Yukarı Çık




83   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   85 

           
—Öğle Arası, Ueda’nın Bakış Açısı (Futbol Kulübü)—

Kafeteryadan sınıfa geri döndük. Saat çoktan öğleni yarım saat geçmişti.

Koridorda rahatça yürürken cebimdeki telefon hafifçe titreşti. Futbol kulübünün LINE grup sohbeti mesaj bildirimleriyle dolup taşıyordu.



“Bu kötü. Kondo-senpai galiba kaçmış!”

“Ne?!”

“Az önceki okul çapındaki törende, şiddet olayından bahsettikten sonra Amada bayıldı ya, değil mi? Birisi kaosun ortasında Senpai’nin spor salonundan kaçtığını gördüğünü söylemiş.”

“Ne lan bu?! Onun yüzünden bu işin içine sürüklendik… ve en büyük sorumluluğu olan kişi ilk kaçan oluyor öyle mi?!”

“Demek polis Kondo-senpai’nin peşine düştü ha? O zaman biz de başımız beladayız.”

“Ne kadarını biliyorlar? Yayılmasına yardım ettiğimizi mi biliyorlar, yoksa zorbalığa katıldığımızı mı? ‘Şiddet’ işi nereye kadar gidiyor?”

“Ne yapacağız? En azından eyalet genelinde ilk dörde girmem lazım ki spor bursu alabileyim. Ne yapacağız? Turnuvada oynayabilecek miyiz ki?”

“Tabii ki oynayamayız, aptal!”

“Bir senpai’ye böyle mi konuşuyorsun…”



Tam anlamıyla cehennemî bir kargaşa sahnesiydi.

Herkes bağırıyor, panikliyordu. Yüzümden kanın çekildiğini hissettim. Eğer birinin bayılması gerekiyorsa, keşke ben olsaydım.

Cehennem ateşine bir odun daha atılmıştı.



“En başta, eğer Kondo polis tarafından hedef alındıysa, bu içimizden birinin bizi sattığı anlamına gelmiyor mu? Aramızda bir hain var.”

“Evet. İşlerin bu kadar hızlı ilerlemesi başka türlü açıklanamaz…”

“Hey, koç bizimle iletişime geçti. Görünüşe göre futbol kulübü bir süreliğine ara veriyormuş. Detay veremeyeceğini söyledi.”

“Yok artık…”

“Futbol kulübü tamamen hedef alındı. Biz zaten—”

“Az önce kaptan sınıf öğretmeni tarafından çağrıldı ve başka bir sınıfa götürüldü.”



Olaylar gerçek zamanlı olarak gelişirken, herkes korkuya kapılmıştı. Öğretmen tarafından sırada götürülecek bir sonraki kişi ben olabilirdim.

Hayır… belki de sıradaki Ai’ydi. Sonuçta daha önce onunla ilgili sorgulanmıştık. O an sorunsuz bitmesine rahatlamıştım ama belki de bize kaçmamız için zaman tanıyorlardı. Eğer öyleyse…

Koridorda ayak sesleri yankılandı. Korkuya kapılarak arkamı döndüm ve sınıfımızın sınıf başkanı olan Iwai’nin orada gülümseyerek durduğunu gördüm. Sınıf öğretmenim Takayanagi olmadığı için içimde hafif bir rahatlama hissettim ama…

Sınıf başkanı soğuk bir gülümsemeyle konuştu.

“Üzgünüm, Ueda. Sana sormak istediğim bir şey var. Öğrenci rehberlik odasına benimle gelir misin?”

İçgüdüsel olarak bir terslik sezip bahane uydurmaya çalıştım.

“Hayır, bundan sonra dersim var. Hem ayrıca—”

“Sorun değil. Şu andan itibaren, Ueda, sana dersten daha önemli bir şey öğretmem gerekiyor, bu yüzden bir sonraki dersinin öğretmeniyle zaten konuştum. Ve bunun neyle ilgili olduğuna dair az çok bir fikrin var, değil mi?”

“Y-yok, şey, yani…”

Kelimeler ağzımdan çıkmadı. Öğretmen, daha önce hiç görmediğim kadar soğuk bir ifadeyle devam etti.

“Gereksiz yere kaçmaya çalışma. Zaten her şeyi biliyoruz.”

Önümde duran sınıf başkanı cebinden bir kâğıt parçası çıkarıp bana gösterdi.

İkinci sınıf futbol kulübü üyelerinin LINE grup sohbetinin mesaj geçmişiydi.

Aida’nın ve benim Aono’ya zorbalık yapma planlarımıza kadar her şey, başından sonuna kadar detaylı şekilde yazıyordu.



“Cidden ama, onca insan varken Aono’nun Amada’yla çıkması mı? Bu çok yanlış. Hiç yakışmıyor.”

“Aynen. Senpai’ler de aynı sınıftan olan bizim onu düzgünce ‘eğitmemiz’ gerektiğini söyledi, o yüzden yapmamız lazım galiba.”

“Doğru. Güzel kız arkadaşına şiddet uygulayan birini affedemeyiz.”

“Kondo-senpai ve kaptan söylediğine göre, bunu yapmaktan başka çaremiz yok, değil mi?”

“Tamam, sabah antrenmanından sonra sınıfta buluşalım!”



Arkadaşlar arasında kesinlikle gizli kalması gereken bu mesajlar nasıl olmuştu da…

Cevap çok hızlı netleşti. Kendimizi kurtarmak için birinin bizi satmasından başka açıklaması yoktu.

“Hayır, öyle değil. Bu sadece bir şakaydı.”

“Ah, anlıyorum, anlıyorum. Ama müdür söyledi, değil mi? Bilgisi olan ya da bir şey bilen her öğrencinin öğlene kadar sınıf öğretmenine bildirmesi gerektiğini. Ve bunun son bir uyarı olduğunu. Ne anlama geldiğini anlıyorsun, değil mi? Detayları öğrenci rehberlik odasında yavaş yavaş konuşabiliriz, tamam mı? Zamanımız bol.”

Ayaklarımın altındaki zeminin çöktüğü yanılsamasını hissettim.

Okulda, “Futbol Kulübü Tasfiyesi” ya da “Kanlı Pazartesi Olayı” olarak adlandırılacak toplu disiplin süreci başlamıştı.

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.

83   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   85