Yukarı Çık




Bölüm 1 – Ejderin Varışı

Kıta boyunca yayılan Tengolong ülkesinde 4 ana güç var. Bu 4 ana güç birbirleri ile sürekli çekişme içinde olmasına rağmen hiç tam bir savaş çıkmadı.

Batının bir bölgesinde bir Ming adlı tarikat vardı. Tarikatın adı kulağa dürüst bir tarikatmış gibi geliyor ancak gerçekte  kötü/günahkar bir tarikattı. Efsaneye göre bu tarikat Ming hanedanlığının başlangıcında kurulmuştu ve aslında dürüst bir tarikattı. Tarikat dürüst kişiler tarafından adil bir tarikat olarak kurulmuştu ancak zamanın geçmesiyle tarikat değişti. Adalet amaçlarını unuttular ve diğer tarikatlar tarafından küçük görülmeye başlandılar. 4 ana güç içerisinde Ming tarikatı en güçlüsüydü , her çeşit endistürüde elleri vardı ve ülkenin yeraltı dünyasını yönetiyorlardı, devletin anahtar kişilerinin içinde bile Ming tarikatının üyeleri bulunurdu.

İkinci ana güç güneyde yer alan Savaş(Martial) Tarıkatı idi. Bu tarikatın üyleri , savaş sanatlarında uzun bir geçmişe sahip antik tarikatları/klanları ile bilinirdi. Zamanla Shangguan Aile'si ayrı/dağılmış savaş klanlarını bir şekilde bir arayaa toplayarak Savaş Tarikat'ını kurmuştu. Xi Hong, Shangguan Ailesi'nin günlük işlerinin lideriydi. Savaş Tarikatı Tenlong ülkesinin askeri işlerini yönetiyordu ve tarikatın etkisi vurgulamaya değerdi.

Üçüncü ana güç Göksel Avlu olarak olarak anılırdı. Bu grup, çeşit çeşit eğitim yeteneklerinde yılmayan bir inanca sahip gurulu kişilerden oluşuyordu.Savaş sanatları aleminin zirvesine ulaşmış Shangguan Rong adlı kişi bu grubu destekliyordu. Göksel Avlu geleceiği açık , Wu Dang, Kun Lun, Emei vb. gibi tarikatları yönetiyordu ve Göksel Avlu'nun ayrıca Tenglong ülkesini koruyan gizemli bir güvenlik gücü ile esrarengiz bir ilişkisi vardı.

Son ana güç aslında bir aileydi ve bu ailenin yerleşkesi Tenlong'un doğusunda bir dağın üzerinde idi. Bu antik Lei ailesi , atalarının öğrenimlerini miras edinmiş ve ailelerinin etkisini(gücünü) arttırmaya devam ettişlerdir. Bu aile Tenglong ülkesinde çok meşurdu ve ayrıca ticari bir ana güç haline gelimişti. Ailede 100'den az sayıda kişi bulunmasına rağmen dış dünyadaki bağlantıları inanılmaz derecede soş ediciydi. Bu aile, kurulmuş atölyeler ve işleme tesisleri ile bir dağın üzerinde bulunuyordu. 

Lei ailesinin başı,Lei Yun Tian, iki çocuğa sahipti. Birinci çocuk yani büyük olanın adı Lei Long idi ve küçük olan ikinci çocuğun adı ise Lei Yu idi. Lei Yu'nun kökü(soyu) bilinmeyenlerle dolu ve bir gizemdi. 

                                                                    

Lei ailesinin büyük salonun içinde.

"O(erkek) aile izine(dövmesine) sahip değil dolayısı ile ailenin savaş sanatlarına çalışmasının hiçbir olanağı yok!" Beyaz saçlı bir adam soğuk bir tonla söyledi.

Sağ koluna baktığında bir ışık yavaşça söndü ve hiç bir iz bırakmadı. Küçük çocuğun kafası karışmıştı.

Yaşlı adam duyurusunu bitirdikten sonra bütün salonda bir kargaşa çıktı. Küçümse ve aşağılam birbirini takip ederek patlak verdi.

"Ha ha, bu klan liderinin(master) çocuğu? Ailenin izine bile sahip değil?"

"Bence bu liderin çocuğu değil!"

"Muhtemelen p**in çocuğu liderin oğluymuş gibi davranıyor!"

"P**!"

"Aşağılık!"

Kuçük oğlan kafasını kapatıp , döndü ve büyük salonun dışına, bahçeye çılgınca bağırarak kaçtı. "Neden! Neden ben aile izine sahip değilim? Neden?!"

Gökyüzüne doğru bağırdı. "Ben bir p** değilim! Değil! Neden?!"

Büyük salonun içinde kırk yaşlarında orta yaşlı bir adam yüzünde çok çirkin bir ifadeye sahipti. Yanında , duyuruyu yapan beyaz saçlı yaşlı adam nazikçe omzuna vurdu ve "Sana önceden söylemiştim ancak sen ..." dedi.

Bir iç çekmeden sonra orta yaşlı adam duyurdu. " Vaftiz töreni bitmiştir , dağılma zamanı." Duyuruyu bitirdikten sonra orta yaşlı adam yorulmuş bir görüşle bir sandalyeye oturdu.

Lei Yu önceden Amcası Liu'dan , yaklaşık 1 yaşlarında iken Lei ailesine geldiğini bahsettiğini duymuştu. Bir daha asla görünmeyen bir kadın tarafından ana kapıda bırakılmıştı.

Lei Yu kapıdan içeriye girerken Amca Liu'ya doğru koştu. "Amca Liu, babam ne söyledi?"

"Şey... Çocuk buradan ayrılmalısın." Liu Amca isteksizce kafasını salladı. Liu Amca bu çocuğun büyümesini izledi dolayısı ile çocuk için derin hisleri vardı. Ancak bu kazadan sonra değiştirebileceği veya ona yardım edebileceği bir şey yoktu.

Lei Yu üzüntülü bir şekilde yatağına yaslandı. Liu Amcanın sözleri açıktı, babası onun ailede kalmasını istemiyordu. Bu sadece bir tek aile izine sahip olmadığı için miydi? Hayır! Lei Yu buna inanmayı reddetti ve kalmak üzerine ısrar etti.

Lei Yu batizmden sonra aile izine sahip olmadağı belirlenmişti dolayısı ile hayatı devasa bir değişikliğe uğradı. Ona karşı hiç övücü kelime yoktu , hiç kimse onu gülümseme ile selamlamadı , herkes yanından yürüyüp geçyi ve bu 10 yaşındaki çocuğa kaş çattılar hatta bzıları bağırarak onu aşağıladı.

Ancak Lei Yu tüm bu hakaretlere ve aşağılamya katlandı ve alıştırmalarına kendi başına devem etti. Lei Yu'nun kalbinde aile  izine sahip olmasa bile hala güçlü olabilirdi. Yeterince güçlü olduğunda aile onu tekrar kabul edecekti.

Bir günden diğerine alıştırma yapmak için Lei Yu, bilinen savaş sanatçılarını rehberlik yapması için kiralamaya çok miktarda para harcadı. Bir günden diğerine kanlı ve terli bir şeklde geçen günlük alıştırmalarına devam etti. Bütün bunlardan sonra Lei Yu güçlü bir zihin ve vücut elde etmişti.

8 yıl geçti ve Lei Yu babasını sadece bir kaç defa görebilmişti ancak bunlar da sadece babasının arkası veya gölgesi idi.

Bu 8 yıl boyunca Lei Yu günlük olarak "p**","çöp","kaynak israfı" gibi hakaretler ile hitap edilmeye katlandı ancak o yinede bunları, herkese kendisini gösterme ve kanıtlama girişimleri için tolere etti.

Lei Yu odasında kitap okuyor iken Liu Amca kapının önünde durdu ve "Küçük Yu bu yeri gerçekten sadece terketmelisin , lider , o ..." dedi.

"Babam? Ne olmuş ona?" Lei Yu ani bir kötü hisle sordu.

"Lider sonunda seni aileden ayrıltmaya karar verdi. Kullanışsız kişileri ailenin bakmamasını söyledi, yani..." Liu Amca dişlerini sıkarak söyledi.

Lei Yu zorlukla yutkundu ve tamamen dili tutulmuştu. Lei Yu'nun yüzüne baktığında Liu Amca kafasını çaresizce salladı ve gitti.

"Neden? Neden? Geçmiş bir kaç yıldır harcadığım emeklerimi babam görmedi mi? Neden kullanışsız oldumda ısrarcı? Lei ailesinin bir parçası olmak için gerçekten aile izine sahip olmak gerekli mi? Neden?" Lei Yu zorlukla kafasını salladı. O bugün böyle bir şey olacağına inanmayı red etti ancak ne yazık ki bu red edilmez gerçekti.

"P**! Neden ayrılmıyorsun? Ne için hala buradasın?!"

Acılar içinde iken Lei Yu kapının dışından bu hakaretlerin bağrıldığını duydu. Bunu duyduktan sonra yüzünde çirkin ve iğrenti ifadesi belirdi. Bağıran kişi Lei ailesinin elder(kıdemli/yaşlı)'lerinden birinin torunu olan Lei Yun olarak anılırdı. Vaftizlikten sonra Lei Yu'dan biraz büyük olan Lei Yun günlük olarak ona hakaret ederdi.Hatta ara sıra onun tarafından dövülürdü de.

Soğuk , ölü gözler ile Lei Yu Lei Yun'a baktı ve bağırdı "Kaybol!"

Lei Yun aniden sersemledi. Ailenin çöpünün ona,bir elder olmaya aday olarak belirlenen ona, karşı bu sözleri kullanacağını düşünmemişti. Lei Yun arkasına doğru elini salladı ve çevrelerinde her biri korku/tehdit havası saçan , bir kaç benzer yaşlarda genç erişkin ortaya çıktı.

"Sen kim olduğunu düşünüyorsun? Benimle böyle konuşmaya cesaret ediyorsun?!" Etrafındaki insanlara bakarak onlara "Onu buraya getirin!" dedi.(Lei Yun)

Bir kaç yıldır savaş sanatlarına çalışmasına rağmen Lei Yu'nun , Lei ailesinin özel savaş sanatlarına çalışan bu bir kaç kişiye karşı direnmesinin olanağı yoktu. Bir kaç kişi onu bastırılarak uçurumun kenarına sürükledi.

"Siz ne istiyorsunuz?" Lei Yu mücadele ederken bağırdı.

Uçurumun kenarında iken onlar Lei Yu'yu, Lei ailesine özel ateş yeteneği ile dövmeye başladı. Lei Yu normal bir kişi ile benzerdi dolayısı ile bu dayağa karşı dayanmasının yolu yoktu.

Lei Yu, ağır bir yumruğu karşılamak için elini kaldırarak karşılık verdi. Bacakların tabanınındaki gücü kullanıp ardından üst vücudundaki gücü kontrol edip Lei Yun'un çenesine vuran bir yumruk salladı. "Çat" diye bir ses duyuldu. Lei Yun'un ağzından biraz kan gelmeye başladı ardından bir diş tükürdü.

Hayatında hiç böyle bir cezadan acı çekmemiş Lei Yun'a bu uç derecede sinirli bir duyguyu tecrübe etmesine sebep oldu."Onu uçurumdan aşağı atın!"

"Ummm..." Çevredekiler birbirlerine baktı. Onlar dövüşmenin cezasını çekebilirlerdi ancak birini öldürmeye...hiç biri sonuçlarına katlanmaya istekli değillerdi. Ancak Lei Yun elder olmaya adaydı yani onun emirlerine de direnemezlerdi. Her bir genç erişkin ne yapacaklarını bilmiyorlardı.

Tedirginliklerini görünce Lei Yun öfke ile bağırdı "Onu uçurmdan atın ben tüm sorumluluğu alacağım!"

Lei Yu geriye doğru bir kaç adım attı. Uçurumun kenarında durur iken göz bebekleri daraldı ve soğukça Lei Yun'a baktı. Bu dayanılmaz koşullara zorlanıp , ailesi tarafından küçümsenip, yaşıtları tarafından red edilen Lei Yu tek kelime ile delirmişti.

"Lei Yun , eğer bugün ölmez isem kesinlikle intikam için döneceğim! Eğer ölürsem , hayaletim yine de seni lanetlemek için dönecektir." Lei Yu'nun tonu kin ile doluydu. Bunu duyduktan sonra çevredekiler tüylerinin diken diken olduklarını hissetti ve arklarından soğuk bir titreme hissettiler.

Lei Yu bu sözleri söyledikten sonra döndü ve uçurumdan atladı. Ölse bile onuru ile ölecekti. Lei Yu af için yalvarmayacaktı. Ölümüne dövüleceğini yada ölüme itileceğini bildiğine göre neden bunu kendisi hızlı bir sonuç için yapmıyordu.

"Hepiniz gördü değil mi? Kendisi atladı, bunun bizimle hiç alakası yok!" Lei Yun çenesini kaşıdı ve "Aşağılık, git kendi başına öl, neden bunun için bir diş kaybetmek zorundaydım!" dedi.

Yağun karabulutların bir araya toplanmasının başlaması ile gökyüzü birden bire değişmeye başladı. Karabulutların içinde şimşek şeritleri parlamaya başladı. Bunu görenler yakında yağmur yağacağını düşünüp barınak için evlerine koştular. 

Aniden bir gök gürültüsü ile ejderha şeklinde bir yıldırım patladı. "Boom!" Bir ejderin kükremesi şeklinde bir gürültü duyuldu. Yıldırım, nehir üzerinde süzülen Lei Yu'nun vücuduna doğru boşaldı. Bu noktada onun ölü veya diri olduğu bilinmiyordu. 


Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.




468x60


DISQUS - Mangaya Ait Yorumlar

*Not: Yorum Yazmadan Önce;

  • Spoiler butonu kullanılarak spoiler yazılabilir fakat buton kullanılmadan spoiler verenler uyarılmadan süresiz engellenecektir ve geri alınmayacaktır.,
  • Küfür, siyasi ve seviyesiz yorumlar,
  • İçerikle alakasız link paylaşımları yasaktır.
  • İçeriği çeviren gruplar dışında site reklamı yapanlar sınırsız uzaklaştırılacaktır.