- One Shot
- Bekleniyor...
Vagabond ve Slam Dunk’ın yazarı Takehiko İnoue’nin one-shot’ı.
17 yaşında, henüz liseye gitmesine rağmen birçok olayı çözmüş genç bir dedektif olan Shinichi Kudo, kız arkadaşıyla gittiği parkta, şüpheli birilerini takip ederken siyahlar giymiş bir adam tarafından bayıltılır. Bulundukları mekân siyah giyinmiş adamın silah kullanmasına müsait olmadığı için, bağlı bulunduğu organizasyonun yeni geliştirdiği, vücutta hiç iz bırakmadan içirilen kişiyi öldüren zehirli bir hapı içirir ve Shinichi’yi olay yerinde bırakarak hızla ayrılır. Hap henüz denenmemiştir ve Shinichi’yi öldürmek yerine onu bir ilkokul çocuğu ebatlarına getirir. Kendisini bu hale getiren adamların ölmediğini öğrenip ailesine veya arkadaşlarına zarar vermemesi için adını Edogawa Conan olarak değiştiren Shinichi; arkadaşı Ran ve onun dedektif olan babası ile birlikte yaşamaya başlar.
Hikâye Mao Mao adındaki genç bir kızın eczacılık konusundaki merakından dolayı başına gelenleri anlatmaktadır. Günün birinde imparatorluk sarayında bir kargaşa yaşanır ve sonucu çok kötü biter. Bu süreçteyse kendini müdahale etmek zorunda hisseden Maomao için işler hiç beklediği gibi ilerlemez ve macerası başlar.
Ayase Yuu ünlü ve yetenekli bir aktrisin oğlu olmasına rağmen yaptığı her şeyde ortalamanın altında. Annesi öldükten sonra annesinin arkadaşının gözetimi altında yaşamaya başlar ve daha sonra okulundan hem güzelliğe hem de yeteneğe sahip üç kız kardeşle aynı evde kalacağını keşfeder. Yuu, sıradan bir insan ile yetenekle kutsanmış olanlar arasında bir anlaşmanın imkansız olacağını düşünse de, üç kız kardeş şaşırtıcı bir şekilde...?!
Pişmanlıklarla dolu bir hayat... Hatalrını telafi etmek istediğinde her şey için çok geçti. Ailesini çoktan kaybetmişti. Öfke ve sefaletls geçen yılların sonunda dileği cennete ulaştı - affedilmemiş bir dilek. Kadere karşı gelerek kılıcını kaldırdı...
Airi, bir asilzadenin kızı olarak reenkarne olduğunda, kolay bir hayat beklemektedir — ta ki ailesi iflas edene ve Büyük Dük’ün hizmetçisi olarak çalışmaya zorlanana kadar. Genç bir lordun peşinden giderken, gizli bir odaya rastlar ve 100 gün gibi gelen bir süre boyunca orada mahsur kalır. Ancak kaçtığında, on iki yıl geçmiştir ve dünya canavarca yaratıklarla savaş halindedir. Şimdi Airi, parçalanmış bir krallığı idare etmek ve ikinci hayatının hikâyesini yeniden yazmak zorundadır.
Roman Sürümü “Yaz sonunda Eiji Aono, çocukluk arkadaşı ve sevgilisi olan Miyuki Amada’nın, kendisini futbol takımının yıldız oyuncusu Kondo ile aldattığına şahit olur. Eiji, tatil dönüşü okula geldiğinde ise kendini nahoş söylentilerin bombardımanı altında bulur. ’O korkunç biri.’ ’Ayrıca şiddete de başvuruyor.’ Kondo, Eiji’nin Miyuki’ye kötü davranan berbat bir adam olduğu yönünde dedikodular yaymıştır. Okulda zorbalığa uğramaya başlayan Eiji’nin durumu her geçen gün daha da kötüleşir. Bir gün bir kaçış yolu arayan Eiji, kendini okulun çatısında bulur ve orada okulun en güzel kızı Ichijo Ai’yi görür. Eiji, Ai’nin elini tutar ve ikisi birlikte okuldan kaçar. Bu, umutsuzluğun dibine vurduktan sonra her şeye yeniden başlayarak görkemli bir geri dönüş yapan genç bir adamın saf aşk hikayesi!“
Karakai Jouzu no Takagi-san’ın devamıdır. (Eski) Takagi ve Nishikata’nın evlediği ve Chi adında bir çocuğu olduğunu anlatan bir mangadır.
Bilgin Woon Hyun, İmparatorluk Sınavını geçtikten sonra saraya girer. Çok geçmeden Veliaht Prens’in hobileriyle uğraşmak zorunda kaldığı zavallı ve sefil hayatından yakınmaya başlasa da, buna rağmen pes etmez ve dövüş sanatlarını öğrenmek için elinden geleni yapar. Ama Woon Hyun aniden Murim’i fethetmek için fırçasını mı alıyor?! Genç yaşta İmparatorluk Sınavını geçen âlimin gizli hikayesi başlıyor.
Tüm dünyası arkadaşları, sosyal medyası ve çok satanları etrafında dönen Yuki, tipik bir üniversite öğrencisidir. Ancak bir trende, bir arkadaşının arkadaşı olan İtsuomi-san ile tanışma şansı olunca dünyası genişlemeye başlar. Fakat maalesef, her ne kadar İtsuomi-kun üç dil konuşabilse de işaret dili onlardan biri değildir. İkisi, aralarındaki tomurcuklanan duyguları birbirine iletmeyi öğrenebilecek mi?
Hayatı boyunca hep kaybeden olan Kael hep yaşadığı Dünya’nın acımasızlığından şikayet eder ve o Dünya’dan gitmek isterdi. Ama birden yılbaşı gecesinde tuhaf bir durum yaşandı. dilediği dileği anında cevap veren bir "Sistem" ortaya çıktı! [Ding... Dileğin kabul edildi,Bu "Gerçekliğin" Efendisi sana bu dünyadan ayrılma ve başka dünyada var olmana izni veriyor...] Kael Yeni gezegeni Ocsilaus’ta hayatta kalmayı ve güçlenmeyi becerebilecek mi ve acaba onu hangi maceralar bekliyor.
Okul gezisi sırasında Touka ve sınıf arkadaşları başka bir dünyaya çağrılır. Ancak, Touka en düşük rütbeye sahip olan tek kişidir: E-seviye - sınıf arkadaşlarına kıyasla son derece düşük bir statü. Böylece eski mafya karakteri ve terk edilmiş kahraman, ilerledikçe ve geri saldırdıkça kesinlikle en güçlü şeytan haline gelecektir.
Genç ve öksüz maceracı olan Theo Asper, beceriksiz olduğu için yeteneklerini geliştirmek için bir şeytan çağırmayı denedi. Şeytan güzel bir vücutla Theo Asper’in dileğini gerçekleştirmeye gelir. Theo Asper, şeytanın görünüşünden öyle büyülenmişti ki ilk görüşte aşık oldu. Aklına gelen ilk şeyi söyledi, onun eşi olmasını istedi. Şeytan utanarak teklifini kabul etti ve birlikte gelecek maceralara doğru yol aldılar.
“1 milyar won, kredi onaylandı.“ İntihar etmeye karar veren bir babanın hesabına, gelecekteki bir banka hesabı için olduğunu iddia ederek büyük bir kredi yatırılır. Paranın ne zaman geleceği veya nereden geleceği belli değil. Kesin olan bir şey var: Para yatırıldığı anda hayatı geri dönüşü olmayan bir cehenneme sürüklenecek.
Kırsal bir köyde küçük bir atölye işleten bir şifacıya bir gün tanıdık bir rehinci dükkânı sahibi gelir ve ilaçları için denek malzemesi olarak yaralı bir elfi alıp alamayacağını sorar. Vücudunu kaplayan sayısız yara izi karşısında derin bir öfke hisseden şifacı ona ulaşır ve onu tedavi etmeye karar verir, ancak…
Doğuda, bir imparatorun hüküm sürdüğü bir ülke vardır; cariyeler ile hizmetkâr kadınların “hougong” adı verilen engin bir yerleşkede, yani arka sarayda yaşadığı bir diyar. Mütevazı bir kasabada eczacı babası tarafından yetiştirilen sıradan görünümlü Maomao, arka sarayın kendisiyle hiçbir ilgisi olacağını aklına bile getirmemişti— ta ki kaçırılıp oraya hizmetçi olarak satılana kadar. Maomao’nun sıradan görüntüsünün ardında keskin bir zekâ, kuvvetli sezgiler ve engin bir tıp bilgisi yatar. Bu onun gizli silahıdır… ta ki Maomao kadar zeki bir saray sakiniyle, baş hadım Jinshi’yle karşılaşana dek. Jinshi, Maomao’nun maskesini anında görür ve onu imparatorun gözde cariyesine nedime yapar—görevi hanımefendinin yemeklerini zehir kontrolü için tatmaktır! Hanımının yanında, Maomao arka sarayda olup biten her şeyi öğrenmeye başlar — hem de pek azı nezih sayılabilecek işlerdir bunlar. Peki Maomao sakin bir hayat sürmeyi başarabilecek midir, yoksa keskin gözlemleri ve doymak bilmeyen merakı, onu durmaksızın yeni maceralara ve tehlikelere mi sürükleyecektir?
Yalnız bir üniversite öğrencisi olan Lee Ye-joo’nun bir sırrı var. Bilinmeyen kapının ötesine, zamanın ötesine atlama yeteneği! Ancak kontrolsüz bu yetenek bir lanet ve bin yıl boyunca hareket ettikten sonra bir gün karşılaştığı şey, mutlak kırmızı gözlülerin çılgınca dolaştığı bir dünyaydı. Sadece işaret ederek deprem ve şimşek yaratan kimliği belirsiz bir adam ona “zamanlayıcı“ diye hitap ediyor ve bu yüzden onu yok etme hedefi haline getiriyor. Hayatta kalmak ve geçmişe dönmek için acele eden Lee Ye-joo, “zamanlayıcı“nın ne anlama geldiğini bile bilmeden yalan söylüyor. “Beni diğer insanlara götür, sana nerede yaşayacağını söyleyeyim!“ Sözleşmeli ilişki, saklı tutulan ölüm karşılığında kurulmuştu, ancak adamın sırtı beklenenden daha güçlü ve sıcaktı. Acaba bu yüzden mi? Bunu planlamamıştı. Donmuş geleceği eritmek istiyor... “Sadece yaşamakla kalmadın, aynı zamanda bilmediğim duygular da yarattın.“ Gelecekte ölümden kaçınmak için bağlanmış bir kadına duyulan sınırsız bir saplantı ve onun hayatını riske atan bir kovalamaca aşkı.
Jang Young-guk’, yardımcı oyuncu olarak büyük başarılara imza attı. Oyunculuk Ödülleri’nde ilk ve onurlu “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü”nü aldı. Ancak o gün annesi vefat etti… Yıllarca ihmal ettiği annesinin ölümünden dolayı dehşete kapılan Young-guk, hayatına son vermeye karar verdi… Ölümünden önce, annesinin sıcaklığını ve geçmişin huzurlu anılarını özlemle hatırladı. O anılara sırtını döndüğüne pişman oldu… O anda aniden çocukluğuna reenkarne oldu… “Döndüm, özlediğim o geçmişe” “Kaçınılmaz bir gerçek olarak, bu hayat sadece…” Bir kez daha, oyuncu olarak yaşamak isteyen bir insanın hikayesi başlıyor. Önceki hayattan farklı olarak mutlu bir hayat yaşayabilecek mi?
Hikaye 1835’de Fransa’da geçmektedir. Güzel kız Rose Dupre zorbalığa uğradıktan sonra insanlar tarafından “Cadının Kızı“ olarak adlandırılmıştır. Çünkü insanlar onun annesinin insanları öldüren ve yiyen biri olduğunu söylüyorlardı. Nasıl olduysa Maria ve Pierre bu söylentilere hiç inanmadılar ve Rose’u korumaya karar verdiler... Ama ya bu söylentiler gerçekten doğruysa?
İnsanlığın yuvası artık Dünya değil. Yıldızlararası seyahatler artık sıradan bir olay ve teknoloji kan ve eti yerini aldı. Gecekondu mahallesinde büyüyen Luka, on beş yaşına geldi ve seçme sınavlarına girdi. Yetenekleri onu İmparatorluk Muhafızları’na uygun gösteriyor.
Yuzaki Nasa’nın ilk adı “Yıldızlı Gece” kanjisi, ancak “Nasa” olarak telaffuz ediliyor. Tuhaf ismi yüzünden her zaman zirveyi hedefleyerek çok uygun biri olmaya çalışır. Ama karlı bir gece, sevimli bir kızın peşinden koşarken gardını düşürüp arabaya çarpar.Kız, Tsukasa, onu kurtarır ve Nasa aşık olduğu bu gizemli ve sevimli yabancıya itiraf etmek için o anı kullanır! Tsukasa onunla çıkmayı kabul eder ... ama sadece evlenirlerse! Kız kaybolduktan sonra birkaç yıl geçer. Çocuğumuz 18 yaşına geldikten sonra bir gün kapı çalar ve Evlenirler ! Böylece garip evli hayatlarına başlarlar.
Momose Yuuichi ve Fujino Sumi, küçüklüklerinden beri birlikte olan çocukluk arkadaşlarıdır. Artık lise sınıf arkadaşı olsalar da, ergenlik çağına girmeleriyle eskisi kadar yakın hissetmiyorlar. Birbirlerini iyi tanımalarına rağmen, aralarında bir resmiyet hissi var. İşte aralarındaki bu hassas ilişki, ta ki bir gün Sumi aniden Yuuichi’nin evine gelene kadar...?
Bir zamanlar mutlu ve popüler bir çocuk olan Uichi, şimdi acımasız bir zorbalığın kurbanı. Sonra aniden çocukluk arkadaşı ve ilk aşkı Yotsuha ortaya çıkıyor. Bu sevimli ve iyi kalpli kız ona nasıl yardım etmeye çalışacak...?
“Bunu yapamam!“ Bir Kızıl Büyücü olan Yuke Feldio, maceracı olmak için beş yıllık A-seviyesindeki partisinden ayrılmış ve sonunda yeni hayatıyla ilgili sabrı tükenmiştir. Ve böylece umutsuz bir işsizlik hayatı başlar... Ancak, Yuke daha sonra hepsi kız olan eski öğrencilerden oluşan bir partiye kabul edilir! Ve zindanları fethettikçe, Yuke’nin yetenekleri birbiri ardına ortaya çıkar. Aslında, kullandığı büyü ve beceriler normalin ötesinde bir güce sahiptir-?
On dört yaşındaki Iruma Suzuki hiçbir isteğe hayır diyemez. Sorumsuz ailesi, geçinmek için onu tehlikeli işlerden tehlikeli işlere koşturtur ve bir gün onu bir iblise satarlar! Ancak iblis, Iruma’yı torunu olarak evlat edinmek isteyince çok şaşırır. Bu isteği reddedemeyen Iruma, büyük iblis Sullivan’ın torunu olur. Yeni sevecen iblis dedesi onu, tesadüfen müdürü olduğu İblis Okulu Babyls’e kaydettirir. Böylece Iruma-kun’un diğer dünyadakiler arasındaki sıra dışı okul hayatı başlar; birçok renkli iblisle tanışır, zorlu mücadelelere atılır ve büyük biri olmak için yükselirken gerçek benliğiyle yüzleşir.
Dinleme yeteneğiyle doğan Ars, çevresindekiler tarafından ’işe yaramaz’ olarak görülür ve hayal kırıklığına uğrayan ailesi tarafından bir kuleye hapsedilir. Ancak bir gün, gelişmiş işitme yeteneğinin duyduğu her büyü sözünü (tanrıların kullandığı efsanevi ilahiler dâhil) birebir kopyalayabildiğini keşfeder. Zamanla Ars, dünyanın en güçlü büyücüsü hâline gelir. Dış dünyaya adım attığında ise yolculuğuna başlar... sahip olduğu ezici gücün farkında bile olmadan!
Tanrıların lahitleri, tüm dünyada görünmeye başladı. Bu lahitlerin içerisindeki kalıntılar sebebiyle, çoğu kişi bu efsanevi güçleri kendisi için kullanabiliyor. Bazıları ise bu kullanıcıları köleleştiriyor. Lakin, bu kalıntıları yağmalama amacıyla bir Lahit Yağmacısı açığa çıkar. Lahit Yağmacısı Kralı. ’’Kahretsin! O şerefsiz burayı çoktan yağmaladı mı?! Sahip olduğun her neyse o bana ait. Sahip olduğum şey de bana ait.’’ Bu, kendi uğruna tüm lahitleri yağmalamak için canlanmış bir Lahit Yağmacısı’nın hikayesi
Crows ZERO II, ilk Crows ZERO filminin manga uyarlamasının devamı niteliğindedir. Crows ZERO II, ikinci filmdeki olayları anlatıyor ve baş karakter Takiya Genji’nin Narumi Taiga ve Housen Academy’nin geri kalanını ele geçirmesini göreceğiz.
Hikaye, 20. yüzyılın ilk yıllarında, entrikaların, gizli planların ve Birinci Dünya Savaşı’na doğru sürüklenen bir Avrupa’nın gölgesinde başlar. Üç genç, Almanya’daki disipliniyle ünlü bir konservatuvarda bir araya gelir. Julius, önce meşhur Orpheus Penceresi’nde Isaac ile tanışır; daha sonra ise başka bir olay vesilesiyle aynı yerde Klaus ile karşılaşır. Efsaneye göre, Orpheus’un Penceresi’nde karşılaşan sevgililerin sonu mutsuzlukla bitmektedir. Ancak Julius burada iki farklı kişiyle karşılaşmıştır ve bu kişilerin Julius’un sırrından haberleri yoktur: Julius aslında erkek kılığına girmeye ve öyle davranmaya zorlanan bir kadındır. Ne var ki sır saklayan tek kişi Julius değildir. Örneğin Klaus bir Rus’tur; peki ama gerçekten bir komünist casusu mudur? Böylece kaderin girdabı dönmeye başlar.
Okulun arkasındaki dağlarda bir kafe <Kahve Hırsızı>. Orada ’zaman satın alan bir adam’ olduğu söylentileri yayıldı. Bir yıl önce, bir kaza geçiren ’Yoo Narae’, Azrail ’Saewoo’ ile birlikte oraya gitti ve hayata dönmek için zaman yöneticisi saatini çalmaya çalıştı.
Ryoma, bir sahil kasabasında büyükbabasıyla birlikte bir hamam işletmektedir. Bir gün okuldan sonra hamamı işletme rutinini sürdürürken, Reo adında bir çocuk ortaya çıkar ve babasının gayrimeşru oğlu olduğunu iddia eder. Hamamda üvey kardeşler arasında buruk ama yürek ısıtan bir dram yaşanır!
Fujisaki Kız Akademisi’nde,öğrenci konseyi başkanı Natsuo Maki,zarafet ve mükemmelliğin simgesi olup,okula devam eden tüm genç kızlar tarafından hayranlıkla izlenmektedir.Bir gün,Riko Kurahashi bir iş için öğrenci konseyi odasına girer ve Natsuo’nun yastık üzerinde öpüşme tekniklerini çalıştığını fark eder.Bu,ne zarif ne de şık bir davranıştır.Riko kısa sürede Natsuo’nun hayatında daha fazla romantizm istediğini ve bu yüzden gizlice “romantik durumlar” üzerinde çalıştığını öğrenir.Ona sempati duyan Riko,Natsuo’nun aşk araştırmasına yardım etmeyi kabul eder. “Aşk Laboratuvarı” adı verilen bu proje,“kazara” çarpışmak ve el ele tutuşmak gibi aşk ve romantizmin temel unsurlarını çalışır.Kısa sürede, tüm öğrenci konseyi de Aşk Laboratuvarı’nın eğlencesine katılır!Araştırmaları ve gerçek hayattaki karşılaşmaları sayesinde romantizm hakkında ne öğrenecekler?
Siber denizin içinde, Hakuno Kishinami kendini, anıları olmadan, Kutsal Kâse Savaşının içinde bulur. Kafası karışık, kaderini değiştirecek olan bu yolda “Saber” diye gizemli, kırmızılar içerisinde bir kadın ona “hizmetkârı” olarak bu macerasında eşlik edecektir. Aynı isimde 2010’da PlayStation Portable’a çıkmış olan JRPG oyununun adaptasyonudur, özellikle Saber rotasına odaklanır.
Mahiro Oyama, erotik oyunları seven sıradan bir adamdı... ta ki günün birinde bir kadın olarak uyanana kadar! Çılgın bir bilim insanı olan kız kardeşi, yeni deneylerinden birini Mahiro üzerinde denemiş gibi görünüyor. Ancak bu deneyin sonucu Mahiro’ya göre tam bir felaket! Mihari, onun üzerinde araştırmalar yapmak isterken Mahiro da içine kapanık, oyun oynadığı hayatına geri dönmek istiyor. Belli olan bir şey ise artık hayatın çok daha garip bir hâl alacağı!
Keskin zekası ve tez zamanlı huyuyla tanınan Ayatsuji Yukito, her türlü suçu yakalamayı başarabilen üst düzey dedektif ve tehlikeli bir yetenek kullanıcısıdır. Kafa karıştırıcı bir cinayeti araştırması için hükümetten gelen talep üzerine Ayatsuji, Özel Birimler Departmanında ajan olan Tsujimura Mizuki ile iş birliği yapmak zorunda kalır. Birbiriyle hiç uyumlu olmayan bu ikili davayı çözmeyi başarabilecek midir?