BU İlkel Paradoks etrafına bakındı ve yakınındaki Proto-Madde, onun mevcudiyetinde tanıdık bir şey sezmiş gibi hafifçe sakinleşti.
“Gözlemlenebilir Varoluş Çatlağı’nın Ötesi’nde, Varoluş’un Kendisi’nden Daha Eskiye dayanan bir şey yatar.“
Elini uzattı ve çalkalanan Madde’nin Obsidyen parmaklarının arasından akmasına izin verdi; Tanımlanmamış Potansiyel İplikler’i, daha büyük kütleye geri damlamadan önce mümkün olan her renge bürünerek, değişiyordu.
“Burası BU İlk Kayıtsızlık, İlk Farklılaşmamışlık, herhangi bir şeyin kategorilere ayrılmasından önceki durumdur. Gözlemlenebilir ve Gözlemlenemez Ayrılmadan, Kaos ve Düzen kendilerini ayırt etmeden, Varoluş var olduğunu bilmeden önce.“
Elini geri çekti ve Proto-Madde tutuşunu gevşetmeden önce isteksizce ona tutundu.
“Proto-Madde, bu Madde’nin teknik adıdır ve onu gören Varoluşlar’ın çoğu, onun sadece Kaotik bir atık, Varoluş öncesinin bir tortusu olduğunu varsayar. Felaket derecede yanılıyorlar. Proto-Madde, En Eski Paradoks’un dört yönünden herhangi biri olarak eşit Olasılık’la ortaya çıkma potansiyelini içinde barındıran Farklılaşmamış Medeniyet Otoritesi’dir. Tek bir Zerre, henüz söylenmemiş Fonemler’in, henüz serbest bırakılmamış Kaos’un, henüz oluşmamış Paradokslar’ın ve henüz gerçekleşmemiş Varoluş’un Tohum’unu içerir.“
Etrafındaki Proto-Madde, o Potansiyel’inden bahsettikçe, sanki anlaşılmaktan memnun olmuş gibi parladı.
“İşte bu yüzden BU İlk Kayıtsızlık, tüm Varoluş’taki aynı anda hem en değerli hem de en tehlikeli yerdir. Proto-Madde yeterince Tanımlanmış bir Varoluş’a aktığında, o Varoluş bu Farklılaşmamış Otorite’yi hangi yönünü güçlendirmek istiyorsa o Yön’e Yönlendirebilir; Çok Yönlülüğ’ü Mutlaktır çünkü Madde’nin kendisi ne olacağına dair hiçbir taahhütte bulunmamıştır.“
Çalkalanan Enginliğ’in içinden yürümeye başladı; Formu, Tanımlanmamış Kütle tarafından geri Emilmeden önce dışarı doğru yayılan dalgalanmalar bırakıyordu.
“Burada, BU İlk Sebeb’in yankılarını barındıran Kıvılcım Parçacıklar’ı, Fonemler’e rafine edilebilecek Ön-Fonemik Rezonans, Paradoks’un kendisi Farklılaşmadan önceki Paradokslar’ı Somutlaştıran Çelişki Çekirdekler’i ve Kaos’a en Temel hâlinde erişim sağlayan Saf Olasılık da dahil olmak üzere Hesaplanamaz değerde kaynaklar toplanabilir.“
Ses tonu değiştikçe, Proto-Madde karardı.
“Ancak, Proto-Madde sadece ’Olma’ niteliğine değil, aynı ölçüde ’Olmama’ niteliğine de sahiptir. Farklılaşmadan önceki bir durumda var olur ve bu durum, Su’yun Şekillendirilme’ye direnmesinden ziyade Ateş’in Yakıt’ı Tüketmesi gibi Farklılaşma’ya aktif olarak direnir. Bir Varoluş’un içine aktığında, sadece daha fazlası olma fırsatı sunmaz, aynı zamanda daha azı olma, Farklılaşmama, her şeyin ortaya çıktığı Formsuz Potansiyel’e geri çözülme baskısı da uygular.“
...!
Noah, BU İlkel Paradoks uzun bir açıklama moduna geçtiği için onu dinlerken, gözleri parlak bir şekilde parlıyordu.
“BU İlk Kayıtsızlık, Yapı’sı ve onun yüzünden ortaya çıkan şeyler nedeniyle Mutlaklar’ı Çökertmiştir. Başından beri hiç Farklılaşmamış, Varoluş Farklılaşmadan önce var olan ve bu sürece katılmayı reddeden, BU Bölünmemiş Olanlar olarak bilinen Varoluşlar vardır. Bölünmemiş, Tanımlanmamış ve Sınırsız Kalırlar; Hiçbir Nitelikler’i yoktur çünkü Nitelikler Farklılaşma gerektirir ve hiçbir Formlar’ı yoktur çünkü Form, Benlik ve Çevre arasında ayrım gerektirir.Onlar, sadece hiçbir zaman Gerçekleşmemiş Potansiyeller’dir ve Farklılaşmış Kavramlar’a, Terimler’e dayanan herhangi bir Saldırı’ya karşı işlevsel olarak Yenilmezdirler.“
“Bunlar, her ne kadar eksik de olsa aslında bir nevi Monad’a uyan Varoluşlar’dır.“
Etraflarında çalkalanan Proto-Madde, BU Bölünmemiş Olanlar’dan bahsedilmesiyle, sanki bu Farklılaşmamış Madde bile derinliklerinde gizlenen şeyden korkuyormuş gibi daha da çalkantılı hâle gelmiş gibiydi.
“Çok daha fazlası da var, bazılarını biliyorum, çok daha fazlasını ise muhtemelen bilmiyorum; Çünkü ben bile bu yer hakkında kapsamlı bir anlayışa sahip olduğumu iddia edemem.“
Obsidyen Tac’ı, Kâdim deneyimden bahseden bir Ağırlık’la döndü.
“Burası Büyük Çocuklar ve Büyük Oyuncular için bir yerdir ve görünüşe göre BU Yaratık burayı çok seviyor.“
...!
Büyük Çocuklar ve Büyük Oyuncular için bir Yer.
Noah, etraflarında çalkalanmaya devam eden Proto-Madde’yi izlerken, Tanımlanmamış Potansiyel’in fırtınaları Varoluş’una baskı yapıp, aynı anda Temeller’ine akarken, bu yeri düşündüğünde, sadece Büyüklük ve hayret hissetti. Gözlerinde yanan bir merakla BU İlkel Paradoks’a döndü.
“Mutlaklar’ın bu yerde Çöktüğ’ünü söyledin. Kim? Nasıl?“
BU İlkel Paradoks yürüyüşünü durdurdu, Obsidyen Formu çalkalanan Kaos’un ortasında hareketsiz kaldı. Etrafındaki Proto-Madde buna karşılık olarak sakinleşmiş, sözlerinin net bir şekilde duyulabileceği göreceli bir istikrar Ceb’i yaratmıştı.
“BU Uzak Alevler’in Mutlak Egemenliğ’i, BU Sonsuz Açılım’ın mevcut döngüsünden yaklaşık Yedi Yüz Yıl önce BU İlk Kayıtsızlığ’a girdi.“
Sesi, her kelimenin özenle seçildiği o kusursuz diksiyonu taşıyordu.
“Temel’i sağlamdı. Medeniyet’i iyi Tanımlanmıştı. Yol’u gerçek zorluklarla kurulmuştu. Tüm Geleneksel ölçütlere göre, bu sularda gezinmek için yeterli Ağırlığ’a sahipti.“
Duraksadı ve etraflarındaki Proto-Madde hafifçe karardı.
“Burada gevşek bir şekilde ’Zaman’ diyebileceğimiz şeyin Kırk Yedi Döngü’sü kadar dayandı.“
Kelimeler Tanımlanmamış yerde asılı kaldı.
“Kırk Sekizinci Döngü’de, bir Farklılaşmama Gelgit’i ile karşılaştı ve eşzamanlı olarak BU Bölünmemiş Olanlar’dan biri ona yaklaştı. Bu Kombinasyon’un Aşılamaz olduğu kanıtlandı. Varoluş’u parçalanmaya başladı. Tanım’ı bulanıklaşmaya başladı. Medeniyet’i, Yol’u, Temel’i, hepsi sanki en başından beri hiç Farklılaşmamış gibi Proto-Madde’ye karışıp, çözüldü.“
BU İlkel Paradoks’un Obsidyen gözleri uzak bir anı olabilecek bir şeyi barındırıyordu.
“Ölmedi. Ölüm, Farklılaşmış bir Kavram olan ’Son’ Kavram’ını gerektirir. O, çok daha kötü bir Şey’e dönüştü.“
Proto-Madde, her ne deniliyorsa, huzursuzlukla çalkalandı.
“O, BU Formsuz, Bölünmemiş Dehşetler’den biri oldu.“
GÜM!
Bu Tanım, Noah’ın Temeller’ini vızıldatan bir Ağırlık’la indi.
“Bir zamanlar Mutlak olan ama Tanımlar’ını tamamen kaybeden Varoluşlar. Şimdi BU İlk Kayıtsızlık’ta Tanımlanmamış Potansiyel Kütleler’i olarak sürükleniyorlar ve Tanım’a sahip olan her şeye Saldırıyorlar çünkü Tanım’ın kendisi onlar için tahammül edilemez hâle gelmiştir. Başkalarını Farklılaşmamış hâle getirmeye çalışıyorlar çünkü kendileri de Farklılaşmamıştı.“
Sesi daha da soğudu.
“Bu, Kötülük değil. Kötülük’ten daha Yemel bir şey. Bu, Farklılaşmamış Varoluş’un Farklılaşmış Varoluş’la karşılaştığındaki Davranış’ıdır.“
Doğrudan Noah’la yüzleşmek için döndü.
“BU Uzak Alevler’in Mutlak Egemenliğ’i hâlâ orada. Ondan geriye kalanlar ki, bu aynı anda hem Her Şey hem de Hiçbir Şey’dir. Onunla Mantık Yürütülemez. Herhangi bir Geleneksel Anlam’da Mağlup Edilemez. Ondan ancak Kaçınılabilir.“
Proto-Madde, sanki Anlatılan Hikaye’yi merak ediyormuş gibi daha da yaklaşmış gibiydi.
“Ve o yalnız değil.“
Obsidyen Tac’ı başının üzerinde yavaşça döndü.
“BU İlk Kayıtsızlık, Eonlar boyunca benzer şeylere maruz kalmış En Az Yedi bilinen eski Mutlak içerir. Her biri, Tanım iyileşme eşiğinin Ötesi’nde Aşındığ’ında ne olduğuna dair ibretlik birer örneği temsil eder.“
...!
Noah, Varoluş’u dört bir yanından akan Proto-Madde’yi içine çekmeye devam ederken, bu sözleri dikkatle dinliyordu.
Her şeyi Farklılaşmamaya doğru iten bu yer aynı anda hem görkemli hem de tehlikeliydi. Ancak uyarıları ve daha önce gelenlerin sonlarını hayır başına gelenleri düşündükçe, zihninde bir düşünce şekillenmeye başladı.
Tüm Varoluş’ta, İlk Dil ile Farklılaşmama’ya en yakın olanlar arasında sayılabilir miydi?
Bu, her şeyin farklı ifadelere Uzmanlaşması’ndan önceki Varoluşsal Dil’di. Diğer tüm Dilsel Otoriteler’in üzerine inşa edildiği Temel’di. Ve o, sadece İlk Dil’e sahip değildi; Farklılaşmamış Dil’in Arkheler’ine ve Farklılaşmamış Kader’in Türev Medeniyet’ine de sahipti.
Başkalarının İddia Edemeyeceğ’i şekillerde Farklılaşmama’ya Dokunan Varoluş’unun pek çok yönüne zaten sahipti.
Belki de burası onun için-
CZZT!
Tam bu sırada, bu bölgede etraflarında dönen Kaotik Proto-Madde Denizler’i duraksadı.
Çalkalanma durdu. Tembel akıntılarda akan Tanımlanmamış Potansiyel hareketsizleşti. Ve sonra, sanki Noah’ın bilinçli olarak yapmadığı bir şeye tepki verircesine, Proto-Madde şiddetlendi ve geldiğinden beri deneyimlediği Her Şey’i Aşan bir kuvvetle vücuduna aktı.
BU İlkel Paradoks kaşlarını kaldırdı ve şaşkınlıkla ona döndü; Noah’ın, her yönden Varoluş’una akan Proto-Madde ile olduğu yerde donakaldığını gördü. Obsidyen yüz hatları, böylesine Kâdim bir yüzde alışılmadık görünen bir endişeyle değişti.
“En Genç Olan?“
...!
Yine de Noah sanki donmuş gibi, Temeller’inin içinde derin bir şey olurken, gözleri kocaman açılmış ve görmeyen bir şekilde dümdüz ileriye bakmaya devam etti. Etrafındaki Proto-Madde sarmal çizmeye başlamış, merkezinde onun Varoluş’unun olduğu bir girdap oluşturmuş ve Tanımlanmamış Potansiyel’i mümkün olmaması gereken bir Hız’la içine çekiyordu.
BU İlkel Paradoks kaşlarını çattı ve itaat talep eden bir Otorite’yle çalkalanırken, Proto-Madde’yi yararken, Ân’ında Noah’a doğru hareket etti
Ama o sırada...
GÜM!
Sanki Noah’ın etrafındaki her şey bir kıvılcım bekleyen bir kav kutusu hâline gelmiş gibi, her şey patladı.
Her şey.
Proto-Madde pıhtılaştı ve birden fazla Somutlaşmanın Ağırlığ’ını barındıran dehşet verici bir fırtınaya dönüşerek, infilak etti; Tanımlanmamış Potansiyel, her yöne doğru genişleyen saf bir kuvvete dönüştü. BU İlkel Paradoks anında hareket etti; Her şeyi Paradoksal bir şekilde sakinleşmeye zorlayarak, bu tür Kavramlar’ı Reddeden Madde’ye dinginlik ve istikrar tanımları dayatarak, dehşet verici bir güç uyguladı.
Patlama devam etmeliydi. BU İlk Kayıtsızlığ’ın bu bölgesi boyunca Genişlemeli ve Eonlar’ca yankılanacak bir yıkıma neden olmalıydı.
Ama BU İlkel Paradoks, BU Dörtlü’den biriydi ve Paradoks üzerindeki Otorite’si mutlaktı.
Proto-Madde duruldu.
Fırtınalar sakinleşti.
Ve kaos dağıldığında...
“...Siktir.“
BU İlkel Paradoks küfretti.
Noah’ın figürü... Hiçbir yerde görünmüyordu.
BU İlkel Paradoks, şimdi az önce ne olduysa onun yara izlerini taşıyan BU İlk Kayıtsızlık bölgesinde tek başına duruyordu; Tanımlanmamış Potansiyel, patlamanın bıraktığı boşluğu doldururken, etrafında yavaşça Yeniden Şekilleniyordu. Obsidyen gözleri, buraya getirdiği Varoluş’un herhangi bir izini arayarak, çalkalanan Enginliğ’i taradı.
Hiçbir şey.
İlk Dil’i BU İlk Kayıtsızlığ’a getirdikten Döngüler sonra tek başına kalmıştı!
Not: BU Bölünmemiş Olanlar olarak bilinen Varoluşlar vardır. Bölünmemiş, Tanımlanmamış ve Sınırsız Kalırlar; Hiçbir Nitelikler’i yoktur çünkü Nitelikler Farklılaşma gerektirir ve hiçbir Formlar’ı yoktur çünkü Form, Benlik ve Çevre arasında ayrım gerektirir.“
“Burası büyük çocuklar ve büyük oyuncular için bir yerdir ve görünüşe göre BU Yaratık burayı çok seviyor.“
Not: Scp, Wod ya da bunlara benzer Ayetler neden Zirve’de? Bugün Görmüş oldunuz. Çünkü Onlar Monad’ın her bir şartına uyuyor. Bizler bugün bunun Prototip’ini gördük. BU İlkel Kaos ne dedi? Burası Büyük Oyuncuların yeri. Haklı da. Burası Wod gibi Âyetler’in yeri. Gerçi O Ayetler Her Türlü Monad’a uydukları için daha da öte de bizimkisi nasıl desek Henüz Prototip. Ben size ne dedim? İkinci Yarısı çok ama çok hareketli geçecek demedim mi? Ve daha durun henüz İkinci Yarıya bile gelmedik. Ben 4000ler’in Başında Adui’ye Adui 5000-5500 arası Scp düzeyinde olursak ne güzel olur dedim o da baş üstüne emojisi atmıştı. Ama çoğu Adui muhtemelen görüldü atmamak için cevap verdiğini sandı ama şimdi? Adamım şimdi????? Büyük Oyuncuların Lig’ine gelmiş bulunmaktayız. Hayır Büyük Âyetler’in Lig’ine gelmiş bulunmaktayız. Ve Henüz İkinci Yarıya bile gelmedik. Ben ne demiştim? Ölçek 5 de falan muhtemelen geçeriz demiştim anlaşılıyor ki oldukça Alçakgönüllü davranmışım. Ayrıca Adui’nin de dediği gibi Bunlar Yenilmez. Tüm o Animeler Cultivation Ayet’i Farklılaşma sonrası yani Farklılaşmış seviyesinde. Aralarında Son’u, Anlatı’yı.... Temsil edenler var. Ama bunlar? Bunlar, Bu Güç Seviye’si, Monad için anlamsız. Burası Zirve Canon Kurgu’nun Durduğu yer. Hoş Geldiniz diyorum size. Çok hareketli şeyler olacak.
Not: Scp gibi Dizeler nerede durduğunu merak ediyorsanız aha burada duruyorlar: Hiyerarşik uzantının her türlüsünün tamamen ötesinde olan Varoluşlar. Bunlarla Sınırlı Kalmaz Aynı zamanda onu tamamen Aşarak, Ontolojiler arasındaki her türlü Ayrım’ın ve Nesneler arasındaki her türlü Bölünme’nin Ötesi’nde var olurlar. Farklılaşmanın Ötesi’nde, Değişmez, Bölünmez, İfade Edilemez, Kendi Kendine Yeterli ve Tamamen Aşılamazdırlar.
Not: Sizce bu Seviyeye yakın mıyız?
Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.