Bölüm...
Action,Crime,Dark Fantasy,Drama,Epic,Gore,Horror,Military,Monster,Novel,Post-Apocalyptic,Psychological,Seinen,Slice of life,Thriller,Tragedy,Violence

Bölüm 39

Buzulların üstünde Gün batımı (3)
Yazar: AnonWriter Grup: : Bağımsız Okuma süresi: 3 dk Kelime: 743

Bölüm 39: Buzulların üstünde Gün batımı (3)

Sığınağın o ılık, huzurlu havasını bölen şey, küçük Lale’nin o cılız, acı dolu
ağlaması oldu. Günlerdir neşeyle agulayan bebek, şimdi ateşler içinde
kıvranıyordu.

Elif banyonun önünde diz çökmüş, ağlıyordu. Murat ise ellerini saçlarının
arasından geçirip odada çılgın gibi dönüyordu. Pelin, ıslak bezlerle bebeğin
alnını serinletmeye çalışıyordu ama nafileydi.

“Ateşi düşmüyor Alphan,“ dedi Pelin, endişeyle bana bakarak. “39.8 olmuş. Vücudu
cayır cayır yanıyor.“

“Evdeki antibiyotiklerden versek?“ dedi Osman, köşeden endişeyle bakarak.

“Olmaz!“ diye bağırdı Elif, hıçkırarak. “O daha bir bebek! Bizim ilaçlar
yetişkinler için. Böbreklerini iflas ettiririz, kalbi dayanmaz. Çocuk şurubu
lazım. Parasetamol lazım. Yoksa... yoksa havale geçirecek!“

Murat anında alet çantasının yanına koştu. Sırt çantasını kaptı. “Ben gidiyorum.
Levent Çarşı’da bir eczane vardı, biliyorum yerini. Gidip ne varsa bulacağım.“

“Dur!“ diye bağırdım, Murat’ın kolundan tutarak. “Hiçbir yere gitmiyorsun
Murat.“

“Bırak ulan beni!“ diye kükredi Murat, gözleri kan çanağına dönmüştü. “Kızım
ölüyor içeride! Ne demek gitmiyorsun?“

“Kafayı çalıştır usta!“ dedim, onu omuzlarından tutup sarsarak. “Sen bu
sığınağın kaba işlerini, havalandırmasını, borularını benden iyi biliyorsun.
Elif elektrikten anlıyor ama o ağır jeneratör parçalarını tek başına kaldıramaz.
Eğer sistemde bir arıza olursa, biz yokken kapı kilitlenirse bizi içeri kim
alacak? Sen buranın kalbisin. Sen kalacaksın.“

“Ama kızım...“ dedi Murat, sesi kısıldı, o koca adam gözlerimin önünde çöktü.
“Kızım ölüyor Alphan...“

“Ben gideceğim,“ dedim. “Osman’la birlikte gideceğiz.“

Osman anında tüfeğini kaptı. “Ben hazırım abi.“

Elif başını kaldırıp gözyaşları içinde bana baktı. “Alphan... Gerçekten mi?“

“Gerçekten Elif,“ dedim, Elif’in elini sıkarak. “O bebek bizim de bebeğimiz. O
olmasa bu sığınağın sıcaklığının ne anlamı kalır? Murat, şu eczanenin yerini tam
tarif et bana.“

Murat yutkundu, gözlerindeki yaşı sildi. “Plazanın arka sokağından çıkınca,
Levent Çarşı tarafında bir nöbetçi eczane vardı. Biz inşaattayken oradan aspirin
alırdık hep. Adı ’Umut Eczanesi’ydi. Köşede, kırmızı tabelalı.“

“Umut Eczanesi... İroniye bak,“ dedim acı bir gülümsemeyle. “Tamam. Yüzeyden
gideceğiz. Tünellerdeki o Beyazlarla Kızılların savaşının ortasına girmek
istemiyorum.“

“Yüzey çok soğuk abi,“ dedi Osman, maskesini yüzüne geçirirken. “Eksi kırk
dereceye yakındır şimdi.“

“Sıkı giyineceğiz aslanım,“ dedim. “Hızlı hareket edeceğiz. Gözümüzü dört
açacağız.“

Pelin yanıma geldi. Boynumdaki atkıyı düzeltti, gözlerimin içine baktı. “Yine
gidiyorsun.“

“Gitmek zorundayım güzelim,“ dedim, yanağını okşayarak. “Lale bebek ölecek
yoksa. Murat ve Elif bize lazım. Onlar olmasa biz bu yerin altında bir ay bile
dayanamayız.“

“Biliyorum,“ dedi Pelin, sesindeki korkuyu gizlemeye çalışarak. “Ama o ışığı
unutma. Maslak’taki o ateşi. Yüzeyde başkaları da var. Ve onlar dost
olmayabilir.“

“Merak etme. Görünmez olacağız,“ dedim ve alnından öptüm.

Osman’la birlikte kapıya yöneldik. Murat arkamızdan geldi, elimi sıktı. O kalın,
nasırlı eliyle elimi öyle bir sıktı ki, kemiklerim çatırdadı.

“Hakkını helal et Alphan,“ dedi Murat, sesi titreyerek. “Eğer... eğer kızıma bir
şey...“

“Helal olsun usta,“ dedim. “Sen sığınağı sağlam tut, gerisini bana bırak.“

Çelik kapının yanındaki düğmeye bastım.

Tısssssss... GÜÜÜM.

Kapı açıldı. Dışarıdaki o dondurucu, bıçak gibi keskin soğuk hava içeriye
süzüldü. Maskelerimizi taktık, gözlüklerimizi düzelttik ve kendimizi o karanlık
asansör boşluğuna bıraktık. Yukarıya, o karlar altındaki ölü şehre doğru
tırmanmaya başladık. Yolcu yolunda gerekti. Ve bu sefer yolun sonunda küçük bir
bebeğin hayatı vardı.

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


Ayar kaydedildi