1   Önceki Bölüm 

"Ee sonra?" annesi kızına kaşlarını çatarak "Öyle işte daha sonra insanları kendi hallerine bıraktık ve kendi hayatımızı yaşamaya karar verdik." dedi. Elindeki kitabı yatağın üzerine koydu. 

"Agh cidden ilk cadı utanmış olmalı." annesi kızına daha sert baktı. "Bak tatlım, kimse ona mutlak gücü etrafa sal, genini yedi kişiye ver demedi tamam mı? Hem o kadar gücü nasıl olurda başka şey için kullanmaz. Ah o güç bende olsaydı.."

"Anne, peki ya ben.. Ben de mi cadıyım yani?" kız gözlerini kocaman açmıştı. Büyükannesinden birkaç şey duymuştu fakat annesi asla tam olarak açıklamamıştı.

"Bu da soru mu? Sana bunları boşuna mı anlattım ben? Tabiki de cadısın. Zaten artık yaşın geldiği ve eğitilmen gerektiği için anlatıyorum." kız oturduğu yerden kalktı.

"Yani, yani ben sürekli siyah giyinip, yere şekil çizip, bir kediye mi sahip olacağım!?" annesi gözünü devirdi.

"Şu cadılara atılan iftiralar.. Sence ben ve büyükannen gotik gibi mi? Ya da her yere saçma sapan şekil çiziyor muyuz? Biraz sakin ol ve doğru dürüst beni dinle." kız yerine tekrar oturdu.

"Güzel. Şimdi yavaş yavaş gidelim olur mu?" kız başı ile onayladı.

"Peki.. Biz hangi klandayız?"

"Sonunda mantıklı bir soru. Biz en muhteşem klana sahibiz. İlk cadının, bana göre, bu güç dağıtma işini yapma sebebi olan klanız. Donyoku... Yani bizim dilimizde açgözlülük." kız ellerini havaya kaldırdı.

"Do.. Ne? Japonca mı bu?" 

"Ah evet maalesef.. Geçen yüzyıllarda baş olan klan terimlerin bazılarını Japonca yapmak istedi. Nedeni sorulduğunda ise orada daha fazla büyülü varlık olduğunu söyledi. Şimdi de isimler öyle kaldı." kız yüzyıl demesine takılmadı. 

Ve göz devirerek "Ne zahmet.." dedi. 

Annesi ise elini kızının omzuna koydu. "Bak Raven, şuanda büyük bir şeyin parçası oluyorsun. Damarlarında gezinen kan cadı kanı. Ve tabi bir de babandan gelen şu insan kanı var.. Her neyse sen bir cadısın. Ve daha fazlası olabilirsin. Güçlerini öğren ve hayatını daha fazlası için yaşa. Güçlerin ile almak istediğin her şeyi al." Raven annesine bakarak güldü.

"Biliyorsun anne.. Ben sadece büyükannem sayesinde birkaç şey biliyorum. Yani kalanları.. güçleri bilmiyorum ve.." annesi Raven'ı susturdu.

"Bir iki haftaya seni eğitmeleri için birini gönderecekler. Ben seni eğitmek isterdim fakat her klanda yeni gelen cadıların ismi yazılır ve kura yapılır. Böylece kendi çocuğunu eğitemezsin."

"Neden beni sen eğite.."

"Çünkü sana biraz.. Yanlış anlatabilirim. Kabul etmek istemem ama bu konuda yetersizim. Bu yüzden geri kalan her şeyi gelen eğitmen anlatacak ve öğretecek." Raven annesinin yumuşak gözüken yüzüne baktı.

"Anladım.. O zaman eğitmenin gelmesini bekleyelim." annesi kızına bir gülücük attıktan sona odadan çıktı.

Raven ise odasında bırakılan kitabı eline aldı. 

Kapağında 'yaşayan efsanelerin kurguları' yazıyordu. Kitabı açtı fakat sayfalar boştu. Geri kapatıp yatağın üzerine koydu. Annesi onu okurken kesinlikle yazı vardı.

Yatağından indi ve pencereye yöneldi. Gökyüzü gitmekte olan güneşin etkisi ile turuncu renginde kaybolmuştu.

Raven annesinin bir kaç deney tüpü şişesi ile dolaştığını görmüştü fakat tam olarak nedenini öğrenememişti. Yani annesi büyü yapan bir cadı mıydı? Aynı şekilde büyükannesi de.. Şimdi neden büyükannesinin çok genç gözüktüğünü anlıyordu. Yüzünde sadece birkaç kırışıklık vardı.

Yolda gördüğünüzde onun asla büyükanne olduğunu anlamazdınız. Heyecanla kendi içinde gülümsedi. Yani o da yaşlandığında genç mi kalacaktı? Belki de ölümsüzdür?

Çeşitli duyguların eşliğinde annesinin yanına gitti. Babası çoktan gelmişti. "Baba sana bir şey soracağım sen biliyor musun annem.." annesi hızla arkasına dönüp kızının lafını kesti.

"Rav! Babana söyleme demedim mi? Ah.. Tatlım sanırım geçen gün markete giderken arabanı çizdim. Umarım endişelenme.." adam koşarak kapıya yöneldi.

"Hayır tatlım. Hayır endişe etmedim sadece bir dakika!" kapıyı hızla açıp çıktı.

"Raven baban bilmiyor tamam mı? Ve bilmeyecekte. Sadece ben ve sen. Anladın mı kimseye söylemek yok." kız yavaşça başı ile onayladı. "Söyleyeceğimi nereden bildin bu da cadılığın parçası mı?"

"Hayır sadece biraz fazla kolaysın, üzgünüm Raven. Her neyse şimdi yukarı çık ve okul için her şeyin tam mı bak. Yarına bırakma." kız annesinin sözünü dinledi ve kendi odasına gitti.

Babası ise mutlu bir şekilde geri gelmişti. "Tatlım ben hiçbir yerde çizik göremedim. Belki de sana öyle gelmiştir," kadın hafifçe gülümsedi.

"Ah öyle demek. Ben de boşuna üzülmüşüm. Öyleyse neden şimdi televizyon izlemiyoruz? En sevdiğin dizin başlamış," adam hevesle televizyonu açıp izlemeye başladı.
¶°¶


Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


1   Önceki Bölüm 



DISQUS - Mangaya Ait Yorumlar

*Not: Yorum Yazmadan Önce;

  • Spoiler,
  • Küfür, siyasi ve seviyesiz yorumlar,
  • İçerikle alakasız link paylaşımları yasaktır.
  • İçeriği çeviren gruplar dışında site reklamı yapanlar sınırsız uzaklaştırılacaktır.