252.Bölüm: 47.Kısım – Şeytan Kral Seçimi (6) ________________________________________
[Gizli senaryo alanına girdin.]
[Gizli senaryo — Kim Dokja Oyunu’na katılmak ister misin?]
Han Myungoh bana baktı ve şaşkın bir şekilde mırıldandı.
“...Neler oluyor?”
Biyoo’ya baktım.
[Baat, baaat...]
Biyoo tekrar tekrar başını salladı. Bunu yapan Biyoo değildi.
Çoğu gizli senaryo, ana senaryolar gibi Yıldız Akışı’nın iradesine göre aktive olurdu. Peki şimdi neden vardı? Ardından gelen sistem mesajı bir ipucu verdi.
[Endüstri kompleksinin sahibi şu anda burada değil.]
[Bir acil terfi senaryosu etkinleştirildi.]
Görünüşe göre çok uzun süre ortadan kaybolmuştum.
“Sanırım Yıldız Akışı, dük pozisyonunu devralma niyetim olmadığına karar verdi.”
“Şimdi burada olduğuna göre sorun yok, değil mi?”
“Öyle olsa iyi olur.”
Endüstri kompleksine girmeme rağmen senaryo değişmedi. Belki de Yoo Joonghyuk ile yaptığımız kimlik sahtekârlığı yüzünden Yıldız Akışı senaryosu bozulmuştu. O zaman bir hata mesajı çıkmıştı.
“...Kim Dokja Oyunu da ne? Serbest katılımlı bir senaryo mu?”
Arka koltuktaki Jang Hayoung gözlerini açtı ve gerindi.
[Şu anda endüstri kompleksinin ‘gerçek Kim Dokja’sını seçiyoruz.]
Bu gidişle ismim çalınacaktı. Han Myungoh’a dönüp sordum, “Katılacak mısın?”
“Neden katılayım ki?”
“Peki ya sen, Jang Hayoung?”
“Ben Kim Dokja olmak istemiyorum. İfadesi bir anda değişti, biraz küskün görünüyordu. “...Kurtuluşun Şeytan Kralı olsaydı düşünebilirdim.”
Gerçeklikten kaçınmak için beni Kurtuluşun Şeytan Kralı’ndan ayırmaya karar vermişti. Son olarak Göğü Yaran Usta’ya baktım.
Hav hav!
Başımı salladım.
“O zaman sadece ben katılacağım.”
“Sorun olmaz mı? Neler olduğunu bile bilmiyorsun...”
“Ne olursa olsun gitmem gerekiyor. Burası benim endüstri kompleksim.” Senaryoya katıldığım anda bir mesaj penceresi ortaya çıktı.
+
<Gizli Senaryo – Kim Dokja Kimlik İspatı>
Kategori: Gizli
Zorluk: ???
Tamamlama Koşulları: ‘Kim Dokja Endüstri Kompleksi’ kanalındaki takımyıldızlarına Kim Dokja olduğunu ispatla.
Süre Sınırı: 3 saat.
Ödül: Kim Dokja Endüstri Kompleksi’nin dükü olma, 200.000 jeton.
Başarısızlık: ???
*Senaryo bitene kadar tüm ‘Kim Dokja’ adayları aynı görünüme sahip olacaktır.
*Süre dolmadan önce takımyıldızlarından en fazla puanı alan ‘Kim Dokja’ adayı, Kim Dokja Endüstri Kompleksi’ni devralacaktır.
+
...Böyle bir senaryoyu ilk defa görüyordum. Bu senaryo doğal olarak orijinal hikâyede yoktu.
[Yeni bir ‘Kim Dokja adayı’ giriş yaptı.]
[Senaryonun bitmesine 3 saat kaldı.]
[Takımyıldızlarının çoğu tarafından ‘Kim Dokja’ olarak tanınmalısın.]
[Sen 1131. Kim Dokja adayısın.]
Senaryo başladı ve Kim Dokja Endüstri Kompleksi meydanının dış kısmına çağrıldım. Orada çoktan Kim Dokja olduklarını ispatlamaya çalışan bir kaos vardı.
[Ha ha, millet! Takımyıldızları tarafından tanınmak mı istiyorsunuz? O zaman bize gerçek Kim Dokja olduğunuzu gösterin!]
Bir dokkaebi’nin sesini duydum. Ben yokken Büro, Şeytan Diyarı’nda başarıyla ilerlemişti. Bu durum wenny insanlar için bir sorun olacaktı... her neyse, bir hikâye olduğunda hayalet gibi toplanıyorlardı.
[Baaat!]
Biyoo kararlı bir şekilde kanalın kapsamını genişletmeye başladı.
[Birden fazla takımyıldızı kanala giriş yaptı.]
Yavaşça etrafımdaki diğer ‘Kim Dokja’ adaylarına baktım.
“Ben Kim Dokja’yım! Bakın!”
“Ben Kim Dokja’yım!”
Kim Dokja adayları bağırırken yüzleri mozaiklenmişti. Muhtemelen diğer takımyıldızlarına ben de öyle görünüyordum.
...Lanet olsun, bir şeyler garipti. Adayların çoğu sadece benim adımı bağırıyor ve başka hiçbir şey yapmıyordu. Bunlar sadece dük pozisyonuna göz dikmiş insanlardı.
Ama hepsi aynı değildi.
“Ben kâhin Kim Dokja’yım!”
“Ben Kurtuluşun Şeytan Kralı’yım!”
[Bazı takımyıldızları ilgileniyor.]
[Aday 986 10 puan kazandı.]
Bazı adayların ikna edici kostümlerle ‘Kim Dokja’ diye bağırdığını görünce bir an durdum.
“Ben Kralsız Dünyanın Kralıyım!”
[Birkaç takımyıldızı bu adayla ilgileniyor.]
[Aday 986 20 puan kazandı.]
...Oldukça iyi değil miydi? Endüstri kompleksinin merkezine girdim ve giderek daha fazla insanın inandırıcı şeyler söylediğini gördüm. Bazı Kim Dokja’ların düello yaptığı bile görülüyordu. Bu yerin neden bu kadar kanlı olduğunu merak ederken tanıdık bir takımyıldızından mesaj geldi.
[Takımyıldızı Altın Başlığın Esiri, Kim Dokja’nın cesur bir insan olduğunu savunuyor.]
...Büyük Bilge, Cennetin Dengi’nin neden bu kadar sessiz olduğunu merak ediyordum. Meğer zaten bu durumun ortasındaymış. Havayı yaran bir kılıç sesi duyuldu ve Kim Dokja adaylarından biri yere yığıldı.
“Kuaaack!”
Keskin bir mana başka bir Kim Dokja adayını belinden ikiye kesti. Bazı adaylar kaçarken kazanan Kim Dokja bağırdı,
“Benim Kim Dokja olduğumun ispatı bu!”
Elinde mavi manadan oluşmuş bir kılıç vardı. Açıkçası biraz şaşırmıştım.
[Çok sayıda takımyıldızı bu adayla ilgileniyor!]
[Aday 312 100 puan kazandı.]
Aday 312, En Saf Yıldız Enerjisi kullanmıyordu ama görünüş olarak çok benziyordu. Aday 312 bana kısa bir bakış attıktan sonra diğer adayları tekrar temizlemeye başladı. Sadece bir anlıktı ama göz göze geldiğimiz anda Aileen’in sözleri aklıma geldi.
– Dük ayrıldıktan sonra diğer endüstri kompleksleriyle uğraşmakta zorlandım... ama parti üyeleri işi iyi idare ediyor.
Durumun neden böyle olduğunu kabaca anlamıştım. Buradaki bazı Kim Dokja adayları diğer endüstri komplekslerinden gelmişti. Yani benim hakkımda sponsorlarından bilgi alıp Kim Dokja kılığına girenler vardı.
Kafam biraz karışmıştı. Bu oyunda kaybedersem yanlış bir Kim Dokja, Şeytan Kral Seçimi’ne girecekti.
[Birkaç takımyıldızı seninle ilgileniyor.]
[Birkaç takımyıldızı Kim Dokja olduğunu ispatlamanı istiyor.]
Kimliğimi nasıl ispatlayacaktım? Kim olduğumu gösterecek kaydım ya da kimliğim yoktu.
[Takımyıldızı Şeytanvari Ateş Yargıcı, gerçek Kim Dokja’nın yoldaşlığa değer verdiğini söylüyor.]
...Uriel? Tam ona bağıracakken meydanın ortasındaki bir aday diz çöktü ve ağlamaya başladı.
Kim Dokja, hayali Yoo Joonghyuk’u kollarında tutuyormuş gibi bağırıyordu. Kendimi tutamayıp güldüm. Ben böyle bir şey yapmamıştım. Uriel böyle bir oyunculuğa kanmazdı...
[Takımyıldızı Şeytanvari Ateş Yargıcı, gözyaşı döküyor.]
[Takımyıldızı Şeytanvari Ateş Yargıcı, bunu ona bir dahaki sefere tekrar göstermen için yalvarıyor.]
[Aday 32 300 puan kazandı.]
....İnanamıyordum. Başımı sallayıp Aday 32’nin yanından geçerken beklenmedik bir söz duydum.
[Takımyıldızı Abisal Kara Alev Ejderhası, gerçek Kim Dokja’nın bir chuuni¹ olduğunu iddia ediyor.]
Uçurumun Kara Alev Ejderhası? Ne zaman geldi ki o...
[Takımyıldızı Abisal Kara Alev Ejderhası, gerçek Kim Dokja’nın kesinlikle lise ikinci sınıf sendromunu bildiğini söylüyor.]
Gerçek bir chuuni mi? Sanırım ne olduğunu anlamıştım... şaşırtıcı bir şekilde aynı anda bir aday bağırmaya başladı.
“Uhhhh, Yoo Sangah-ssi. Biliyor musun? Ahah... Ben bir okuyucuyum. Bir okuyucunun hayatını yaşıyorum.”
Düşüncelerim karmakarışık oldu. Bu senaryo ortaya çıkmadan önceki bir olaydı. Bunu nasıl biliyordu...? Hayır, bir dakika... bunu o şekilde söylememiştim.
[Takımyıldızı Abisal Kara Alev Ejderhası memnun.]
[Takımyıldızı Abisal Kara Alev Ejderhası, Aday 97’ye 300 puan verdi.]
Kendimi çok çaresiz hissettim ve dudaklarım titredi. Bu gidişle adımı bu saçma insanlara kaptıracaktım.
Sakin düşünmeliydim. Kim Dokja olduğumu göstermek için sadece benim ve takımyıldızlarının bildiği olayları hatırlatmam gerekiyordu.
“Elini üzerimden çek ve kaybol, lanet olası pislik!”
[Aday 32 200 puan kazandı!]
Sadece takımyıldızlarının ve benim bildiğimiz bir şey...
“Böyle gülmeyi seviyorum!”
[Aday 97 250 puan kazandı!]
Takımyıldızları ve ben...
“En sevdiğim şey Çin elbisesi ve jartiyer kemeri!”
[Aday 312 400 puan kazandı!]
Kahretsin, aklıma hiçbir şey gelmiyordu.
Kafamdaki karmaşık düşünceleri toparladım ve kolay bir yöntem kullanmaya karar verdim. Kurtuluşun Şeytan Kralı’nın dolaylı mesajını kullanarak doğrudan Kim Dokja olduğumu bildirecektim.
[Senaryo süresince takımyıldızı ‘Kurtuluşun Şeytan Kralı’ konuşamaz.]
…Orospu evlatları.
[Senaryonun bitmesine 1 saat kaldı.]
Artık fazla zaman kalmamıştı. Sessizce Kırılmaz İnanç’ı elime aldım. Kim Dokja adaylarının sayısı sınırlıydı. Tüm Kim Dokja adaylarını öldürürsem, hayatta kalan son aday gerçek Kim Dokja olacaktı.
Yine de bu yöntemi kullanmak istemiyordum. Şu anda güç hırsıyla gözleri kör olmuştu ama çoğu endüstri kompleksimin vatandaşlarıydı...
İç çektim ve silahımın kabzasını tekrar tekrar kavrayıp bırakarak başımı salladım.
「 Bu hareketlerin sana hiç benzemiyor. 」
İstemesem de Yoo Joonghyuk haklıydı. Kim Dokja bu işi asla böyle çözmezdi. Düşündüm. Kimliğimi nasıl kanıtlayacaktım? Hayır, en başta ‘ben’ olduğumu ispatlamak ne demekti?
Tam o sırada ani bir değişiklik oldu.
“Bu, Paradoksun Beyaz Yıldızı’nın öğrettiği en üstün teknik Elektrifikasyon...!”
Aday 312, elinde yıldırım kılıcıyla bağırıyordu. Tam Yıldız değil Yıldırım[1] olduğunu söyleyecektim ki gökten bir yıldırım düştü.
“Uwaaaack!”
Mavi-beyaz yıldırım adayın kılıcına çarptı ve bedenini paramparça etti. Bazı adaylar çığlık atarak geri çekildi. Bazı takımyıldızları ise bunu beğenip rastgele puan dağıttı. Bu kaosun ortasında başımı kaldırıp gökyüzüne baktım. Gökyüzünden küçük bir şey düşüyordu.
...Gelmesinin zamanı olduğunu düşünüyordum ama bu kadar hızlı olacağını beklememiştim. Muazzam bir baskı yayan küçük nokta büyük bir gürültüyle endüstri kompleksinin meydanına indi.
Mavi-beyaz ışık meydanı doldurdu. Yıldırımın ortasında küçük bir adam duruyordu ve devasa bir varlık hissi yayıyordu. Toz bulutunun içinden kıvılcımlar sıçrarken bir ses duyuldu.
[Öğrencim nerede?]
Bir süre sonra sesin sahibinin görünüşü ortaya çıktı.
[Birçok takımyıldızı şaşkına döndü.]
Küçük adam takımyıldızlarının şaşırıp şaşırmamasıyla ilgilenmiyordu. Ama bazı takımyıldızları onun kim olduğunu anlamıştı.
“Bu küçük beden...”
“Bir dakika... yoksa...?”
Birbirlerine baktılar ve ardından adamın önünde yere kapandılar.
“B-Ben!”
“Kim Dokja benim! Usta...!”
Sayısız Kim Dokja küçük adamın önünde yere kapandı. Onlara bakıp dilimi şaklattım. Zeki olmaları iyiydi. Ama vücutları biraz daha hızlı hareket edebilseydi daha iyi olurdu.
“Aaaack!”
“Kuaaaack!”
Kim Dokja’lar mavi-beyaz yıldırımla vurulup küle döndü. Öğrencisini bizzat almaya gelecek kadar nazik olan ustaya baktım ve bir şeyi fark ettim.
...Anlıyorum.
En başta ‘ben’ ispatlanabilecek bir şey değildi.
[Eşsiz hikâyen oynatılacak.]
[Hikâye Geri Dönenin Öğrencisi başladı.]
Çünkü ‘ben’ sadece bana ait şeylerden oluşmuyordu. Kaçan Kim Dokja’ların arasında gerçek Kim Dokja’yı tanıyan biri vardı.
[Gerçek öğrencim nerede?]
Şimdi ortaya çıksam diğer sahtekârlar gibi paramparça edilirdim. Tam o sırada tanıdık bir ses duydum.
“Lanet olsun, bu da ne? Bunların hepsi Kim Dokja mı?” Arkamı döndüm ve Jang Hayoung’un homurdandığını gördüm.
Ona seslendim. “Jang Hayoung.”
Adını duyunca şaşkınlıkla bana baktı ve irkilerek geri çekildi.
*¹Chuunibyou (Lise 2.sınıf sendromu): liseli öğrencilerin anime karakterlerini gibi davrandıkları, kafalarında hayaller kurdukları döneme verilen ad.
[1] Şimdi İngilizce kaynakta burada ‘yıldırım (lightning)’ yerine ‘Baekchung’ yazıyor. Baekchung ise galiba ‘fırtına’ anlamına geliyor. O cümlede adam Baekchung diyeceğine Baekchong diyor. Yani harf hatası yapıyor.
Çevirdiğim önceki kaynakta Baekchung yerine Paradoksun Beyaz Yıldırımı yazdıkları için ben de bunu yazmaya devam etmenin daha iyi olacağını düşünerek devam etmiştim. Bu cümleyi de kendime uyarlayabilmek için harf hatası değil kelime hatası yaptım.
Çn: Akış bozulmasın diye önceden kullandığım çoğu ifadeyi hâlâ kullanmaya devam ettiğimi bilmenizi isterim.
+
Çeviri: Sansanson
Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.