Bölüm 101
Kai ve Yue Quin odasında tatlı aşk hayatı yaşarken Runik Tapınağında bir odada sessiz bir ortam vardı.
Luna sandalyesinde oturdu, hafif yayılmış bacaklarını öne uzatmıştı. Şişkin karnı göze çarparken zarif bir şekilde tuttuğu porselen bardaktan bir yudum aldı. Karşısında oturan Ekaterina sakin bir ifadeyle ona baktı, parmağı ara sıra masaya vururken ifadesi soğuktu.
“Utta Klanına neden hamle yaptın.“ Ekaterina nihayet sessiz ortamı bozrak sordu. Sesi soğuktu biraz öfke vardı. Luna hiç umursamış görünmüyordu. Tekrar porselen bardaktan bir yudum aldı ve nazikçe bardağı tabağa koydu. Gülümsedi,“ Kocama bir adım at kocana bin adım atarım.“ basit bir açıklama ama anlamı çok açıktı. Ekaterinanın yüzü sertleşti gözü seyirdi eşsiz imparatoriçe mizacı anında ortaya çıktı. Luna’ya baskı yaptı fakat Luna ona hava muamelesi yapıp gülümsemeye devam ederken nazikçe karnı ovuşturdu.
“Kızgın mısın ?“ dedi sakince.
Ekaterina’nın masaya vuran eli durdu ve “Emri geri çek!“ dedi. Luna sakince karşılık verdi, “Bu yetkiye sahipsin... Emri geri çekebilirsin.“ dedi Luna. Aziz Kız statüsü, Kutsal Papadan aşağıdır bu sebeple Ekaterina dilerse emri geri çekebilir ama bunu yapmadı. Luna dan yapmasını istedi ki Luna bunu tamamen görmezden geldi.
“Kai ile aramda ki meseleye karışma...“ Ekaterina ekledi. Luna sakince ona baktı, yüzünde hafif bir küçümseme belirdi.
“Çok aptalca değil mi?“ diye sordu. Ekaterina’nın kaşları daha çatıldı ama zor kullanmadı.
“Aptalca olan nedir?“ diye sordu sabırsız bir tonda.
“Sana basit bir şey anlatmak istiyorum... Aslında güzel ve trajik bir hikaye...“ dedi Luna gülümseyerek, porselen bardağı alıp tekrar bir yudum aldı. Ekaterina soğuk gözlerle bekledi, zaten sabrının sınırına ulaşmıştı.
“Yüksek konumda bir kadın, bir gün bir ormanda bir bebek buldu. O bebeği çok sevdi, hayatının merkezine yerleştirdi ama zamanla bebeğe bakışı değişti. Çocuk büyüdükçe kadın ona ilgisinin farklılaştığını fark etti bu sebeple bir çırak aldı. Bu çırağı çocuğa itti, böylece çocukla duygularını kesmek istedi ama çocuk büyüdükçe kadına olan ilgisinin farklı olduğunu fark etti.
Kadın bunu keşfedince panikledi, bu uygunsuz tabuyu başlamadan boğmak için hamle yaptı. Kıtanın büyük güçlerinin en güzel kızlarını gizlice davet etti. Onları bir okula gönderip ardından çocuğu onların arasına koydu.
Çocuğun o kızlardan etkilenmesini bekledi ve haklıydı. Kızlar çocuktan etkilendi ama çocuğun yüksek konumlu kadına bakışı değişmedi hatta giderek daha takıntılı hale geldi.
Nihayet kadın dayanamadı ve kendi yeğenini çocuğa itmeye karar verdi. Gizlice bir hizmetçiyi kışkırttı ve kızı bir gece antrenman sahasına göndertti ardından çocukla tanışmalarını sağladı. Böylece ikisinin uyumuyla ve ilgisiyle birbirine aşık olup çocuğun ona ilgisini keseceğini düşündü.
Fakat yine başarısız oldu, ardından bazı düşmanları kışkırtıp kendi çırağına zarar vermek pahasına başka bir plan hazırladı. Çırağı zarar görünce çocuk öfkelendi ve antrenmana karar verdi, böylece ondan uzaklaştı ve akademide daha uzun süre kaldı. Mesafeler uzayınca aşkın kesileceğini sandı ama yine de olmadı.
Ne kadar mesafe konulursa, ne kadar uzak durulursa durulsun hiç bir şey değişmedi. Çocuğun takıntısı büyüdü, kadının aşkı büyüdü bunu kabul edemedi. Önce çırağını çocuğun yatağına gönderdi ardından yeğenini... Bu ilişkiyi kesmek için çocuğa kadınlar verdi, olabildiğince çok kadına sahip olunca ondan umudu keseceğini düşündü ama olmadı.
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.