20   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   22 



“Demek öyle o zaman seninle biraz eğleneyim.”
Diana cümlenin bitmesini beklemeden karanlık ile dolu kılıcı Kevın’a doğru sallamıştı. Kılıcı Kevın’ın içinden geçmişti. Çünkü kılıç Kevın’ın yansımasına denk gelmişti. Kevın Diana’nın arkasına ışınlandı. Aslında bu ışınlanmak sayılmazdı.
 
Kevın zaman aşımını kullandığı zamanda kendi vücudu 2-3 saniye sonraki yere götürüyordu. Kevın’ın arkasında olduğunu anlayan Diana hızlıca karanlık kılıcını arkasına doğru salladı ama sonuç aynıydı. Kılıç yine Kevın’ın içinden geçmişti.
 
Her denemesi aynıydı hiçbir saldırısı Kevın ulaşmıyor yansımasından geçiyordu. Diana artık yorulmuş ve saldırısını bir anlığında durdurmuş nefes alacakken Kevın karnına sert bir yumruk geçirdi. Yumruğun etkisi ile Diana yere çöktü ağızdan kan kusarken bunu izleyen Max artık dayanamadı.
 
Tam konuşacakken Jena Max’i durdurdu.
 
“Ondan bunu isteyen sendin bunu durdurmasın boşuna uğraşıp onu sinirlendirme”
 
Max hatanın kendisinde olduğunu biliyordu. Eğer Diana’nın burada kalması için onu Kevın’a karşı yem olarak kullanmasaydı şuanda Diana bu durumda olmazdı.Derin bir iç çekerek izlemeye devam etti.
 
Diana yere çöküp kan kusarken Kevın onun karnına bir tekme geçirip yerde yuvarlanmasını sağladı. Yediği darbelerden sonra ayağa kalkamayacak olan Diana yerde nefes alamaya çalışıyordu. Kevın ona tekme atmaya devam ederken ayrıca konuşmaya başladı.
 
“Pes etmen için son şans daha veriyorum. Umarım gücümüz arasında ki farkı anlamışsındır melez piçi.”
 
Diana şuanda öfkeden köpürüyordu. Bu öfkesi Kevın’dan çok kendinde,kendi güçsüzlüğüne öfkeliydi.Hiç bir zaman bu kadar çaresiz olmamıştı. Elbette yenemediği rakipler olmuştu ama o her zaman daha da güçlenerek o rakiplerini bir basamak olarak kullanmıştı.
 
Karşısında ki adama daha bir vuruş bile vuramazken nasıl olurda ondan daha da güçleneceğini düşünebilirdi. Hayatı boyunca sayısız rakip ile karşılaşmış sayısız tecrübe kazanmıştı.Rakipleri ne kadar güçlü olursa olsun her zaman bir zayıf noktaları vardı.
 
Ama Kevın öyle değildi. Kim daha bir saldırı bile yapamadığı rakibin zayıf noktasını bulabilirdi ki. Kevın hayatı boyunca dövüştüğü en güçlü rakipti. Eğer ona bir saldırı bile vurmayı başarırsa bir umut vardı. Aslında sadece öyle düşünüyordu.
 
Zorla nefes almaya kendini toparlamaya başladı. Hala yerde yatmasına rağmen o son umudunu kullanmaya karar verdi. Eğer şuan pes etseydi bu kalbine büyük bir yara bırakırdı ve artık daha ileri gidemezdi. Zayıflamak onun için ölüm demekti. Kendini zorladı ve ağzından zorla kelimeler döküldü.
 
“Öhö..öhö ölsem bile pes etmeyeceğimi sana söylemiştim.”
 
“Sana ölümden daha beterini yaşatacağım”
 
Diana içindeki tüm gücü kullanarak ayağı kalktı. Zırhı Kevın’ın darbeleri yüzünden paramparça olmuş, ağzından kanlar damlıyordu.Biraz sendelese de ayakta durmayı başardı. Kevın onun ne yapacağını merak ederek izlemeye başladı.
 
Diana kılıcını yere batırdı. Yavaş yavaş karanlık aurası artıyordu. Bulutlar toplanıp gökyüzünü karartmaya başladı.Diana iblis vücuduna geçiyordu.Melez bir iblis olduğu için sağ tarafı tamamen bir simsiyah bir iblise dönüşmüşken sol tarafı insandı.
 
Karanlık tarafta kalan kırmızı iblis gözü insanın tek bakışla içini titretmeye yeterdi. Bir anda karanlık yıldırımlar kılıcına düşmeye başladı.Diana kılıcını yerden aldı ve Kevın’a doğru uçtu.Karanlık yıldırımlar patlayan kılıcı ile Kevın’a güçlü bir darbe gönderdi.
 
Kevın zaman aşımını kullanarak kaçtı ama bir anda kaçtığı yöne bir kılıç geliyordu.İşte Kevın buna şaşırmıştı.Daha zaman aşımı bitmeden yani yansıması yok olmadan onun ne tarafa gittiğini bulmuş ve ona saldırmıştı.Hızlıca ondan kaçan Kevın sabit bir yerde durdu.
 
“Gerçekten en güçlü halin bu mu hala bir kurbağadan farksızın.”
 
Kevın onu sinirlendirmeye çalışarak tüm potansiyelini kullanmasını istiyordu.Max Kevın’a Diana’nın durumundan bahsetmişti.Kevın aslında onu şuan test ediyordu.Bunu duyan Diana daha da öfkelenmişti.Karanlık aurası bütün akademiyi sarmaya başlamıştı.
 
Bir anda Kevın’ın önüne uçarak hızlıca saldırmaya başladı.Kevın her zaman saf güç kullanmış gerçek bir dövüş tecrübesine sahip değildi.Normalde bu saldırılardan kaçması imkansız olması lazımdı tabi bir tanrı olmasaydı.
 
Diana bu durumu anladı. Sadece saf güç ile dövüşüyordu. Birinin gücü yüksek olsa da onu kullanma potansiyellide önemliydi.Birisi saf güç olarak daha güçlü olsa da diğer kişi gücünü daha verimli kullanırsa o daha güçlü olurdu.
 
Tabi bu güçler arasında ki fark da bağlıydı. Karşısında ki adam gücünü tam verimli kullanmasa bile onu yenebiliyor ise saf güç arasında büyük bir fark var demekti.Bunu bir zayıflık olarak algılayan Diana Kevın’ı sinirlendirmek için kozunu kullandı.
 
“Bu gücü nereden bulduğunu bilmiyorum ama bu gücü hakketmiyorsun. Elinde ki gücü kullanmayı bilmeyerek boşa harcıyorsun. Eğer senin gücün bende olsaydı bu dünyada bir tanrıya dönüşebilirdim. Hahaha ne zaman güç doğru birinin eline geçti ki geçseydi dünya böyle mi olurdu.”
 
Diana’nın söyledikleri doğruydu hatta direk Kevın’a vuruyordu. Kevın ne kadar pişman olsa da bir tanrı olarak bir kurbağa tarafından aşağılanmaya dayanamazdı. Gururu buna el veremezdi. İşte Diana ejderhanın ters puluna dokunmuştu.
 
Havadaki karanlık aura korkuyla oradan kaçtı. Kevın’ın sol gözü yanmaya başlamıştı.Her yer sallanmaya başladı. Depremler yerlerde çatlaklar oluşturup evlerin yıkılmasına sebep oluyordu.Yıldırımlar düşemeye başlamıştı. En korkucusu ise hava yayılan auraydı her hangi bir ruhu öldürmek için yeterliydi.
 
Bunları duyan Jena Kevın’ın sinirlenmesinden dolayı korkmaya başladı. Eğer gerçekten sinirlenirse hayal edemeyeceği şeyler olabilirdi. Hemen onun yanına gitmeye çalıştı ama Kevın’ın sesi onu durdurdu.
 
“Yerinde kal bu dünyada yeterince anlayışlı oldum ama bu kadar Jena “
 
Max şuanda o kadar korkuyordu ki yerinden bir adım atmaya korkuyordu. Eğer Kevın’ı durdurmaz ise Diana‘nın kendi hatası yüzünden zarar görecek belki ölecekti. Bu vicdan azabı ile yaşamak istemiyordu.
 
Max hemen Kevın’ın önüne koştu ve eğildi.Korkak ama içten bir ses ile konuştu.
 
“Ustam hepsi benim hatamdı Diana’yı buraya getirmemeliydim. Eğer bir ceza verecekseniz bana verin istediğiniz her şeyi yaparım.”
 
“Umurumda değilsin siktir git “
 
Max’i arkada bırakan Kevın Diana’ya yaklaşıyordu.Diana’nın dizleri titriyor,ruhuna biri bıçak saplıyordu.
 
Düşen yıldırımlar düştü yeri yok ediyordu.Şuan burası bir cehennem gibiydi.Deprem yüzünden oluşmuş büyük çatlaklar her yere uzanıyordu.Sorun olan şuan bu olaylar burada değil tüm dünyada yaşanıyordu.
 
Diana’nın önü gelen Kevın onu boynundan tutup havaya kaldırdı.Yanan gözüne yakınlaşan Diana şuanda o gözü görmekten ise ölmeyi tercih ederdi. Korku-çaresizlik bunlar ölümden daha kötü şeylerdi. İçinde kalan son umut şuan da ölmüştü.
 
“PİÇ KURBAĞA SEN BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYORMUSUN DAHA DOĞRUSU NE OLDUĞUMU?”
 
Diana korkudan titriyor Kevın’ın boynunda ki elinin baskısı ile nefes alamıyordu.Kevın cevap vermesine izin vermeden Diana’nın kolunu tutup onu yere çarpmaya başladı. Diana ölmeden durdu. Şuanda Diana bilinci kaybetmiş göz bebekleri sabit duruyordu.
 
Kevın onu gücü ile bilincini geri getirdi. Bilinci geri gelen Diana bağırmaya başladı. Vücudundaki acı yüzünden daha doğrusu ruhundaki acı yüzünden.Kevın ona doğru baktı.
 
Diana korku ile Kevın’a bakıyordu. Eğer ona bakmaz ise başına daha kötü şeyler geleceğini biliyordu. Kane o arada onların yanına geldi. Şuanda o da korkmuş haldeydi. Çünkü şuan Kıyamet kopuyordu.Kane Jena’nın yanına giderek hızlıca sordu.
 
“Bu olayları yapan Kevın mı ?”
 
Jena isteksiz bir şekilde cevap verdi.
 
“Maalesef öyle “
 
Kevın Diana’ya doğru bağırmaya başladı.
 
“SANA BENİM NE OLDUĞUMU SÖYLEYEYİM
BEN GÜNDÜZÜ GECE YAPAN , GECEYİ GÜNDÜZ YAPAMANIM.
BENDEN İZİNSİZ GÜNDÜZ GECE, GECE GÜNDÜZ OLAMAZ.”
 
 
Kevın elerimi havaya doğru kaldırdı.Eğer bulurlar ve yıldırımları olmasa hava gündüz olacaktı.Bir anda her yer daha çok kararmaya başladı. Bazı yerlerden Kanlı Ay gözüküyordu.Şuanda bütün dünyada gece olmuştu.
 
Bunları gören Max ile Kevın korkudan ve şaşkınlıktan kafayı yiyecektiler.Hangi güç gece ile gündüzü kontrol edebilirdi ki. Kevın konuşmasına devam etti.
 
“BENİM ÖNÜMDE O KENDİ KANITLAMAK İSTEDİĞİN ŞEYTAN KRAL DİZ ÇÖKTÜ
BENİM ÖNÜMDE O YÜCE DEDİĞİNİZ ADEM DİZ ÇÖKTÜ
BENİM ÖNÜMDE EN GÜÇLÜ VARLIK DEDİĞİNZ EJDERHA KRALI ABERİON DİZ ÇÖKTÜ
BENİM ÖNÜMDE CENNETEKİ MELEKLER , CEHENEMDEKİ ŞEYTANLAR DİZ ÇÖKTÜ
 
Yağmur başlamış yıldırımlar devam ediyordu. Diana artık dayanamadı.
 
“Pes ediyorum lütfen beni affet ben senin nasıl bir varlık olduğunu anlamayacak kadar cahildim”
 
“Artık çok geç sana ölümden beterini yaşatacağımı söylemiştim “
 
Kevın’ın elinde beyaz bir ateş vardı.Bu ateş elinde yanıyordu.Elini alıp Diana’nın kalbinin üstüne getirdi.Elini Diana’nın kalbine doğru batırmaya başladı.Yavaş yavaş eli kalbine ulaşıyordu ve bunu bilerek yapıyordu.
 
“Bu ateş kalbine ulaştığında kalbin ile birlikte ruhunu yakacak ama kalbine fiziksel bir zarar vermeyecek kanına karışacak. Vücudunda damar olan her yerden bu acıyı hissedeceksin.”
 
Kevın’ın yanan eli Diana’nın kalbine ulaştı.Diana çığlıklar atıyordu. Ateş bütün kanına karışmış  vücudunu gezerken bir yandan ise ruhu yanıyordu. 1 dakika çığlık atmayı sürdürdü ve sustu. Artık o savaşçı kızdan bir eser yoktu.
 
Max ağlamaya başladı. O ne yapmıştı her şey onun yüzünden oldu. Kalbi parçalanıyor gözyaşları yerine kanlar geliyordu. Kane onu sakinleştirmeye çalıştı ama nafileydi. Elerini yerlere vurarak paramparça etti. Son kan yere düştüğünde ayağı kalktı ve öfkeli gözler ile Kevın a baktı.
 
“Keşke seni o lanet mezarlıktan çıkarmasaydım “
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


20   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   22 



DISQUS - Mangaya Ait Yorumlar

*Not: Yorum Yazmadan Önce;

  • Spoiler,
  • Küfür, siyasi ve seviyesiz yorumlar,
  • İçerikle alakasız link paylaşımları yasaktır.
  • İçeriği çeviren gruplar dışında site reklamı yapanlar sınırsız uzaklaştırılacaktır.