Bölüm 10
Kai Raven’in Runik Tapınağı Akademisine gelmesinin üstünden bir ay sessizce geçti. Kai Raven’in günleri sakindi. Haftada iki gün bir kaç saatlik derslerini aldı ardından eğitim ve huzur için göletin yanında ki ufak tepeye gitti.
Günlük programı belliydi, saray ve akademi arasında her gün gidip gelmemek için Akademi ona özel bir konut tahsis etmişti. Kutsal Papa Kai Raven’in her hafta sonu eve gelmesi şartıyla Akademide kalmasına izin verdi.
Padme, Kai Raven olmadan yalnız kalmak istemediği için Akademiye taşındı. İkisi bir defa daha aynı odayı paylaşıyordu.
Kutsal Papa Ekaterina boş evde yalnız kaldı, sıkılmış hissetti. Artık eve gitmeyi eskisi gibi sabırsızlıkla beklemiyordu bu sebeple çalışma odasında geçirdiği zaman arttı.
Kai Raven hala başkalarının duygularını nasıl tespit edeceğini bilmediği için durumdan habersizdi.
Kai Raven bu bir ay içinde Akademinin odak noktası haline gelmişti bile. Özellikle kız öğrencilerin konuşmaya cesaret edemediği ama kalplerinde tanrılaştırdığı bir figürdü.
Sessizce gölette bakan tepede oturur manzaraya bakar meditasyon yapardı. Bazen mızrak eğitimi yapar bazen gölette yüzerdi. Adeta gölette ona aitmiş gibi ara sıra balık bile tutardı.
Zamanla Kai Raven kendi başına yaşamaya alıştı, tepeye ufak bir kulübe inşa edilmesini istedi. Lüks konutu arkasında bıraktı, Padme ondan ayrılmaya istekli değildi bu sebeple sözde ufak kulübe tepenin üstünde ufak bir villaya kısa süre de dönüştü.
Fakat eşsiz göl manzarası bu ufak villayla adeta taçlandırılmış gibiydi. Kai Raven bir huzur abidesi gibiydi.
Bir gün şafakta Kai Raven yatakta gözlerini açtı. Dönüp yan yatakta yatan Padme’ye baktı. Ağzı açık yine yorganı tekmeleyip üstünden atmıştı. Ağzının kenarından su akarken bir ayağı yatağın bir ucunda öbürü başka bir ucundaydı.
Kai Raven bu sahneyi görmeye alışsa da yine de gülümsedi. Kalktı ve Padme’nin üstünü örttü. Bir bardak su doldurup masanın üstüne bıraktıktan sonra banyoya girdi. Hızlı bir duştan sonra kıyafetlerini değiştirdi ve evden çıktı.
Kapıdan çıktığı anda onu mor gökyüzünün göle yansıdığını gördü. Bu sahneyi defalarca görse de hala kalbine huzur veriyordu. Yürüdü ve tepenin yanına geldi, o sıra da yaklaşık yüz elli metre uzakta bir grup kızın çığlığını duydu.
“ÇIKTI! Gerçekten çıktı.“ birisi aceleyle bağırdı ve eliyle Kai Raven’i işaret etti.
“Çok yakışıklı! Sanki tanrı gibi.“ dedi bir başkası. Arada ki uzak mesafeden Kai Raven’i net görmesi imkansız olsa da kimse bu ufak detayı umursamadı.
Kai Raven aldırmadı. Son on beş gün boyunca bir grup kız toplanır onu izlerdi. Onların neden bunu yaptığını anlamadı, eğitim yapmıyorlardı sadece durup antrenmanını bitirene kadar onu izliyor ardından gidiyorlardı.
Kai Raven onlara dikkat etmedi. Cübbesini yavaşça çıkardı, ardından gömleğini çıkarttı ve şortla birlikte tepenin üstünde durdu. Derin bir nefes aldıktan sonra on metre yükseklikten balıklama göle atladı.
Üstünü çıkartmaya başladığı anda zaten izleyen kızların çığlıkları duyuluyordu ve gölete atladığı anda bazıları çığlık atarak “AHH...“ Diye korkuyla bağırdı. Tecrübeli seyirciler bu sahneye aşinaydı.
Kai Raven suya daldı ve derinden yüzmeye başladı fakat yüzeye çıkmadı, ne kadar derine iner ve ne kadar uzun süre yüzerse vücudunun basınç altında daha iyi eğitildiğini bir süre önce fark etmişti. Ayrıca bu yöntemle ciğerlerini geliştire biliyordu.
Suyun altında nefesini uzun süre tutmak çoğu zaman işe yaramaz olsa da hayat kurtarıcı olabilir. Bazı toksinler solunum yoluyla bulaşır ve onları solumamak için nefesi tutmak en iyisidir.
Kai River bu süre zarfında ayrıca vücudunun sınırlarının sürekli gevşek olduğunu fark etmişti. Ne zaman bir atılım yapsa arkasından bir sonra ki atılımı yapabilirdi. Eğer aşırı yorulursa bir kaç saat uyur ve yorgunluğu aniden ortadan kalkardı.
Bunların hepsi ruhunun pasif faydalarıydı. Antik Yin Yang Kaos Kuzgunu ruhunun isminde yer alan Yin Yang sadece kelime değildi. Ayrıca kalıcı pasif faydaları da vardı.
Örneğin uygun ekim yöntemi olmasa da her sabah yarım saat boyunca vücudu atmosferde ki mor enerjiyi kendiliğinden emebilirdi.
Kai Raven bu enerjinin emilişi sırasında vücudunda kendiliğinden takip ettiği yolu zaten inceliyordu. Bu süre zarfında ekim tekniği üstüne yaptığı araştırma büyük atılım göstermiş uygun bir enerji ekim metodu yaratmaktan uzak değildi.
Kai Raven bir saat boyunca yüzdü. Her 4 dakika da bir su üstüne çıkıp derin nefes alıp tekrar daldı. Yaşına göre ciğerlerinin hala gelişme kapasitesi vardı bu yaşta ki anatomi de nefesi dört dakika tutmak yetişkin birisinin on dakika tutmasına bedeldi ki bu sadece fiziksel bir durumdu.
Kai Raven antrenmanı sırasında olabildiğince vücudunu uygun şekilde yormaya çalıştı. Bu sebeple enerjisini fiziksel antrenmanında kullanmazdı.
Bir saat sonra Kai Raven göletten çıktı. Depolama yüzüğünden çıkarttığı havlu ile kendisini kurularken bir yandan da ufak tepeye yürüdü. Seyirciler hala çığlık atıyor bir şeyler söylüyordu. Genel olarak ne kadar yakışıklı olduğu vb övgü cümleleriydi ama Kai Raven için rüzgarın sesi kadar tanıdık aynı zamanda önemsizdi.
Kai Raven tepeye çıktıktan sonra yoğun fiziksel eğitimine başladı. İlk olarak mekik, ardından şınav sonra çömelme ve kalkma. Her hareket otuz dakika olmak üzere toplam bir buçuk saat sürdü. Son yarım saat Kai Raven ısınmış vücuduna refleks kazandırmak için depolama yüzüğünden ince gümüş ve platinden yapılmış yüz defa dövülüp sertleştirilmiş keskisi olan iki metrelik ağır mızrağını çıkarttı.
Mızrağın saf ağırlığı yirmi beş kiloydu. Kai Raven’in fiziksel gücüyle taşımak sorun değildi ama uzun süre savurulup çeşitli dövüş sanatları teknikleri uyguladığı esna da vücuduna büyük bir yük bindiriyordu.
Bu da sınırlarını aşmasının sebebiydi. Tek başına bu mızrak 100 altın değerindeydi işçiliği de sayılırsa en azından 500 altın değerindeydi. Basit bir mızrağı dövmek için Runik Kıtasının en iyi demircisi bir öğleden sonrasını ayırmıştı.
Kai Raven’in 25, 50, 75, 100,150 ve 200 kilo olmak üzere toplam altı mızrağı vardı. Kilo ağırlaştıkça mızrağın maliyeti de keskin bir şekilde arttı ama Kai Raven’in Runik Mızrak İmparatoru ile yaptığı tartışmada bir yıllık ağır mızrak eğitimi yapması ve sebat etmesi durumunda bir yıl sonra 200 kiloluk mızrağı rahatlıkla kullana bileceği tespit edilmişti.
Kai Raven aynı düşüncedeydi bu sebeple zaman kaybetmeden mızrak eğitimine başladı.
Mızrağın esnekliği yüksek değildi yine de hala belirli bir esneme payı vardı. Sert esnek mızrağın kullanımı sert mızraktan yada esnek mızraktan çok daha zordur.
İlk olarak çarpma sırasında ciddi bir titreşim yaratıla bilir ki bunu dengelemek önemlidir. Dengelemek için şartlı refleks olmazsa olmazdır.
Dövüş Sanatlarında kılıçlar için öğrenmesi bir ömür sürer denir ama mızrak için asla öğrenmenin sonu gelmez denir.
Mızrak çok yönlü bir silahtır. Tutulan yerine göre uzun yada kısa menzilli olabilir. Kese bilir, dele bilir, darbe vurabilir, savuna bilir, geri çekile bilir ve sıyıra bilir. Kılıç hareketlerinden %25 daha fazla hareket imkanına sahiptir. Her hareket eklenen bir kombinasyonlar dizisi yaratır.
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.