Yukarı Çık




Sonraki Bölüm   2 

           
[Tebrikler, ’Esir Prenses’ romanına göç etmekte başarılı oldunuz!]

Başımı kaşıyarak havada duran şeffaf pembe renkte ve kendini şirin göstermek için çok çaba sarf ederek dijital kurdelelerle süslenmiş ekrana baktım. Bu da neydi böyle? Bir dakika... Çok tanıdık gelmiyor mu? Şu oyunlardaki sistem penceresi gibi. 

“Ah... Burnumun dibinden çekilse olmaz mı?“ 

Elimi sallayarak uzaklaştırmaya çalıştım ama içinden geçip gitti. Sıkılarak derin bir nefes verdim ve zihnimdeki boşluklara odaklandım. Anılarım sanki kırık camlar gibi parça parçaydı ve aralarında bana ait olmayanlar da vardı. 

İçinde bulunduğum bedene göre Kylessa krallığından bir prenses olup adımın Arianthé olduğunu biliyordum. Ayrıca siyasi çekişmeler yüzünden esir alınmıştım ve müzakerelere ev sahipliği yapan Asterionis imparatorluğunda alıkonuluyordum.  

Üzerinde düşündükçe sanki kendim yaşamışım gibi aklıma zorla sokulmuş bu anılar daha da saçma geldi. Üniversiteden arkadaşlarımla buluşup keyifli bir gece geçirdikten sonra eve gidip sızdığıma emindim. Gelin görün ki burada uyanmıştım ve kendimle ilgili hatırlamam gereken önemli parçaların çoğu eksikti. Birisi Arianthé’nin bıraktığı yerden devam etmem için çok çaba sarfetmiş görünüyordu.

Hala önümde duran ekrana ters bir bakış attım. “Çok zahmetli.“

Kesinlikle bu işin sonunun nereye varacağını biliyordum. Romantik kitaplar kesinlikle ilgi alanıma girmese de dünyadayken genç kızlar arasında oldukça popüler olan “bir gecede prensese dönüşüp erkekleri etrafına pervane ettikten sonra ruh eşini bulma“ romanlarından fazlasıyla haberdardım. Aslına bakarsanız arkadaşlarım sayesinde birkaç tanesini de okumak zorunda bırakılmıştım ama bu içinde bulunduğum durumu kesinlikle daha hoş hale getirmiyordu.

’“Esir Prenses“ mi?! Daha özgün bir isim bile bulamadınız mı? Hikayenin sonunu şimdiden görebiliyorum. En nefret ettiğim hikaye tipi. Ah... Çok berbat.’

Bu romanın dünyada popüler olan romanlardan biri olmadığı kesindi. Öyle olsa en azından arkadaşlarım sayesinde adını duymuş olmam gerekirdi ama hiç öyle bir isim duyduğumu hatırlamıyordum. Ya hiç popüler olmayan boktan bir romandı ya da Dünyada öyle bir roman yazılmamıştı. Sistemin sahibinin kurduğu bir hayal ürünü olması da mümkündü. Her iki seçeneğe göre de içeriğinden ve romanın gidişatından bihaberdim.

Ağrıyan başıma masaj yaparak önümdeki pencerede beliren yeni harflere göz gezdirdim. 

[Arianthé, Kylesa krallığının sislerle örtülü adalarından birinde doğmuştu. Onun krallığı, gök tanrılarına adanmış tapınakları ve denizden yükselen beyaz mermer sütunlarıyla ünlüydü. Söylenenlere göre annesi bir rüyada tanrıçaların tacını görmüş, babası ise bir çiçek tarlasının ortasında kızını kucağına almıştı. Bu yüzden adı, “saf çiçek” anlamıyla Arianthé konuldu.

Çocukluğundan beri kaderi farklıydı. Sarayın bilicileri, onun “labirentten çıkışın anahtarı” olacağını söylemişlerdi. Fakat bahsedilen labirent, taşlardan değil; insanların kalplerinden, tutkularından ve sırlarından örül-]

Minik perilerin dans etme efekti olan ve emojilerle süslenmiş ekranı tiksintiyle süzdüm ve araya girdim. “Kes bu saçma masalı da konuya gel artık. Ayrıca şu insanın gözünü alan çiçekleri ve kurdeleleri biraz azalt.“ 

Sistem kısa bir an duraksadıktan sonra yeni sözcükler belirdi. 

[Önsöz geçilsin mi?]

Sabırsızca başımı salladım. “Evet, evet... Önsöz mü ne haltsa geç onu.“

Hoşuna gitmediğini tekrar yazılar belirmeden önceki duraksamalardan anlıyordum. Demek ki küçük tepkiler verebilecek kadar canlı bir varlıkla konuşuyordum. Düşünceli bir şekilde kaşlarımı çattım. Ayrıca insanın başını döndüren pembe parıltılı renkler ve ekranın etrafını çevreleyen süslemeler azalmıştı. Yine de minnettar olduğunu söyleyemezdim.

[Prenses Arianthé, Kylessa krallığının büyük bir lanetten muzdarip olan tek prensesi. Lanet onun yaşam süresinin azalmasına ve sağlığının bozulmasına sebep oluyor. Krallığın tapınağındaki rahipler laneti bozmak için hiçbir yöntem bulamadı. Ancak antik metinlerde geçen gizli bir yolu var. Eğer prenses ruh eşini bulup onunla ejderha yemini yaparsa lanet bozulacak.]

“Klişe ruh eşini bulma senaryolarından biri demek.“ 

[...]

Ekrana bakarken biriyle ters ters bakıştığımız hissinden kurtulamıyordum. Yine de geri adım atmadım.

[Prensesin 738 günü kaldı. Ruh eşiniz olması ihtimali olan birini gördüğünüzde üzerinde size rehberlik edecek bir işaret göreceksiniz. Adayların aradığınız kişi olup olmadığından emin olmanızın tek yolu uyumunuzu %80’e kadar arttırmaktır. Sistem sizi uyumunuzun yüzdesi hakkında bilgilendirecektir.]

’Önüme çıkan kaç tane aday olacağını bilmesem de sayısının birden fazla olacağı kesin olduğuna göre hepsiyle uyumu %80’e çıkarana kadar ters harem kurmamı mı planlıyorlar? Ruh eşi olup olmadığını anlayabilmek için %80 çok uçuk bir sayı. Yazarın içgüdülerine hakim olamayan bir sapık olduğunu söyleme bana.’

[Sistem size ruh eşi adaylarınıza yakınlaşmanızı sağlamak için ana görevler ve yan görevler atayacak. Ana görevler yapıldığı zamanda ruh eşi adayları için bonus uyum yüzdesi ve bir ödül, yapılmadığı zamanda bir ceza alacaksınız. Yan görevler sadece küçük ödüller verir ve reddetmeniz bir ceza gerektirmez.]

“Anlıyorum.“ Sıkılmış yüz ifademle içinde kaldığım odada göz gezdirdim. 

[...]

[Öğreticiyi sonlandırmak ister misiniz?]

“Aynen.“

Bir bildirim sesi duyuldu ve pembe işlemelerle süslenmiş başka küçük bir ekran belirdi.

[Ana görev]

[Sarayda bulunan ruh eşi adaylarını bul!]

[Ödül: Ruh eşi adaylarının konumlarını yaklaşık olarak hissetmesini sağlayan bir pusula.]

[Süre: 47 saat]

’Hah, cezayı belirtmeye gerek duymamış mı? Ne cezası vereceğine karar vermemiş olamaz değil mi? Ya da ceza alacağımı düşünmüyor, o kadar kolay bir görev mi? Durum her ne olursa olsun beni buraya sürükleyen kişinin hayal kırıklığına uğradığından emin olacağım.’

Beni prenses olarak seçmek bir insanın hayatında yapabileceği en büyük hata olurdu. Ve bu hatayı birileri işlemişti.

[Sistem başarılar diler.]

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.

Sonraki Bölüm   2