01   Önceki Bölüm 

Bu seri yavaş ilerliyor ve evet ilk başlarda çekici gelmemiş olabilir ama ileride yazacağım bölümleri düşündükçe direk bu seriye odaklanasım geliyor.

Su sesleri kulaklarında yankılanıyordu. Artık ağrı hissetmiyordu fakat kalkmakta hala zorlanıyordu.
Nerede olduğunu bilmiyordu ama bir o kadar da biliyor gibiydi. İçindeki tanıdık duygusu çok karışıktı. Kendini bu his ile kalkmaya zorladı. Yattığı yatak halatlar ile tabana bağlanmıştı. Küçük bir harekette bile sallanan yatak su dolu zeminin ortasında duruyordu. Garip dedi Matthew. Ev sahibi garip bir zihniyet olmalıydı. 
Matthew omuz silkip ayağını yataktan sarkıttı. Ayağına gelen soğuk su ile ürperse diğer ayağını da suya soktu. Adımları gitmesi gerekn yere gidiyordu sanki. Matthew kendini durdurmak istedi fakat bu his hemen ortadan yok oldu. Sanki bir şey onu kontrol ediyordu. Engellenemeyecek kadar güçlü bir şey...
Birçok dönemeçli yoldan geçip sonunda bir merdivenlerin karşısında durunca "Nu kadar..." diye iç çekti. Ne yapacağını bilmeksizin merdivenlerle yukarı çıktı. Karşına sadece bir kapı belirince iterek ilerlemeye devam etti. 
Güçlü rüzgar terasta esiyordu. Matthew her ne kadar üşümese de rahatça ilerlemekte zorlanıyordu. Rüzgâr uçta durmuş adamı ise etkilemiyor gibiydi. 
"Seni bekliyordum Ezra."
Ezra mı demişti? Matthew etrafa bakıp kime seslendiğini anlamaya çalıştı. Kimse yoktu. Bu soğukta zaten kimse olmazdı. Adam başka birini bekliyor olmalıydı.
"Üzgünüm efendim. Ben Ezra değilim."
Adam omuz üzerinden Matthew'a baktı. Matthew istemdışı şekilde adama yaklaşmaya başladı. Adamın gözlerindeki herhangi bir şey Matthew'i kendine çekiyordu. Sanki adamın bakışları yerine getirilmesi gereken emirleri fısıldıyordu. 
"Belki benim Ezra'm sensindir."
"Bu imkansız bayım. Ben bir pedofilinin bile beğenemeyeceği kadar çirkinim."
Adam yanına dikilen oğlana bakıp gülümsedi. Matthew ilk o an adamı süzme şansı buldu. 
Boynundan görünen dövmeler ve iri yapılı vücudu ile korkunç bir çekiciliğe sahipti. Kemikli suratı ve derin tonlardaki mavi gözleri koca şehri izliyordu. Artık eldiven ya da şapka takmıyordu. Ceketini de çıkarmıştı. Gömleği ise kendi cinsiyetindeki insanları bile azdıracak şekilde kaslarına yapışmıştı.
Tanrı elinin kusursuzluğu diye düşündü Matthew. Amcasının kendi düşündüğü bir terimdi bu. Terimi ise sadece kusursuzluk kadar güzel olan varlıklar için kullanıyordu. Eğer amcası bu etkileyici adamı görseydi bir daha o terimi hiçbir şeyde kullanamazdı.
"Hatırlamıyorsun değil mi?"
Matthew bakışlarıyla soru sorar gibi baktı. Adam ise gömleğinin düğmesini ilikleyerek konuşmaya başladı;
"Güç istemiyordun ama ben sana onu verdim."
"Neden?"
Matthew adamın dolgun dudaklarından çıkacak herhangi bir kelime unuduyla beklemeye başladı. Adam ise sonunda gözlerini manzaradan ayırıp oğlana döndü.
"Çünkü bana doğruyu söyledin. Gerçekten de istemiyordun fakat o zaman hiç olmadığı kadar güce ihtiyacın vardı."
Matthew ellerini kaldırarak;
"Güç dediğin para ise be-"
Adam elini oğlanın döşüne koydu. Eline sürtünen siyah transparan robdöşambra aldırmaksızın elini robdösambrın içine soktu.
"Yeni bedenini sevdin mi?"
Matthew utangaç şekilde eğilip kendine baktı. Eskisinden kısa ve cılızdı bedeni fakat kıvrımlı hatlara sahipti. Üzerindeki robdösambrın altında görünen iç çamaşırı ile kalçaları ortaya çıkmıştı. Vücudunu saran siyah motifler bir alevi andırır gibiydi. 
"Döşünde şuan benim rünüm var."
Matthew kafası eğik şekilde adamın elini inceliyordu.  El biraz sola doğru kaydığında tam kalbin üzerine denk gelmişti. Matthew gözlerini kapatıp kendini elin sıcaklığına bıraktı.
Gözlerinin kapağında beliren görüntü ile nefes darlığı çekiyor gibi olmaya başladı. Artık el normal bir ısıda değil, bir lav parçası kadar sıcaktı. 
Görüntüde adam görünüyordu. Adam çıplaktı ve Matthew onu bacaklarının arasına yerleşmiş şekilde görüyordu. Adam mum ışığının çarptığı vücuduyla hızla hareket ediyordu. Matthew acıyı hissetmese de hissettiği bir şey vardı. Zevk ve arzu.
"Artık dudakların benimdir."
Adamın dudaklarını bir rüzgar gibi hissetti. Ardından adam Matthew'in bacaklarını sıkıca tutup iyice ayırdı. İki bacağını daha yatağa bastıracak kadar zorluyordu. 
"Bedenin benimdir."
Adam bu sefer de kelimeyi vurgularcasına hareket etti. Kelimesi ile sevişmesini hızlandırmıştı. Matthrw baskıyla çığlıklar atıyor ve inliyordu. Ama bu iniltiler sadece zihninde oluşan bir şeydi.
"Ve kalbin benimdir."
Adam derin derin nefesler ile Matthew'in kalbini öptüğünde Matthew derin bir nefesle gözlerini açtı.
"Seni izliyor olacağım. Unutma sen benim için biçilmiş kaftansın. "
Matthewne yapması gerektiğini bilmeden manzarayı izlemeye başladı. Tek bir göz kırpması ile adam yok olmuştu. Artık hava kuvvetlice esmiyordu.
New York yine karanlığına gömülmüştü.


Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


01   Önceki Bölüm 



DISQUS - Mangaya Ait Yorumlar

*Not: Yorum Yazmadan Önce;

  • Spoiler,
  • Küfür, siyasi ve seviyesiz yorumlar,
  • İçerikle alakasız link paylaşımları yasaktır.
  • İçeriği çeviren gruplar dışında site reklamı yapanlar sınırsız uzaklaştırılacaktır.