Bölüm...
Action,Demons,Fantasy,Magic,Martial,Monster,Novel,Space,Vampires,War

Bölüm 224

Atalar’ın Topraklar’ı!
Yazar: Kozmik_00 Grup: : BAĞIMSIZ2 Okuma süresi: 7 dk Kelime: 1.697


>>Dokuz Atalar’ın Topraklar’ı Üzerine: Şeytan İmparator’un Kayıtlar’ında Bulunan Bir Parça.>>


Dokuz Çember’in Ötesi’nde, çoğu Savaşçı’nın tüm hayatı boyunca var olmadığını varsayarak geçirdiği bir Bölge uzanır; Zira İnsan’ın Ulaşabileceğ’inin Çok Ötesinde’ki şeylerin Varoluş’u, Zihni’n Katlanmak istemediği bir umutsuzluk doğurur.


Dokuz Çember anlaşılabilir. İsimler’i, Aşamalar’ı ve Ölçülebilir İlerlemeler’i vardır ve Sekizinci Çember’de duran bir Savaşçı, Dokuzuncu Çember’i işaret ederek, en azından Soyut olarak, hangi yöne yürümesi gerektiğini anlayabilir.


Dokuzuncu Çember’in Ötesi’nde, bu Topraklar’da farklı kurallar geçerlidir.


Dokuzuncu Çember’i Aşan bir Varoluş, Onuncu Çember’e ilerlemez. Onuncu Çember yoktur. Bunun yerine meydana gelen şey, Atalar’ın Aşkınlığ’ıdır; Bu süreç, Çemberler boyunca Gelişmekten, bir Nehri’n onu besleyen Yağmur’dan farklı olduğu kadar farklıdır.


Varoluş, kendisini yere bağlayan Zincirler’i atar ve kendi içinde bir Toprak oluşturmaya başlar.


İlk Atalar Toprağı’na Primum denir.


Bu konuları inceleyen akademisyenlerin dilinde Primum, Başlangıç, İlk, Temel anlamına gelir. Primum’a ulaşmış bir Varoluş’un içinde, En Erken Aşamalar’ındaki bir Köy’den daha büyük olmayan küçük bir Toprak ve Gökyüzü Alan’ı oluşur; Bu, Atalar’ın içinde yaşayan ve onlardan dışarıya, yüzen Egemenlik Alanlar’ı olarak Dünya’ya uzanan, Yaratılmış bir Toprak Bölgesi’dir.


Primum’a ulaşanlar, Toprağ’ı kalıcı olarak geride bırakır ve Gökyüzü’ne yükselir, çünkü Toprak artık onların Hâl’ine geldiği şeyi barındıramaz!


İkinci Atalar Ülkesi’ne Campus denir.


İçerideki Toprak geniş ovalara yayılır ve Nehirler, Yol’unu bulmuş suyun kesinliğiyle İç Bölge’den akmaya başlar. Bir Campus Atası’nın dışarıya yansıttığı Güç, sadece onun üzerinde bulunması gerçeğiyle, Yüzen Egemenlik Alan’ının altındaki manzarayı Yeniden Şekillendirir.


Üçüncü Atalar Ülkesi’ne Silva denir.


İç Bölge’de, Kalın ve Kâdim Ormanlar büyür ve ilk kez, Atalar’ın Varoluş’u içinde Yaşam hayatta kalabilir. Küçük Yaratıklar, Basit Bitki Örtü’sü, İç Bölge’nin Yeterince gerçek Hâl’e geldiğinin ilk kanıtlarıdır.


Silva Ata’sı, İç Orman’ının altından dışarıya uzanan kökleri aracılığıyla Yüzler’ce Mil içindeki her Canlı’yı hissedebilir.


Dördüncü Atalar Ülkesi’nin adı Mons’tur.


Dağlar, İç Bölge’nin ovalarından yükselir ve Atalar’ın Dış Dünyada’ki Varoluş’u, Dağlar’ın Mutlak olduğu gibi Mutlak Hâl’e gelir; Sadece yer kaplayarak, etraflarındaki her şeyi şekillendirir. En eski Metinler’de Mons Atalar’ı, haritaların bile sığdırmakta zorlandığı bir Yarıçap içindeki her uygulayıcı tarafından varışları hissedilebilen Varoluşlar olarak kaydedilmiştir.


Beşinci Atalar Ülkesi Mare olarak adlandırılır.


Varoluş’un içinde derin ve Sonsuz Denizler oluşur ve İç Bölge, oluşmuş Kara Kıtalar’ının arasında Okyanuslar’ın aktığı, kendine ait Gerçek bir Dünya Hâl’ine gelir. Bir Mare Atası’nın Güc’ü, Dış Gökyüzü’nün Gerçek Havası’na kadar uzanır ve Taş Ülkeler’i üzerinde süzülen Bulutlar, onların emrine amade olan Alanlar’ıdır.


Altıncı Atalar Ülkesi Caelum olarak adlandırılır.


İç Bölgede’ki Gökyüzü Gerçek Hâl’e gelir, Yıldızlar ilk kez İç Denizler’in üzerinde belirir ve Ata’nın Egemenliğ’i Gerçek Gökler’i etkileyecek kadar Genişler.


Yedinci Atalar Ülkesi’nin adı Cosmos’tur.


İç topraklardaki Yıldızlar çoğalır ve Kultivatörler’in kendilerinden çok daha eski bir şeyin düzenini yansıtan desenler halinde organize olur; Sanki İç Topraklar her zaman uyması gereken bir planı hatırlamaya başlamış gibidir. Bir Cosmos Ata’sı, sıradan bir Varoluş’un masadaki nesneleri hareket ettirdiği gibi, İradesi’ni rahatça kullanarak, Dış Dünyada’ki Coğrafya’yı Yeniden Şekillendirebilir, Dağlar’ı hareket ettirebilir ve Nehirler’in yönünü değiştirebilir.


Sekizinci Atalar Ülkesi’nin adı Aion’dur.


Böyle bir Varoluş’un yanında Zaman Bükülür. Dramatik bir şekilde değil, Hikayeler’deki gibi Dünya’yı değiştiren bir şekilde değil, ama Ölçülebilir bir şekilde; Aion Atası’nın yanında Saniyeler’in geçişi, bu tür şeyleri izlemek için yapılmış aletlerin Algılayabileceğ’i bir Hız’da ilerler.


Kendi İç Bölgeler’inde Mevsimler, Dış Dünya’nın Takvim’iyle hiçbir ilgisi olmayan Tam Döngüler Hâl’inde geçer. Onlar, en gerçek anlamıyla, her şeyi yöneten Zaman akışından Kısmen Kopmuş Varoluşlar’dır.


Dokuzuncu Atalar Ülkesi’ne Genesis denir.


Genesis’ten bahseden Kayıtlar, Kayıtlar’dan çok söylentiler, Anlatımlar’ın Anlatımlar’ı, Tanımlamalar’ın Tanımlamalar’ıdır; Fısıldamalar’ı gerekip, gerekmediğinden emin olmayan Atalar arasında fısıldananların Bilimsel karşılığıdır.


Her Kaynak bir konuda hemfikirdir. Dokuzuncu Atalar Ülkesi’ni oluşturabilecek bir Varoluş, kendi Varoluş’unda başka bir Taş Ülke’si Yaratma Yeteneğ’ini içinde barındırır. Mevcut Dünya’yı Yeniden Şekillendirmek, Etkilemek veya Ymnetmek için değil, kendi Varoluşlar’ının Öz’ünden Yeni bir Dünya Yaratmak için; Kendi Toprağ’ı, Gökyüzü ve Yaşam Potansiyel’i ile tamamlanmış bir Dünya.


Doğrulanmış hiçbir Genesis Uygulayıcı’sı hiç teyit edilmemiştir.


---


Domuz suratlı Atalar Göksel’in sıcak ifadesi kaybolmuştu.


Küçük gözleri Damian’a sabitlenmişti ve aşağıdaki Nehir’den yükselen rüzgarlar, orada bulunan herkese aynı kayıtsızlıkla baskı uyguluyordu.


“Dokuz Çember’den sonra,“ dedi, sesi sıcaklığını yitirmiş ve ölçülü kalmıştı, “Varoluş Aşkınlığ’a uğrar. Yerin Zincirler’i atılır. Ve Varoluş’un Varoluş’u içinde bir Toprak oluşmaya başlar.“


Bir Ân durdu.


“Benim durumumda, oluşan Toprak İlki. Primum. Başlangıç. Varoluş’um içindeki, dışa doğru Genişleyen ve Gücünüz’ün Hayal Edebileceğ’inden daha uzun süredir koruduğum yüzen bir Alan Hâl’ine gelen, Yeryüzü ve Gökyüzü’nden oluşan bir Bölge.“


O, Topraklar’ı bıraktı.


“Ben Zhuque’yim.“ Adını bir tanıtım gösterisi yapmadan, bir gerçekmiş gibi söyledi. “İlk Atalar’ın Toprağ’ı. Primum Ata’sı. Varoluş’umun içinde taşıdığım şey, Dokuzuncu Çember’den bir Varoluş’un Hayal Edebileceğ’inin Ötesinde’dir; Bu, bir Küçümseme değil, senin Kavrayabildiğ’in ile Benim olduğum şey arasındaki Mesafe’nin bir İfadesi’dir.“


Gözleri yine Damian’ın vücudunu taradı.


“Eğer başka bir Varoluş Dokuz Çember’i aşarak, bu Aşama’ya gelseydi, Genç biri İç Topraklar’ını yeterince inşa edip, Genişletmemiş olurdu. Güc’ü zayıf olurdu. Güçsüz. Bir İlk Ata’nın Toprağ’ı zar zor bakılmış olurdu.“


Domuz Surat’ını hafifçe yana eğdi.


“Aşkınlığ’ın Yarattığ’ı bu Dünya’ya yeni gelmiş, Genç bir Varoluş olarak, gerçek bir Ata Göksel Varoluş’un karşısına çıkıp, ona hakaret etmek, onu tehdit etmek, az önce bana konuştuğun gibi onunla konuşmak...“


Sesi daha da alçaldı.


“Ölüm’den başka ne tür bir Kader olabilir ki?“


...!


BOOM!


Sözler, Dünya Nehri’nin yüzeyinde çok uzun zamandır hissedilen Her Şey’i Aşan bir Mana ile dışarıya doğru bastırdı; Birinci Atalar Ülke’si Varoluş’unun Otorite’si, geri kalan kısmın ne anlama geldiğini göstermek için baskısının bir kısmını Dış Dünya’ya salıverdi!


Serala’nın kanatları bu gücü yakaladı ve kendini dengeledi, gözleri parlak bir şekilde yanıyordu.


Zhuque’nin arkasındaki teknede bulunan İblis İmparator’u hareketsiz kalmıştı.


Kızıl gözlü Kadın bakışlarını Damian’dan onun üzerindeki Boşluğ’a çevirmişti.


Damian, Zhuque’ye baktı.


Göğsünde sessizce yanan BU İlkel Kaynağ’ı hissetti; Yıldız gibi parlayan Obsidyen ışığı, Hâkimiyet’in üzerindeki Gece’den beri orada olan ve o zamandan beri hiçbir yere gitmemiş bir şeyin sürekliliği ile içinden akıyordu.


Aşkınlık? Primum? Atalar’ın Topraklar’ı? Tamam!


Varoluş’y içinde bir Toprak, Gökyüzü’nde Yüzen bir Egemenlik Alan’ı ve Aynı Aşama’ya Yeni ulaşmış Genç bir Adam’ı Asla Ulaşamayacağ’ı Yüzyıllar süren bir Gelişim vardı ve böyle bir Varoluş’a karşı ölmek zorunda mıydı?


Buna kim karar vermişti?


Aşkınlık sürecinin ve Atalar’ın Toprakları’nın oluşumunun en üstün Çerçeve olduğunu kim belirlemişti? Güç Hiyerarşisi’nin Atalar’ın Topraklar’ı etrafında düzenlendiğine ve diğer her şeyin bunların altında düzenlendiğine kim karar vermişti? Bu kararı kim vermişti ve hangi Yetki’yle?


Damian, içindeki BU İlkel Kaynağ’a baktı.


BU İlkel Kaynak da ona baktı.


Damian’ın gözleri, Zhuque’nin yüzüne döndüğünde Obsidiyen kadar soğuktu.


Peki ya bu Varoluş Aşkınlığ’a uğramışsa ne olacaktı?


Sırf böyle bir süreçten geçtiği için daha güçlü olduğuna kim karar vermişti?


Buna kim karar vermişti?!





Not: Bu, Noah’tan bile daha Saçma. Ne yapacak şimdi? Kestiriyor musunuz? Ben hayır. 3. Doktrine mi ulaşacak? Toprak mı yaratacak? Yoksa BU Kaynak’la ismi cinsi belli olmayan bir şey mi yapacak?

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


Ayar kaydedildi