Yukarı Çık




429   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   431 


##Serim, novelturkiye.com adresinde 10 Bölüm İleriden Yayınlanmaktadır. Hepinizi, Türkçe Novel Okuma Siteme Bekliyorum ##

Gece, öncekilerden daha şiddetli ve haşindi. Gök yarılmıştı, ne kadar suyu zapt ediyorsa hepsi yeryüzüne inmişti. Çiçeklerin kapanan yapraklarına vuran şeyler su damlası değil de yumruk büyüklüğünde dolu parçalarıydı sanki.
Nafız, gölün ortasındaki konumundaydı, onca etkiye rağmen bir karış bile hareket etmedi. Onun aksine Alis, girdap içindeki yolculuğunu gece boyunca sürdürdü. Artık istediği gibi hareket edebiliyordu, girdap onun oyun alanı olmuştu.
İki sevgili, nerdeyse bitişik nilüferlerin içinde sessizdi. Gölde oluşan dalgalar boylarını aşsa da ayrılmadılar. Dışarıda terör hâkimdi ama çiçeklerin içinde sükûnet hüküm sürüyordu.
Sabah olduğunda döngü tamamlandı, devasa su birikintisi sakinleşerek uykuya çekildi. Pembe, beyaz, mavi ve kırmızı çiçekler yavaşça açıldılar, içlerinde gizledikleri cevherlerin gün yüzüne çıkma vakti gelmişti.
Dün sabah herkes nasılsa, bugünde öyleydi, sadece bir kişi hariç. Yattığı yerden kalkan genç kız, kollarını göğsünde çaprazlamış oturuyordu. Cenin pozisyonunda titreyen Lareina kendine geliyor gibiydi, bunu gören Nafız gülümserken sevgilisi hayretle bağırdı.
“Lareina, nasılsın? Lareina!”
Seslendiği kişi onu duyacak durumda değildi, birkaç kez daha denedikten sonra vazgeçti Jashua. Nafız da bu kez karışmadı, Genç Lord’ un bu halde olmasında onun payı büyüktü.
Mora’nın kalıntılarının içinden bir ilaçla büyük bir güç bahşettiği çocuktan, çok fazla şey almıştı. Zindan benzeri bir mağarada esir hayatı yaşasalar da günlerinin büyük bölümünü aç ve susuz geçirseler de aile olarak bir aradaydılar.
Güce karşılık feda edilen ilk ve en önemli şey buydu. Jashua, ailesinden kopmak zorundaydı, çocuk yaşında tek başına kalıyordu. Ne arkadaşı ne de oyun oynayacak vakti vardı, çocukluğu diğerlerinin hayal edemeyeceği şeyleri yaparak geçti.
Gençliğinin ilk yıllarında, kendisine ait olmayan bir savaşın içindeydi. Her ne yaşıyorsa, aslında onunla bir alakası yoktu. Ta ki Lareina’yı tanıyana kadar, hayatında ilk defa kendisi için bir şey yapıyordu, seviyordu.
Ona ulaşamamak sadece Lareina ile alakalı bir şey değildi, Jashua’nın hayatı boyunca kaybettiği ne varsa hepsi beraber genç adamın üzerine çullanıyordu. Annesi, babası, çocukluğu ve her zaman hissettiği yalnızlık, saklandıkları deliklerden çıkarak saldırıyorlardı.
Üç gündür geçmişin hayaletlerinden dayak yiyen Jashua’nın bitik hali bundandı ve döngüyü başlatan Nafız’ın bi şey diyecek yüzü yoktu.
Öğlen olduğunda, Alis’in nilüferinin dönüş hızı öyle artmıştı ki kendi başına bir hortum oluşturmayı başarıyordu. Ellerinin hızı düşen Alis daha rahat görünüyordu; kaşları gevşek, dudakları yukarı doğru kıvrıktı.
Nafız’ın memnuniyeti yüzünden okunuyordu, eski güç hayvanı ve insan tarafının beden bulmuş hali olan Alis, zindandan alması gerekeni almış gibi görünüyordu.
Derken, birkaç saat sonra Lareina gözlerini açtı ve ilk yaptığı iş Jashua’ ya seslenmek oldu.
“Jashua sevgilim, uyan!”
Genç Lord, kafasını zorlukla kaldırıp genç kıza baktı ama buna devam edecek gücü yoktu.
“Jashua, üzerindekileri çıkar. Nilüferi hisset!”
Lareina pes etmedi, ikinci kez seslendi. Sevgilisinin sesine kulak veren Jashua, zorlukla çıkardığı kıyafetlerini suya atarak, doğduğu ilk anlarda nasılsa o şekilde yatmaya başladı.
“Nilüfer gibi ol sevgilim. Üzerinde birikenleri tutma, ilk su damlasıyla beraber akıp gitmelerine izin ver!”
Dört kişiyi taşıyan bitkiler, bataklıkların içinde yaşamalarına rağmen dünyadaki en temiz bitkiler olma özelliğini kazanmışlardı. Nasıl oluyor da çevreleri pisken böyle temiz kalabiliyorlardı?
İnsanlar, pürüzsüz bir hayatın ve zorlulardan kaçınmanın rahatlık getireceğine inanır ama bu tez nilüfer çiçeği için geçerli değildir. Nilüferin yapraklarında küçük, minnacık çıkıntılar vardır. Bu çıkıntılar, su damlacıklarının kirleri toplayarak süzülmesini sağlar.
Bedenleri sayılabilecek yapraklarındaki zorluklar, pürüzsüzlükler ve kimisi için kusur sayılabilecek çıkıntılar, aslında onların dünyanın en temiz bitkisi olmasını sağlar. Jashua da bütün dikenleri, yaraları ve kusurlarıyla, üzerinde biriken kirleri akıtmaya çalışıyor. Genç Lord’ un her şeyi var, bir tek kirlerini içine katabileceği su damlacıkları eksik.
“Ağla sevgilim. Gözyaşların senin zayıflığın değil, duygularını saklamak zorunda değilsin!”
Genç kızın sözleri tamamlanmadan önce bir hıçkırık duyuldu, ardından ciğerini sökercesine güçlü bir ağlama. Uzun yıllardır gözyaşı dökmeyen birinin feryadıydı bu, senelerin yükü bir anda boşalıyordu.
Sevgilisi kendine gelince, Lareina gözlerini yeniden kapadı. İki sevgilinin bir karış uzaklıkta duran nilüferlerinin yaprakları, usulca uzanıp birbirlerine tutundular. Artık iki bitki yoktu, pembe ve kırmızı çiçek hasretle kucaklaşıyordu.
Öğleden sonra saatler sanki biri onları kovalıyormuş gibi hızlıca geçti ve geceyi karşılayan alacakaranlık gölün üzerini kaplamaya başladı.
Dört nilüfer, kendi kendilerine hareket ederek kıyıya doğru ilerliyorlardı, zindanın denemesi sona eriyordu. Kıyıya ilk çıkan Nafız oldu, onun çiçeği diğerlerinden iki kat daha hızlıydı. Kan Tanrısı karaya ayak bastığında, mavi çiçek ışıldamaya başladı ve birkaç nefes sonra aynı renkte bir enerjiye dönüşüp Nafız bileklerine dolandı.
İki mavi enerji halkası durmadan döndüler ta ki aşil tendonlarının üzerinde nilüfer çiçeği dövmesi oluşturana dek. Birleşince tam bir çiçeği oluşturabilen iki yarım dövme, Nafız’ın bileklerini süslüyordu. Ödül Zindanından kazandığı becerinin sembolleri artık bedenini süsleyecekti.
İkinci sırada Alis vardı. Gözleri kapalı ayağa kalkan Alis, yine açmadan toprağa bastı. Kar beyaz çiçek kendi ekseninde dönerek parçalandı ve genç adamın ensesinden bedenine girdi. Birkaç nefes sonra beyaz bir nilüfer dövmesi ensesinde belirdiği anlarda, Alis üç gün sonra gözlerini açtı.
Bir anda ortaya çıkan rüzgâr, ayaklarından başlayarak bedenini vaftiz etti ve aynı hızla gökyüzüne yükseldi. Beyazlar içindeki genç adam, zindandan alması gerekeni almıştı.
Lareina ve Jashua nilüferlerinden aynı anda, el ele ayrıldılar. Yavaşça hiçliğe karışan çiçekleri birbirlerine karışarak, onlarca nefes boyunca gölün sakin yüzeyinde dans ettiler. En sonunda saf enerjiye dönüştüklerinde, ayrılmadan iki sevgilinin bedenlerine nüfuz ettiler.
Lareina’nın kalbinin üzerinde, Jashua’nın karnında, birer nilüfer dövmesi vardı. Yarısı kırmızı, diğer yarısı pembe dövmeler, iki genç insanın aşkını sonsuza kadar bedenlerine kazımıştı.
Alis ve Nafız yanlarına vardığında, el ele tutuşmuş âşıkların bakışlarına yakından şahit olma fırsatı yakaladılar. Çekingen Lareina ve dışarıya belli etmese de içi sevdiklerine bir şey olacak korkusuyla dolu olan Jashua, artık yoktu.
Onlar gitmiş, yerlerine bambaşka iki insan gelmişti. Belki de bu söz yanlıştı, üzerlerine giydikleri ve onlara ait olmayan elbiseleri çıkarmışlar desek, daha doğru olurdu.
“Jashua”
Nafız, kuru bir öksürükten sonra Genç Lord’a seslendiğinde hava kararmıştı ama bu mesafeden birbirlerini rahatlıkla görebiliyorlardı.
“Efendim!”
Genç Lord saygıyla eğildiği an, kelimeler boğazına düğümlendi.
“Göreceğimiz kadarını gördük diye düşünüyorum artık üzerine bir şeyler giysen fena olmayacak!”
Jashua da durumu az önce fark etmişti ama duygu selinde yüzen Lareina ancak Nafız’ın sözlerinin üzerine sevgilisinin çırılçıplak olduğunu idrak edebiliyordu. Çığlık atan genç kız kızaran suratıyla arkasını dönerken, Alis kahkahalarla gülüyordu.
Jashua, yüzüğünden çıkardığı kıyafetleri apar topar giyerken birden etraf değişmeye başladı, zaman ve mekânda bir atlama yaşanıyordu.
***************************************************************************************************
Kendini yanlış hikâyede bulursan, ayrıl!
Mo Willems
 


Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


429   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   431 


DISQUS - Mangaya Ait Yorumlar

*Not: Yorum Yazmadan Önce;

  • Spoiler butonu kullanılarak spoiler yazılabilir fakat buton kullanılmadan spoiler verenler uyarılmadan süresiz engellenecektir ve geri alınmayacaktır.,
  • Küfür, siyasi ve seviyesiz yorumlar,
  • İçerikle alakasız link paylaşımları yasaktır.
  • İçeriği çeviren gruplar dışında site reklamı yapanlar sınırsız uzaklaştırılacaktır.