MANGA-TR
Bölüm 2
Bölüm...
Psychological, Sci_fi, Suspense

Bölüm 2

Surugadai’nin Asilzadesi
Yazar: ApostleJudas Grup: : Schreck Scanlations Okuma süresi: 3 dk Kelime: 777

Çevirmen: Logic
Redaktör: Miss B.
 

 Surugadai’nin Asilzadesi

 
Asteğmen Enoki, o sabah Asakusa’ya askeri üniformasını giymek yerine, günlük kıyafetlerini giyerek gelmişti. O dönemde askerler sokakta gittikçe daha az saygı görür hale gelmişti; öyle ki belinde kılıçla ulu ortada dolaşma budalalığı gösterenler toplu taşıma tramvaylarına bile binemiyordu. Bunların sebebi Sibirya’ya yapılan askeri seferler, halkın vergilerini boşa harcıyorlar, diye düşündü Asteğmen Enoki, ama tabii ki bu düşüncelerini yüksek sesle belirtmedi. Herkes silahsızlanma diye bağırırken, düşünmeye devam etti Astğm. Enoki kederli bir şekilde, acaba benim Askeri Bilim Enstitüm ne kadar dayanabilecek… Asakusa’daki Shinjuku-Toyama ormanındaki araştırma enstitüsünden bunca yolu sadece kadınlarla beraber olmak için değil, komutanından, bu bölgede rahatsız edici bir güce sahip radyo sinyallerini araştırmak için görevlendirildi.
Yine de henüz ortalıkta hiçbir radyo istasyonu yokken, bu dönemde radyo dalgası yayabilecek tek tesis Daiba’daki İletişim ve Ulaştırma Bakanlığı’na ait telekomünikasyon laboratuvarı ya da biraz daha uzaktaki Choushi kablosuz telgraf istasyonu olabilirdi. Ancak bunların ikisi de Donanma’nın girişimleriydi ve devasa türbinlerle üretilen muazzam miktarda enerji tüketiyorlardı.  Böyle bir tesis Asakusa da yoktu. Bu konuda bir şey söyleyebilseydi, Juunikai olarak da bilinen Ryounkaku’nun yüksekliğini bir radyo kulesiyle kıyaslayabilirdi. Fakat askere alınmadan önce Fukushima’da iken Tokyo’ya yaptığı bir gezide Ryounkaku’ya tırmanmış; orada yalnızca posterlerle dolu karanlık bir merdiven ve nereden çıktığı belirsiz hediyelik eşya dükkanları bulmuştu. Bu yüzden Ryounkaku’nun böyle bir tesise ev sahipliği yapmadığını adı gibi biliyordu.
Buna rağmen, her yeri kontrol ettiğinden emin olmak için Ryouunkaku’nun önüne geldi, ve orda, dışarıda çok fazla insan olmamasına rağmen, Juunikai’den birilerinin çıktığını gördü: Yaklaşık otuzlarında asık yüzlü bir erkek, yanında da yarı yaşında bir kız çocuğu... Aman Tanrım, Bu yıl ve zamanda çocuğunu manzara izlemeye Juunikai’ye getirmek - ne düşüncesizlik!.. Diye söylendi kendi kendine Astğm. Enoki, ve bu düşüncelerine dalmışken, başka bir figürün bu ikiliyi takip ettiğini fark etti. Eğer bu bir Rotan’ı(rus ajanı) takip eden bir askeri polis değilse… neden bu adamın peşinde? diye düşündü Astğm. Enoki, bulunduğu durum artık ilgisini çekmeye başlayınca.
 Haa, anlıyorum, bu adam Juunkai de şüpheli bir aktivite olduğu hakkında bir rapor almış olabilir… O zaman o Takeshita olmalı, diye düşündü Astğm. Enoki, grubu takip etmekte kararlı bir şekilde.
Takeshita ve kızı takip etme amacıyla tramvaya binip, Surugadai ye kadar takip etti. Takip ederken, önceden onları peşleyen askeri polisin yok olduğunu fark etti. Tanrım, bunlar hangi cehenneme gidiyorlar?
Takeshita ve yanındaki kız, epey büyük bir malikanenin geçidinden içeri girdiler.
Geçitteki yazılı ismi görünce, Astğm. Enoki biraz affalladı.
 
Fuenokouji Kimiyasu’nun asıl yaşadığı ev Sanbanchou’da, ama aynı zamanda Kanda-Surugadai’de ikinci bir ev inşaat etmişti, ve zamanının büyük bir kısmını bu ikinci evde geçiriyordu. Bu yeni yapılmış ikinci evine girerken, batı stilinde yapıldığından dolayı, herhangi biri sanki New York’ta bir otele giriş yapmış gibi hissedebilirdi. Ancak Vikont, bu evde Rus göçmeni Varvara Andreyeva’yı misafir ediyordu; belki de burayı sırf onun hatırı için bu şekilde yaptırmıştı.
 
“Hey, o kadın korkunç derecede beyaz!”
Takeshita Ain’e bu aptalca yorumundan dolayı göz dikti.
“Dik dik bakma, Ain.”
“Ama…”
Fuenokouji Kimiyasu bu duruma hoşnut bir şekilde tebessüm etti.
“Bu, Harbin’den buraya kaçan Rus bir hanımefendi.”
Japoncayı neredeyse hiç konuşamıyor gibi görünse de konuşmanın kendisini ilgilendirdiğini  fark eden Varvara, odanın diğer tarafında oturduğu kanepeden kalktı. Vikont Fuenokouji, ona dönüp bakmadan buz gibi bir sesle konuştu:
“Варя, танценка.”  (Varya, dans et.)
“Сейчас?”  (Şimdi mi?)
Anlaşılan o ki Vikont kadından dans etmesini istemişti. Varvara’nın yüzü kafa karışıklığı ve utançtan pişmiş kil gibi kızardı.

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


Ayar kaydedildi