26   Önceki Bölüm 

‘’Pekâlâ, iki gün sonra yola çıkacağız. Bu vakti hazırlanmak için kullan. Ayakçı işlerine gelirsek,  geçici olarak diğer üçüne vermeleri için okul yönetimiyle konuşacağım, dolayısıyla bu konuda endişelenme.’’ Fanny Han Shuo’nun kabul ettiğini görünce çekici bir şekilde gülümsedi. Güzel yüzü gülümsemesi sayesinde daha da çekici ve etkileyici görünüyordu, bu da Han Shuo’nun kalp atışlarının hafifçe hızlanmasına neden oldu.
Bryan’ın bedenini almadan önce, Han Shuo’nun hayatı başarısızlık olarak görülebilirdi. Sadece profesyonel hayatında başarısız olmamıştı, aşk hayatı da berbattı. Bu güne dek, bir kadınla olmanın ne demek olduğu öğrenmemişti.
Bu dünyaya gelince, Han Shuo’nun kontrol seviyesi azalmıştı ve birçok arzusu büyü çalıştığından dolayı artmıştı. Han Shuo daha önce bir kere ölmüş birisiydi. Önceki hayatının depresif ve anlamsız engellerini tamamen geride bırakmıştı.
Bu yabancı dünyada, büyü çalışması sayesinde gücü artmış, önceki birçok kısıtlaması kaybolmuştu. Doğal olarak şimdiye dek kalbinin içinde gömülü hayallerini tamamen gerçeğe çevirmek ve pişmanlığı olmadan yaşamak istiyordu.
Ve kadınlar, özellikle güzel kadınlar, Han Shuo’nun içinde kontrol edilemez bir arzuydu.
Fanny sadece güzel ve mest edici değildi, ayrıca Han Shuo’ya epey iyi davranıyordu. Genç adam da karşı cinsin en çok arzulandığı yaştaydı. Doğal olarak kaçınılamaz arzuları vardı. Şeytani büyünün bir gelişimci ne arzularsa yerine getirir yasasıyla birlikte, Han Shuo doğal olarak Fanny’yi arzularının avı olarak görüyordu.
‘’Usta Fanny, çağrılan her gecenin yaratığı farklı mı olur? Diğer boyuta gönderdikten sonra aynı yaratığı çağırmak mümkün mü?’’
Han Shuo eğitim gezisinde Fanny’ye eşlik edeceğine dair söz verdiğine göre, kendi hazırlıklarını yapmaya başlamalıydı. Genç adamın güvenebileceği küçük iskelet dışında bir avantajı yoktu.
Belli bir mesafede hala iskeletle temasa geçebilse de, büyük ihtimalle akademiden ayrıldığında ve aralarında geniş bir mesafe olduğunda şu anki zihinsel gücüyle bağlantının kopacağı aşikârdı. Küçük iskelet Han Shuo kontrol etmediği için belaya bulaşırsa, işler kötüleşirdi.
Han Shuo küçük iskeleti diğer boyuta gönderebileceğine emin olsa da, yine çağırabilir mi emin değildi. Bu yüzden, gitmeden önce bu problemi çözmek istiyordu. Nekromansi bölümünün öğretmeni olan Fanny doğal olarak bu konular hakkında daha bilgiliydi. Sırf Han Shuo bir çözüm yoluna sahip değil diye Fanny de olmayacak değildi, bu yüzden ona soruyordu.
Fanny soruyu duyduğu anda kafası karışmış bir şekilde Han Shuo’ya baktı. Seksi, dolgun dudakları harekete geçti, ‘’Eh, Bryan, neden bu soruları soruyorsun? Bunlar nekromansi öğrencilerinin dikkat etmeleri gereken konular. Bunları kafana takmamalısın!’’
‘’Oh, bu Lisa’nın sorusu. Sadece onun yerine sordum.’’ Han Shuo kafa salladı ve iyi birisi gibi konuştu.
Fanny Han Shuo’nun yanıtından sonra şüphelenmedi. Lisa’nın sık sık Han Shuo’nun üzerinde nekromansi büyüsü pratiği yaptığını ve bu yüzden, Han Shuo vasıtasıyla Lisa’nın sormasının mantıklı olduğunu anlıyordu. Bir süre düşündü ardından yanıtladı, ‘’Demek durum bu...Diğer boyuta gönderdikten sonra aynı yaratığı çağıramayız diye bir durum yok, sadece bunu yapmaya gerek yok.’’
‘’Ne zaman diğer boyuttan bir veya bir grup gecenin yaratığı çağrılsa, büyüyü destekleyen zihinsel güce göre aynı seviyedeki gece yaratıkları rastgele seçilirler. Seviyeleri ve güçleri az çok aynı olduğundan kimse aynı yaratığı çağırmayı umursamaz.’’
‘’O zaman diğer boyuta gönderdikten sonra aynı gecenin yaratığını çağırmak için ne yapılmalı?’’ Han Shuo hızla düşündü ve sorusunun devamını getirdi.
Fanny masasındaki büyü parşömenlerini dikkatle kaldırdı ve güzel, uzun parmaklarını masanın üzerinde oynattı. Açıklarken kaşlarını çatmıştı, ‘’Eğer gerçekten bir gecenin yaratığını diğer boyuta gönderdikten sonra yeniden çağırmak istersen, o zaman bedeninde bir büyü damgası bırakırsın. Bir dahaki sefer çağıracağında önceki gecenin yaratığına büyü damgası vasıtasıyla kilitlenirsin. Böylece aynı yaratığı bulabilir ve diğer boyuttan yine çağırabilirsin.’’
Fanny’nin sözlerini duyan Han Shuo anında keyiflendi, lakin kendi kendine mırıldanırken kaşlarını çattı, ‘’Demek öyle, acaba Lisa çağırdığı bir gecenin yaratığı üzerinde nasıl büyü damgası bırakılacağını biliyor mu?’’
Han Shuo’ya garip garip bakan Fanny gülümsedi ve yumuşakça konuştu, ‘’Bryan, gerçekten nazik birisin. Lisa’nın sana azıcık dahi dostça davranmadığını ve bedenindeki sorunların Lisa’nın Ruh Izdırabı’ndan dolayı olduğunu biliyorum. Ancak sadece kin tutmamakla kalmıyorsun, aksine durmadan onu düşünüyorsun. Bu günlerde sen gibi çok az saf ve nazik insan var.’’
Saf! Nazik! Han Shuo içten içe ne diyeceğini bilemez haldeydi fakat yüzündeki dürüst gülümsemeyi bozmadı. Kafasını kaşıdı ve biraz utanarak konuştu, ‘’Ne olursa olsun, kin tutulmamalı diye düşünüyorum. Nazikçe davranırsan insanlar seni anlayacaktır. Heh heh.’’
Fanny yumuşakça güldü ve Han Shuo’nun sözlerini onaylayıp daha fazla konuşmadı. Yakındaki bir çekmeceden sarı bir kâğıt parçası çıkardı ve ince parmaklarıyla bir kalem aldı, mürekkebe batırdı ve hızlıca bir şey çizdi.
Kısa bir süre sonra, Fanny ince kâğıdı kelimelerle doldurdu ve kalemi geri mürekkebe daldırdı. Yazıyla dolu, ince kâğıdı Han Shuo’ya uzattı ve gülümsedi, ‘’Bu çağırılmış bir gecenin yaratığında büyü damgası bırakma yöntemi ve büyülü sözleri. Lisa’ya ver, bence acemi büyücü olarak ne yapacağını bilecektir.’’
Keyiflenen Han Shuo Fanny’den kâğıdı alırken az kalsın titriyordu. Şapşalca bir gülümsemeyle kafa sallayıp heyecanla konuştu, ‘’Hemen gideceğim, Lisa çok mutlu olacaktır.’’
Han Shuo konuşmayı bitirdiği gibi kâğıtla birlikte hızla laboratuvardan ayrıldı.
‘’Ne masum ama. Umarım Lisa bu sayede ileride ona daha az sorun çıkarır.’’ Fanny Han Shuo’nun bu kadar aceleci ayrılışını görünce hafifçe gülümsedi ve anlayışlı bir şekilde mırıldandı.
Gece yarısı, Babil Büyücülük ve Savaşçılık Akademisi’nin arkasındaki mezarlık.
‘’Oh sonsuz karanlık, yıkıcı kemik oklarına dönüş ve isteğime göre yok et, kemik okları!’’ Kısık sesle büyülü sözleri söylemeyi bitirdikten sonra, keskin bir kemik ok havada belirdi. Bir vhoosh sesi eşlik ederek, önündeki hasır figürün göğsüne sertçe saplandı.
‘’Haha, sonunda başarıyla bir kemik ok kullandım!’’ Han Shuo yüksek sesle kahkaha attı ve kemik okunun havada kırılıp sapmadan gittiğini görünce gururla haykırdı.
Geçen sefer mezarlıkta meydana gelen olayın üzerinden epey zaman geçmişti. Han Shuo buraya gelip kemik oku büyüsünü çalışmayı sürdürüyordu.
Bu zaman zarfında, zihinsel gücü garip küreyle karşılaştığından beri hızla artıyordu. O büyük felaketten büyük bir kazanç elde etmişti. Devamlı pratik yaptıktan ve büyü bilgisiyle donandıktan sonra, sonunda düşük seviye nekromansi büyüsü olan kemik oku hatasız bir şekilde yapmayı başarmıştı.
Küçük iskelet mesafede dikkatle bekliyor, kafası dönüp dururken boş göz delikleriyle tedbirli bir şekilde dört köşeyi kontrol ediyordu. Sağ eliyle kemik hançerini kavramıştı. Hançer ay ışığı altında, soğuk, kara bir ışık yayıyordu.
Genç adam yarın Fanny ve diğerleriyle geçici olarak akademiden ayrılacaktı. Han Shuo Lisa’nın ismini kullanarak soru sorduğu gerçeği hiç açığa çıkmamıştı. Sonuçta, bu küçük bir meseleydi ve Fanny her ufak detayı soruşturacak birisi değildi. Doğal olarak bir iki gün sonra bu konuyu unutmuştu.
Son iki günde, Han Shuo Nekromansi’nin Temelleri ile Gecenin Yaratıkları Açıklamaları’na çalışmış ve Fanny’nin verdiği ince kâğıttaki kelimeleri eksiksiz bir şekilde okumuştu. Küçük iskeletin üzerinde bir büyü damgası bırakabileceğine emindi. Yarın ayrılmadan önce küçük iskeletin üzerine bir büyü damgası bırakmayı planlıyordu.
Küçük iskelet zihinsel güçle verilen bir emir üzerine mesafeden Han Shuo’ya doğru gelmeye başladı. Sırtındaki yedi kemik çıkıntısı havada hafifçe sallanıyor ve küçük iskeletin biraz havalanmasını sağlıyordu. Bu Han Shuo’yu şaşırtarak, küçük iskeleti arıtma çabalarının boşa olmadığını düşündürttü. Tıpkı kendisi gibi, küçük iskeletin de gücü artmaya devam etmişti.
Küçük iskelet Han Shuo’nun yanına geldiğinde, genç adam daha önce hiç olmadığı bir yöntemle odağını topladı, parmaklarını bükerek havaya kaldırdı ve kısık sesle Fanny’nin notlarındaki büyülü sözleri okumaya başladı.
‘’Sadık hizmetçim, çağırıcı adıyla, sana ebedi damgamı bırakıyorum. Gece Mührü!’’ Han Shuo bir anda büyülü sözlerin sonucu olarak zihinsel gücünün hızla azaldığını hissetti ve elleri arasında bir yumruk boyutunda mürekkebimsi siyah bir aura oluştu.
Bu Gece Mührü için gereken zihinsel güç beklediğinden çok fazlaydı. Han Shuo ancak o zaman gözden kaçırdığı noktayı anladı; Lisa bir acemi büyücüyken kendisi sadece bir büyücü çırağıydı. Fanny’nin yöntemi büyük ihtimalle Lisa’nın zihinsel gücüne göre ayarlıydı ve muhtemelen yapacak kişinin bir büyücü çırağı olacağını düşünmemişti bile.
Han Shuo zihinsel gücü anında tükenirken kafasının keskin biçimde ağrıdığını hissetti. Bedeninden bir şeyin çekilmesi duygusu onu şoke etmişti.
O anda, elleri arasındaki aura ansızın kayarak, küçük iskeletin iki boş göz yuvasının ortasına gömüldü. Aynı zamanda, Han Shuo olağanüstü derecede yorgun hissetti ve sertçe yere çökerek ağır ağır soludu.
Aniden, sisli anıların üzerindeki peçenin bir köşesi açıldı ve Chu Cang Lan’ın bıraktığı anılardan bir anı ve büyülü sözler ortaya çıktı.
Yeni bulduğu anılar büyülü hazineleri çalışır hale getirmeyle alakalıydı ve ismi Efsun Çalıştırma Büyüsü idi. Han Shuo bu garip koşullar altında, bir şekilde Chu Cang Lan’dan kazandığı anıların bir kısmını daha görebilmişti.
Düşüncelerini ansızın garip bir rüzgâr sesi kesti ve Han Shuo istemsizce sesin kaynağını bulmak için kafasını kaldırdığında şoke oldu.
Küçük iskelet keskin kemik hançerini havada dans ettiriyordu. Ay ışığı altında küçük iskeletin bedeninin etrafında baş döndürücü soğuk ışık dalgaları parıldıyordu. Kemik hançer küçük iskeletin el hareketlerini takip etti ve hasır figüre birçok kez saplanarak, geriye isviçre peyniri gibi bir manzara bıraktı.
Han Shuo bir süre sonra kendisine geldi, yüzü inanılmaz keyifliydi. Kafasını göklere doğru kaldırdı ve kükredi, ‘’Hadi be, şahaneyim!’’


Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


26   Önceki Bölüm 



DISQUS - Mangaya Ait Yorumlar

*Not: Yorum Yazmadan Önce;

  • Spoiler,
  • Küfür, siyasi ve seviyesiz yorumlar,
  • İçerikle alakasız link paylaşımları yasaktır.
  • İçeriği çeviren gruplar dışında site reklamı yapanlar sınırsız uzaklaştırılacaktır.