- Manga
- 2 gün önce
Bir zamanlar mutlu ve popüler bir çocuk olan Uichi, şimdi acımasız bir zorbalığın kurbanı. Sonra aniden çocukluk arkadaşı ve ilk aşkı Yotsuha ortaya çıkıyor. Bu sevimli ve iyi kalpli kız ona nasıl yardım etmeye çalışacak...?
Bir zamanlar mutlu ve popüler bir çocuk olan Uichi, şimdi acımasız bir zorbalığın kurbanı. Sonra aniden çocukluk arkadaşı ve ilk aşkı Yotsuha ortaya çıkıyor. Bu sevimli ve iyi kalpli kız ona nasıl yardım etmeye çalışacak...?
Kahramanımız bir ters-harem romantik romanının içinde hikayenin en felaket kötü kadını olarak uyanır; bu kadın, kuzeni olan ana karaktere zorbalık yapan ve evli olmasına rağmen Veliaht Prensi saplantılı olan birisidir. Ancak bu kötü kadının kocası, kahramanımızın “biriciği“dir. Diğer erkek başrolleri boş verip kocasıyla huzurlu bir hayat planlarken kocasından, gözleri yaşlı bir şekilde hiç beklenmedik bir istek gelir: “Lütfen... boşayın beni.“ Sırf “biriciği“nin hatırı için ondan vaz mı geçecek? Hayır tabiki! Boşanma belgelerini yırtıp atan kahramanımız, kocasının kalbini geri kazanmaya ve hikayeyi kendi şartlarına göre yeniden yazmaya yemin eder.
Willem Kmetsch, buz gibi uykusundan uyanır; çünkü o, beş yüzyıl önce “Canavarlar”ın elinde ansızın yok edilen Emnetwiht ırkının hayatta kalan son üyesidir. Şu anda, yüzyüze yüzü aşkın yüzen adadan oluşan medeniyetin arasında yaşamaktadır—bu adalar, boynuz, diş, kanat veya pullar gibi belirgin hayvanî özelliklere sahip çeşitli diğer türler tarafından iskan edilmiştir. Bu tür özelliklerden hiçbirine sahip olmadığından, Willem “işaretsiz” olarak anılmaktadır. Günlerden bir gün, Willem başka bir işaretsiz olan Ctholly Nota Seniorious ile karşılaşır. Bu karşılaşmayı pek önemsemez ve günlerini sıradan işler yaparak geçirmeye devam eder. Ta ki bir askeri görevi kabul ettikten sonra onunla tekrar karşılaşana kadar. Willem kısa süre içinde, korumakla görevli olduğu neşeli genç Leprechaun kız grubunun, Canavarlar’a karşı süregelen savaşta kritik bir rol oynadığını öğrenir. Silah olarak yetiştirilmiş, dünyaya dışarıdan çok az maruz kalmış bu kızlar, Canavarları yenmek için gerekirse ölmeye bile hazırdır. Onlara normal bir yaşam sunmayı kafasına koyan Willem, kısa sürede kızların bir baba figürü hâline gelir. Tıpkı bir zamanlar savaşlara giderken yaptığı gibi, şimdi de bu çocukların savaşa gitmesini izlemeye alışmak zorunda kalacaktır.
“Yedi gün içinde öleceksin.“ Çoğu insan, Azrail’in ağzından böyle sözler duyunca gözyaşlarına boğulurdu. Ama ölümcül bir hastalığa yakalanmış genç kız Aibi’ye kaderi söylendiğinde, o sadece gülümsüyor, uyarı için teşekkür ediyor ve hatta onu nazik biri olarak nitelendiriyor; bu da Azrail’i tamamen şaşkına çeviriyor. Ölümden sonra yeşeren bir aşk hakkındaki bu hikâyede, birbirlerini bulana kadar kimse onların varlığını fark etmemişti.
“Ben bir vampirim.“ “Bana kanınızı verin beyefendi.“ Kendisini köprüden atacak adam son anda sıradan bir liseliden farkı olmayan bir vampir kız tarafından durdurulur. Böylesine güzel bir kızın ellerinden ölmeyi sorun etmez ancak ölüm yerine aralarında beklenmedik bir bağ oluşmaya başlar. İnsanların ve tekinsiz olanın buluştuğu, yankılarını bulan kayıp yarımlar hakkında bir dizi hikaye.
Mahiro Oyama, erotik oyunları seven sıradan bir adamdı... ta ki günün birinde bir kadın olarak uyanana kadar! Çılgın bir bilim insanı olan kız kardeşi, yeni deneylerinden birini Mahiro üzerinde denemiş gibi görünüyor. Ancak bu deneyin sonucu Mahiro’ya göre tam bir felaket! Mihari, onun üzerinde araştırmalar yapmak isterken Mahiro da içine kapanık, oyun oynadığı hayatına geri dönmek istiyor. Belli olan bir şey ise artık hayatın çok daha garip bir hâl alacağı!
Bu, 30 yaşındaki Ayako ile ondan 10 yaş küçük üniversite öğrencisi Takumi’nin romantik komedi hikayesi.
Hayatı boyunca hep kaybeden olan Kael hep yaşadığı Dünya’nın acımasızlığından şikayet eder ve o Dünya’dan gitmek isterdi. Ama birden yılbaşı gecesinde tuhaf bir durum yaşandı. dilediği dileği anında cevap veren bir "Sistem" ortaya çıktı! [Ding... Dileğin kabul edildi,Bu "Gerçekliğin" Efendisi sana bu dünyadan ayrılma ve başka dünyada var olmana izni veriyor...] Kael Yeni gezegeni Ocsilaus’ta hayatta kalmayı ve güçlenmeyi becerebilecek mi ve acaba onu hangi maceralar bekliyor.
[Tebrikler, ’Lanetli Prenses’ romanına göç etmekte başarılı oldunuz!] Ben bu hikayenin kurtarıcısı değilim. Ben sadece, lanetten ölmek üzere olan ana karakterin boşluğunu doldurmak için sisteme sızmış bir hatayım. Peki ana karakteri kaybolan bu dünyada, bir ’hata’ olarak ben hayatta kalmayı başarabilecek miyim? Belki de bu hikaye, kahramanın zaferini değil, bir hatanın hayatta kalmak için senaryoyu nasıl paramparça ettiğini anlatacak.
Arianthé, esir bir prenses. Ama asıl sorunu bu değil. Gerçek kabusu, uyandığı dünyanın en bayağı romantizm klişesine dönüşmüş olmasıydı: “Lanetli prensesi yalnızca ruh eşi kurtarabilir.” Kylessa’nın sisli adalarının tek varisi olarak, siyasi bir koz olarak tutulduğu Asterionis İmparatorluğu sarayında şimdi yapması gereken tek şey, havada asılı duran o aptal, pembe ekranın talimatlarını dinlemekti. 738 gün içinde lanetini bozacak ruh eşini bulmak ve bunun için uyumu %80’e çıkarmak zorundaydı. Ama Arianthé’nin bir planı vardı: Bu oyunu kuran kim olursa olsun, hayal kırıklığına uğratacaktı. O, kurtarılmayı bekleyen bir çiçek değildi. O, labirentin kendisiydi— ve çıkış yolunu başkalarına bırakmayacaktı. “Ruh eşi mi? Çok zahmetli.“
Erdemli olanlar kesinlikle ödüllendirilecektir! Bu dünya, önceki yaşamınızdaki eylemleri ve iyi karmayı değerlendirir ve yeniden doğduğunuzda size bir rütbe verir. Bu sayede tanrıları bile şaşırtan yardımsever adam, geçmiş yaşamıyla aynı dünyada soylu bir ailenin oğlu Alexander olarak yeniden doğmaya karar verir ve böylece SSS-Rütbesi yaşamına başlar! Hayatını bir SSS Rütbesi olarak yaşayan Alec’in yolculuğunu takip edin!!!
Yirminci yüzyılın başlarında, Rus-Japon Savaşı gazisi Saichi “Ölümsüz” Sugimoto, Hokkaido’nun ıssız doğasında savaş sonrası altın madenciliği patlaması sırasında kıt kanaat geçimini sağlamaktadır. Gizli bir Ainu altın hazinesinin yerini gösteren bir haritaya rastladığında, onu bulmak için tehlikeli bir maceraya atılır. Ancak Sugimoto tek ilgilenen kişi değildir ve altının varlığından haberdar olan herkes onu ele geçirmek için cinayet bile işleyecektir! Kuzeydeki vahşi doğanın zorlu koşulları, acımasız suçlular ve haydut Japon askerleriyle karşı karşıya kalan Sugimoto, hayatta kalmak için tüm becerilerine, şansına ve Asirpa adındaki bir Ainu kızının yardımına ihtiyaç duyacaktır. 2016 yılında 9. Manga Taisho Ödülü’nü kazandı. Aynı yıl 20. Tezuka Osamu Kültür Ödülü ve 40. Kodansha Manga Ödülleri’ne aday gösterildi. 2018’de 22. Tezuka Osamu Kültür Ödülü’nü kazandı.
Yi He adında bir genç, güçlü dövüş sanatlarıyla dolu bir dünyada yeniden doğar… Ve en güçlü soyun taşıyıcısı olarak Canavarların Kralını uyandırır!
Ortaokulun son günlerinde başlayan bir yaz tatili… Neşeli günler gibi görünse de, bir çocuğun iç dünyasında sessiz bir yok oluş vardı. Evdeki sessizlik ve ailesinin umursamaz tavırları… Hepsi, onu gerçek dünyadan uzaklaştırıp kendi sığınağına itiyordu. Peki, bu yaz onun sonu mu yoksa yeniden doğuş hikayesi mi olacaktı?
Savaşın ön saflarında küçük bir kız. Sarı saçlı, mavi gözlü, porselen beyazı tenli. Peltek sesiyle orduya komutanlık ediyor. İsmi " Tanya Degurechaff". Ama gerçekte Japonya’nın en elit kesimlerinden biri, aslında kendisine "Tanrı" diyen gizemli bir varlığı kızdırdıktan sonra yeniden küçük bir kız olarak doğdu. Ve bu küçük kızın tek önceliği kendisi ve kariyeri için başarılı olabilmektir. Bu sayede imparatorluk ordusunun arasındaki en tehlikeli büycülerinden birisi olacaktır.
Küçükken en iyi arkadaşlarımdan biri Kyouko’ydu. Her ne kadar tam bir tomboy olsa da arkadaşları tarafından sevilen, deli dolu ve öfkeli bir genç kızdı. Dürüst olmak gerekirse, eve döneli daha birkaç yıl oldu. BUrada tanıdığım tek kişi Kyouko’ydu ve o... farklı görünüyor?
İmparatorluğun en iyi akademisinde profesör oldum çünkü… biriyle karıştırıldım. Şu anda hem bu taraf hem de öteki taraf tarafından yakalanamayacağım bir durumdayım. Bu tehlikeli ip cambazlığı beni nereye götürecek merak ediyorum.
Yazarın önceki serisi olan "Morluklarla kaplı olan sınıf arkadaşım için endişeleniyorum:" [url]=https://manga-tr.com/manga-azadarake-no-classmate-ga-shinpai-de.html[/url] serisinin bir devamıdır. Bu devam serisinde sınıf arkadaşımızla sevgiliyiz ve aynı evde yaşıyoruz, kendisi bize çok minnettar.
Çeşitli mangakalar tarafından hazırlanan Onii-chan Is Done For! antoloji çizgi romanı.
JoJo’s Bizarre Adventure: Over Heaven, Nisio Isin tarafından yazılmış bir light novel’dir. Çizimleri Hirohiko Araki tarafından yapılan bu kitap, JoJo Part 6: Stone Ocean’da yer alan DIO’nun Günlüğü’nün kayıp bir kopyası olarak yazılmış ve sunulmuştur.
Dünya bir patlama ile bitmedi. Tüm Dünyayı beyaz karlarla kaplayan uzun bir ışık parıltısı yüzünden bitti. Nezaket ve şefkatin yerine hayatta kalmak için mücadele ve merhametsizlik geldi. Ondan sonra Ashen var oldu. Normal insanların ötesinde yeteneklere sahip yeni varlıklar bu donmuş çorak arazide diğerlerinden üstün oluyor. Bu savaşta kazananlar yok sadece hayatta kalanlar var
Öğrencisinin hatası yüzünden bir kung fu ustası olan karakterimiz oyunda büyücü olarak kaldı. Fakat bu onu yldırmadı. yeni hayatında dövüş ve büyüyü birleştirerek yakın dövüş büyücüsü oldu ve ona oyun dünyasının yeni kapıları açıldı.
Hibari’nin ramen dükkânında karşılaştığı o kaba çocuk, meğer sanat okulunda okuyan bir grup üyesi olan Gaku’dur. Gaku’nun onu oradan oraya sürüklemesiyle, Hibari’nin sıradan sandığı dünyası yavaş yavaş altüst olmaya başlar.
Dünya, insanların yaşadığı karanlık ve kasvetli bir yerdir, ancak gerçekte Darkstalker’lar olarak bilinen güçlü varlıklar tarafından yönetilir ve aralarında kimin en güçlü olduğunu belirlemeye çalışırken sürekli bir çatışma vardır. Zombiler, vampirler, kurt adamlar; hepsi kendi kişisel hedeflerine ulaşmak için güç ve saf irade mücadelelerinde rekabet ederler. Huitzil adındaki Aztek robotlarından oluşan bir ırk, insanlığın kurtarılmaya değer olmadığına karar verip dünyaya savaş açmaya başladığında ve bu sırada gökyüzünde uzaydan gelen bir güneş tanrısı Dünya’yı fethetme planları yaptığında tüm bunlar anlamsızlaşır. Ve Darkstalker’lar dünyayı kurtarmak için isteksiz müttefikler olmak zorunda kalırlar.
Ell’in tek istediği, bir savaşçının gelip onu öldürmesi ve böylece ölümden sonra sonunda rahat bir hayata kavuşmaktır. Tam dileği gerçekleşecek gibi görünürken hayatına son vermeye gelen savaşçıyı kazara öldürür. Ancak Ell hemen farklı bir plan yapar. Eğer onu öldürecek savaşçı yoksa o zaman bir tane kendisi yetiştirebilir! Böylece ejderha Ell, büyücü Lafi ve bebek savaşçı Dino’dan oluşan sıra dışı bir aile ortaya çıkar. Fakat Ell kısa süre sonra bir bebeğe dövüş teknikleri öğretmenin düşündüğünden çok daha zor olduğunu fark eder!
Ye Luo Dövüş Akademisi canavar diyarının en büyük akademilerinden biri ve her insan bu akademiye girmek ister. Ya Se Xi Bo Lai bu canavar asiller için yapılmış okula kaydolur.
Tam da sıkıcı bir günün ortasında, gözümün önünde bir davet mesajı belirdi. [Öğreticiye katılmak ister misin?] Daha sonra zorluk seçme ekranı karşıma çıktı [Kolay] [Normal] [Çok Zor] [Cehennem Seviyesi] ve hiç düşünmeden ’Cehennem Seviyesi’ni seçtim. Ve bundan pişmanım. Çok zor dediğini biliyorum ama bu ondan da fazlası…
Kahramanların diğerlerini yenip Dünyayı feth etmek için yanıp tutuştuğu bir çağda, bir cesur savaşçı – Yeopo – zamanda yanlışlıkla geri gitti. ölümün kıyısında olduğundan, ”Bana bir şans daha ver ve Dünyayı feth edeyim!” diye düşündü. gözlerini açtığı zaman, Yeopo daha henuz 20’lerindeydi. Yeopo zamanda geri gitti. Kavgacı ruhu tekrar gün yüzüne çıktı ve bir kez daha Dünyayı feth etti!
Hikaye, 20. yüzyılın ilk yıllarında, entrikaların, gizli planların ve Birinci Dünya Savaşı’na doğru sürüklenen bir Avrupa’nın gölgesinde başlar. Üç genç, Almanya’daki disipliniyle ünlü bir konservatuvarda bir araya gelir. Julius, önce meşhur Orpheus Penceresi’nde Isaac ile tanışır; daha sonra ise başka bir olay vesilesiyle aynı yerde Klaus ile karşılaşır. Efsaneye göre, Orpheus’un Penceresi’nde karşılaşan sevgililerin sonu mutsuzlukla bitmektedir. Ancak Julius burada iki farklı kişiyle karşılaşmıştır ve bu kişilerin Julius’un sırrından haberleri yoktur: Julius aslında erkek kılığına girmeye ve öyle davranmaya zorlanan bir kadındır. Ne var ki sır saklayan tek kişi Julius değildir. Örneğin Klaus bir Rus’tur; peki ama gerçekten bir komünist casusu mudur? Böylece kaderin girdabı dönmeye başlar.
Junghoon, seçkin Kore Ulusal Üniversitesi’nde hukuk eğitimi görür ancak beş parasızdır. Babası araba kazası geçirdiğinde işler daha da kötüleşir!.. Çaresiz hayatına tuhaf bir pusula benzeri nesne girer ve Junghoon geçmişe gider! Birden, ‘Jun’ adlı bir elçi ortaya çıkar ve Zaman Ruleti’nin güçleriyle dilekleri yerine getirdiğini söyler. Beklenmedik görevler ve felaketler! Zamanda yolculuğun efendisi, Karma! Junghoon babasına çarpan arabadaki suçluyla ile ilgili bütün detayları öğrenip görevini sağ salim bitirebilecek mi?!
“Sen bir dahisin“ çocukken duyduğu bu kelimeler birer zehirdi. Encrid şovalye olmayı düşlüyordu, ama çok geçmeden bunun nafile olduğunu fark etti. “Bu yetenekle kılıcın yolunda yaşamakmı istiyorsun?“ Bazıları ona güldü. “pes et gitsin“ Bazıları ona bunu yapmamasını tavsiye etti. Buna rağmen, hayali sarsılmaz kaldı. Daha az uyudu, daha fazla koştu, ve daha fazla antrenman yaptı. Bir gün, boynuna bıçak saplanarak öldü. Encrid gözlerini tekrar “Bu günün“ sabahına açtı.
“Kan ve düş burada başlıyor. Ender Koleji öğrencisi Tang Tian. Onunla tanıştığım günden beri durmaksızın mucizeler yaratıyor… İçinde sanki sınırsız bir potansiyel gizli… Peki kalbinin derinliklerinde yatan gerçek ne?”
Mangamız elleri yerine ayaklarını kullanmayı tercih eden Komura ve nakil olduğu okulda yeni tanıştığı Tsukinaga hakkında. Çıplak ayaklı bir aşk komedisi şimdi başlıyor...
Çok satılan Heisei klasiği “Town of Evening Calm, Country of Cherry Blossoms“un varisi Hiroshima’nın askeri şehiri Kure’de savaş sırasında geçen bir aile draması. Ana karakter Suzu evlenir ve Hiroshima şehrinden yeni ailesinde, yeni şehirinde, yeni dünyasında belirsizlikle karşılaştığı Kure’ye taşınır. Ancak o her günü sağlıklı ve mutlu yaşamayı başarır. Not: 2009’da mükemmellik ödülünü kazanmıştır.
Dışarıdan bakıldığında Satoko her şeye sahiptir; güzeldir, bir asilzadenin kızıdır ve evlilik için en uygun yaştadır. Ne yazık ki, aynı zamanda oldukça hastadır ve yaşamak için çok az vakti kalmıştır. Ailesinin gözündeki değerini geri kazanacak bir evlilik yapamadan, kendisini gizemli suikastçı Shinpei’nin hedefi olarak bulur ve planları tehlikeye girer. Kendini kurtarmak için çaresizce bir evlilik teklifinde bulunur! Ancak konu aşk olduğunda, Shinpei "ölüm bizi ayırana dek" sözünü oldukça ciddiye almaktadır.