Bölüm...
Action, Horror, Mystery, Psychological, Psychological Thriller, Supernatural, Thriller, Tragedy

Bölüm 6

Polis
Yazar: Brauns Show Grup: : Brauns Show Okuma süresi: 8 dk Kelime: 2.078

Bölüm 6: Polis
“Aramızı bozmaya çalışma velet,“ dedi Polis Li, Qiao Jiajing’e ters ters bakarak son derece sert bir tonla. “Sen tefecinin tekisin, bense polisim. Sence insan kime inanır?“
Qi Xia tartışan kalabalığa şöyle bir baktı. Polis Li’nin yalan söylemediğini, gerçekten bir cinayet büro polisi olduğunu biliyordu.
Ancak gittiği yön yanlıştı.
Belki mesleki alışkanlıktan, belki de adalet duygusunun itkisinden ötürü, en başından beri insanları düzenli bir şekilde organize etmeye çalışıyordu.
Devre arası süresinin yarısı geçmişti ve milletin sesi yavaş yavaş kesiliyordu.
Qi Xia bu süre boyunca içinden, kendi bile bıkana kadar defalarca 「Benim adım Li Ming」 diye tekrarlayıp durmuştu.
Ne de olsa yanı başında kafası darmadağın olmuş bir ceset yatıyordu; insanın sakin kalması imkânsızdı.
Kan, masanın kenarından damla damla yere akıyordu. Herkes bu cesetle aynı odada yaklaşık bir saattir baş başaydı ve etrafa tuhaf, ağır bir koku yayılmaya başlamıştı.
Qi Xia yanı başındaki cesede kayıtsızca bir göz attı; adamın pantolonu berbat bir haldeydi.
İnsanlar öldükten kısa bir süre sonra organlar kas gücünün kontrolünü kaybeder ve bu da boşaltıma yol açardı.
Ceset kokusu çökmeden önce, etrafı zaten çoktan ağır bir koku sarmıştı.
Qi Xia ile bir diğer kız cesedin iki yanında oturuyorlardı. Kız bu kokudan oldukça rahatsız görünüyordu, elini hiç burnundan çekmiyordu.
Bir on dakika daha geçtikten sonra Keçi Kafalı nihayet söze girdi: “Yirmi dakikalık devre arası bitti. Oyun yeniden başlıyor.“
Az önceki Han Yimo adlı genç adam kendini toparlayıp derin bir nefes aldı ve konuştu: “Benim adım Han Yimo, internet romanı yazarıyım.“
“Buraya gelmeden önce, kiraladığım evde bir romanın final bölümünü yazıyordum. Kitapta yüzlerce karakter olduğu ve hepsi de finalde ortaya çıkacağı için pür dikkat yazıya odaklanmış durumdaydım. Dışarıdaki hiçbir sesi duymadım.“
“Hatta... ne zaman deprem olduğunu, bilincimi ne zaman kaybettiğimi bile bilmiyorum...“
Han Yimo’nun anlattığı hikaye diğerlerininkinden farklıydı. Şu an için tamamen “bağımsız“ görünüyordu ve anlatacakları sadece üç beş cümleyle bitivermişti.
“Hepsi bu kadar mı?“ dedi iri yarı adam şaşkınlıkla. “’Bilmiyorum’ deyince bitmiş mi oluyor?“
“Yalan söyleyemeyeceğim için sırf millete yaranmak adına kafamdan bir cevap uydurmama gerek yok,“ dedi Han Yimo. Sesi yüksek olmasa da garip bir şekilde insana güven veriyordu.
“Peki... sıradakine geçelim o zaman.“ Polis Li’nin yüzünde hâlen şüpheci bir ifade vardı. “Sıra şu hanımefendide.“
“Hey, polis bozuntusu,“ dedi Qiao Jiajing, Polis Li’nin bu tavrından rahatsız olarak. “Burada hepimiz ’katılımcıyız’, kendini takım kaptanı gibi satmaya çalışma.“
“Birinin herkesi organize etmesi gerekiyor, değil mi?“ diye karşılık verdi Polis Li. “Söyledim ya, aramızda sadece bir tane düşman var, geri kalan sekiz kişinin kenetlenmesi şart.“
“Emir yağdırmak sana kalmadı yine de,“ diyen Qiao Jiajing, Polis Li’nin laflarını hiç umursamadı. “Dışarıda belki senden korkardım ama bu koşullarda senin 「Yalancı」 olmadığını kim bilebilir?“
“Siz ikiniz kavga etmeyi kesin artık,“ diyerek araya girdi soğuk tavırlı kadın.
Bu soğuk kadın en başından beri Keçi Kafalı’yı kendilerini yirmi dört saat boyunca hapsettiği için suçlamıştı; mantıklı ve son derece soğukkanlı görünüyordu.
İkisinin de sakinleştiğini görünce konuşmasını sürdürdü: “Sözde bu 「oyun」 bittiğinde, kazanan kim olursa olsun, geride kalanların hepsi 「dolaylı cinayet」 işlemiş sayılacak. Asıl düşünmeniz gereken şey bu.“
Bu sözü duyan Qi Xia’nın yüz ifadesi hafifçe değişti.
Eğer gerçekten bu odadan canlı çıkarsa, diğer sekiz kişiyi ‘öldürmüş’ olacaktı.
Ama elden ne gelirdi ki?
Önündeki kart katıksız bir 「Yalancı」 kartıydı. Kim başkaları yaşasın diye kendi hayatından kendi rızasıyla vazgeçerdi ki?
“Adım Zhang Chenze, avukatım.“ Soğuk tavırlı kadın kollarını göğsünde birleştirmiş, ifadesizce konuşuyordu. “Sizinle böyle tuhaf bir yerde karşılaştığım için üzgünüm, aksi takdirde size kartvizitimi verirdim.“
Odadakiler Zhang Chenze’nin bu esprisini hiç anlamamışlardı ama kadının kendisi de bunu pek takıyor gibi durmuyordu.
“Buraya gelmeden önce duruşma evraklarımı düzenliyordum. Müvekkilim iki milyon yuan dolandırıldı; meblağ çok büyük, suçun niteliği de ağırdı.“
‘İki milyon’ lafı geçtiğinde gruptakilerin tepkisi sıradandı ancak Qiao Jiajing gözle görülür bir şaşkınlıkla sordu: “İki milyon mu?“
“Evet, iki milyon. Avukatların en adil, en tarafsız insanlar olduğu söylenir ama bizim de duygularımız var. O adam ailesini geçindirmek uğruna tefecilerden borç almaktan çekinmedi, durumu insanı gerçekten endişelendiriyordu. Ancak yasadışı borçlanma başka bir davaya giriyor, benim konum değil.“
“Deprem olduğunda müvekkilimle buluşmak üzere arabamla gidiyordum. Qingyang Bulvarı üzerindeydim, Du Fu Kamış Kulübesi’ni yeni geçmiş, Wuhou Tapınağı civarındaydım. Hatırlıyorum da... o sırada pek hızlı gitmiyordum, saatte yaklaşık kırk kilometre kadardı. Birden biraz ötemdeki yolun yarıldığını gördüm.“
“Hemen frene bastım, yarığın tam önünde düzgünce durdum ama arkamdaki araçların kaçmaya fırsatı olmadı, zincirleme kaza meydana geldi.“
“Sadece birkaç şiddetli gürültü duydum, arabam yarığın içine itildi, ardından bayılmışım ve buraya gelmişim.“
Bir hikaye daha son bulmuştu; şu an anlatmamış yalnızca üç kişi kalmıştı.
“Wuhou Tapınağı...“ Doktor Zhao biraz düşündükten sonra sordu: “Chengdu’daki Wuhou Tapınağı mı?“
“Evet, Chengdu’da çalışıyorum.“
Anlaşılan bu deprem tüm ülkeye yayılmıştı.
Sadece peş peşe anlatılan bu yabancı hikayelere dayanarak kimin yalan söylediğini tahmin etmek gerçekten çok zordu.
“Sıra bende.“ Polis Li etrafındakilere baktı. “Az önce adımı söylemiştim, adım Li Shangwu. Cinayet büro polisiyim, İç Moğolistanlıyım.“
“Buraya gelmeden önce bir dolandırıcının izini sürüyordum. Güvenilir kaynaklara göre şüphelinin kesin yerini tespit etmiştik.“
“Bu şüphelinin dolandırdığı miktar çok büyüktü, tam iki milyon yuanı buluyordu. Şehrimizde bu yıl gerçekleşen ilk büyük meblağlı dolandırıcılık vakasıydı.“
“Meslektaşımla birlikte arabada gözetleme yapıyorduk, sadece dolandırıcının ortaya çıkmasını bekliyorduk.“
“Ama şüpheli düşündüğümüzden de zekiydi, tehlikeli bir şeyler hissetmiş olmalı ki üç gün boyunca hiç ortalıkta görünmedi.“
“Bu üç gün boyunca yeme içme, tuvalet dâhil her şeyi arabada hallettik, zihnen çökmek üzereydik.“
“Peki yetişkin bir adam için yiyecek ve içeceğin olmamasından daha berbat şeyin ne olduğunu biliyor musunuz?“
“Sigaranın bitmesidir.“
“İkimizin üzerinde tek bir dal bile sigara kalmamıştı. Kurallar gereği görev yerimizden asla ayrılamazdık ama sigarasızlığın acısı çok başkaydı.“
“Bu yüzden meslektaşımı koşarak sigara almaya gönderdim, bense şüphelinin kaldığı yerin giriş çıkışına gözümü diktim.“
“Fakat beklemediğim bir şey oldu; meslektaşım gittikten kısa bir süre sonra bütün yer küre şiddetle sarsılmaya başladı. Ne olduğunu anlamak için arabadan inmek istedim ama birden arkamdan birisi boynuma ince bir telle sarıldı.“
“Göğüs göğüse dövüşte çok iyi olsak da arka koltuktan dolanan ince bir telle baş etmek çok zordur. Arkamdaki kişiye dokunamadığım gibi, teli boynumdan çıkarmam da imkânsızdı.“
O sırada herkes Polis Li’ye dikkatle baktı ve boynunda gerçekten de kıpkırmızı bir iz olduğunu fark etti.
“Bu yüzden hemen koltuğu geriye yatırdım, yeniden nefes almaya başladım ama arkama dönmem imkânsızdı. Ne de olsa kalıplı biriyim, bacaklarım direksiyonun altına sıkışıp kalmıştı.“
“Arkamdaki kişi ben yatar vaziyetteyken ne olduğunu anlamadığım bir şeyle kafama ölesiye vurdu, gerisini hatırlamıyorum.“
Herkes Polis Li’nin anlattıklarını dinledikten sonra ister istemez şüphelenmeye başladı.
Tamamen farklı bir durumdan bahsediyordu; ondan önceki tüm katılımcılar kaza sonucu yaralanıp bayılarak buraya gelmişti.
Sadece kendisi birinin saldırısına uğrayarak buraya getirilmişti.
Eğer aralarından en şüpheli kişiyi seçmek gerekirse, o adam kendisi değil miydi?
Çeviri adresine bölümler daha hızlı yüklenir: https://braunsnovel.blogspot.com

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


Ayar kaydedildi