Yukarı Çık




18   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   20 

İlk başta Mirabelle surat astı ama parti ilerledikçe Elena ile eğlenmeye başladı. Gelene kadar, bahçenin uzak ucunda oturacaklarını bilmiyordu. Daha önce sosyetede görünmesine rağmen, bir partiye katılma konusunda neredeyse hiç deneyimi yoktu. Elena’nın ev sahibine, katılan insan sayısının değiştiğini bildirmek zorunda olduğunu bilmiyordu.
Ancak Mirabelle, ev sahibinden uzak oturmanın ne demek olduğunu bilmeyen bir aptal değildi. helen’nin havasını indirmek için katılmıştı, ancak koltuk düzenlemeleri için elinden bir şey gelmedi, üzgün hissetmişti.
Elena neden orada oturduklarını açıkladıktan sonra, mirabelle anlamıştı. Daha önce hiç bu kadar kalabalıkta bulunmamıştı, oturup Elena ile kendi kendine sohbet etmekten mutluluk duyuyordu. Elena , Mirabelle’nin elbisesinin içinde özellikle güzel görünüyordu, ve diğer bay ve bayanlarında en iyi şekilde giyindiklerini görmek bir zevkti.
İlk olarak Mirabelle, Helenden nasıl intikam alacağını planlıyordu. Daha sonra bugün elena ve helen’i gören insanların aralarından hangisinin daha güzel olduğunu bileceğine inandığından  dolayı kendinden emin hissetti.
Mirabelle, çikolata dolgulu bir kurabiyeyi ısırdı.
M-“Vay canına, çok lezzetli.”
E-“Öyle mi düşünüyorsun?”
M-“Evet. Daha sonra eve döndüğümüzde şefimizden bu kurabiyelerden yapmasını isteyelim.”
Mirabelle sevimli bir şekilde fısıldadı ve Elena gülmekten başka bir şey yapamadı. Mirabelle için bütün fırını satın almak istedi.
E-“Elbette. Şimdi istediğin kadar ye.”
M-“Evet abla.”
Mirabelle’nin gülümsemesi, Elena’nın içinin ısınmasına neden oldu. Bu tür sosyal etkinliklerden hiç hoşlanmamıştı. Ama nerede olursa olsun kız kardeşinin gülümsemesi cennette hissettirecekti.
Elena ve Mirabelle çay partisinde bir köşeye oturmuş kendilerine ait mutluluğun keyfini çıkarıyordu.
Ttubeog, ttubeog-
Helen, Sarah ve son olarak yüzünde korkmuş bir ifadeyle Margaret yaklaştılar. İlk konuşan Sarahtı.
S-“Merhaba, leydi Blaise. Genellikle sosyal toplantılara katılmazsınız. Bugün nasılsınız? Sonunda seni görmek çok güzel.”
Elena, Mirabelle ile kesintisiz zaman geçirmek istemişti, ancak istesin ya da istemesin başka bir kişi görmezden gelemezdi. Elena kibarca cevap verdi.
E-“Evet, uzun zaman oldu.”
Aslında Elena Genç kadının kim olduğunu bile hatırlayamıyordu. Elena, geçmişe dönmeden önce 20 yıl başka bir hayat yaşamıştı. Onunla çok az ilgili insanların yüzleri hafızasında değildi.
Ancak, Helen’in yüzünü anında tanıyabilirdi. Güzel bir yüz hatırlanmaya değer olabilirdi, ama zihninde daha  soğuk bir görünüm kalmıştı.
Elena ve Mirabelle tarafından fark edilmeyen Helen, Margaret’e işaret çaktı.
Birden bire margaret masa örtüsünü çekti ve çay bardaklarının masanın  üstüne dökülmesine neden oldu. Neyse ki sıcak çay Elena ve Mirabelle’ye gelmemişti, ancak onlar yerlerinde oturmak zorundaydılar ve hafifi bir şaşkınlık ifadesi gösterdiler.
M-“Ne yapıyorsun?”
Margaret yüzünde solgun bir bakış ile özür diledi.
M-“O-oh, bu bir hataydı...”
Aşırı heyecanlı görünüyordu. elena endişelenecek bir şey yokmuş gibi sakince konuştu.
E-“Her şey yolunda. Çay bize dökülmediği müddetçe. Yandın mı?”
M-“Ben... ben iyiyim.”
E-“Şey, kimse zarar görmedi.”
Bazı nedenlerden dolayı Margaret Elena’nın sakin tavırları karşısında daha da heyecanlanmış görünüyordu. elena, margaret’in basit bir hata yaptığını düşündüğü için soğukkanlı davranmıştı, ama Margaret’in  içten pişmalığı durumu yeniden incelemesine sebep oldu.
Çay partisinin bi köşesinde bir masa vardı. Elena ve Mirabelle kendi kendilerine eğleniyorlardı ve masalarında bulunan diğer insanlar çoktan başka yerlere gitmişlerdi. Şu anda sadece Elena, Mirabelle ve diğer üç kadın vardı ve kimse incinmemişti.
Aniden  garip bir şey hissetti, ama helen önce yüzünde bir gülümsemeyle konuşmaya başladı.
H-“Bir fincan çaya ne dersin?”
Herkese kibar bir tavsiye gibi geldi. Sarah arkadan çabucak bir demlik getirdi.  Mirabelle ve Elanaın önüne yeni fincanlar yerleştirdi ve hemen doldurdu. Elena bir şey söyleyemeden, helen konuştu.
H-“Leydi Lawrence üzgün hissediyor olmalı, o yüzden özür olarak birlikte birer fincan çay içelim.”
Helen masasından içtiği fincanı getirmesi için  bir hizmetçi çağırdı. Çay fincanını  zarif bir şekilde kaldırdı. Mirabelle helene baktı başından beri diğer kadınlar hakkında şüpheliydi. Ancak Mirabelle açıkça teklifi red edemedi.
M-“Sen her şeyin yolunda olduğunu söyledin, ama leydi Selby özür dilemekte ısrar ediyor.... sanırım sadece bunu kabul etmek zorundayız. Değil mi, abla?”
Dedi mirabelle, sesi çok iğneleyiciydi ve Helen’in suratı pişkinleşti. Bu durumu Memnuniyetle izliyordu, mirabelle, sarah’ın doldurduğu fincanı aldı. Elena çabucak içmek istemişti ve dikkati dağılmıştı. Ama sonra...
Gizli bir hatıra Elena’nın aklına geldi. Bu partiye daha önce katılmıştı. O zaman Mirabelle onunla gelmemişti, ve  eski elbisesini giyiyordu çünkü Mirabelle onun için elbise yapmamıştı.
Panorama gibi, helenle çay içtiği geçmişten bir sahne belirdi.  Bir yudum alır almaz çok tuzlu bir tadı ağzında hissetti, ama tüküremedi. Yanlış bir şey yapsaydı bu Marissa’yı gocundururdu. Helen, elena tuzlu çayı yutarken gülümsedi.
O anda, mirabelle’nin çay fincanını ağzına götürdüğünü gördü.
HVİİG!
Tereddüt etmeden, elena onun içmek üzere olduğu fincana vurdu. Fincan yere düştü ve paramparça oldu.
Wachachang!
Yüksek ses partiye bir duraksama getirdi. Erkeklerin ve kadınların gözleri onların masasına döndü.


Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


18   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   20 




DISQUS - Mangaya Ait Yorumlar

*Not: Yorum Yazmadan Önce;

  • Spoiler butonu kullanılarak spoiler yazılabilir fakat buton kullanılmadan spoiler verenler uyarılmadan süresiz engellenecektir ve geri alınmayacaktır.,
  • Küfür, siyasi ve seviyesiz yorumlar,
  • İçerikle alakasız link paylaşımları yasaktır.
  • İçeriği çeviren gruplar dışında site reklamı yapanlar sınırsız uzaklaştırılacaktır.