Bölüm 33
Kai bu duygu dolu anlardan habersizdi. Onun için endişelen insanları düşünecek zamana da sahip değildi. Göksel felaketin yaklaştığını hissediyordu, kriz duygusu çoktan yükselmeye başlamıştı.
Kai zihninde ki düşünceleri uzaklaştırıp kendisini rahatlattı. Meditasyon yaparken enerjisini ve ruhunu maksimum düzeye taşıdı.
Bu esna da başının üstünde ki açık gökyüzünde aniden kara bulutlar belirmeye başladı.
Bir kaç saniye de kara bulutlar görünen gök yüzünün neredeyse tamamını kapladı. Kai tehlikenin yaklaştığını hissetti, bütün hisleri zirveye tırmandı.
Kai’e bakan Ekaterina’nın gözleri endişe ile doluydu. Kalbinde çok rahatsız hissetti içinde yükselen Kai’e bu kıyametten kurtarma isteğini engelleyen tek şey Alice’nin göksel felakete müdahale etmemesini ciddiyetle hatırlatan sözleri oldu.
Eğer göksel felakete müdahale ederse göksel felaket öfkelenir ve daha güçlenirdi. Kai’i kurtarmak bir yana o bile ölebilirdi.
Ekaterina ölmekten ziyade Kai’yi tehlikeye atmaktan korktu.
Dört yıldır birliktelerdi bu sırada Ekaterina için Kai’nin kalbinde ki en önemli insanlardan birisi olduğunu söylemek abartılı olmazdı.
Diğer yandan küçük kız ve Alice de endişeyle bu sahneye bakıyorlardı.
Alice bir süre tereddüt ettikten sonra “Bayan çevreyi kontrol edeceğim. Kimsenin göksel felakete müdahale etmemesini sağlayacağım.“ dedi. Kız sadece başını salladı.
Bu sırada kulakları sağır eden bir gök gürültüsü patladı. Bir cadı kazanıymış gibi kaynayan ve fokurdayan kara bulutlar Kai’e sonsuz bir düşmanlıkla doluydu.
Kai baskıyı anında hissetti. Bu bir reddedilmişlik duygusuydu gökler varlığına tahammül edemiyormuş gibiydi.
Kai bu hisse bağımlı olamadı, hızlıca kendisini rahatlattı ve Alice’nin söylediklerini hatırladı.
Çalkalanan ve fokurdayan kara bulutlar bir kaç şok edici gök gürültüsü daha salı verdi.
Bütün Av sahası bu sesle çalkalandı. On mil uzakta ki runik canavarları bile korkuyu hissetti.
Bir an sonra Kai gözlerini açtı aynı anda kara bulutların ortasından ince kırmızı renkli bir yıldırım gürültüyle aşağıya düştü. Bir bebeğin kolu kalınlığında kan kırmızısı rengindeydi. Bütün kara bulutlar düşünülünce ufak görünüyordu ama ortaya çıktığı anda baskı bir kaç kat arttı.
Kai yıldırıma baktı onu engellemedi çünkü bu sadece ilk saldırıydı. İlk göksel felakette gücünü harcamamalıydı.
Kai aceleyle Cennetin kutsama Tekniğini çalıştırdı ve enerjiyi Ruhsal Enerji Ekim tekniğinde ki tasvirlere göre vücudunda dolaştırdı. İlk döngüye başladığı anda kırmızı yıldırım vücuduna çarptı. Kai’nin saçları anında kavruldu ve kava derisi uyuştu. Sarıya çalan kahverengi saçları bir anda yok edildi. Kan kırmızısı yıldırım vücuduna girdi.
Kai tereddüt bile etmeden Cennetin kutsama Tekniğine göre yıldırımı vücudunda dolaştırıp rafine etmeye başladı.
Dişlerini sıktı vücudunun sıcaklığını hissetti. Kafasında ki acıya katlandı ve yıldırımı rafine etmeye çalışırken içinden yükselen acıya direndi.
Buna rağmen bu hayatında katlandığı en büyük acıydı hatta tek fiziksel acıydı ama sevdiklerini korumak için güce ihtiyacı vardı. Bu irade ona direnme gücü verdi.
Kan kırmızısı yıldırımı Cennetin Kutsama Tekniğine göre damarlarında dolaştırıd. Ruhsal Enerji Ekim tekniğinin tasvirinde ki ilk döngüyü tamamlaması için aniden itici bir ivme kazandı. Enerjisi kan kırmızısı yıldırımla karıştı ve hızla asimile edilmeye başladı.
Bir kaç saniyede ilk döngü öylece tamamlandı. Kan kırmızısı yıldırımın %10’u böylece asimile edilip rafine hale geldi. Enerji merkezine dönen enerji şimdi biraz daha hassaslaşmıştı.
Hafif saftı ama fark %1 den daha çok değildi.
Kai ikinci döngüyü başlattı.
O anda zaten Göksel Felaketin hem bir lanet hem de bir lütuf olduğunu anlamıştı. Eğer dayana bilirse kazançlar muazzamdı. Dayanamazsa ölüm veya sakatlık kaderi olacaktı.
Kai’nin ikinci döngüyü tamamlaması biraz daha uzun sürse de normal zamanlara kıyasla çok daha hızlıydı. Bir kaç saniye sonra ikinci döngü tamamlandığında kan kırmızısı yıldırımın enerjisinin yarısı asimile edildi.
Kai enerji merkezinde ki enerji çalkalandı ve güçlü bir ivmeyle onu ileriye taşıdı fakat 20. Seviyede sıkışmıştı çünkü Runik halkası yoktu bu sebeple seviye atlayamadı ama seviye atlamasa da enerjisi daha rafine ve saf hale geldi.
%2 civarında bir saflık ve konsantre enerjisi üçüncü döngüye başladığında hızı büyük oranda yavaşlamıştı.
Gökyüzünde ki kara bulutlar ise beklemeye niyetli değildi. Daha yoğun hale gelirken baskı artıyordu, sert rüzgarlar esmeye ağaçları titretmeye başladı. Rüzgarın korkunç uğultusu ölülerin çığlığına benziyordu.
Kai’nin kavrulmuş kava derisinden hala biraz duman çıkıyordu. Yok olan sarıya çalan kahverengi saçları büyük bir kayıp gibiydi.
Kai bunları umursayacak zamana sahip değildi. Kara bulutların ivmesi güçlendi. Kai üçüncü döngüyü tamamladığı anda bir bebeğin kolu büyüklüğünde ki başka bir kan kırmızısı yıldırım düştü.
Kai’nin vücuduna anında çarptı. Kai titredi ve sarsıldı ama direndi. Kan kırmızısı yıldırımın gücünü hemen rafine etmeye başladı.
İlk döngü anında tamamlandı, ikinci döngüye başladığı anda gökten başka bir yıldırım düştü.
Göksel Felaketin korkunç gücü açıkça görüle bilirdi. Her felaket bir öncekinden daha korkunçtu.
İkinci felakette Kai’nin yüzleşmesi gereken iki kan kırmızısı yıldırımdı.
Kai ikinci yıldırımın vücuduna çarpmasıyla dizlerini büktü. Vücudunun şiştiğini hissetti. Aceleyle tekniği çalıştırdı bu sefer enerjiyi itmek için ruhsal enerjisini kullandı.
Bir miktar ruhsal enerji ile birlikte enerjinin akış hızı yükseldi. İkinci döngü hızla tamamlandı adeta bir hız treni gibiydi. Hemen ardından üçüncü döngüye başladı. Kai aceleci değildi aksine enerji o kadar fazlaydı ki tazyikliymiş gibi hızlıydı.
Kai damarlarında ki acıyı hissetti sanki damarlarından akan şey sıcak lavdı. Her hücresi acıyordu bu his korkunçtu ama direnmekten ve bilincini korumaktan başka çaresi yoktu.
İkinci felaketin düşmesiyle birlikte Kai daha önce yapamadığı dördüncü döngüyü başlattı.
İki kan kırmızısı yıldırımın enerjisi dördüncü döngünün yarısına geldiği anda rafine edildi. Toplamda bu turda enerjisi %1 civarında saflaştı ama %10 oranında konsantre hale geldi.
Enerjiyi saflaştırmak zordur ve onu konsatre etmek nispeten daha kolaydır fakat Kai’nin iki döngüde kazancı basit değildi.
Üst üste binen kazanımlar temelde Kai’nin iki döngüde %1 civarında saflaştırma ve %4 civarında enerjisini konsantre etmesine izin verdi.
Bu hala büyük bir atılımdı. Geleceğine atılan iyi bir temeldi.
Kai bunları düşünecek zamana sahip değildi.
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.