne Genişlik, ne Koleksiyon, ne de Saniye Baş’ı Büyüyen Medeniyetler Kütüphane’si. Tek bir Kavram, Mutlak düzeye taşınmış.


Bu tür Varoluşlar... Aynı Zaman’da Akıl Almaz Derece’de uzağa da gidebilirlerdi.


---


BU Kaynak Toprakları’nda, Kaynak Yaşam Formları’nın “Effluvium Kutsal Alan” Ad’ını verdikleri bir Bölge vardı ve burası, içine giren neredeyse her şeyi Öldüren bir yerdi.


Yıldız gibi parıldayan Obsidiyen-Gümüş Nehirler bu Alan’ın üzerinden akıyordu ve aynı Renkte’ki Denizler Gigapersekler’ce uzanıyordu; BU Saf İlkel Öz’ün sıvı ışığı, engin ve yavaş akıntılar halinde hareket ediyordu. Yüzen Kara Kütleler’i bu bölgede sürükleniyordu ve üzerlerinde, BU Saf İlkel Öz ile dolu ve BU İlkel Kaynağ’ın kendisiyle iç içe geçmiş Kaynak Otlar’ı büyüyordu; Bu Otlar boşlukta yavaşça dönüyordu.


Ve Sayısız Yüzen Deniz’den, korkunç bir Niyet hissi yayılıyordu; O kadar yoğun bir Râfine Otorite baskısı vardı ki, Triyas Ölçeğ’i Varoluşlar’ı, Dördüncü Ölçek Varoluşlar bile içinde hayatta kalmakta zorlanabilirdi.


Bu yerin amacı buydu. Effluvium Kutsal Alan, Dördüncü Ölçek için bir Dövme Ocağ’ıydı; Kutsal Otlar ve Kaynaklar’ın, o korkunç ortam Niyet’i ile birleşerek, bir Trias Ölçeğ’i Varoluş’unun bu baskıya karşı kendi Niyet’ini Ârındırması’na ve Daha Güç’lü bir şekilde ortaya çıkmasına imkân tanıdığı için, benzersiz Kaynak Yaşam Formlar’ının gelmesine izin verilen bir bölgeydi. Burası onlar için tasarlanmıştı. Dördüncü Ölçek’li bir Varoluş’u dayanabileceği Sınır’ın en ucuna itmek ve dayanabilenleri daha da Büyük Hâl’e getirmek üzere ayarlanmıştı.


Diğerleri burada hayatta kalamazdı. Üçüncü Ölçek’li bir Varoluş, ortamdaki baskı yüzünden Ânlar içinde yok olurdu. Kutsal Alan, yalnızca kendisi için inşa edildiği Varoluşlar’a karşı cömert, diğer Herkes’e karşı ise Ölümcül’dü.


Ve yine de.


BU Yaratık, Kutsal Alan’ın Sınır’ında duruyordu!


Devasa İnsan’sı Beden’i, Effluvium Kutsal Alan’ım Sınır’ında beliriyordu; Vücud’u, Sonsuz Işınım’la örülü dalgalanan Obsidyen Âlevler’le örtülmüştü; Varoluş’un Yol’u, ondan Aaf ve Lekesiz bir şekilde yayılıyordu.


Arkasında, devasa Canavar formunda Calypso onu soğuk bir bakışla izliyordu. Ve ikisinin arkasında, Üç Beşinci Ölçek Kaynak Yaşam Formu, bu ikiliyi sakin ve telaşsız bir dikkatle izliyordu; Mezozoik ağırlığa sahip Varoluşlar!


Üçünden biri, BU İlkel Kaynağ’ın dönen Obsidyen Hâlesi’yle çevrili olarak, başını Kutsal Alan’a doğru eğdi.


“Git,” dedi basitçe. “Ve elinden geleni yap.”


...!

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


Ayar kaydedildi