Yukarı Çık




3   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   5 

4. BÖLÜM
 
Kapıyı açan Owen’dan başkası değildi.yakama yapışmış olan  Hessen’e baktı ve buz gibi bir sesle konuştu.
 
“Hessen Everett hemen şunu kes.”
 
“...Benim paşa abim, seni buraya hangi rüzgar attı? Sanırım bu aptala tasma takmak için buradasın.”
 
Hessen yakamı bıraktı ve bu iki adamı izlerken ılık çayımdan bir yudum aldım. Çay fincanını tutan elim hafifçe titriyordu.
 
“Lily ile bir şey konuşmam gerek. Çıkmalısın.”
“Neden? Benim duyamayacağım bir şey mi? Neden şimdi ben buradayken konuşmuyorsun? Kardeşler arasında sır olmaz.”
 
Owen yorgun bir edayla Hessen’e baktı sonra sessizce içini çekti. Mavi- gümüş saçlarını karıştırdı ve Hessen’in kolunu tuttu.
 
“Git.”
“İstemiyorum.”
“ Zorla mı çıkarayım? Güzelce söylüyorken çık işte.”
“OH, ama istemiyorum. Sağır mısın? O kadına ne söylemek istediğini duymama izin ver. Neden? Yapamaz mısın? Bir şey saklamaya mı çalışıyorsun?”
 
Hessen’in alayları yüzünden ortama daha da gerildi. Owen’in gözleri karardı ve değişik bir uğursuzluk yaydı. Bu  Owen’in anlaşmalı olduğu buz ruhu Frigga idi, bir anda yerler buz tuttu ve hava buzlandı.
 
“Güzelce söylüyorken.”
“...”
“Defol.”
 
Hessen’in titreyen omuzlarını gördüm. Ayrıca Hessen’in de anlaşmalı olduğu bir ruh vardı ama gücü Owen ile karşılaştırılamazdı.
 
belki de kendini aşağılanmış hisseden Hessen dişlerini sıktı. Israrcı olacak gibiydi ama artık itiraz edemezdi. Bunun ardından yaptığı tek şey Owen’in elini sertçe sıkmak oldu.
 
“Sen- seninle sonra görüşeceğiz.” ÇN: boş yapma.
 
Hessen gitmeden önce beni tehdit etti. Çay bardağıma boş boş baktım.
 
Hessen kapıyı çarpıp giderken Owen karşıma oturdu.
 
“Lily Everett.”
“Evet abi.”
 
Duygusuzca cevap verip ona baktım. Onu görünce her zamanki gibi ifadesiz olduğunu gördüm. Onunla göz göze gelince dudaklarımda tatlı bir gülümseme belirdi. Kendimi iyi eğitilmiş bir köpek gibi hissediyordum.
“Bu kadarını senden beklemiyordum ama... Theodore Valentino’nun kalbini çalmaya çalışmak. O p*ç hala tamamen evcilleştirilmedi. Everett adına onun bize boyun eğmesini sağlamada önemli bir rolün var.”
 
“Bunu aklımda tutacağım.”
“Ve unutma Lily.”
Owen’ın sesi alçaldı. İndigo gözleri benimkine baktı, bakışları açık bir hakimiyet arzusu ile doluydu.
 
“O p*ç ile evlensen bile sen benimsin.” ÇN: Lan töbe ya rabbim töbe
“...”
“Ölene kadar, Lily Everett.... hayır, öldükten sonra bile-  sen bir Everettsin. unutma. “
“..Evet, unut...mayacağım.”
Sesim titredi.
 
Çıktı değil mi?
Güzelce cevapladım mı?
Hiçbir fikrim yok.
 
Kabuslarımdaki canavarların yüzü gibiydi. Owen’ın gülümsemesi bozuldu.
 
Yavaşça yerinden kalktı ve uzanıp yanağımı okşadı. ÇN: tiksinç.
“Doğru. Sen iyi bir çocuksun.”
“...”
“İyi geceler Lily Everett.”
Bu gece iyi olmayacak gibi görünüyor.
 
**
 
Bu gün Theodore Valentino ile ceketini vermek için görüşmek istedim ama bunu yapmak zor olacaktı. Şu anda Valentino topraklarındaki çatlaklarda ön saflardaydı.
 
Bu arada tatsız söylentiler duydum. Valentino ailesi sınırına ulaşmıştı ve Everett ailesi geçikmiş bir destek teklifinde bulundu. Dükalık büyük bir zarara uğramıştı ve Dük Valentino2nun Everett ailesine boyun eğmekten başka seçeneği kalmamıştı.
 
‘Gecikmiş bir destek dense de eğer babamdan bahsediyorsak o buna kesinlikle büyük bir kazanç olarak bakıyordur.’
 
Şaşırtıcı değildi. önceki Valentino dükünün babamla arası bozuktu. Yani eminim bu fırsatı onlara diz çöktürmek için kullanmıştır.
 
Theodore Valentino’nun hissettiği öfkeyi ve aşağılanmayı hayal bile demiyorum. Her şeyden önce Kral babamın kontrolu altında olmasaydı Valentino hanesi bu kadar düşmezdi.
 
‘Tam babamın istediği gibi, bu adam benimle evlenecekti ama...’
 
Mutlu olabilir miyiz?
O ve ben asla geçinemeyiz. Çoktan bunu hissedebiliyordum.
**
 
Bu çağda soylular arasındaki evlilikler daha çok alışveriş gibiydi.
 
Her hane için çıkarlarını ve güvenliklerini sağlamak için siyasi bir ilişki idi.
 
Eski Valentino Dük’ünün Lord Alvinith’nin kızı ile siyasi bir evlilik yapması gerekiyordu ama mütevazı bir evin kızına aşık oldu ve onunla evlendi.
 
Sonuç olarak Valentino bu evlilikten küçük bir fayda sağladı. Askeriyeleri de zayıfladı.
 
Birbirlerinin zenginliğini ve gücünü desteklemek için siyasi evlilik yapan diğer ailelerden ister istemez farklıydı, yani o zaman bile Valentino ailesi risk altındaydı.
 
“Kısacası bu senin için saçma bir iş.”
 
Hessen duvara yaslanarak bu sözleri alaycı bir şekilde söyledi. Gelin bekleme odasından girdiğinden beri gözlerini benden ayıramıyor gibiydi.
 
O çivit mavisi gözler alevliydi.
 
Temel, şiddetli bir dürtü. Kızgınlık. Bunlar alevleniyordu.
 
“Eğer Valentino Dükalığı’nın mali durumu iyi olsaydı onunla asla evlenemezdin.”
“Eevet bunu biliyorum.”
 
Cevap verirken umursamazca başımı salladım. Bunun üzerine hessen bozuldu.
 
Bana doğru gelecekmiş gibi bir adım attı ama sonra aniden ‘kahretsin’ diyerek durdu.
 
İki elini yumruk yaparken yüz hatları öfkeyle gerildi ve utanç duygusunu bastırmaya çalıştığını gördüm. O yüzü gördüğümde sanki  içimde sadist bir tarafın uyandığını hissettim.
 
Normalde yapamayacağım bir şey yapmak istiyordum. Hessen bana bugün dokunamazdı.
 
Eğer bir şansım varsa o da şimdiydi.
O kahrolası hessen’i darma duman etmek için.
 
“Hessen biliyor musun?”
 
Gelinliğim buruşmasın diye oturduğum yerden dikkatlice kalktım ve duvarın bir tarafında boy aynasında yansımam görünüyordu. zambak çiçekleri ve mavi mücevherler ile süslenmiş, güya geline mutluluk dileyen inci boncuklarla  bezenmiş bembeyaz bir gelinlikti.
 
Kızın beyaz gümüşi saçları özenle örülmüştü, başının üstünce bir duvak ve saf altından bir taç vardı. hafif bir makyajla yeşil gözleri ışıl ışıl parlarken saf, zarif bir edası vardı.
 
“Ölsem bile, senden yardım istemem.”
 
Dediklerimle Hessen’in gözleri bir an titredi. Ama çok geçmeden yumruğunu beni öldürecekmiş gibi sıktı.
 
Uzaktan müzük sesi geliyordu. Hessen’in yanından geçerken sessizce küfrettim.
 
“Senden ve Owen’dan bıktım usandım. Dilerim ikinizde geberip gidersiniz.”
“Sen..!”
 
Düğün gününde gelin böyle kaba bir şekilde küfretmişti.
 
Ama şimdi söylemezsem ne zaman Hessen’e böyle bir şey diyebilirim?
 
Her zaman onlara söylemek istemiştim.
 
Sevgili Hessen ve Owen. Size her zaman içimden saydırdım.
 
Beni uysal bir av olarak gördünüz ama içimdeki kana susamışlığı hiç görmediniz.
 
Hessen olduğu yerde kaldı beni yakalamadı. Düğüü mahvedersen babasının gazabından kaçamayacağını biliyordu.
 
İçimden Hessen’e güldüm.
 
Düğün salonu çiçekler, mis gibi kokular ve hoş bir müzikle doluydu. Kattedral olduğu için, arka planda bulunan vitray pencereler sayesindeatmosfer kutsal hissettirdi.
 
Ancak bana göre bu cennet gibi dekore edilmiş bir cehennemdi.
 
Adam beyaz yolun sonunda önümde duruyordu. İkimizinde istemediği bir evlilikti. Bir tarafta güler yüzle misafirlerle ilgilenen babam vardı misafirler de ona tebriklerini iletiyorlardı.
 
Herkes gülümsüyordu. İkiyüzlülük sahnesiydi.
 
Ve bugün burada olan herkes bunu çok iyi beceriyordu.
Dük Everett Valentino ailesini bu evliliğe ikna etmişti.
 
Valentino’ya diz çökertmek için birliklerini yardıma gönderdi. Valentinoları diğer soylu ailelerden izole etti ve sayısız başka kötü niyetli eylemlerde bulundu.
 
Yine de, o sırıtan yüzler iyi dileklerini sunmaya devam etti...
 
“Çok güzelsinLily. Evliliğini tebrik ederim.”
 
Babam bana elini uzattı. Güzelce gülümsedim ve elini tuttum.
 
“Hepsi senin sayende baba.”
 
Beni yüksek bir fiyata sattığı için ne kadar mutluydu?
 
Müzik değişmişti. Çalgılar gelinin gelişini haber vermek için parçayı değiştirdi. Yeni parça çalarken havada yapraklar uçuştu.
 
Bir tiyatro oyunu gibiydi. Hem inanılmaz hem de eğlenceliyidi.
 
Aynı şekilde mi hissediyorsun?
 
Theodore bana duygusuz mavi gözleriyle bakıyordu. Nihayet onun önüne geldiğimde babam elimi ona verdi. Tahtadan yapılmış bir bebek gibi yüzü ifadesizdi.
 
“Bugün burada bu kutsal birlikteliği....”
 
Ve papaz vaaza başladı. Bu evlilik dışı güzel içi çürük elma gibiydi.
Böylece, ben ve Theodore Valentino karı koca olduk.
 
**
 
Resepsiyon gece geç saatlere kadar devam etti. Akşam erkenden yatak odasına geldim, banyo yaptım, saçıma ve vücuduma kokulu yağlar sürdüm ve sonra yatağa oturdum.
 
TİK, TAK, TİK TAK.
Zaman geçti. Daha ilk geceden terk edileceğimi bilmiyordum. Geceyi benimle geçirmek istediğini sanıyordum.
 
Çok uzun zaman önce paltosunu iade etmek için Dük Valnetino’nun evine gittiğim zamanı hatırladım.
 
‘Majesteleri ceketin kirli olduğunu size bildirmemi istiyor, yani lütfen onunla istediğinizi yapın. Onu parçalayabilir veya yakabilirsiniz.’
 
Onu ziyarete gelen herhangi bir misafir gibi içeri davet etmek yerine, yirmi dakikadan fazla dışarda bekletildim- ve bu mesajla bir görevli tarafından kovuldum.
 
Bunu duyunca Theodore Valentino’nun beni incitmek istediğini fark ettim. Ama bu yeni bir şey değildi. onun için ben sadece Everett ailesinin küçümsediği kızıydım.
 
Yine de ondan ne nefret ettim ne de gücendim.
 
Ama bir sorun vardı. bunu hak etmiş miydim?
 
Neyse, benim için en iyisi ondan uzak durmaktı- ondan hoşlanmamalıydım.
 
Onu geçmişte Everett malikanesinin bahçesinde gördüğümde olan sadece geçici bir duygudu.
 
Kısa bir an olsada kendimi kandırmak beni rahatlattı.
 
Klik.
Yatak odasının kapısı sessizce açıldı. Yerdeki ayak seslerini duyduktan sonra , bütün akşamdır beklediğim kişiyi görmek için baktım.
 
Daha yeni banyodan çıkmıştı ve siyah saçları hala nemliydi. Mavi gözleri yorgun görünüyordu. kıyafeti kemerin düğümüyle bağlanmışken, şekilli göğsü önden görünebiliyordu.
 
Farkında olmadan ona şaşkın şaşkın baktım ve buna masanın üzerindeki şarap şişesini alırken kıkırdadı.
 
Bunun alaycı bir kahkaha olduğunu hemen anladım. Odaya girdiği anda farkında olmadan onun tarafından büyülenmiştim ve o bunun farkındaydı. Yüzüm kızardı.
 
Bardağa içki koydu ve tereddüt etmeden bana doğru yürüdü.
 
“...!”
 
Ve irkilmeme fırsat kalmadan kolum aniden çekildi. Daha ne olduğunu anlamadan, boğazımdan aşağı akan kokulu ama keskin şarabın tadına bakarken gözlerim büyüdü.
 
ÇN: şu kızın hayatındaki bütün erkekler çöp.
 

 


Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.


3   Önceki Bölüm  Sonraki Bölüm   5 


468x60


DISQUS - Mangaya Ait Yorumlar

*Not: Yorum Yazmadan Önce;

  • Spoiler butonu kullanılarak spoiler yazılabilir fakat buton kullanılmadan spoiler verenler uyarılmadan süresiz engellenecektir ve geri alınmayacaktır.,
  • Küfür, siyasi ve seviyesiz yorumlar,
  • İçerikle alakasız link paylaşımları yasaktır.
  • İçeriği çeviren gruplar dışında site reklamı yapanlar sınırsız uzaklaştırılacaktır.