Bölüm 96
Luna’nın emrinin üstünden on gün geçmişti, Emrin verilmesinin ardından etkisi aniden ortaya çıktı. Luna’nın Çiçek Akademisi haricinde Kai ile bağlantılı her kuruluşu hatta fazlasını kolaylıkla hareket ettire bilmesi sebebiyle on gün sonra Utta Klanı zaten boğulmuş durumdaydı.
Geniş bir odada oturan bir düzine yaşlı ve orta yaşlı adam çirkin yüzlerle kaşları çatık birbirine baktı. Karakteristik özelliklerinden birisi gözlerinin badem şekli olması burunlarının normalden daha küçük olmasıydı.
Neredeyse hiç birisi yakışıklı olmasa da otoriter ve kibirli mizaçları vardı. Üstlerinde beyaz kırmızı cübbelerle odanın içinde düzenli bir şekilde oturmuşlardı.
Bakışları ara sıra bir basamak yüksekte oturan sekiz kişinin üstüne düşüyor ardından onlarında üstünde ki orta yaşlı kaşları çatık bir adama geliyordu.
Odada bulunan bir kaç kadının haricinde birde kadın gibi görünen ama adem elması olan bir kişi daha vardı.
“Kuzgun Köşkü çok fazla“ Sessizliği bozan kapıya yakın bir sırada oturan saçları gri keskin yüz hatları olan Haim Utta isimli bir adam oldu. Konuşurken vücudundan Runik Grandükü aurası hafifçe cani bir aura ile yayıldı.
“Neden bizi hedef alıyorlar? Utta Klanımızın Kuzgun Köşküyle hiç çatışması yoktu.“ dedi bir başka kişi kurnaz gözlerle etrafı taradı. Haim Utta ile bir kaç açıdan benzerdi. İsmi Jilon Utta olan bu kişi Runik Kıtasında kurnaz ve sinsi olarak tanımlanan bir Runik Grandüküydü.
“Genç Efendinin alenen Kai Raven’a meydan okuması yüzünden olabilir mi?“ diye karşılık verdi kırk yaşlarının başında görünen başka bir kişi.
Bir kaç kişi ona küçümseyerek baktı. “Kuzgun Köşkü bu kadar mantıksız mı?“ diye cevap verdi bir başkası.
Sonrasında bir kadını andıran ama erkeksi tona sahip bir ses çıktı. “Kai yakışıklı çocuğu savaştan korkmamalı. Runik Oğul Klaus Han bile ona karşı kazanamadığını itiraf etti. Bu basit meydan okumaya bu denli ciddi karşılık verecek kadar dar görüşlü olmamalılar.“ dedi ve erkeksi tonuyla bir kadın gibi kıkırdadı. Gözlerinde bir şehvet belirdi açıkça Kai’nin görünüşünü düşünüyordu.
Bir kaç kişi ona bakmaya cesaret edemedi, bu laydboy adamın ismi Yurin Utta idi. 89. Seviye Runik Grandüküydü ve 90. Seviyeden bir adım uzaktaydı çok güçlü mutasyona uğramış bir Runik Ruhu vardı. 92. Seviye Runik Kralı bile elinde kolay zafer kazanamadı bu sebeple saygı duyulan bir figür olsa da ne zaman ortaya çıksa şehvetliydi.
Özellikle korkunç ahlak anlayışı Utta Klanında ki pek çok kişiyi bile tiksindirdi. Cüretkâr olduğu kadarda zalimdi. Runik Kıtasında sübyancı olarak bilinen bir figürdü. Utta Klanının koruması ve gücü sebebiyle olmasa çoktan katledilmiş olurdu.
Runik Tapınağı tarafından hiç bir zaman hoş karşılanmadı. Yaklaşık dört yıl önce Runik Tapınağının düzenlediği bir ziyafette ortaya çıktı ve gözlerini Kai’e dikip onu uzaklaştırmaya çalıştı. Ekaterina tarafından tespit edildikten sonra neredeyse öldürülüyordu.
Ölümden tek nefes uzakta onu kurtaran Utta Klanının bir Runik Hükümdarı iki Runik İmparatoruydu.
Onlar için bile ödenen bedel az değildi. Yurin Utta son dört yıldır ölüm korkusu sebebiyle Utta Klanından dışarı çıkamamıştı ama cüretkârlığı kimse tarafından hafife alınamazdı. Kai gözlerinde en tatlı hedefti.
“KAPA ÇENENİ YURİN!“ Dudaklarını yalayan şehvetli Yurin Utta’yı gören yüksek platformda ki orta yaşlı Klan Lideri öfkeyle bağırdı.
Odada bir sessizlik oldu, Yurin Utta adama baktı ve kıkırdadı “Sevgili ağabeyim yine çok ateşli.“ dedi. Sesi küstah ve korkusuzdu ama açıkça geri adım atıyordu.
Klan Lideri soğuk bir şekilde homurdandı.
“Bu meseleye müdahale etmeyeceksin! İtaatkar bir şekilde klanda kalacaksın! Çiçek Hükümdarı çoktan seni hedef aldı, dışarıya adım attığın anda seni öldürecek! Runik Tapınağı ve Kuzgun Köşkünün de sana merhamet etmeyeceği kesin!“ dedi klan lideri öfkeyle. Yurin Utta gülümsedi ama bakışları zalimdi.
Açıkça fırsat bekliyordu, tek bir fırsat geldiği anda yapmakta tereddüt etmeyecekti. Klan Lideri sözlerinin havada kaldığını bilse de tepki vermedi. Yurin utta aynı anne babadan gelen kardeşiydi acımasız babası ve ondan utanan annesi sebebiyle Yurin Utta gençliğinden itibaren çift cinsiyetli doğduğu için klanda çok fazla acı çekti.
Karakterinin çarpıtılmış olmasının sebebi buydu özellikle çocukları hedef almasının sebebi çocukken onunla alay edilmesiydi. Temelde bir sosyopat ve psikopattı ama Utta Klanı ve eşsiz gücü sebebiyle tolere ediliyordu.
Cüretkârlığı ise doğuştandı. Utta Klanı gibi yüze önem veren bir klanda hala kalabilmesinin sebebi gücünden başak bir şey değildi. Eğer çift cinsiyetli doğmasa muhtemelen klan liderinin koltuğu ona ait olacaktı.
Ağabeyi ondan daha güçlü olsa da bunun temel sebebi ayrımcılığa maruz kalmaması her zaman en iyi kaynakları gençken almasıydı.
“Konuya dönün!“ Yaşlı bir kişi bu sırada söyledi. Oda sessizleşti, büyük yaşlı konuştuktan sonra tekrar gözlerini kapattı ve dünya ile bağlantısını kesti.
“Kuzgun Köşkünün yaptırımlarının sebeplerini aramak yerine çözüme odaklanalım. Gregor Utta sebebiyle Kutsal Papa Ekaterina tahta çıktığından beri Utta Klanına tercihli davrandı. Bu sabah Kardinal Tomas ile görüştüm, iki yıldır yaptığımız görüşmelerden sonra uzlaşmak üzereydik ama şimdi düşünmek istediğini söyledi. Runik Tapınağının ayrıca yüz çevirdiğini düşünüyorum.“ dedi adam. Görünüşü aristokratikti, kıyafetleri düzgün saçları taralıydı dik bir şekilde otururken asil ve zeki bir izlenim veriyordu.
Fakat cümlesini bitirdiğinde platformda oturan yaşlılar bile gözlerini açtı, hepsinin gözlerinde endişe vardı. Gregor Utta, Utta Klanının utancıdır, Runik Ruhu bir yavru kargadır ve bu yavru karga ne zaman ortaya çıksa kusar, hastalıklı görünür tiksindiricidir.
Gregor Utta dört yaşından önce büyük zeka göstermişti, klan liderinin kıymetli oğluydu herkes doğumundan kısa süre sonra konuşması, bir süre sonra yürümesi zeki gözleri sebebiyle ona çok kıymet verip şımarttı ama dört yaşında uyandırdığı Runik ruhu vasattı.
Bu sebeple aniden gökten aşağı düştü ve görmezden gelindi. Bu sebeple hırslıydı hala Utta Klanının ana kan hattından olması sebebiyle küstahtı. Tercihli muamele gördü zira Klan Lideri geçmişte Yurin Utta’nın kaderini Gregor Utta’nın yaşamasını istemedi.
Ama Klan bir bütündür işe yaramaz parçalara fazla değer verilirse insanlar rahatsız olur. Kısa süre sonra Gregor Utta’nın kaynak tüketmesi ve sürekli runik ruhunu geliştirmeye çalışması insanları bezdirdi. Şikayetler sebebiyle Klan Lideri, Gregor Utta’yı araştırma bahanesiyle Runik Tapınağı Akademisine gönderdi.
Kim bilirdi ki Gregor Utta orada Aziz Kız Ekaterina ile tanışacak ve kendisine aşık edecek ? Utta Klanının tamamı şok oldu, Gregor Utta’nın babası bile inanamadı.
Aziz Kız Ekaterina göklerin seçtiği kıymetli prensesti. Runik Salonu Ustasının miras çırağı, Dönemin Kutsal Papasının arkadaşı, Kutsal Bakirenin yeğeni, Çiçek Hükümdarının arkadaşıydı. Korkunç yeteneği eşsiz güzelliği inanılmaz zekası vardı. Geleceği öylesine parlaktı ki kimse onunla kıyaslanamazdı ve böyle bir kişi Gregor Utta’ya aşık olmuştu.
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.