Bölüm...
Action, Drama, Harem, Novel, Türkçe Novel

Bölüm 55

Orro VS Çiçek Hükümdarı (2.)
Yazar: salepsever Grup: : Bağımsız Okuma süresi: 8 dk Kelime: 2.090

                                       
                                             
Kai kenarda yutkundu beyaz dumana baktı ardından görüşü değişti göz bebeklerinin çevresinde altın bir daire belirip yavaşça döndü. Duman bulutu anında temizlendi içinde ki herşey görünün hale geldi.



                             
Kai sessizce dururken sağında ve solunda ardı ardına ortaya çıkan onlarca kişiyi fark etmedi.



                             
Bu kişiler ortaya çıktığı anda sessiz kaldı varlıkları tamamen kısıtlanmıştı ama hepsinin üstünde Runik Tapınağı, Runik Salonu veya Runik Mabedeninin cübbeleri vardı. İstisnasız hepsi Runik Grandükü gücüne sahipti bazıları 89. Seviye Runik Grandükü iken aralarından iki tanesi 90. Seviye Runik Grandüküydü.



                             
Bu kişiler için Runik Kralları arasında ki savaşı izlemek aydınlanma için bir fırsattı eğer bazı ip uçları alırsalar atılım yapabilirler ve büyük bir devrim yapabilirlerdi.



                             
Hepsi hevesliydi. Gökyüzünde ardı ardına bir çok figür tekrar tekrar ortaya çıktı. Boşluğa basıp öylece durdular onlar Runik Kralları veya üstünde güce sahip olan uzmanlardı. Sayıları otuzdan fazlaydı.



                             
Bu sahneyi görenlerin özellikle düşmansa korkudan titremeleri kaçınılmazdı.



                             
Şuan bu ufak alanda seksenden fazla kişi vardı ve aralarında herhangi birisi Runik Kıtasında en saygın pozisyonu tutabilirdi.



                             
Fakat bununla bitmedi, Runik Şehrinde yaşayan diğer güçlerin veya bağlı kuvvetlerin uzmanları da ardı ardına geldi. Nihayetinde yanında kırmızı saçlı bir çocukla ortaya çıkan kişi Kılıç Hükümdarıydı. 



                             
Onu gören pek çok kişi eğilerek yada başını sallayarak selam verdi. Kılıç Hükümdarı Klaus Han’a baktı ve. “Bu savaşı dört gözle izle pek çok fayda sağlaya bilirsin. “ dedi Kılıç Hükümdarı.



                             
Klaus Han başını salladı ama yine de merakla sordu. “Öğretmen neden savaşıyorlar?“ dedi.



                             
“Çiçek Hükümdarı Kai Raven’in Ustası, onu Miras Çırağı olarak kabul etti bu sebeple Runik Tapınağında memnuniyetsizlik var. Gücünü göstererek insanları uyarmak istiyor. 38. Yaşlı Orro Runik Tapınağına yeni katıldı. Kai Raven’in koruması ve astı olarak hizmet ediyor. Runik Salonu tarafından dışlanmış durumda. İkisinin savaşı sadece bir gösteri amaçları güçlerini göstererek göz dağı vermek. “ Kılıç Hükümdarı sesini kısmadan Klaus Han’a açıkladı. Onları dinleyenler şaşırmadı zaten durumu biliyorlardı. Klaus Han duraksadı bu gezegende ki entrikalar geldiği yerden bile yüksekti ama buna alışa bilirdi yine de sordu.



                             
“Öğretmen, gücünü gösterse bile Runik Salonunu korkutmamalı değil mi?“ dedi Klaus Han.



                             
“Elbette korkutmayacak ama gücünü gösterdiğinde insanların dikkat ve saygısını kazanacak bu saygı ve dikkat doğrudan Kai Raven’e gidecek böylece gelecekte Kai Raven’in yolunu engelleyenlerin sayısı düşecek hatta Aziz Oğul pozisyonunu aldığında nüfusu daha büyük olacak.“ dedi Kılıç Hükümdarı.



                             
“Öğretmen buna izin verecek misiniz ?“ dedi Klaus Han. Bu komploya Ustasının sessiz kalmasına anlam veremedi. Bu tarz bir girişimin beşikte boğulması gerekmez miydi ?



                             
“Neden engel olalım? Kai Raven hem yetenek hem de arka planıyla bu pozisyonu fazlasıyla hak ediyor. Kutsal Papa ve Salon Ustası yıllardır ayrılık içinde bu Runik Tapınağının gücünü düşürdü. Şimdi ikisi uzlaşsa bile yıllarca süren ayrılık bir anda çözülemez. Kai Raven Aziz Oğul adayı muhtemelden de Kutsal Papa olacak bu sebeple bu girişim engellenmek yerine tam anlamıyla desteklenmeli. Unutma Klaus. İnsan kalbi karmaşıktır saygı duymak yetmez aynı zamanda korku gerekir. Eğer kitleleri yöneteceksen yönettiklerinden farklı olmalı onların sahip olmadığı niteliklere sahip olmalısın.“ dedi Kılıç Hükümdarı. Klaus Han başını salladı bu öğretiyi kalbinde hatırlamaya karar verdi.



                                     
         
               
Savaş alanında durum zaten sıkışmıştı. Beyaz dumanın içinde ara sıra ışık çizgileri hareket ediyor gürültülü patlamalar geliyordu. Duman örtüsü bir süre sonra bir şok dalgasıyla süpürüldüğünde içinde Çiçek Hükümdarının ve Orro’nun figürü aniden belirdi.




Çiçek Hükümdarının lotus çiçeğine bağlı dokuz dokunacın tamamı parçalanmışken Orro’nun cübbesinde bir kaç yırtık vardı.




Fakat ikisi de gülümsüyordu.




“Hehe... Muhteşem fiziksel güç . “ Çiçek Hükümdarı söyledi. Bu savaşta gücünün tamamını şüphesiz kullanmamıştı amaç zaten yıkım değil gösteriydi Orro da farklı değildi. İkisi zaten amaçlarına ulaşsa da ikisinin karakteri bir savaşı ortada bırakmaya uygun değildi.




“Çiçek Hükümdarı... Dokunaçlarının hepsini yok ettim. Şimdi nasıl savaşacaksın ? “ dedi Orro sırıtarak kibirle.




Çiçek Hükümdarı durdu ardından kahkaha attı.




Kahkahası öylesine yüksekti ki delirmiş gibi görünüyordu.




İki elini kaldırdı adeta gökyüzüne haykırıyor gibiydi.




“KİM SADECE DOKUZ TANE OLDUKLARINI SÖYLEDİ Kİ? BENDE BİNLERCESİ VAR!“ Dedi ayaklarının altından aynı anda kan kırmızısı dokunaçlar fırladı sayıları bir anda binlerceye ulaştı. Bu artık sayısız kola sahip bir ahtapot gibi görünüyordu ama Orro korkmadı aksine kahkaha attı.




“MUHTEŞEM! İYİ BİR SAVAŞ GÖRMEYELİ SANKİ ASIRLAR OLDU!“ dedi. Arkasında ki Zümrüt Dişli Taş Kurdu parladı boyu büyüdü ve büyüdü. Kısa süre sonra yirmi metrelik devasa bir yaratığa dönüştü.




Çevrede ki Grandüklerin hepsi geri çekildi bazı Runik Kralları bile bir kaç adım geri çekilip uzaklaştı.




Klaus Han ağzı açık bu sahneyi izlerken yutkundu. Artık önce ki hayatında ki gezegenin ne kadar zayıf olduğunu daha iyi anlıyordu.




Bu iki kişi canavardı. Güç öylesine büyüktü ki Kılıç Hükümdarı tarafından korunmasa et lapasına bir anda dönüşürdü. Eğer gücü anlamak istiyorsanız geri çekilen yüzden fazla grandüke bakmak yeterliydi.




Hepsi çirkin bir yüzle baskı altındaymış gibi geri çekiliyordu.




Kai suskun bir şekilde izledi ama parlak kahverengi gözlerinin içi hayranlık ve taktir doluydu.




Orro çok güçlüydü ama Ustası da korkunç derecede güçlüydü.




Kai ikisi arasında ki eşitsizliği sezemedi ama Orro’nun zayıflığını burada ki pek çok uzman görebiliyordu.




Nihayetinde Runik Hükümdarı hala bir Runik Hükümdarıydı. Orro korkunç derecede güçlü olsa da avantaja sahip değildi ama herkesin kalbinde saygın bir konum elde etti zira çok az kişi bir Runik Hükümdarıyla bu kadar uzun süre savaşa bilirdi.




“HADİ GEL!“ Çiçek Hükümdarı Orro’yu davet etit. Orro sırıttı atladı ve vücudu Zümrüt Dişli Taş Kurdunun içine girdi. Sonra silüeti yavaşça bulandı ama Kurdun ağzından sesi duyuldu.




“Yedinci Runik Yeteneği Zümrüt Dişli Taş Kurdu Avatarı....“ 




*BOOM* 




Enerji bir anda patladı. Bİnlerce dokunaç Zümrüt Dişli Taş Kurduna atıldı. Zümrüt Dişli Taş Kurdu ağzını açtı ve ağzından zümrüt renkli bir enerji topu fırlattı.




Ona gelen dokunaçların büyük kısmını parçaladı ama her yönden gelen dokunaçlar bedenini sardı.




Hızla dikenleri Zümrüt Dişli Taş Kurdunun bedenini deldi.




Zümrüt Dişli Taş Kurdunun bedeni titredi. Derisi sertleşti ve granit halini alırken dikenler tek tek parçalandı. Bir kuvvet tarafından geri itildikleri anda Orro boşluktan faydalanarak Avatarı kontrol edip Çiçek Hükümdarına saldırdı.




İki enerji patladı, gökyüzünde ki beyaz bulutlar enerji patlamasıyla silindi.




Toprak yükseldi ve çatladı uzakta ki ağaçlar ve Runik Şehri surları deprem görmüş gibi titrerken sağır edici bir patlama merkezde duyuldu.




Orro’nun devasa Zümrüt Dişli Taş Kurdu Avatarı bir dal parçası gibi havaya fırlayıp geriye doğru uçtu.




Toprağa çarptı ve onlarca geriye itilerek sürüklendi. Toprak arkasında toplandı durduğunda zaten yüz metreden uzun süre itilmişti.




Çiçek Hükümdarının sesi de o sırada geldi. “İkinci Runik Yeteneği. Parçalayan Lotus...“ dedi Çiçek Hükümdarının silüeti ortaya çıktı. Etrafında dönen dokuz kan yaprağı başının üstünde bir baş büyüklüğünde kan damlası vardı.




Her yaprak dönerken kan kırmızısı bir sis yayarken izleyenler ağızlarına kanın tadının geldiğini hissetti.




Bir kaç kişi haricinde herkes yutkundu aynı esna da bir kaç Grandük yere oturup gözlerini kapattı. Vücutları bir parıltı yayarken bir kaç kişi onlara kıskançlıkla baktı.




Yakın arkadaşları hemen onların Dao koruyucu olarak görev aldı ve alanı kapattı.




Çiçek Hükümdarı sırıttı, Orro’nun avatarı dağıldı ve bedeni ufak bir tepeye dönüşen toprağın üstünde parçalanmış kıyafetlerle yatıyordu.




Yavaşça kalktı ağzının kenarında ki kanı sildi ama yüzünde büyük bir gülümseme vardı.




“Tekrar savaşalım.“ dedi Orro.




“Gelecekte fırsat olacak.“ dedi döndü Kılıç Hükümdarına bir bakış attı. İkisi zımmi bir anlayışla başlarını salladı ve hafif selamlaştıktan sonra Çiçek Hükümdarı yürüyerek Kai’nin yanına gitti.




Kai parlayan gözlerle Ustasına baktı.




Çiçek Hükümdarı sırıttı Kai’nin etrafını saran enerji korumasını kaldırdı ve kafasını okşadı.




“Haftaya görüşürüz Kai... Sana öğrettiklerimi unutma, kaplıca da sık sık izleme ve analiz pratiği yap.“ dedi.




“Evet Öğretmen kesinlikle yapacağım.“ Kai tereddütsüz söyledi. 




“Haha... İyi öğrenci...“ dedikten sonra Çiçek Hükümdarı ayrıldı.




Orro onun ardından Kai’nin yanına geldi gülümsedi.




Kalabalık onlara baktı ve sessizce ayrıldı.




Bu savaş iki Grandük için atılım fırsatı yarattı pek çoğu için bilinmeyen sorunlara bir çözümdü Kai ve Klaus Han neredeyse hiç bir şey anlamadı çünkü onlar bu sınıra asla dokunmamıştı bu sebeple onlara göre bu sadece sıradan bir savaştı.




“Ekselansları artık dönmeliyiz.“ dedi Orro. Kayıp yaşasa da utanmadı çünkü bu kayıp onursuz değildi. En başından beri zafer şansı yoktu lakin yine de Çiçek Hükümdarının gücünü görmek istedi ayrıca bu savaşın pek çok yan kazancı vardı fakat Orro siyasi zekası olan birisi değildi.




Savaşmakta ki ikinci amacı Runik Tapınağının burnu kalkık ihtiyarlarına gücünü göstermekti. 




“Tamam Bay Orro. Çok iyi savaştınız.“ dedi Kai gülümseyerek. Orro gülümsedi taktir edilmekten hoşlandı özellikle Kai tarafından taktir edilmeyi sevmişti ama çokta onure olduğu söylenemezdi.




İkisi ayrıldıktan sonra kalan kalabalıkta ayrıldı geriye sadece iki Runik Grandükü ve onları koruyan Dao koruyucuları kalmıştı.




Hızla Runik Tapınağından bir grup insan geldi ve çevreyi izole etti. Bu savaş Runik Tapınağı için beklenmedik kazançlar sağlamıştı bu sebeple Runik Tapınağı aydınlanmaya yaşayan iki Runik Grandükünün rahatsız edilmemesi için bütün önlemleri en hızlı şekilde aldı hatta çevreyi kolaçan etmesi için bir 91. Seviye Runik Kralı birde 92. Seviye Runik Kralı görevlendirdi. 



       

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


Ayar kaydedildi