Yukarı Çık




Bir zamanlar, kocaman bir ormanın yanı başına kurulmuş küçük bir kasaba vardı. Bu kasabayı diğerlerinden ayıran tek şey, hemen yanı başındaki ormandı. 

İlk bakışta yeşilliği, kuş cıvıltıları ve yaydığı ferah havası sebebiyle oldukça cezbedici olsa da, hakkında bir çok kötü söylenti vardı. İnsanları yiyen yırtıcı hayvanlardan lanetli perilere kadar, saymakla bitmeyecek kadardı bu söylentiler.

Yabancı biri olmadığı sürece o ormana adımını atan birine rastlamak neredeyse imkansızdı, ve bu konuda da bir istisna vardı, genç bir kızdı bu istisna, genç Gloria idi, bir çift gelinciği andıran kırmızı gözleri ve bir aslanın yelesi gibi dalgalarıyla süzülen kumral saçları vardı. Keyfi değildi bu ziyaretleri, ormanda küçük bir kulübede büyük babası ve onun avcı dostu yaşıyordu, her cumartesi düzenli olarak hem onları kontrol etmeye, hem de onlara hazırladığı taze yiyecekleri götürmeye giderdi, her gidişinde de ne kadar tehlikeli olduğunu bilse de, kırmızı bir pelerin takardı. bu pelerin onun babasından yadigardı.

Büyük annesi o kırmızı pelerini Gloria nın babası henüz daha gençken onun için dikmiş. Torununun oğluna ait bu pelerini her giydiğini gördüğünde mutlu olduğu için de gloria bu riski almaya karar verip,her ormana gideceğinde bu pelerini takmaya başlamıştı. İşte tam da bu yüzden kasaba halkı ona "ormanın kırmızı başlıklısı" lakabını takmıştı.

Cuma akşamıydı. Kasaba halkının tamamı evlerine çekilmiş, sokakları pencerelerinden sızan mum ışıkları aydınlatıyordu. Kolunda her zaman kullandığı sepet ve üzerinde saçlarıyla uyumlu kahve elbisesiyle dereye doğru ilerliyordu gloria. Cırcır böceklerinin öttüğü o sokaklarda tek başına yürüyordu, ne bir ebeveyn ne bir dost ne de bir eş. buna alışmıştı çoktan, anne ve babasının vefatı onun kabuğuna çekilmesine sebep olmuştu, tek başına ayakları üzerinde durmaya çalışırkenki her tökezlemesinde görmezden geldikleri için tüm kasabadan da kopmuştu iletişimi. Bu dünyada bi kendisine sahipti, bir de büyük babası ve yaşlı avcıya. yanından geçtiği evin perdesi açık, içinde yaşayan küçük çocuk ve anne babası rahatça görünüyordu. eğleniyor olmalılar.. diye düşündü gloria gülümsemelerini görünce, küçük çocukla göz göze gelmesiyle bir anda önüne dönüp yoluna devam etti.

Mutlu gülüşmeler, sıcak kucaklar ve şefkatli sözler. arzuladığı bu şeylere sahip olamayacağını uzun zaman önce kabullendirmişti kendine, çoğu insan için bu kayıp yaşama hevesini tüketecek kadar büyük olsa da, gloria için sakin ve moloton hayatı yeterince yaşamaya değerdi. Yaşama isteğini kaybetmesine sebep olacak tek şeyin kendisine karşı hissettiği büyük bir memnuniyetsizlik duygusu olacağını düşünüyordu. Ve bu duygu olmadıkça, her başını yastığa koyduğunda ertesi günün gelmesini bekleyecek, her aldığı nefeste de bunu hak ettiğini, yaşamayı hak ettiğini düşünecekti. 

Biz onun hakkında düşünürken, gloria çoktan dereye varmıştı. Eteklerini topladı ve yere çömeldi, sepetinden kırmızı başlığını çıkarttı ve özenle,yıpratmadan yıkamaya başladı. Ertesi gün rahatça kullanabilmek için her cuma akşamı kırmızı pelerini yıkar ve kurumaya bırakırdı. Kışın bu bir kaç gün öncesine kadar uzayabilirdi elbette.  Özenle yıkadı sıktı ve katlayıp sepetine koydu. şimdi sırada eve dönmek vardı. 

Aynı yollar ve değişmeyen sakinlik, böcek sesleri, bir şey dışında her şey diğer günlerle aynıydı. Küçük bir çocuğun kendisini takip ettiğini fark etti, hem de hiç bir şey demeden? Elbette çocuklar anlamsız şeyler yapabilirdi yine de bunların arasında gecenin bir körü birisini takip etmek yoktu. Gloria kim olduğunu öğrenmek istedi. Olduğu yerde durdu ve yerde bir şeylerle ilgileniyormuş gibi davrandı. Tam da düşündüğü gibi, çocuk obu takip ediyor.. Hayır hayır. Yaptıklarını taklit ediyordu! Niye ki maksadı onu beklemediği anda korkutmak ya da gündüz arkadaşlarına köyün cadısı, kırmızı başlıklının gizli sırlarını anlatmak için onu izlemek değil miydi? Gloria çocuğa göz gezdirdi ve onu tanıması uzun sürmedi. Bu çocuk hemen evinin yanındaki fırıncının küçük oğluydu, onu tanımıyor veya adını bilmiyordu ama 8 yaşından büyük olmadığına emindi. Acaba yolunu kaybetmiş olabilir miydi? Bu oldukça makul bir ihtimaldi. Etraf çok karanlık ve etrafta küçük çocukları korkutabilecek bir ton korkunç söylenti vardı. Bu yüzden anne babanızın sözünü dinleyip hava kararmadan eve dönmelisiniz... Diye düşündü. 
Çocuk gayet korkmuş bir bakış takınıyordu, korkmuş ve ciddi. Bu gloria nın kıkırdamasına sebep oldu ve ayağa kalktı. "görevimiz sağ sağlim eve dönebilmek kayıp ruh, seni annene götüreceğim" dedi kendi kendine, çocuğun duyabileceği bir sesle. Renkli anıları eşliğinde küçük bir tekerleme mırıldanıyordu "sağlık evinden hemen soo~la, iki evi geçtikten sonra bu sefer sağa! Bir koca ağaç göreceksin küçük ruh, ikinci koca ağaç ve üçüncü koca ağaç. şimdi vardık taş fırına. Sağa baa~k, sola baa~k ilerle hemen şu aradan" bir yandan söylüyor bir yandan yapıyordu, hayalindeki sesin sahibi babasının ta kendisiydi, babasıyla bu eve dönüş tekerlemesi ile her kaybolmasında eğlenceli bir şekilde evin yolunu bulurdu. Çocuğu kontrol etti, çocuk onun yaptıklarını yapıyordu, bu iyiydi. Sıra tamamen karanlık ara sokağa geldi, hızlı geçmek en iyi seçenekti fakat bu çocuğun takılıp düşmesine sebep oldu, gloria babasıylayken tam buradan el ele geçerlerdi ve babası onun dengesini sağlardı. Çocuğa uyum sağlamak in gloria çok sert olmayacak şekilde kendini yere bıraktı "yere düş, sonra ellerinden destek alıp kalk" doğaçlama yapması gerekti. Gloria dediklerini yapıyor, küçük çocukta onun yaptıklarını tekrar ediyordu, . "Parmak uçlarında yavaşça, sağaa bak solaa bak kimse yoksa hemen eve gir anne içeride seni bekliyor! görevv tamam!" evi gördüğü gibi içeri koştu çocuk, onun ardından da kendi evine girdi gloria. Kapattığı kapıya yaslanıp tebessüm etti. Teşekkürler baba, büyüdüğümde de işe yarayacağını hiç düşünmemiştim. Diye düşündü. O gün aldığı malzemelerin yerinde ve iyi olduğunu kontrol edip yatağına gitti. Yıldızlı gök yüzünü izleyen kırmızı gözleri, yorgunluğa karşı gelemeyip sonunda kapanıvermişti.

Gün doğmuş, başlamıştı kuşlar şarkılarını söylemeye, ormandan gelen muazzam kuş sesleri, yemeğini isteyen kümesteki horozun gür sesi ile karışıyordu. Bu cümbüşün eşliğinde gözlerini araladı gloria. Beyaz elbisesini giydi, saçlarını gevşekçe bağladı. Annesinin yemek önlüğünü takıp hamurları hazırlamaya başladı. O zamanlarda herkesin evinde fırınlar olmazdı, fırıncıya gider onda pişirirlerdi kendi malzemelerini. Gloria kek, börek çörek çokça unlu mamül hazırladı ve çok ta uzak olmayan fırına götürmek için erkenden yola çıktı. çoktan emeklerinin pişmesini bekleyenlerle doluydu fırının önü. Hamurları fırıncıya veren gloria da tıpkı onlar gibi başladı beklemeye. 

Uzun beklemenin sonunda fırıncı gloria yı çağırıp unlu mamüllerini ona verdi, o da geçen gece kullandığı koca sepete koydu ve pelerinini bağlayıp yola koyuldu. Yanından geçtiği kişilerin kendisi hakkında fısıldaştığını duyabiliyordu "kırmızı pelerini takmış yine" "bizim kırmızı başlıklı yine ormana gidiyor, şuna baksana.." "belki de canını önemsemiyordur ? bilirsin.. öyleleri vardır ya hani şöyle insanlar" "anne babası öldüydü bu kızın belki de onları görmek istiyordur haha!" "bazıları onun cadı olduğunu söylüyor çok yaklaşma" 

Başını dik tuttu, utanacağı hiç bir şey olmadığını bilerek yanlarından geçip ormanın kıyısına geldi. Derin bir nefes aldı ve içeri girdi. Yemeklerin kokusu, giysisinin kızılı.. dışarıdan bakınca cidden ölüme yürüyormuş gibiydi, bunu biliyordu. Kim bilir belki de şu zamana kadar hayatta kalması tamamen şanstı? Eğer öyleyse şimdi de o şansa bolca ihtiyacı vardı. Bir süre ilerledikten sonra içini huzursuz bir hava sardı, olamaz.. Arkasındaki çalılardan ses mi geldi? Hayal olamazdı değil mi..? Hayal bile olsa önlem almalıydı. Bir ayıysa  onu asla alt edemezdi ama belki çevik olmayışıyla bu hayatta kalma savaşını kazanabilir, kaçabilirdi? Hayır çalılardan gelen ses o kadar da gür değildi, sönük bile olsa ayı kadar büyük bir hayvanın çıkarttığını düşünmek mümkün değildi. Belki sadece küçük bir tavşandı? Yanından geçtiği bir ağacın kovuğundan soyulmuş bir parça alıp yere fırlattı. Hayır bu tavşan gibi korkak bir canlı değildi, fırlattığı şey onu harekete geçirmedi. Zaman azalıyordu ve kendisi sabit yürüyordu, ne yapacağını buldu, bunu deneyecek ve şansına o canlının küçük bir şeyler olduğunu umacaktı. Yolunun üstünde bir elma ağacı vardı ve önünde durdu. Uzanarak gözüne en iri gözüken elmayı koparttı. Taze ve sert. Bir keçinin kafasına bile düşse onu afallatır. Göz ucuyla sağa baktı. O avına saldırmaya hazırlanan bir kurttu! İşte şansım! Diye düşündü gloria. Bir şeyleri fırlatmakta iyiydi kendince. Koşu yarışında bir insanın kurda karşı kazanması imkansızdı!

Gloria elmayı elinde tutarken yürümeye devam ediyordu. Hemen değil, biraz sonra, tam o anda, duyduğu sesle arkasını döndü ve kendisine atlamakta olan kurdun kafasına soğuk kanlılıkla hızlıca elmayı geçiriverdi! Sersemlemiş kurdu görmesiyle de bunu koşma işareti olarak algılayıp tüm gücüyle koşmaya başladı. Başardım! Ama hala daha son kısmı var! Koş glori koş! Yaşamak için koş! Büyük babanı bir daha görebilmek için koş! Hızlı adımlarla koşuyor ve bir yere takılmamak için gözlerini kırpmıyordu bile. 

Sonunda bir düzlüğe geldi ve yaşlar içindeki gözlerini yumdu. Gücünü son kırıntılarını kullanarak ayakta kalmaya çalışıyordu. Omuzuna dokunan koca el ile panikle arkasını döndü. 




Selam! ben sera, bu hikayenin yazarı. Hepinizle tanıştığıma memnun oldum, umarım hikayem dikatinizi çekmiş, hoşunuza gitmiştir. Hikaye yazmayı severim ve bu ilk yayınlayışım diyebilirim. Daha önce bir kaç kez küçük sahneleri yayınlamıştım fakat bir seri olarak bu ilk. Hatalarım olursa yazın lütfen, her eleştiri gelişmem için bir adım ve gelişimimde sizlerin de yardımcı olmanız beni mutlu eder. Bundan böyle her bölümde en az bir karalama paylaşayım. Asıl hedefim yazmak değil çizmek olan bir çizerim ve çizimlerimin eşlik ettiği hikayeler genel tercihim.

hepinize mutlu haftalar diliyorum!

(bölüm resmini yoruma koyacağım) 


Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.




468x60


DISQUS - Mangaya Ait Yorumlar

*Not: Yorum Yazmadan Önce;

  • Spoiler butonu kullanılarak spoiler yazılabilir fakat buton kullanılmadan spoiler verenler uyarılmadan süresiz engellenecektir ve geri alınmayacaktır.,
  • Küfür, siyasi ve seviyesiz yorumlar,
  • İçerikle alakasız link paylaşımları yasaktır.
  • İçeriği çeviren gruplar dışında site reklamı yapanlar sınırsız uzaklaştırılacaktır.