Yukarı Çık

“Bu böyle olmayacak, yaşadığımız hezimeti kalbimize kazıyarak yola devam etmeliyiz!”

Moralleri dibi vurmuş arkadaşlarımın bakışlarına karşılık olarak, yalnızca bu kelimeler dökülebildi dudaklarımdan.

Hızlı ilerleyişimizin sonuna geldiğimiz bu anlarda, sadece inatçılığımız bizi düştüğümüz durumdan kurtarabilirdi.

“Ne yapacağız peki?”

Yaşanan hezimeti kendi yetersizliğine bağlayan Şükrücük ilk konuşan olacaktı, üzerindeki birçok ekipmana rağmen bossu yeteri kadar tanklayamamış olmak epey üzmüştü onu belli ki.

“Pes etmek yok, üzülmemeliyiz demiyorum ama daha sadece bir bölgenin ilk katmanını temizledik değil mi? Şimdi sıra, diğer bölgelere girerek seviyemizi ve ekipmanlarımızı yükseltmekte.”

Sözlerimi bitirmemden sonra hızlıca kalkanın içine geri döndük, yolda tekrardan doğan mobları bir kesişimiz vardı ki of of of! Öfkemizi atmamız için biçilmiş kaftandı onlar ve biz bu konuda elimizi hiç korkak alıştırmadık doğrusu.

“Max aklıma bir şeyler geldi ama ne kadar doğru bilmiyorum?”

Toraman, tam dükkânların önünden geçerken usulca eğilip kulağıma fısıldayarak konuşmuştu

“Söyle, her fikre açığım!”

“Şu can yenileyen iksirlerin fiyatlarına bir baksak mı? Eğer elimizde biraz olsaydı o koca ağızlıyı kesebilirdik belki.”

Toraman’ın konuşması bittiği an kan beynime sıçrayıverdi, ulan senelerdir oyun oynayan adamsın sen nasıl bunu düşünemezsin diye kendimi yerlere atmadıysam, sadece etrafa verdiğimiz kahraman imajımız bozulmasın diyeydi.

“Çok mantıklı bir öneri, madem tıkandık tüm seçenekleri gözden geçirmemiz gerekiyor. Önce İksirciye, daha sonra yetenek kitabı satan yere bakalım.”

Başlamış iken ne varsa hepsini görmeli ve işimize en çok yarayacak hamleyi yapmalıydık ama işe önce Toraman’ın önerisindeki gibi iksir pazarından başlayacaktık.

“İksir dükkânına hoş geldiniz Günahkârlar!

Başlangıç köyünde satış yapan tezgâhtarların o inanılmaz sıcak tondaki karşılama cümlesi, yine bir tokat gibi suratımıza inmişti.

“Ürünlerinizi incelemek istiyoruz!”

Silah dükkânından dilim yandığı için iksircide konuşmaya üfleyerek başlayacaktım, tezgâhtarda diğeri kadar nemrut durmadığından yumuşak yumuşak işimizi halletmenin peşine düşmüştüm.

“İşletmemizde dört çeşit iksir bulunmaktadır; bunlar Hp ve Enerji arttıranlar olarak ikiye ayrılmaktadır.”

“Hp arttırmak için olan ürünlerimiz, kullanıldığı anda %15 geri kazanım sağlayan ve 10 saniye içinde %20 geri kazanım sağlayan olarak çeşitlenmektedir.”

“Enerji arttırmak için ürünlerimiz ise, kullanıldığı anda %15 geri kazanım sağlayan ve 10 saniye içinde %20 geri kazanım sağlayan olarak çeşitlenmektedir.”

Tanıtım bitince anlamıştım ki, bu gücümüzle iksirlere bel bağlayarak dâhi Şap Dudak adlı bossu kesemezdik, daha fiyatlarını bile sormadan hayal kırıklığı yaşayacağımı düşünmemiştim buraya gelirken.

“Acaba fiyatları hakkında bilgi verebilir misiniz bizi?”

Ha kırıldım ha kırılıcam derken, bu soruyu da sorarak geçmişten gelen çekingenliği atıyordum üstümden.”

“Tabii ki değerli günahkâr, bir anda etki eden iksirlerimizin şişesi 75 altın, süreli etkiye sahip olanların fiyatı ise 100 altın!”

Ağzımın payını aldıktan sonra çok konuşmadan tezgâhtan ayrıldık, yine sinirlenmiştim fakat bu sefer kendimi tutarak tepkimi uzaklaştıktan sonra verdim.

“Ulan silah alacağımız paraya bize iksir satmaya çalışıyor, normalde bunu onar yirmişer almak gerekirken çektiği fiyata bak haspamın!”

“Max evladım!”

Hızımı almış savuruyordum ki bir el omuzuma kibarca dokundu, arkamı dönüp bana seslenenin kim olduğunu görene kadar aklımdan geçenleri anlatmaya başlasam inanın roman olurdu.

Yalan söylemeye gerek yok epey tırsmıştım, yetkili biri söylediklerimi duyup bana cezayı kesmeye geldi zannettim.

Korkunun ecele faydası yoktu nihayetinde, bu sözün ne kadar doğru olduğunu milyarca insan ilk elden tasdik etmiştik zaten.

“Ohhh!”

“Bey amca sen miydin?”

İçeri doğru sıçmamı sağlayan kişiyi görünce elim ayağım çözüldü; vakti zamanında, bundan sonra hiç ölmeyeceksin diye söz verdiğim yaşlı adamdı arkamdan sinsice yaklaşan.

“Oğlum sen bugün gelmeyince…!”

Konuşmasının başını duyduktan sonra devamını dinleyemedim, sertçe atan kalbimin ritmi nedeniyle kulaklarımdan giren sesler anlamını yitirmişti.

“Bu adam kim Max!”

Henüz dumanı üstünde bir şekilde dolanan genç irisi yüzümün kirece dönmesinden mi işkillendi yoksa adamın tipini mi beğenmedi bilinmez, mevzuya ortasından dalıverdi.

“Yok bir şey, dayı tanıdık!”

Önce durumu kurtarmak gerekirdi, işi bağladıktan sonra partideki arkadaşlarıma başımdan geçenleri anlatacaktım.

“Max yeğenim, boş ver diğer dükkânları biz direkt benim bölgeye gidelim!”

“Şükrücük doğru söylüyor, valla ellerimin kaşıntısından duramıyorum yerimde!”

Ekibimizin tankı ve mistik yeteneğine sahip ama savaşçı hasarı veren Toraman oğlanı, yaşadığımız hezimetin hırsıyla yanıp tutuşuyordu, görünen o ki bir an önce gelişip intikam almanın peşindeydiler.

“Demir tavında dövülür arkadaşlar, haydi en iyi yaptığımız işe dönelim!”

Azap korkusu ile peşimde dolanan dayıyı yanımıza aldığımız gibi çılgın dans figürlerinin havada uçuştuğu, ter kokusunun tüm alanı kapladığı, kulak tırmalayan tınıların sonsuza kadar hükmünü sürdürmenin peşine düştüğü o yere gelmiştik.

Şükrücük’ ün bağışıklığı olduğu bölgenin sınırları içine girdiğimiz gibi bir curcuna patlak verecekti, kendi derdimize düştüğümüz için pek farkında olmasak da çoktan bizim dışımızdaki günahkârların ilgi odağı olmuştuk.

“Manşet dayı az sonra sana soru soracaklar ona ‘Evet’ cevabı vereceksin.”

İhtiyara grup daveti atmadan önce gerekli uyarıları yapmıştım, bu sayede çok geçmeden kalkanın dışına çıkıp kendinden geçmiş Düşmüşleri öldürmeye başlayabilecektik.

İlk karşımıza çıkan mobları adeta çim biçer gibi kesip atıyorduk,  aman ne oluyor demeye fırsat vermeye dâhi niyetimiz yoktu.

Özellikle bölgeye bağışıklığı olan orta yaşlı çılgın tank, kalkanını savunma amaçlı kullanmayı bırakmış iki eliyle önüne çıkanın suyunu sıkıyordu.

Bir nefeste 5. Seviyeye kadar olan alanı temizleyiverdikten sonra karşımıza ilginç bir manzara çıkacaktı, yolumuz omuz omuza vermiş kasap havası oynayan devasa bir kitle tarafından kapanmıştı.

Bu mobların bizimle hiçbir alakaları yok gibiydi, değil atak yapmak dönüp bakmıyorlardı bile, sadece durmadan hızlanan müziğe uyarak göz alıcı bir hızla dönmekteydiler.

“Max ne yapacağız!”

Hızını almışken durmak zorunda kalan Şükrücük yanı başımda biterek beni taciz etmeye başlamıştı, bunu Toraman’ın konuşmalarının takip edeceğini adım gibi biliyordum.

Hoş, sistemin atadığı bir ismi kullanmak zorunda kalmışken bu deyimi hatırlamak biraz saçma kaçacaktı ama ağız alışkanlığı da ha deyince geçecek bir şey değildi sonuçta.

“Abi bunlar kasap oynuyor, işin kötüsü ritmin en hızlı olduğu zamana denk geldik. Ben derim ki biraz soluklanalım, normal şartlarda er ya da geç yavaşlamaları gerekiyor, işte o vakit geldi mi taş üstünde taş kelle üstünde baş bırakmayacağız!”

Halay ile coşmuş kitlenin seviyeleri bizden düşüktü, eğer aynı sayıya sahip dağınık bir grup olsaydılar aramızdaki konuşmalara harcadığımız vakitte hepsini katletmiştik lakin şekil olarak bu durumdalarken onlara saldırırsak, sonumuz kıyma makinasına atılmış parça etten beter olurdu.

“Bu sırada boş durmaya gerek yok, seviye olarak gelişemesek de birkaç eşya kazanmayı başardık!”

Bekleme kararı sonrası moralleri bozulan ekip arkadaşlarımın yüzü bir anda gülmeye başlamıştı, özellikle uzun süredir sessizliğini koruyan Rimel nihayet birkaç kelime edecekti.

“Manşet amca, sen ne zaman geri dönmeyi düşünüyorsun!”

Hayda, ihtiyarın hala peşimizde olduğunu hepimiz atlamıştık, sadece etki aldığında onun üzerinde yetenek kullanmak zorunda kalan hanım kızımız durumun farkındaydı.

“Valla yavrum, siz bir şey söylemeyince ben de ses etmeye çekindim!”

Adam tam bir köylü kurnazı çıktı Rıza Baba dememek için kendimi zor tuttum, dayı bizi ayakta uyutmuştu vallahi.

 

 

 




Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.




27   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   29 

DISQUS - Mangaya Ait Yorumlar

*Not: Yorum Yazmadan Önce;

  • Spoiler,
  • Küfür, siyasi ve seviyesiz yorumlar,
  • Seriyle alakasız link paylaşımları yasaktır.
  • Seriyi çeviren gruplar harici site reklamı yapanlar sınırsız uzaklaştırılacaktır.



  • 27   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   29