23   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   25 



Lin Klanı’ndan ayrıldıktan sonra Su Chen hemen Gerçek Yeşim Köşk’e gitmedi. Bunun yerine Su Klanı’na döndü. Yaraları tamamen iyileşmemişti hatta Gu Qingluo’nun verdiği hizmetkar kıyafetlerini giyiyordu. Doğal olarak önce eve gidip uygun bir şeylerle değişmesi gerekiyordu.

Su Klanı’na geldikten sonra Su Chen birileriyle karşılaşmaktan kaçınarak arka kapıdan dolaştı. Yolu çok iyi biliyordu ve gözleri kapalı (ki bu abartıdan yoksundu) bile dönebilirdi. Artık görüşünü kazandığı için doğal olarak sakin ve kaygısızdı.

Su Chen kimseyle karşılaşmadan Toz Eleği Avlusu’na döndü.

Jianxin orada değildi. Tek bir kişi bile Toz Eleği Avlusu’nda değildi.

Su Chen direkt içeriye yönelip kanlı sargılarını ve hizmetkar kıyafetlerini çıkararak yaralarını inceledi.

Gu Klanı’nın Mor Yeşim Merhemi gerçekten mucizeviydi. Sadece bir gecede yaralar ize dönmüştü. Her ne kadar hareket ettiğinde yaralarının çevresi acısa da onu etkileyecek kadar kötü değildi. Tek sorun geçici olarak kullanamayacağı sağ koluydu. Belki de iyileşmeden önce birkaç gün daha dinlenmeliydi.

Bu dünyada insanlar köken enerjiyle geliştiği için iyileşme yetenekleri çok güçlüydü ve çok nadir hastalanırlardı. İlaç takviyesiyle hayati tehditi olmayan yaralar çok hızlı bir şekilde iyileşirdi.

Yine de Su Chen iyileşmek için birkaç gün daha dinlenmesi gerektiğini bilerek huzursuz hissetti.

Su Chen, Lin Klanı’nından dört kişinin ne yaptığını öğrendiğinden beri zamanının çok hızlı tükendiğini hissediyordu. Gelecek yıl… Gücünün seviyesini acilen yükseltmesi gerekiyordu.

Bunları düşündüğü sırada aniden dışarıdan insanların geldiğini duydu.

O sırada Su Chen’in tüm vücudu çıplaktı ve yaralarla kaplıydı. Bu şekilde görünmesi hiç iyi olmayacaktı. Neyse ki odada eski kıyafetlerini alıp arkasına saklanmasına izin verecek paravan vardı.

Su Chen kendisini sakladığı sırada iki insan kıkırdayarak içeri girdi.

Biri Jianxin’di. Onu en son üç yıl önce görmüştü ve belli ki büyümüştü. Gök mavisi renginde şapka takıyordu ve ağzının kenarlarında bıyık izleri bile vardı.

Diğeri aslında hizmetçi gibi giyinmiş genç bir kızdı. Yüzü çok yuvarlaktı ve görünüşü oldukça iyi olarak düşünülebilirdi. Ancak Su Chen kızı tanımadı görüşünü kaybettikten sonra klana katıldığını düşündü.

İkisi kıkırdayarak ve didişerek odaya girdiler. Jianxin kollarını kocaman açtı ve genç kadına sarıldı. Genç kadın ondan kaçınmaya çalışıp başarısız olarak sevimli bir şekilde güldü. Jianxin onu yakalayıp düşürerek Su Chen’in üzerinde fildişiyle işlenmiş ejderhalar olan sandal ağacı yatağına bastırdı.

Demek onlar da yasak sevgiliydi, Su Chen içinden düşündü.

Ailesinin sarayında çok uzun süre yaşamıştı. Sadece on beş yaşında olsa da bu tür şeyler hakkında çok fazla şey duymuştu. Özellikle, kör olduktan sonra duyma yeteneğinin inanılmaz derecede artması sayesinde... Kulakları keskin olduğundan, diğer insanların duyamadığı şeyleri duyabiliyordu.

Gizli ilişkilerin yaşanması hiçbir evde, klanda ya da sarayda nadir değildi. Yan Wushuang yakın zaman önce bir çifti aynı sebeple cezalandırmıştı. Ancak Su Chen, Jianxin’in de buna bulaşıp üstüne üstlük onun odasını kullanacağını ummuyordu.

Su Chen yüce gönüllü olsa da bu durumdan açıkça hoşlanmamıştı.

Ancak bu aşık çift, ateşli tutkunun sancısına yakalanmıştı. O sırada, çoktan yatağa girmiş ve oynaşmaya başlamışlardı.

Su Chen daha dün Gu Qingluo’nun çıplak bedenini görmüşken gözlerinin daha çok bayram etmesini ve direkt olarak bedensel hareketleri görmeyi beklemiyordu. Kalbi alevlendi ancak kendini zorlayarak dayanıp bekledi ve nefesinin altından bu şerefsiz Jianxin’e bir ders vereceği hakkında mırıldandı.

Nihayet, dinçken kendilerini kontrol edecek kuvvetleri yoktu. Çok geçmeden Jianxin cinsel ilişkiyi sonlandırdı.

Genç kız daha yeni en zevkli duruma gelmişken adamın çoktan bitirdiğini fark etti. Sinirlenmeden edemedi ve onu ittirdi: “İşe yaramaz!”

Jianxin güldü: “Küçük hanımı uzun zamandır görmediğim için bir an bile dayanamadım. Büyüleyici itibarımı geri kazandığımda seni kesinlikle yedinci göğe çıkaracağım.”

Genç kız eliyle ağzını kapattı ve güldü: “O zaman, çok çabalaman gerekecek seni itaatsiz küçük şey.”

Tam Jianxin bunu kesinlikle yapabileceğini söylemek üzereydi ki genç kız kafasını indirip bir şeye baktı ve bağırmaya başladı: “Hiç iyi değil. Pis şeyin Dördüncü Genç Efendi’nin yatağına döküldü.”

Su Chen, genç kızın bacaklarının arkasındaki beyaz, yapış yapış şeyin gerçekten yatağına düştüğünü gördüğünde içini öfke kapladı.

Ancak Jianxin umursamazca cevapladı: “Önemi yok, alt tarafı kör bir adam. Bunu göremeyecek nasılsa. Daha sonra güneşte kuruturum ve sorun kalmaz.”

Su Chen sersemlemişti. Jianxin’in son birkaç yıldır kör olduğu için tembelleştiğini biliyordu. Ancak, Jianxin’in ona direkt kör adam diyecek kadar ileriye gidip ona saygısızlık yapmasını beklememişti.

Genç kız ağzını kapattı ve konuştu: “Kör bir efendiye hizmet etmesi kolay… Birçok farklı şeyi üstünkörü yapabiliyorsundur.”

“Of.” Jianxin’in ağzı konuştuğu sırada kıvrıldı: “Gerçekten gevşemek için çok fırsat var hatta oradan buradan bir şeyler çalmak için de. Ancak, hiçbir mevkim yok. Şu anki Dördüncü Genç Efendi, geçmişteki Dördüncü Genç Efendi değil. Tüm Su Klanı içerisinde sence kaç kişi onu insan yerine koyuyordur? Geçen yıl Su Qian’ı acımasızca dövdüğü yıl sonu değerlendirmesinde yine ikinci büyüğü rencide etti. Benim böyle bir efendiyi takip etmem demek hiçbir geleceğimin olmaması demek. Böyle olunca da sadece oyalanabiliyorum.”

“Kendine bir bak, tembel şey. Eğer hayatın boyunca sadece oyalansaydın ben ne yapardım?” genç kız, Jianxin’e vurdu.

Jianxin hemen özür diler gibi güldü: “Öylesine konuşuyordum, sadece. Jianxin’in kalbinde çok fazla hırs var. Bir gün kesinlikle ejderha gibi uçacak ve ani yükselişi deneyimleyeceğim.”

“Abartmaya devam et.” kız, gözlerini yuvarladı.

“Abartmıyorum!” Jianxin huzursuz oldu ve devam etti: “Sana gerçeği söyleyeceğim. Birkaç gün önce ikinci büyüğü görmeye gittim.”

“İkinci Büyük mü?”

“Su Keji mi?”

Kız ve Su Chen aynı anda bakakaldı. Su Chen’in kalbi çökebileceği kadar çöktü.

Genç kız sordu: “Neden ikinci büyüğe gittin?”

“Önemi yok aslında sadece onunla bazı işleri hallediyordum.” Jianxin güldü.

Genç kız sonunda bir şeyleri fark etti ve Jianxin’i gösterdi: “Dördüncü Genç Efendi’ye ihanet ediyorsun!”

“Hey, ne demek istiyorsun?” Jianxin karşı çıktı: “Buna, yetenekli birinin sağlam sponsor seçmesi denir. Eğer Su Chen ölüme susadıysa ben de mi onunla ölmeliyim?”

“Ölüme susamak mı? İkinci büyük, Dördüncü Genç Efendi’ye karşı ölümcül bir komplo hazırlıyor olabilir mi?” genç kız, inanamayarak fısıldadı.

Jianxin elini salladı ve devam etti: “Bunun için endişelenmene gerek yok. Sonuçta, geçen yıl olanlar ikinci büyüğün Dördüncü Genç Efendi’ye olan tüm inancını kaybetmesine sebep oldu. Bu sefer gerçekten bir şeyler yapacak. Aynı zamanda bu benim, Jianxin’in fırsatı. Mesele hallolduktan sonra Temiz Kalp Köşkü’nün dükkancı başı olacağım. O zaman da üçüncü büyükanneye her şeyi anlatacak ve seni karım olarak alacağım. Dükkancı başının karısı olacaksın.”

Genç kız bunu duyduğunda kalbi çiçek açtı ve ağzını kapatarak gülmeye başladı.

Ardından Jianxin tekrar enerjisini kazandı ve ikisi de bu konuşmayı takip eden “Büyük mücadele”den kaçınmadı.

Paravanın arkasındanki Su Chen soğuk bakışlarla çifti izledi. Kalbi tamamen durgundu.

Son birkaç yılda Jianxin’in onu umursamadığını biliyordu. Jianxin’in kar elde etmek için onun körlüğünden yararlandığını da biliyordu. Bütün bunlara Su Chen göz yummuştu.

Ama bugün Jianxin’in davranışları çizgiyi aşmıştı.

Bu ihanetti.

Zafer için efendisine ihanet!

Not: Bölümleri daha hızlı okumak isterseniz, Novel Günleri sitemize bekleriz.



Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


23   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   25 



DISQUS - Mangaya Ait Yorumlar

*Not: Yorum Yazmadan Önce;

  • Spoiler,
  • Küfür, siyasi ve seviyesiz yorumlar,
  • İçerikle alakasız link paylaşımları yasaktır.
  • İçeriği çeviren gruplar dışında site reklamı yapanlar sınırsız uzaklaştırılacaktır.