12   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   14 



   Artık bir karar vermiştim. Daha doğrusu bu kararı almak zorunda kalmıştım. Bu zamana kadar gerçekliğiyle ilgili tek bir kelime söylemeyen Sora benim iyiliğim için ameliyat olmam gerektiğini söylemişti. Buysa artık benim için 'beni artık unut' demekle aynı şeydi. Ama o da beni seviyordu, biliyordum. Bu gidişle de ölecektim. Gerçi ona da asla kızamazdım zaten. Özellikle de onunla ilgili hatıralarımın zihnimde olduğu son anlarda...

"Terasın kapısı gene bozulmuş kumanda nerde?" Evin terasında abimle kahve içiyorduk.

"Şu tembel olduğun için aldığın kumanda mı? Hiç bilmiyorum. En son kaybolmuştu sanırım."

"Kapanırsa burada kalacağız ona göre." Gülümsedim. Gerçi artık hiçbir gülüşüm gerçek değildi.

Kahvemden bir yudum alıp sıcak sıvının boğazımdan akmasına izin verdim. Yan taraftan bir ses gelmesiyle ikimiz de irkildik.

"O da ne? Yan dairede biri mi oturuyordu?" O sırada annem içeriden geldi ve benim soruma gülerek cevap verdi.

"2 aydır orada biri oturuyor ve sen bunu yeni mi duyuyorsun Mina? Sana da ne demeli Eren, telefonda söylemiştim."

"Ah evet hatırladım." Sonra güldü. Benim artık pek bir şey umurumda değildi. Kahvem bitince odama geçtim.

Yatakta kıpırtısız bir şekilde uzanırken canım sıkılmaya başlamıştı. Kalktım ve eski çizimlerimin olduğu defterlerimi incelemeye karar verdim. Kütüphanenin dolabını açıp kutunun içinde olan defterlerimi çıkardım.

"Ne kadar çok var..." Bazılarını hatırlamıyordum bile. Özellikle şu kırmızı kapaklı olan sanki zihnimde ona dair hiç anım yoktu. Defteri açıp yavaşça sayfaları çevirmeye başladım. İlk sayfada bir bankta oturmuş gün batımını seyreden iki kişi vardı. Erkek olan kıza sarılıyordu. Resmin çoğu kara kalem olmasına rağmen gün batımını turuncu, sarı ve kırmızı renklerle boyamıştım.

Birkaç sayfa sonra yüzleri sayfanın dışına taştığı için boyundan itibaren görünen bir kız bir erkek vardı. El ele tutuşuyorlardı.

Sonraki sayfada kitap okuyan bir erkek çizimi vardı. Bu seferki gözlüksüz. Aniden kaşlarım çatıldı. Sora'yla ilk karşılaştığım gün ki çizimimi buldum.

Sonuç gerçekten şaşırtıcıydı! Birbirlerine çok benziyorlardı. Duruşları hatta gözleri bile aynıydı. Sora'yla tanıştığım gün yaptığım çizimi elime aldım. Gözlerini okşadım. Acaba gözleri ne renktir? Deniz gibi mavi midir, yoksa gökyüzü gibi mi? Ya da... Sora'nınkiler gibi mi?

Öbür defteri yerine koydum ve eski defteri elime aldım. İncelemeye devam ettim. Sonraki sayfada yine bir erkek çizimi vardı. Gözleri sayfanın dışına taşmış parmağını dudağına götürmüş 'sessiz ol hareketi' yapıyordu. Sonraki sayfalarda da ya erkek çizimleri vardı yada başka romantik çizimler. Erkek çizimlerine baktığımda acaba neden hep aynı saçı kullanmışım diye düşündüm. Ve bu kadar romantik çizim benim için fazlaydı sanki. Acaba bu gerçekten benim mi? Hiç birini çizdiğimi de hatırlamıyorum gerçi ama benim çizim tarzıma benziyor.

"Herhalde shoujo animeleri çok izlediğim bir zamanda yapmışımdır."

"Gerçekten onları hatırlamıyorsun değil mi?"

"Ha?" Abim kapıya yaslanmış beni izliyordu. Yanıma doğru yürüdü ve tam yanımda çömeldi.

"En eski hatırladığın anın ne?"

"Şey zor bir soru... uuummm... yaz tatili için bir yazlık tutmuştuk sanki ama annemle babam kavga ettiği için hemen geri dönmüştük."

"Ne zamandı hatırlıyor musun?"

"6 yaşındaydı." Birden şaşırdı.

"Hayır Mina o zaman 11 yaşındaydın. O olaydan önceydi."

"Hangi olay?"

"Babamın annemi aldatmasından sonra."

"Ne?!" Şaşkınlıktan ağzım açık kalmıştı. Babam annemi mi aldatmıştı?

"11. Doğum gününden önce o günden sonra bu hale geldiler zaten. Demek...hatırlamıyorsun." Başımı hayır anlamında salladım.

"Peki önceki zamanlar? Mutlu olduğumuz zamanları hatırlamıyor musun?"

"Mutlu olduğumuz zamanlar mı vardı?" Daha fazla şaşırdı.

"O olay olmadan önce gayet mutlu bir aileydik. Birlikte pikniğe giderdik yada sinemaya! Hiç birini hatırlamıyor musun?" Gözlerim şaşkınlıktan açılmış bir şekilde başımı hayır anlamında salladım. Elini alnına koydu ve gözleri ağlamaklı bir hal aldı.

"Demek bu kadar ilerlemişti ama hiç haberimiz yoktu. Peki sen hiç mi fark etmedin yani bir şeyler unuttuğunu."

"Sen söyleyince hatırladım. İndirdiğim bazı animeleri hatırlamadım. Ben de izlemek için indirdiğimi sandım. Daha sonra bir sitede o animeye yorum yazdığımı görünce çok şaşırmıştım. Başka şeyler de olmuştu."

"Neden hiç söylemedin?" Güldüm.

"Söyleyecek biri mi vardı?" Yüzüne ağlamaklı bir ifade yerleşti ve hızla bana sarıldı. Ben de ona.

"Hepsi benim suçum. Senin yanında olmalıydım. Yalnız olduğunu biliyordum ama yanında kalamadım. Çok özür dilerim..."

"Kimsenin suçu değil. Özellikle senin."

***

Ertesi gün hastanedeydim. Üstüme o düz mavi hastane kıyafetini giymiştim. Yatakta uzanıyordum. Annem, babam ve abım de odada bekliyordu.

"Korkmuyorsun değil mi?" Abim şefkatle saçlarımı okşadı.

"Hayır." Sonra birden içeri orta yaşlı erkek bir doktor girdi.

"Evet genç hastam nasılmış bakalım?" Güler yüzlü sevecen bir tipti sanırım. Göz kapaklarımı eliyle açıp ışık tuttu, makineleri kontrol etti ve raporları okudu.

"Hadi ameliyat saati geldi. Seni götürmemiz gerek." Hemşirelerin getirdiği tekerlekli sedyeye uzandım. Üzerimi örttüler.

Koridorda yavaşça ilerlerken abim, annem ve babam da bizi takip ediyordu. Başımda bekleyen doktora döndüm.

"Umarım ameliyatın iyi geçmesi için morale gerek yoktur."

"Merak etme bu o tarz bir ameliyat değil. Ayrıca neden öyle söyledin."

"Moralim eksilerde falan da öyleyse ölürdüm herhalde." Doktor kahkahalarla güldü.

"Cesur kız." Herhalde ölüm espirisi yapmam yüzünden demişti. Ameliyathanenin kapısına geldiğimizde durduk. Abim hızla elime yapıştı.

"Merak etme bir şey olmayacak uyandığında yanında olacağız." Gülümsedim ama bir şey söylemedim. Çünkü aklımdan geçen şey şuydu.

Keşke ölsem...

Ameliyathaneye girince soğuk hava içimi doldurdu. Yada belki de bu üzerimde sadece hastane elbisesi olduğu içindi. Hemşireler ve doktorlar yavaşça başıma üşüştü.

"Evet Mina şimdi sana narkoz vereceğiz. Ondan geriye say bakalım." Eliyle birine işaret verdi.

"On." Hemşirenin dokunduğu metal ameliyat aletlerinin şıngırtısı duyuluyordu.

"Dokuz." Ardından elindeki neşteri başımda bekleyen doktora uzattı.

"Sekiz." Ameliyathanenin başındaki parçalı ışık gözlerimi alıyordu.

"Yedi." Konuşmalar ve görüntüler yavaşça bulanıklaşmaya, gözlerim ağırlaşmaya başladı.

"Altı." Ve karanlık.

***

Gözlerimi açtığımda beni karşılayan şey hastane odamın soluk ışığıydı. Abim hemen yanıma koştu.

"Mina!" Annemle babam da yanıma geldi. Yüzüme sevinçle bakıyorlardı.

"Ölmemişim..."

"Tabi ki ölmedin!" Abimin gözleri dolduğunda arkasını dönüp koluna sildi. Güldüm.

"Ağlıyor musun?"

"Hayır ağlamıyorum bir kere! Erkekler ağlamaz!" Daha çok güldüm.

Ertesi gün hastaneden ayrıldık. Bütün başımı saran bir sargı takıyordum. Eve geldiğimizde hüzünlenmiştim.

"Beni yalnız bırakabilir misiniz?"

"A-Ama Mina daha yeni ameliyat oldun! Başına bir şey gelebilir. Doktor başının dönebileceğini yada bayılabileceğini söyledi."

"Sadece bir saat. Gelecek mi görmek istiyorum." Dediğim gibi evden gittiler. Yalnız bir şekilde salonda oturuyordum. Umutla kapıya bakarak. Onun 'ben geldim~' diyerek odaya girmesini bekledim. Ama ne kadar beklersem bekleyeyim gelmemişti.

Annemler geldiğinde ağlamaktan gözlerim kızarmıştı. Haftanın diğer günleri de evden gitmeleri için zorladım. Yalnız kaldığımda ne kadar beklersem bekleyeyim gelmedi.

Üç gün sonra doktora gittik ve sargıları çıkardı.

"Merak etme özellikle başının orta kısmını kestik yani saçların yarayı kapatacak."

"Sağ olun." Eve geldiğimizde her zamankinden hüzünlüydüm. Salonda hepimiz oturuyorduk.

Artık beni ziyaret eden bir Sora'm olmayacaktı. Artık beni avutmayacaktı. Ya da bana sarılmayacaktı...Kokusunu bir daha alamayacaktım, yumuşak sesini bir daha duyamayacaktım. Onun tatlı gülümsemesini bir daha göremeyecektim.

Artık Sora'sız yaşayacaktım.



Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


12   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   14 



DISQUS - Mangaya Ait Yorumlar

*Not: Yorum Yazmadan Önce;

  • Spoiler,
  • Küfür, siyasi ve seviyesiz yorumlar,
  • İçerikle alakasız link paylaşımları yasaktır.
  • İçeriği çeviren gruplar dışında site reklamı yapanlar sınırsız uzaklaştırılacaktır.