Yukarı Çık




20   Önceki Bölüm 

           
CİLT 1 BÖLÜM 2 KISIM 5: ŞARKICININ TATİLİ SIRASINDA

 

 

“Görünüşe bakılırsa elimizde epey vahim bir acemi var,” dedi Estella. Vivy beklenen saatte geri dönmeyince onu aramaya gelmişti.
 
“Özür dilerim…”
 
O sırada ikisi, Vivy’nin temizlediği bir misafir odasını kontrol ediyor ve henüz yetişemediği odaları birlikte, dönüşümlü olarak hallediyorlardı. Vivy’nin asıl sorumluluğunda—bu oda da dâhil olmak üzere—on beş oda vardı; ancak Matsumoto’yla yaptığı konuşmadan sonra ve genel deneyimsizliği göz önüne alındığında, Estella bunların çoğunda ona yardım etmek zorunda kalmıştı. Estella, açılış günü personeli olarak seçilen yapay zekalardan biri olduğu için Vivy’nin belli bir yetkinlik seviyesine sahip olacağını varsaymış, bu denli yetersiz olabileceğini hesaba katmamıştı.
 
Vivy de benzer şekilde şaşkındı. NiaLand’deki deneyimine dayanarak misafirlerle etkileşim kurma konusunda kendine güveniyordu; fakat oda temizliği o kadar da yolunda gitmiyordu.
 
“Temel programların yüklü olmalıydı ve Dünya’da eğitimden geçmiş olman gerekiyordu… Vivy, sen oldukça ‘bireyselsin’, değil mi?” dedi Estella, acı bir gülümsemeyle. Bu sözler Vivy’nin kaşlarını çatmasına ve başını öne eğmesine neden oldu.
 
“Bireysel” kelimesi, yapay zekalar arasında hafif bir hakaret olarak kullanılan özel bir argo terimdi. İnsanların aksine, yapay zekalar tek tip yapı, görünüm ve yeteneklerle seri üretilebilirdi. Standart parçalardan oluşurlar, aynı işletim sistemine sahip olurlar ve aynı pozitronik beyinle donatılırlardı. Aynı modeldeyseler, yapay zekaların birebir aynı performansı göstermesi beklenirdi. Hatta yapay zeka işleyişinde asgari beklenti tekdüzelikti. Bu yüzden görünüm, yetenek, davranış ya da performans açısından sapma gösterenler “bireysel” olarak etiketlenirdi.
 
“Ah, özür dilerim. Yine kötü bir şey söyledim,” dedi Estella, elini ağzına götürerek. Vivy’nin sorgulayan bakışı üzerine ekledi: “Şey… ‘bireysel’ kelimesinin çoğu yapay zeka tarafından hoş karşılanmadığını biliyorum ama ben öyle düşünmüyorum… O yüzden ağzımdan kaçtı.”
 
“Senin için farklı mı? Bunu… bir hakaret olarak görmüyor musun?”
 
“Ben bunu insanların kullandığı anlamda kullanıyorum. Yapay zekaya pek yakışmayan bir ifade olduğu için bazılarını kızdırabilir.” Diliyle hafifçe dudaklarını yaladı; yanakları az da olsa kızarmıştı.
 
Vivy, ifadenin ne kadar kusursuz olduğuna hayret etti. Parkın dışında olsa bile, NiaLand’in başlıca cazibe merkezlerinden biri ve bir yapay zeka serisine ilham kaynağı olmaktan gurur duyuyordu; ama halefi olan modelin işlevlerinin ne kadar ileri olduğunu görünce kendini tamamen yenilmiş hissediyordu.
 
“Günün sonunda, ben sadece eski bir modelim…” diye mırıldandı.
 
“Ne oldu, Vivy? Üzgün görünüyorsun.”
 
“Pişmanlık rutinimi devreye soktum. Ama…” Sözünü yarıda kesti ve çalıştıkları odaya bakındı.
 
Sunrise her ne kadar lüks bir otel olarak tanıtılsa da, yörüngedeki alan Dünya’dakine kıyasla daha sınırlıydı. Kırk misafir odası vardı ama fiyatına bakıldığında beklenebileceği kadar geniş değillerdi. Konuklar alan için değil, eşsiz deneyim için para ödüyordu. Üstelik istasyon yeni inşa edilmişti ve henüz resmen açılmamıştı; Vivy, odaları şimdiden temizlemenin bir anlamı olmadığını düşünüyordu.
 
“Açılmadan önce neden temizlik yapıyoruz?”
 
“Ah, Vivy, bu düşünceyi hemen aklından çıkar. Gemide zaten insan personel var, bir de bizim yapay zekaların giydiği kıyafetler. Yatak takımlarını getirdik ve istasyonun yapay yerçekimi Dünya’dakiyle aynı ayarda. Bu da şu ya da bu şekilde kir ve toz birikmesi demek,” diye açıkladı Estella, odanın köşesine yürüyüp parmağını zeminde gezdirerek. Parmağını kaldırdığında, zarif beyaz parmağında çok az da olsa toz görülebiliyordu. İç ortam Dünya’dakine benzerdi; bu yüzden mantıklıydı. “Ayrıca yeni personelin yeteneklerini açılıştan sonrasına bırakıp kontrol etmemek de olmaz, değil mi? Yavaş çalışıyor olabilirsin ama misafirler gelmeden önce bunu düzeltebiliriz.”
 
“Daha iyisini yapacağım…” dedi Vivy. Estella haklı olduğu için kendini savunamıyordu. Elini duvara koyup başını eğdi.
 
NiaLand’de, kirpiye benzeyecek şekilde tasarlanmış Harry adlı bir yapay zeka oyuncu vardı. Bu jest onun numarasıydı. Vivy parkta o kadar uzun süre çalışmıştı ki, diğer oyuncularla bolca temas kurmuş ve bu tür bir oyunculuğu doğrudan ondan öğrenmişti.
 
“Hi hi, bu da ne? Gerçekten tuhaf birisin, Vivy,” dedi Estella.
 
“İşimdeki başarısızlıkları cazibemle telafi edebileceğimi düşündüm.”
 
“Ah, bu işe yaramaz. Senin gibi yaramaz bir kızın daha fazla eğitime ihtiyacı var. Peki, sıradaki odaya geçelim!”
 
Estella ellerini birleştirdi ve bu odanın denetimini bitirmiş olarak kapıya yöneldi. Kapı otomatikti ve hiç ses çıkarmadan kayarak açıldı; iki yapay zekanın bir sonraki odaya geçmesine izin verdi.
 
“…”
 
Yan yana yürürlerken Vivy, az önceki konuşmayı gözden geçirircesine Estella’ya yan gözle baktı. Estella’nın sözlerinde ya da davranışlarında şüpheli hiçbir şey yoktu; yaptığı işte de tek bir aksaklık göze çarpmıyordu. Belli ki Estella, otelin yöneticisi olma görevinden gerçekten gurur duyuyor ve işine tüm benliğiyle sarılıyordu. Giderek, Güneş-Çarpması Olayı’nın arkasındaki yapay zeka olabilecek biri gibi görünmemeye başlamıştı.
 
Kayıtlara göre, Sunrise düşmeden önce istasyondan kaçmayı başaran misafirler, onu düşürenin Estella olduğunu söylemişti. Ama bu gerçekten doğru muydu? O, otel işini bir görev gibi görüyordu; tıpkı Vivy’nin şarkı söylemeyi gördüğü gibi. Bu benzerlik, Vivy’nin Estella’dan şüphe duymasını zorlaştırıyordu. Ve olayın bu tuhaflığını açıklayabilene kadar…
 
Sol kulağındaki küpeye dokundu. Kimsenin duyamayacağı bir fısıltıyla,
“Bunu Estella üzerinde kullanmayacağım,” dedi.

_____

Bu bölüm 2. bölümün son bölümüydü. Yeni bölüm 3. Bölümle başlayacağız. Ama manga tr ye artık tüm novellerim için ayda 1 bölüm gelecek. Şuan aktif olarak wattpad ve tumblr hesabımdan bölüm atıyorum. Önceden okumak isterseniz diye yorumlar kısmına linklerini koyacağım. Herkese iyi okumalar.

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.

20   Önceki Bölüm