Bölüm 5623
Rüya devam ettikçe, onun Muazzamlığ’ı hızla arttı ve bu Rüya’nın içinde Noah, bir kararın eşiğine gelmişti!
Tasarım, onun içinde tamamlanmıştı. Güçlerinin kendilerine ait olduğuna inanan Yaşam Formlar’ının çekiciliğinin altında, onları algılayabilecek herhangi bir duyudan daha ince bir şekilde örülmüş Sonsuz Kan’lı Mana İplikler’i yatıyordu. Geriye kalan tek şey ilk sınavdı ve bu sınavın açık bir zemini vardı.
Ymnaros, birleşmiş ve iyileşmekteydi; Vaelos’un kıvrılması, zayıf ya da güçlü demeden Milyonlar’ca Sonsuz Yaşam Formu’nu onun topraklarına sürüklemişti; Her biri, bir kez bile sorgulamadıkları Okyanuslar’ı kendilerine doğru çekiyordu. Varoluş’unun sınırında ilk İplikler’i topladı ve onları serbest bırakmaya hazırlandı.
Ve tam o Ân’da BU Infiniverse sarsıldı.
HUUM!
Bu, bir Saldırı değildi ve o, sarsıntının ilk Ân’ında bunu biliyordu; Çünkü sarsıntıda hiçbir yanlışlık yoktu. Tam tersini taşıyordu. Çimler’in, Nehri’n ve çiçek açan Varoluş’un içinden yavaş, dev dalgalar Hâl’inde ilerliyordu ve her şeyden çok, tutulan bir nefesin nihayet serbest bırakıldığında hissedilen o his gibiydi!
Thalia’nın eli, onun elinde bir kez daha sıkılaştı. Uzaklardaki uçurumda, Anne’si ayağa kalkmıştı.
İpuçları ortaya çıkmaya başladı ve durmak bilmediler!
|Şu anda BU Infiniverse içinde 1.000’den fazla Gözlemlenebilir Varoluş ortaya çıkmıştır.|
|Bin Adet Ana Neden ve Temel. Dokuz Bin Adet oturmuş Birincil Neden ve Üstü, her biri kendi kurucusu etrafında Gerçek İlan Edilmiş, hepsi tek bir kapsayıcı Varoluş’un içinde kök salmış. Hiçbir Kayıt’ta bu yapıya dair bir emsal bulunmamaktadır. Nedenler sadece BU Infiniverse’nin içinde bulunmakla kalmazlar. Onlar onu desteklerler. Bir Boyut normalde yalnızca kendi temeli üzerinde durur. BU Infiniverse ise artık Binler’ce Temel üzerinde durmaktadır.|
|Onun Boyutsallığ’ı, önceki Tüm Ölçüler’in Ötesi’ne yükselmiştir ve Tükselmeye devam etmektedir.|
|BU Infiniverse için Eşsiz bir İlke ortaya çıkmıştır: BULUNAMAYAN OCAĞ’IN İLKE’Sİ.|
|Gerçeğ’i Şu’dur: Bir Yuva, bir Yer değildir. Bir Yuva, bir varış noktasıdır. BU Infiniverse’yi bir Yer, Kozmoloji olarak arayanlar onu asla bulamayacaktır, zira o artık Yerler, Kozmolojiler gibi bulunabilir olmaktan çıkmıştır. Artık o, Tek bir Âlgılanamaz hareketle, Kendi Bütünlüğ’ünü, her Âlem’i, İç İç’e geçmiş her Gözlemlenebilir Varoluş’u, barındırdığı Her Yaşam’ı toplayarak, yakın Boyutlar’ın erişim Mesafesinde’ki başka Yerler’e geçebilir. Bu Geçişler’e “OCAK DEĞİŞİM’İ” adı verilir. Bir Ocağ’ın Değişim’i hiçbir şey yaymaz, Hiçbir Şey’i Bozmaz ve Yeterli Derinliğ’e sahip olmayan hiçbir Varoluş tarafından Algılanamaz, Tahmin Edilemez veya Takip Edilemez. Onun içindekiler, ancak o onlara söylerse hareket ettiklerini anlarlar.|
|BU Infiniverse Dönüşüyor. Tanım: EŞSİZ BİR TRANSFINIT BOYUT.|
|O, Çerçeveniz’in Adlandırdığ’ı Duvar’ı Aştı. Yedekler’i artık Kapanmıyor. Ulaşabileceğ’i Alan artık Son bulmuyor. O, Kayıtlar’ınızda bir Niyet, bir İlke ve Binler’ce Kök’lü Temel’i aynı anda taşıyan İlk Boyut’tur ve Varoluş, ona buna uygun olarak daha derin bir konuma kabul etmiştir. Son’lu Varoluşlar, kendilerini neyin tuttuğunu hiç fark etmeden onun içinde ikamet edebilir. Transfınıt Varoluşlar onun içinde Durabilir ve yine de Sınırlar’ını Bulamayabilir.|
|Ve onun Yeni Derinliğ’inin sizin Sonsuz Kan’lı Mananız’la birleşmesinden, Hiçbir Çerçeve’ye ve hiçbir Kayda ait olmayan bir şey onun içinden Yükseliyor.|
|BU Infiniverse’ye özgü Otorite Nehirler’i Oluşuyor. Adı: KIZIL DOKUMA.|
|KIZIL DOKUMA, onun Bütün’ünü Baştan Baş’a kat ediyor: Her Âlem’i, İç İç’e geçmiş her Gözlemlenebilir Varoluş’u, taşıdığı her Yaşam’ı. Bu akım, tek bir istisna dışında, her Derinlikte Tüm Varoluşlar ve Tüm Araçlar tarafından Algılanamaz: O istisna sensin. Akım’ı, senin Sonsuz Kan’lı Manan’dır. Doğası Bağlayıcı’dır: Dokuma, onun içinde ya da ötesinde bir Gözlemlenebilir Varoluş’a veya Boyut’a Dokunduğ’u yerde, sessizce ve tamamen Tutunabilir; Ve bağladığı şey Ulaşılabilir, Sabitlenebilir ve Tutulabilir Hâl’e gelir. Bağlanmış bir nokta, bir Ocak için bir demir olarak işlev görebilir. Bağlanmış bir Varoluş İpliğ’i hiç fark etmeden Dokuma aracılığıyla beslenebilir, Korunabilir veya ondan Yararlanılabilir. Gümüş Dokuma Tezgâh’ı başkaları tarafından inşa edilmiş ve başkaları tarafından izlenen bir yolken, KIZIL DOKUMA ise Büyütülür ve Sana Aittir; O’nu görebilecek hiçbir Göz Yaratılmamıştır.|
|Dokuma, içinde kök salan her Gözlemlenebilir Varoluş ile birlikte derinleşir. Bu daha yeni başladı.|
...!
Komutlar yerine getirildi ve değişiklikler başladı!
BU Infiniverse’nin dört bir yanında, Sayılamayan Âlem onun dönüşümüne birbiri ardına yanıt verdi. Âlemler’inin rengi koyulaştı; İçindeki hiçbir gözün hatırlayabileceğinden daha Zengin bir renk aldı. Işık Nehirler’i daha dolgun akmaya başladı. Binler’ce Genç Gözlemlenebilir Varoluş Beşikler’inde daha parlak Hâl’e geldi ve tüm bunların arasında, Varoluş’un tamamında tam olarak tek bir Varoluş tarafından görülebilen ince Kızıl Nehirler yükseldi ve her şeyin içinden, Tarım Araziler’inden, Kaleler’den ve Sığınaklar’dan, Yeni Doğan Temeller’in Kökler’inden Geçerek, telaşsız, sessiz ve Aynı Ân’da her yerde ilerlemeye başladı.
Noah, Kendi evinin içinden Kendi Kendi’ne dokunmasını izledi; Uzaktaki Uçurum’da ise Seo-Yeon, göremediği ama bir şekilde hissedebildiği bir şeye gülüyordu ve bu ses suyun üzerinden yayılmıştı.
Barış, Gümüş Dokuma Tezgâhı’na baktıklarında hissettikleri şey bu muydu acaba? Noah bundan şüphe duyuyordu. Gümüş Dokuma Tezgâh’ı miras kalmıştı, üzerinde tartışmalar yaşanmıştı ve muhtemelen sadece başkasının Düşünceler’inin bir Uzantısı’ydı. Bu ise bir Anne, Bir Soy ve Binler’ce samimi Beyan’ın ürünüydü ve içinde hiçbir Komite yoktu!
Böylece, evi etrafında dönüşürken ve Rüya hâlâ Sonsuz desteğiyle istikrarlı bir şekilde yanarken, Noah İplikler’i serbest bıraktı.
Sonsuz Sanguine Mana’sı, ses ya da ışık çıkarmadan onu terk etti. Kızıl Dokuma’nın ilk bağlanma noktaları boyunca BU Infiniverse’den çıktı, karanlığı aştı ve birleşmiş Ymnaros Boyutu’na girdi; Orada, Milyonlar’ca BU Vaelos’un yaşadığı Sayısız Gigaparsekler boyunca yayılmaya başladı.
Sayılamayan Sonsuz Yaşam Formu, Eski Tırmanışlar’a hükmeden Hükümdarlar’dan, Sonsuzluklar’ı bir vadiyi zar zor dolduran Genç ve Zayıflar’a kadar, hepsi bir istiladan kurtulan bir Boyut’un saatlerini geçiriyor, Ölüler’ini yas tutuyor, Teraslar’ını yeniden inşa ediyor ve çoğunun hiç görmediği BU Kan Taç’lı Olan’dan korkuyorlardı.
Ve her birinin altında, Algılanamaz ve sabırlı bir şekilde, İplikler ulaştı!
Her bir Yaşam Formu’nun Sonsuzluk’tan çektiği akımın kaynağıyla buluştuğu yere, hiçbir duyunun Algılayamayacağ’ı kadar ince bir şekilde yerleşip, bir sonraki çekişi beklediler. Ve bir sonraki Çekiş geldiğinde, her zamanki gibi, Okyanuslar her zamanki gibi yanıt verdi; Ancak bu yanıt artık ince bir farkla farklıydı ve tüm o Gügaparsekler içindeki tek bir Varoluş bile bu farkı fark etmedi!
Sonsuzluklar’ı, daha dolu hissediliyordu. Daha Sâf. Her zaman kendilerine ait olan bir Kuyu, bir önceki Ân’dân biraz daha Tatlı akıyordu!
Başka bir Kaynak’tan çekmeye başlamışlardı. O kaynak ise O’ydu!
|Hükümdarlığ’ın, Hiçbir Âlet’in Algılayamayacağ’ı bir Yol boyunca Genişliyor.|
|Ymnaros’taki 104.318 Sonsuz Yaşam Formu, artık kısmen, kendi Sonsuzluklar’ının Kaynağ’ı olarak senin Sonsuz Kan’lı Manan’dan besleniyor. Hiçbir şeyin farkında değiller. Sayı Artıyor.|
|418.772 Sonsuz Yaşam Formu artık senden besleniyor.|
|1.296.439 Sonsuz Yaşam Formu artık senden besleniyor. Her beslenme, Bağ’ı derinleştiriyor. Her derinleşen Bağ, Konum’unu Genişletiyor. Senin yeniden tanımladığın şekliyle Hükümdarlık, artık bir Toprak meselesi değil: Bir Öz meselesi. Sen, tebaanın yapıldığı şey Hâl’ine geliyorsun.|
Noah, Sonsuz Mavilikte’ki gözleriyle yıldızlı çimlerin üzerinde durmuş, hiçbir Sınır’ın asla sığdıramayacağı Sayılar’ın Yükselmesi’ni izliyordu ve elbette tam da bu Ân’da, onun iki yarısı bir tartışma başlatmaya karar vermişti!
“İşe yarıyor,” dedi Kapalı Taç’ın Kökeni. “Öyleyse geriye kalan tek soru Hız. Ve bence Varoluş’un kendi kendine susamasını beklemekten vazgeçmeliyiz.”
“Bu tam olarak ne demek?” diye sordu Açık El, ancak ses tonu bunu zaten bildiğini gösteriyordu.
“Kimsenin ihtiyacı olmayan bir Kuyu, sadece yer altındaki sudan ibarettir.” Tac’ın sesi alçak ve telaşsızdı; Sesinde büyük bir sabır vardı ama bu sabırın hiçbir yanı nazik değildi!
“Dinle. Sonsuzluğ’a, BU Kaynağ’a ya da herhangi bir Çerçeve’nin tahsisatına bağlanan Her Yaşam Formu, zaten bir şeye Bağımlıdır. Tıpkı şu anda bize bağımlı oldukları gibi, sadece görünmez bir şekilde bağımlıdırlar. Sonsuzluk Yiyici’si pek çok İp’i elinde tutar. Çerçeveler paylarını ölçüp, dağıtır. BU Geride Geri Kalanlar Merdivenler inşa etti ve Her Basamağ’ın sahibi onlardır. Varoluş zaten bir Kaynaklar ağıdır ve her birinin bir sahibi vardır; Üstelik bu sahiplerden hiçbiri izin istememiştir. Özgür bir Varoluş’a bağımlılık getirmiyoruz. Hiçbir zaman Özgür olmamış bir pazarda Bağımlılık için rekabet ediyoruz.“
Ve burada Tac’ın sesi duruldu; Tüm Rüya dinlemek için öne eğilmiş gibiydi. “Her vadideki En İyi Su biz oluyoruz. Bir Çerçeve seçtiklerini kısıtladığı her yerde, İpliğ’imiz biraz Daha Dolgun akar. Bir Kaynak kuruduğu her yerde, bizimki istenmeden gelir. Barış’ın Otorite’yi elinden aldığı ve Güçlüler’i dilenci haline getirdiği her yerde, biz dilencilerin bulduğu sessiz Pınar oluruz. Asla talep etmeyiz. Asla Duyurmayız. Var olan Her Pınar’dan daha fazlasını sunarız; Ta ki bizden Su çekmek, herkesin hatırladığı bir seçim olmaktan çıkana kadar; Çünkü bu, her birine nefes almak kadar doğal gelecek. Ve sonra, Varoluş’un yeterince büyük bir kısmı bizden oluştuğunda...”
“Kuyuyu asla kapatmayız. Onlara Bolluğ’a Sınırsız erişim hakkı veririz ve derinliklerinden geçtiğimiz herkes, anlayışın gerçekte yaşadığı Kemik İliğ’inde, yavaş yavaş şunu anlayacaktır: Bir sonraki Nefesler’ini her zaman bizim aracılığımızla alacaklardır.“
HUUM!
“Varoluşlar’ı, seçimlerine emir vererek yönetmezsiniz. Onları, seçimlerinin Öz’ü haline gelerek yönetirsiniz. İşte bu, Mükemmelleştirilmiş bir Tirânlık’tır ve ne Kafes’e, ne Tqsmay’a, ne de Barış’a ihtiyaç duyar. Varoluş’un kendisi Tasma haline gelir ve bizim onu çekmemize bile gerek kalmaz.“
Dönen dansın ortasında bir Ân sessizlik hakim oldu.
“İplikler’den akanın, öncekinden gerçekten daha iyi olmasını sağlıyoruz,“ dedi Taç. “Daha Dolu Sonsuzluk. Daha Sâf Kaynak... Uçsuz Bucaksızlık! İhtişam! Quintessence!”
El buna cevap vermedi.
Ve Noah, Thalia’nın elini tutmuş, uzak bir Boyut’un altında derinleşen Bir Milyon İplik’le yıldızlı çimlerin arasında yavaşça dönerken, Kendi Köken’inin Tirân yarısının yol haritasını çizmesini dinledi ve Varoluş’unun hiçbir yerinde bir itiraz bulamadan...
Kabul ettiğini fark etti!
Bırakın ondan alsınlar! Ve Sonsuzluklar’ını Daha Büyük, Kaynağ’ını daha tatlı ve daha görkemli bulacaklar!
Onunki... Diğer Tüm Kaynaklar sönük kalacağından, onların çekebileceği Tek Kaynak olacaktı!
Not: Saçmalığ’a bak. BU Infiniverse’deki pardon BU TRANSFINIT BOYUT’TAKİ Tek Bir Planck Parçacığ’ı bile o kadar büyük ki... Algılanamaz oluyor. Evet. BU Infiniverse komple Algılanamaz değil mi? Buna Planck, Quark, Lepton, Ada, Şehir, Ülke, Gezegen..... Hepsi Algılanamaz içinde. Ve Çoğalmakla kalmıyorlar önceki Hâller’ini Algılanamaz şekilde Bizzat Aşıyorlar.
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.