Yukarı Çık




43   Önceki Bölüm 

           
Normalde bu gün yeni bölüm yayınlayacaktım ama biraz meşgul olduğum için kendi romanımdaki doktor karakterinin ağızından yazılmış bir şiiri sizinle paylaşmak istedim(şiir yazmada tecrübem yok o yüzden eleştirirken abartmayın lütfen)



Yıllarca karanlıkta biledim ben kinimi, Yalnızlık bir zırh gibi kuşattı bedenimi. Tam alacakken canını o zalim düşmanın, Bir gerçek durdurdu birden, o kalkan elimi.


Gördüm ki toprak, yorgun ruhlara yumuşak bir kucak, Ölüm, kaçıp gitmek isteyen için sönmüş bir ocak. Oysa gitmek kurtuluş, kalmak ateşten gömlek, Ona huzuru bahşetmek, bir ödül olacaktı ancak.


Vazgeçtim öldürmekten, ölüm merhamet demek, Asıl intikam onu, zorla hayata hapsetmek. Şimdi inatla dikiyorum açılan her yarayı, Tek amacım kimseyi, ecele teslim etmemek.


Büründüm beyazlara, gizledim karanlığımı, Şifa sanırlar oysa, ben uzattım zamanı. Kimse bilmez neşterimin ardındaki o sırrı, “Gitmek yok,“ diyorum her kalbe, “Terk etme zindanını.“



Çünkü huzur yasak, uyku haram o surete, Yaşamak denen bu gürültüde kalmalı herkes. Ben tuttum nöbeti, izin vermem merhamete, Ölüm bir kurtuluşsa eğer, alınmayacak o son nefes.

Bu bölümde emeği geçen; çevirmen ve düzenleyici arkadaşların
emeklerinin karşılığı olarak basit bir minnet ifadesi yani teşekkür etmeyi ihmal etmeyelim.

43   Önceki Bölüm